Boşanma sonrası velayet süreçleri karmaşık durumlar yaratır. Nitekim aile hukuku alanında bu çatışmaları sıklıkla görüyoruz. Özellikle velayet hakkı ve çocuğa üvey baba soyadı verilmesi talepleri günümüzde sıkça artıyor. Ancak Yargıtay bu tür yasal taleplere kesinlikle izin vermiyor. Çünkü soybağı kayıtları kamu düzenini doğrudan ilgilendiriyor. Dolayısıyla anneler sırf velayet kendilerinde diye soyadı değişikliği yapamıyorlar. Kısacası Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu tartışmalara son noktayı koydu. Üstelik bu durum yıllardır süregelen hukuki belirsizlikleri ortadan kaldırdı. Ayrıca velayet hakkının kapsamını da çok net biçimde çizdi. Sonuçta yeni evlilik yapan anneler soyadı konusunda hayal kırıklığı yaşıyorlar. Buna rağmen kanun koyucu nesep kurallarından kesinlikle taviz vermiyor. Hatta bu tavır toplumun temel direği olan aileyi korumayı amaçlıyor. Nihayetinde Türk hukuk sistemi ailenin bütünlüğünü her şeyin üstünde tutar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 01.07.2025, 2025/830 E. 2025/6732 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen İlk Derece Mahkemesi kararının verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın dava dilekçesi ile; küçüğün babası olan davalı ile boşandıklarını ve velayetin kendisine verildiğini, ortak çocuk ile kendi soyadlarının farklı olmasından dolayı sorunlar oluştuğunu ileri sürerek, küçüğün soyadının kendisinin yeni evlilik soyadı olan “G.” olarak değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde ise bekarlık soyadı ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların müşterek çocuğu küçüğün soyadının davacının soyadı olan ‘G.’ olarak değiştirilmesine karar verilmiş, karar taraflarca istinaf edilmeyerek 08.09.2023 tarihinde kesinleştirilmiş, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.01.2025 tarihli yazısı ile, karar ile ilgili kanun yararına temyiz talebinde bulunulmuş, dosya Dairemize gönderilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; evlilik birliği içinde doğan çocuğun evlilik içinde doğumla kazandığı soyadının, davacı annenin daha sonraki evliliği nedeniyle kazanmış olduğu soyadı ile değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı noktasındadır. Türk Hukuk Sisteminde evlilik birliği içinde doğan çocuğun, babasının soyadını alabileceği veya içtihatlarla gerçekleşen duruma göre boşanma sonucu velayeti kendisine verilen annenin bekarlık soyadını çocuğun üstün yararının bulunması halinde alabileceği ve bu konuda başkaca bir yasal düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında, davacı annenin sonradan yaptığı evlilik nedeniyle bekarlık soyadını kullanmadığı, bu bakımdan annenin, çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesinin koşullan oluşmadığı, yeni evlendiği eşinin soyadını da çocuğun soyadı olarak belirlenmesine olanak bulunmadığı dikkate alınarak DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, küçüğün soyadının davacı annenin sonraki evliliğinde kazanmış olduğu soyadı ile değiştirilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararımın aynı Kanun’un ikinci fıkrası uyarınca sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Türk Medeni Kanunu Doğrultusunda Soyadı Kavramı
İlk olarak konunun yasal temelini detaylıca incelemeliyiz. Zira mevzuat bize kesin ve net yasal sınırlar çizer. O halde Türk Medeni Kanunu hükümlerine detaylıca bakmamız gerekiyor. Gerçekten de yasa koyucu soyadını nesebin simgesi olarak kabul eder. Bununla birlikte mevzuat.gov.tr üzerinden ulaştığımız şekliyle madde metni şöyledir:
“Madde 321- Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını taşır.”
Buna göre evlilik içi doğan çocuk doğrudan babanın soyadını alır. Görüldüğü üzere annenin yeni evliliği bu durumu otomatikman değiştirmez. Kaldı ki kanun maddesi hiçbir yoruma mahal bırakmayacak kadar nettir. Böylece mahkemeler doğrudan kanunun lafzına uygun adil kararlar verirler. Esasen Anayasa Mahkemesi iptal kararları sadece annenin bekarlık soyadını kapsar. Yani bu kararlar üvey baba soyadını çocuğa verme hakkı tanımaz. Bu nedenle hukuki yorum yaparken kanunun sınırlarını aşmamak büyük önem taşır.
Yargıtay Kararı ve Çocuğa Üvey Baba Soyadı Talebi
Öte yandan bazı yerel mahkemeler velayet hakkı ve çocuğa üvey baba soyadı konusunda bazen farklı kararlar verebiliyor. Örneğin Antalya 9. Aile Mahkemesi yakın zamanda bir davayı kabul etti. Mahkeme böylece anneye yeni kocasının soyadını çocuğa verme izni verdi. Fakat Adalet Bakanlığı bu kararı kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a taşıdı. Ardından Yargıtay bu hatalı kararı kesin bir dille bozdu. Nihayet çocuğa üvey baba soyadı verme girişimleri hukuken engellendi.
Açıkçası yerel mahkeme kararları her zaman nihai sonucu belirlemez. Üstelik Yargıtay içtihatları tüm ülkedeki mahkemeler için bağlayıcı bir nitelik taşır. Bundan dolayı yerel mahkemeler Yargıtay kararlarına uymak zorundadırlar. Kısaca yüksek mahkeme hukuki birliği sağlar ve karmaşayı kesinlikle önler. Hatta biz avukatlar müvekkillerimizi bu emsal kararlara göre yönlendiririz. Aksi halde yanlış yönlendirmeler vatandaşların maddi ve manevi zararına yol açar. Nitekim Turhan Hukuk & Danışmanlık olarak müvekkillerimize her zaman dürüst davranırız.
Soybağı İlişkisi ve Kamu Düzeninin Korunması
Şüphesiz velayet hakkı ve çocuğa üvey baba soyadı verilmesi sadece basit bir kimlik belirteci anlamına gelmez. Aksine Türk hukuk sistemi soyadını neseple her zaman doğrudan bağlar. Çünkü nüfus sicillerinin doğruluğu devletin en temel görevleri arasındadır. Bu bakımdan kimse soybağı kurallarına aykırı keyfi bir değişiklik yapamaz. Esasında üvey baba ile çocuk arasında hiçbir hukuki bağ bulunmaz. Ancak evlat edinme işlemi yaparsanız hukuki durum tamamen farklılaşır. Ne var ki salt annenin evlenmesi üvey babaya haklar sağlamaz. Netice itibarıyla mahkemeler kamu düzenini her zaman titizlikle korur. Bunun ötesinde kamu düzeni kişilerin özel isteklerinden çok daha önemlidir. Haliyle devlet nüfus kayıtlarında herhangi bir karışıklığa asla izin vermez. Zira miras hukuku gibi birçok hassas alan nesep kayıtlarına dayanır. Özetle soyadının değişmesi tüm hukuki ilişkileri temelinden kökünden etkiler. Bu sebeple hakimler kararlarını verirken mutlaka kamu menfaatini ön planda tutarlar. Son tahlilde soyadı bir ailenin tarihini ve köklerini yansıtır.
Hukuki Bağlamda Çocuğa Üvey Baba Soyadı Engeli
Diğer taraftan anneler okulda veya hastanede büyük zorluklar yaşıyorlar. Doğal olarak bu pratik zorluklar anneleri hemen dava açmaya itiyor. Lakin Yargıtay bu pratik sorunları asla yeterli bir gerekçe görmüyor. Sebebi ise velayet hakkı ve çocuğa üvey baba soyadı verilmesi nüfus kayıtlarını altüst eder. Dahası gerçek baba hayattayken üvey babanın soyadını kullanmak hukuka aykırıdır. İlaveten bu durum çocuğun biyolojik köklerinden tamamen kopmasına yol açar. Sonuçta hiçbir pratik günlük zorluk yasal kuralların önüne asla geçemez. Dolayısıyla bu yöndeki hukuki talepleri mahkemeler doğrudan doğruya reddederler. Üstelik babanın rızası olsa bile yasal durum hiçbir şekilde değişmez. Çünkü kanun koyucu soyadı değişimini tarafların anlaşmasına kesinlikle bırakmamıştır. Aynı zamanda çocuğun kimlik bunalımı yaşamaması için biyolojik soyadını taşıması gerekir. Uzmanlar da genellikle çocuğun öz babasını bilmesini şiddetle tavsiye ederler. Bu bağlamda pratik zorlukları aşmanın yolu farklı idari çözümler bulmaktır. Sonuç itibarıyla okullar ve hastaneler velayet belgesini her zaman geçerli sayarlar.
Çocuğun Üstün Yararı Kavramının Hukuki Sınırları
Bunun yanında “çocuğun üstün yararı” kavramını günümüzde çok sık duyuyoruz. Gerçekten de aile hukukunun temel taşı kesinlikle bu evrensel prensiptir. Mamafih bu kavram kişilere sınırsız bir yasal hak bahşetmez. Nitekim üstün yarar kuralı kanunun açık emredici hükümlerini ezip geçemez. Sözgelimi çocuğun okulda farklı soyadı kullanması büyük travmalar yaratmayabilir. Hatta psikologlar durumu çocuğa doğru ve güzel anlatmanın önemini vurgularlar. Bununla beraber salt soyadı farklılığı üstün yararın zedelendiği anlamına hiçbir zaman gelmez. Kısacası hakimler bu soyut kavramı yasalara aykırı ve keyfi şekilde yorumlamazlar. Ayrıca çocuğun üstün yararı öncelikle doğru bir hukuki nesep ilişkisini gerektirir. Mademki çocuğun gerçek ailesini bilme hakkı her şeyden çok daha önemlidir. O halde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi de bu durumu açıkça destekler. Sonuç olarak üstün yarar kuralı annenin isteklerini yerine getirme aracı değildir. Bilakis çocuğun gelecekteki yasal haklarını sonuna kadar korumayı sağlayan bir kalkandır. Böylece hukuk sistemi çocuğu olası ağır kimlik krizlerinden başarıyla korur.
Yeniden Evlilik Halinde Çocuğa Üvey Baba Soyadı Yasağı
Son aşamada boşanmış annelerin talepleri aşılmaz katı bir hukuki duvara çarpıyor. Bunun nedeni yeni bir evlilik sadece annenin soyadını yasal olarak değiştirir. Buna karşılık çocuğun resmi nüfus kayıtları biyolojik babası üzerinden işlemeye devam eder. İşte bu yüzden çocuğa üvey baba soyadı verilmesi yasağı esnetilemez bir kuraldır. Nitekim ortada yasal bir boşluk veya istisnai bir durum söz konusu değildir. Bu sebeple avukat meslektaşlarım ve vatandaşlarımız bu süreçte çok dikkatli olmalıdır. Zira baştan kesinlikle reddedileceği belli bir davayı açmak büyük bir zaman kaybıdır. Üstelik masum müvekkiller boş yere maddi olarak da büyük zarara uğrarlar. Hatta yüksek mahkeme masrafları ve vekalet ücretleri aile bütçesini ciddi sarsar. Şüphesiz iyi bir avukat müvekkilini bu tür lüzumsuz risklerden mutlaka korur. Dolayısıyla biz Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi mezunu dürüst hukukçular olarak pratik tavsiyeler veririz. Zira dürüstlük ve şeffaflık avukatlık mesleğinin en temel sarsılmaz etik kurallarıdır. Nihayetinde yasal süreçleri doğru yönetmek vatandaşın adalete olan inancını ve güvenini artırır. Bu hususta umut tacirliği yapmaktan her zaman özenle kaçınırız.
Geleceğe Dair Beklentiler ve Çocuğa Üvey Baba Soyadı Davaları
İlerleyen dönemde yasa koyucu meclis belki yeni güncel hukuki düzenlemeler yapar. Ne de olsa toplum sürekli değişiyor ve sürekli yeni çağdaş ihtiyaçlar doğuyor. Örneğin Özel Hukuk alanında yüksek lisans yapan araştırmacı biri olarak gelişmeleri izliyorum. Fakat yürürlükteki mevcut yasalarımızda bu konudaki söz konusu yasak şu anda gayet açıktır. Bundan dolayı şimdilik bu spesifik konuda farklı bir hukuki alternatif yol kesinlikle bulunmuyor. Sadece ama sadece resmi evlat edinme yasal süreci bu karmaşık isim sorununu tam çözer. Aksi takdirde açılacak isim ve soyadı değişikliği davaları maalesef kesinlikle başarısız olur. Yine de hukukun üstünlüğü temel ilkesi çerçevesinde mevcut yürürlükteki yasalara harfiyen uymalıyız. Kaldı ki meclis yeni bir özel kanun çıkarana kadar yasal durum aynen böyle kalır. Görüldüğü üzere Türk hukuk sistemi istikrar ve toplumsal güven üzerine sağlam inşa edilmiştir. Üstelik ani plansız yasa değişiklikleri bazen beklenmedik büyük toplumsal sorunlara da yol açar. Bu bakımdan yasa yapıcılar hassas aile hukuku konularında çok yavaş ve dikkatli hareket ederler. Özetlemek gerekirse yakın gelecekte bu katı yerleşik kuralın değişmesini pek kesinlikle beklemiyoruz.
Avukatlık Ücreti: Dava Sürecinde Fiyatlandırma
En nihayetinde bu tür karmaşık davaların hukuki maliyetinden detaylıca ve şeffafça bahsetmek istiyorum. Elbette her yasal davanın ve sürecin bir resmi avukatlık ücreti maliyeti vardır. Türkiye Barolar Birliği 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) herkes için açıktır. İlgili tarifeye göre Aile Mahkemelerinde maktu asgari ücret tutarı kesin olarak 45.000,00 TL’dir. Öte yandan Ankara 2 Nolu Barosu güncel tavsiye tarifesi bu rakamdan oldukça farklıdır. Bölgesel tarifeye göre değeri parayla ölçülemeyen tüm aile ve nüfus davaları tam 140.800,00 TL’dir. Ancak serbest çalışan avukatlar bu asgari alt sınırlar dahilinde serbestçe ayrıca fiyatlandırma yaparlar. Çünkü AAÜT sadece en az alınabilecek miktarı belirleyen kesin emredici bir yasal kuraldır. Fakat baro tarifesi baronun kendi kayıtlı avukatlarına sunduğu ekonomik bir tavsiyeyi ifade eder. Sonuçta gerçek piyasa fiyatlandırması dosyanın zorluğuna göre deneyimli avukatınızca titizlikle ve özenle belirlenir. Üstelik özel uzmanlık gerektiren aile hukuku zorlu davalarında avukatın sunduğu fikri emek çok büyüktür. Ayrıca avukatın yılların birikimi ve mesleki tecrübesi de bu talep edilen ücrete doğrudan yansır. Velhasıl kaliteli ve iyi bir hukuki destek almak her zaman ödediğiniz bedele kesinlikle değer.
Profesyonel Hukuki Danışmanlık ve Avukat Desteğinin Önemi
Açtığınız yasal davalarda hak kaybı yaşamamak için uzman bir avukatla mutlaka çalışmalısınız. Zira yanlış açılan hukuki davalar telafisi imkansız devasa zararlara ve sürelere yol açar. Nitekim süreçleri profesyonelce eksiksiz takip etmek her zaman dava kazanma şansınızı büyük oranda artırır. Bununla beraber ofisimiz bünyesinde bizler tüm bu karmaşık yasal süreçleri titizlikle yürütürüz. Ankara’daki deneyimli yetkin ekibimizle aile hukuku ihtilaflarında sizlere kesintisiz ve şeffaf hukuki danışmanlık sağlarız. Dolayısıyla yasal haklarınızı doğru güvenilir şekilde öğrenmek için doğrudan bizimle hızlıca iletişime geçebilirsiniz. Kısacası ofisimiz hukuki meselelerinizi her zaman büyük bir özenle ve dikkatle kısa sürede çözer. Siz de sitemizdeki iletişim yasal formunu hızlıca doldurarak randevunuzu kolayca anında hemen oluşturabilirsiniz. Böylelikle uzman avukatlarımız sorunlarınızı dinler ve size en uygun yasal hukuki çözümü derhal sunarlar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Soru: Çocuğa üvey baba soyadı verilmesi kanunen mümkün müdür? Cevap: Hayır, Yargıtay kararlarına göre bu durum kanunen kesinlikle mümkün değildir.
- Soru: Annenin yeniden evlenmesi çocuğun soyadını otomatik olarak değiştirir mi? Cevap: Hayır, anne evlense bile çocuk biyolojik babasının soyadını her zaman taşır.
- Soru: Çocuğun üstün yararı gerekçesiyle üvey baba soyadı alınabilir mi? Cevap: Hayır, üstün yarar ilkesi soybağı kurallarının ve yasaların önüne asla geçemez.
- Soru: Üvey baba çocuğu resmi olarak evlat edinirse soyadı değişir mi? Cevap: Evet, resmi evlat edinme işlemi gerçekleşirse çocuk yasal evlat edinenin soyadını alır.
- Soru: İsim ve soyadı değişikliği davalarını hangi mahkemeler yürütür? Cevap: İsim ve soyadı değişikliği davalarını asliye hukuk mahkemeleri veya aile mahkemeleri yürütür.
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. Avukat Osman Turhan olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan, şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlığı ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır. Akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, aynı üniversitede Özel Hukuk alanında yüksek lisans eğitimine devam etmekte olup akademi ve uygulamayı birlikte yürütmektedir.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın