Trafikte Araçtan İnip Kavga Etmenin Cezası Nedir? Yaralama, Tehdit, Hakaret ve Mala Zarar Verme Suçları

Günlük hayatta, özellikle trafikte yaşanan tartışmaların kavgaya dönüşmesi ve bu sırada şahısların yaralanmasının yanı sıra malvarlıklarının (gözlük, cep telefonu, araç vb.) zarar görmesi sıkça karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklardandır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2015/1315 K. sayılı kararı, kavga sırasında mağdurun eşyasına verilen zararın “Doğrudan Kast” ile mi yoksa “Olası Kast” ile mi işlendiğinin tespiti açısından hayati önem taşımaktadır. Bu ayrım, sanığın alacağı ceza miktarını doğrudan etkilemektedir.

1. Olayın Özeti

Somut olayda; sanık, aracıyla yolu kapatmış, geçmek isteyen motosikletli mağdur ile tartışmıştır. Tartışma esnasında sanık, mağdura hakaret etmiş, “seni öldürürüm” diyerek tehditte bulunmuş ve yumruk atarak mağduru yaralamıştır.

Bu arbede esnasında:

  • Mağdurun gözündeki gözlük kırılmış,
  • Mağdurun motosikleti devrilerek rüzgarlığı hasar görmüştür.

Yerel mahkeme sanığı; hakaret, tehdit, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından mahkum etmiştir.

2. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi

Yargıtay, hakaret, tehdit ve yaralama suçlarına ilişkin hükümleri, TCK 53. maddesindeki (hak yoksunluğu) teknik bir düzeltme haricinde onamıştır. Ancak “Mala Zarar Verme” suçu açısından yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

A. Doğrudan Kast ve Olası Kast Ayrımı

Yerel mahkeme, sanığın mala zarar verme suçunu doğrudan kastla işlediğine hükmetmiştir. Ancak Yargıtay bu noktada çok ince bir ayrım yapmıştır:

Yargıtay’ın Görüşü: Sanığın asıl amacı mağduru yaralamaktır (kavga etmek). Sanık, mağdura yumruk atarken gözlüğünün kırılabileceğini veya arbedede motosikletin devrilip zarar görebileceğini öngörmüştür. Sanık bu sonucu öngörmesine rağmen eylemini sürdürmüş, yani sonucu kabullenmiştir.

Bu durumda eylem, TCK’nın 21/1 maddesindeki “Doğrudan Kast” değil, TCK 21/2 maddesindeki “Olası Kast” kapsamında değerlendirilmelidir.

B. Neden Önemli?

TCK 21/2 maddesi uyarınca, suçun olası kastla işlenmesi halinde cezada indirim yapılır. Yerel mahkemenin “doğrudan kast” ile ceza vermesi, sanığa fazla ceza tayini anlamına geldiğinden karar bozulmuştur.

3. Karardaki Diğer Önemli Hukuki İlkeler

Karar metninde suç tiplerinin unsurları ders niteliğinde özetlenmiştir:

  • Mala Zarar Verme: Seçimlik hareketli bir suçtur (yıkma, tahrip etme, yok etme, bozma, kirletme). Yıkma sadece taşınmazlar için geçerlidir.
  • Hakaret: İsnat edilen fiilin gerçek olup olmamasının önemi yoktur; önemli olan onur, şeref ve saygınlığı incitecek nitelikte olmasıdır. “Aleniyet” unsuru için sözün fiilen duyulması şart değildir, duyulma olanağının yaratılması yeterlidir.
  • Tehdit: Mağdurun iç huzurunu bozmaya ve onda korku yaratmaya elverişli olmalıdır. Fiilde ürkütücülük ve ciddiyet yoksa tehdit kastından söz edilemez.

4. Karşı Oy Yazısı: “Suç Oluşmaz” Görüşü

Kararda dikkat çeken bir diğer husus, bir üyenin yazdığı karşı oy yazısıdır. Muhalif üye; sanığın kavga sırasında gözlüğün kırılacağını veya motorun devrileceğini öngöremeyeceğini, bu nedenle mala zarar verme suçundan beraat etmesi gerektiğini savunmuştur. Bu görüş, savunma makamı için önemli bir argümandır; zira olayın ani gelişen bir refleks (yaralama kastı) olduğu, mala zarar verme kastının (olası kast dahil) bulunmadığı savunulabilir.

5. Sonuç ve Avukat Görüşü

Bir kavga veya darp olayında mağdurun eşyalarının zarar görmesi durumunda, sanık müdafiileri için izlenmesi gereken strateji şudur:

  1. Öncelikle zararın öngörülemez olduğu (Karşı Oy gerekçesi) savunularak beraat talep edilmelidir.
  2. Mahkeme aksi kanaatteyse, eylemin doğrudan mala yönelik olmadığı, yaralama kastı sırasında sonucun kabullenildiği, dolayısıyla “Olası Kast” (TCK 21/2) hükümlerinin uygulanarak cezada indirim yapılması gerektiği savunulmalıdır.

Bu Yargıtay kararı, özellikle indirim nedenlerinin mahkemece gözden kaçırıldığı durumlarda güçlü bir emsal teşkil etmektedir.

KARARIN TAM METNİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 27.01.2015 tarihli ve 2013/30732 E., 2015/1315 K. sayılı kararı

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, yaralama, hakaret

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır.

Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.

Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.

Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.

Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.

Sanık ve tanık K1’ın araç ile tanık K1’ın evinin önünde durup araç içerisinde konuştukları, aracın yolun trafik seyrini engellediği, şikayetçinin motosikleti ile o sokaktan geçmekte olduğu, motosikleti ile geçemeyince şoför mahallinde oturan sanığa seslenip yolu açmasını istediği, sanığın bunun üzerine araçtan inerek mağdura “siktir lan”, “sen beni tanımıyor musun, sen benden nasıl yol istersin” dediği, sonrasında da sinkaflı küfürlerle hakaret ettiği, seni öldürürüm diyerek tehdit ettiği, şikayetçiyi yumruklarla yaraladığı, bu sırada mağdurun görünür şekilde üzerinde bulunan gözlüğünün de kırıldığı, yine sanığın mağduru dövmesi sırasında motosikletin de devrildiği ve motorsikletin rüzgarlığının kırıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı hakaret, tehdit, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;

1-Sanık hakkında hakaret, tehdit, kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;

5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üstsoyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından tamamen çıkarılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın “c” bendinde yer alan, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oybirliğiyle,

2-Sanık hakkında mala zarar veme suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;

a-Sanığın, şikayetçi ile kavga ettiği sırada motorun devrilmesi sonucu zarar görmesi ve gözlük camının kırılması biçimindeki eylemini TCK’nın 21/2 maddesinde düzenlenen olası kastla gerçekleştirdiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,

b-5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üstsoyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunu 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Sanığın şikâyetçiye yumruk atması sonucu üzerinde bulunan gözlüğünün kırılması ve motosikletinin de devrilerek zarar görmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın öngöreceği şekilde şikâyetçinin gözlüğünü kırmadığı ve kavga sırasında motosikletin devrilip zarar görmesinin de öngörülemeyeceği, bu nedenle mala zarar verme suçundan cezalandırılamayacağı görüşünde olduğumdan Sayın çoğunluğun sanığın olası kastla mala zarar verme suçundan cezalandırılması gerektiği şeklindeki bozma düşüncesine katılmıyorum.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin