KOLLEKTİF ŞİRKETİN İÇ VE DIŞ İŞLEYİŞİ
1. Kollektif Şirketin İç İşleyişi
a) Yönetim (İdare) Yetkisi
Kollektif şirketlerde yönetim yetkisi, adi şirketlere kıyasla daha kurumsal bir yapıya sahiptir. Adi şirkette kararlar ortaklık kararı niteliğinde olup genellikle oybirliğiyle alınır. Ancak kollektif şirkette, kararlar ortaklar kurulu tarafından oyçokluğu ile alınabilir.
Yönetici ataması ortaklar kurulu kararıyla yapılabilir. Yönetici ortak tarafından alınan bir karara, diğer ortaklar yalnızca bu karar hileli bir işleme dayanıyorsa itiraz edebilir.
Ayrıca, haklı sebeplerin varlığı halinde her ortak, mahkemeye başvurarak yöneticinin görevden alınmasını talep edebilir. Bu düzenleme, adi şirkete benzer olmakla birlikte kollektif şirkette daha uygulanabilir bir sistem öngörülmüştür.
b) Kâr-Zarar Paylaşımı (TTK m.227 vd.)
Kâr ve zararın paylaşımı bilanço onaylandıktan sonra yapılır. Bu konuda karar verme yetkisi ortaklar kuruluna aittir. Esas sözleşmede özel bir hüküm bulunmasa da, ortaklar kurulu kararıyla kâr-zarar paylaşımı gerçekleştirilebilir.
Şirket sözleşmesiyle veya ortaklar kurulunun kararıyla, kâr-zarar paylaşım yetkisi bir ortağa ya da üçüncü kişiye bırakılabilir. Ancak paylaşım kararına karşı ortaklar, üç ay içinde iptal davası açabilir.
Hâkim, paylaşımın hakkaniyete aykırı olduğuna kanaat getirirse, adi şirkete ilişkin genel hükümlere göre eşit paylaşım kararı verebilir.
c) Sermaye
Kollektif şirkette her ortak sermaye taahhüdünde bulunur. Ortaklar, sermaye borcunu yerine getirmezse diğer ortaklar tarafından dava konusu yapılabilir. Sermaye konulmasına ilişkin esaslar, şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmelidir.
d) Denetim Hakkı (TTK m.225)
Kollektif şirkette denetim hakkı ortadan kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz. Yönetici olmayan ortak dahi şirketin defterlerini ve belgelerini inceleyebilir, şirketin mali durumu hakkında bilgi edinebilir.
Kanun açıkça belirtmiştir ki, buna aykırı sözleşme hükümleri kesin hükümsüzdür. Bu yönüyle adi şirkete benzerlik gösterir ancak kanuni koruma düzeyi daha yüksektir.
e) Rekabet Yasağı (TTK m.230)
Ortaklardan hiçbiri, diğer ortakların izni olmadan şirketin faaliyet alanına giren bir işi kendi adına veya başkası adına yapamaz; aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette sınırsız sorumlu ortak olamaz.
Rekabet yasağına aykırı davranılması halinde diğer ortaklar:
- İşin şirket adına yapılmış sayılmasını talep edebilir,
- Elde edilen menfaatin şirkete devrini isteyebilir,
- Tazminat talebinde bulunabilir.
Bu talepler, ihlalin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
Rekabet yasağını ihlal eden ortak, haklı sebeple şirketten çıkarılma riskiyle de karşılaşabilir.
f) Ortaklar Arasında Değişiklikler
1. Yeni Ortak Girişi:
Yeni ortak, şirkete girmeden önceki borçlardan da sorumludur.
2. Ortaktan Ayrılma (Çıkma):
Ortağın şirketten ayrılması için diğer ortakların oybirliğiyle izni gerekir.
3. Ortaktan Çıkarma:
Adi şirkette olduğu gibi haklı sebeplerin varlığı hâlinde ortak çıkarılabilir. Kanunda ayrıca şu haller çıkarma nedeni olarak düzenlenmiştir:
- Ortağın ölümü,
- İflası,
- Fesih beyanında bulunması,
- Ortağın kişisel alacaklısının fesih beyanı veya süre uzatımına itirazı,
- Haklı sebepler.
Çıkarılan veya ayrılan ortak, durumun ticaret siciline tescili ve ilanı ile birlikte ayrılmış sayılır.
Ancak çıkarılan ortak, tescilden itibaren doğan borçlardan üç yıl süreyle sorumlu olmaya devam eder.
2. Kollektif Şirketin Dış İşleyişi
a) Şirketin Borçlarından Sorumluluk (TTK m.237)
Kollektif şirkette öncelikle şirket tüzel kişiliği borçlardan sorumludur. Ancak:
- Şirkete karşı yapılan icra takibi sonuçsuz kalırsa veya
- Şirket herhangi bir nedenle sona ererse,
alacaklılar doğrudan ortaklara başvurabilir.
Bu durumda ortaklar, ikinci derecede, sınırsız ve müteselsilen sorumludur. Ancak alacaklı, doğrudan ortaklara değil, önce şirkete başvurmak zorundadır.
İhtiyati haciz talepleri ortakların şahsi mallarına yöneltilebilir, ancak esas takip hakkı yukarıdaki koşullar gerçekleşmeden kullanılamaz.
b) Ortakların İflası
Türk hukukunda kural olarak yalnızca tacirler iflasa tabidir. Ancak kollektif ve komandit şirket ortakları, tacir olmasalar dahi şirket borçlarıyla sınırlı olarak iflasa tabidirler.
Alacaklılar, kollektif şirket ortağının iflasını en erken:
- Şirketin iflasıyla birlikte,
- Veya şirkete yapılan takip semeresiz kaldıktan sonra
isteyebilir.
Bu nedenle, şirketin iflası olmadan ortakların iflası istenemez.
Sonuç
Kollektif şirketler, şahıs şirketleri arasında yer almakla birlikte hem iç işleyişte hem dış sorumlulukta belirli kurumsal esaslara bağlanmıştır. Ortakların sınırsız sorumluluğu, denetim hakkının kaldırılmaması, rekabet yasağı ve haklı sebeple çıkarma düzenlemeleri bu şirket türünün temelini oluşturur.
Anahtar Kelimeler:
Kollektif şirket, TTK 225, TTK 230, TTK 237, kollektif şirket iç işleyişi, kollektif şirket yönetimi, kâr-zarar paylaşımı, denetim hakkı, rekabet yasağı, ortakların sorumluluğu, ortakların iflası, şahıs şirketleri, ticaret hukuku, şirketten çıkarılma, sınırsız sorumluluk, ticaret siciline tescil.
Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Bir Cevap Yazın