Sosyal medyada izinsiz fotoğraf paylaşma suçu dijital dünyada sıkça karşımıza çıkıyor. Birçok kişi fotoğraflarını sosyal medyada herkesin görebilmesini istiyor. Fakat bu durum başkalarına sınırsız bir kopyalama hakkı vermiyor. Çünkü anayasamız kişisel verilerinizi güçlü bir şekilde koruyor. Ayrıca Yargıtay bu hususta oldukça net bir çizgi çekiyor. Dolayısıyla “profil herkese açıktı” bahanesi artık sanıkları kurtarmıyor. Sonuç olarak hiç kimse verilerinizi rızanız dışında kesinlikle kullanamaz.

İzinsiz Fotoğraf Paylaşma Suçu 2026
İzinsiz Fotoğraf Paylaşma Suçu Tam Olarak Nedir?
Öncelikle bu suçun temel yasal tanımını açıkça yapmalıyız. Kanun koyucu vatandaşların özel hayatını titizlikle güvence altına alıyor. Bununla birlikte kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımını doğrudan cezalandırıyor. Örneğin Instagram platformunda fotoğraflarınızı kendi özgür rızanızla paylaşıyorsunuz. Ancak başka birisi bu içeriği kopyalayıp farklı bir yere taşıyamaz. Çünkü sizin verdiğiniz rıza sadece o platformdaki görünürlükle sınırlı kalıyor.
İzinsiz aktarım eylemi doğrudan Türk Ceza Kanunu kapsamına giriyor. İşte izinsiz fotoğraf paylaşma suçu tam da bu noktada vücut buluyor. Kısacası dijital sınırlarımız gerçek hayattaki bedensel sınırlarımız kadar büyük önem taşıyor. Hatta başkalarının bu sınırları ihlal etmesi çok ciddi hapis cezaları doğuruyor.
Kişisel Veri Kavramı ve Hukuki Temelleri
Aslında kişisel veri kavramını doğru anlamak konunun özünü oluşturuyor. Kanun, kişiyi doğrudan veya dolaylı belirleyen her bilgiyi kişisel veri kabul ediyor. Böylece isminiz, TC kimlik numaranız ve elbette fotoğraflarınız bu kavrama giriyor. Nitekim bir fotoğraf kişinin fiziksel özelliklerini şüphesiz doğrudan yansıtıyor. Bu yüzden hukuk sistemimiz fotoğrafları en hassas veriler arasında değerlendiriyor.
Üstelik fotoğrafı sizin paylaşmanız onun kişisel veri niteliğini asla ortadan kaldırmıyor. Sadece o bilginin sır olma özelliğini geçici bir süreliğine kaldırıyor. Fakat sır olmaktan çıkan bilgi yine de hukuki koruma talep ediyor. Bu nedenle kuralları çiğneyen kişiler mahkemelerde gerçekten çok ağır bedeller ödüyorlar.
Yargıtay Kararında İzinsiz Fotoğraf Paylaşma Suçu
Şimdi dikkatlice Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.12.2024 tarihli kararını inceleyelim. İlgili emsal kararın künyesi Esas 2022/4834 ve Karar 2024/8047 şeklindedir. Olayda bir şahıs Instagram hesabında kendi fotoğrafını herkese açık paylaşıyor. Daha sonra başka bir kişi bu fotoğrafın telefonundan ekran görüntüsünü alıyor. Ardından aynı fotoğrafı farklı sayfalarda tamamen izinsiz bir şekilde yayınlıyor.
Sanık mahkemedeki savunmasında mağdurun profilinin zaten herkese açık olduğunu vurguluyor. Fakat Yüksek Mahkeme bu zayıf savunmayı kesinlikle ve derhal reddediyor. Böylece izinsiz fotoğraf paylaşma suçu yüksek yargı tarafından açıkça tescilleniyor. Yargıtay kamuya açık platform argümanını hiçbir şekilde geçerli hukuki mazeret saymıyor. Sonuçta sanığın hapis cezası almasını hukuka ve adalete tam uygun buluyor.

T.C.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
YARGITAY 12. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/4834
Karar No: 2024/8047
Karar Tarihi: 24-12-2024
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 136/1, 43/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanların istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanların temyiz isteminin esastan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyiz sebepleri; katılanların kendi hesaplarında yaptıkları paylaşımlarını katılanların rızası hilafına kullanılamayacağına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın olay tarihinde men.dakka.dukka kullanıcı isimli instagram hesabından, katılanların rızası dışında ele geçirmiş olduğu paylaştığı, 27/04/2020 tarihli araştırma raporları ve ekinde mesaj çıktılarından anlaşılmış olduğu, sanığın eylemini tek hareketle birden fazla kişiye karşı gerçekleştirdiği, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiği, katılanların sanıktan şikayetçi oldukları, dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, katılanların instagram hesabındaki fotoğrafları kişisel veri kapsamında kabul edilebilir ise de; sanığın resimleri katılan …’ın internette instagram hesabındaki herkese açık profilinden elde etmesi ve katılanlara ait başkaca kişisel bilgiye yer vermediğinden kendi instagram hesabına koyması nedeniyle hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yaymadan da söz edilemeyeceğinden sanığın mahkumiyetine yönelik karar kaldırılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
TCK’nın 136/1. maddesinde belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında suç olarak tanımlanmıştır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA’sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2014 tarihli, 2012/1510 esas, 2014/331 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; TCK’nın 135 ve 136. maddelerindeki kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğinde kişisel verilerin korunacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması ve aksine 135. maddenin gerekçesinde gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiilleri TCK’nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur. Bu nedenle herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda “kişisel veri” olarak kabul edilmektedir. Ancak, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçların doğmaması için, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması, olayda herhangi bir hukuk dalı tarafından kabul edilebilecek bir hukuka uygunluk nedeni veya bu kapsamda nazara alınabilecek bir hususun bulunup bulunmadığının saptanması ve sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da tespit edilmesi gerekir.
TCK’nın 136/1. maddesinin, “Bu madde hükmü ile hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsun veya olmasın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.” şeklindeki gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, kişisel verilerin, “verildiği”, “yayıldığı” veya “ele geçirildiği”nin kabul edilebilmesi için, kişisel verilerin kaydedilmiş halde bulunması, kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekir.
Bu noktada belirtmek gerekir ki, kişisel verilerin, üzerinde yazılı olduğu belgenin bulunduğu yerden alınması ya da kaydedilmiş haliyle başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, taşınabilir belleğe veya CD’ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi, böylece istenildiğinde tekrar kullanılabilmesi olanağını sağlayan her türlü faaliyet, kişisel verileri “ele geçirme” kapsamında değerlendirilebilir.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına ve ikrar içeren savunmaya göre; katılanların bir arada bulunduğu fotoğrafı, katılanların şahsi kullanımındaki instagram hesabından ele geçirdikten sonra yine instagram hesabı olan … kullanıcı ismiyle katılanların rızası hilafına paylaşan sanığın, katılanlara ait kamuya açık alanda çekilmiş ve kişisel veri niteliğindeki resimlerini daha önce kendi instagram hesabında yayımlamasının bu resimlerin kişisel veri olma özelliğini değiştirmeyeceği gibi üçüncü kişilere katılanların rızası dışında yayınlama hakkı da tanımayacağı gözetilmeden sanık hakkında zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanların temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.
Emsal Kararın Ortaya Koyduğu Gerçekler
Ayrıca bu karar hukukçulara ve vatandaşlara yepyeni hukuki ufuklar açıyor. Özellikle dijital dünyadaki sınırların bağlamsal olduğunu hepimize bir kez daha gösteriyor. Bağlamsal rıza demek, iznin sadece belirli bir çerçevede geçerli olması demektir. Yani siz fotoğrafı sadece kendi arkadaş çevreniz veya takipçileriniz görsün istiyorsunuz.
Dolayısıyla başka birinin o fotoğrafı alıp reklam panosuna asmasını istemiyorsunuz. Hukuk da tam olarak sizin bu içsel iradenizi ve özgürlüğünüzü koruyor. Üstelik suç işleyenlerin tüm kaçış noktalarını ve mantıksız mazeretlerini tamamen kapatıyor. Yargıtay hukuka aykırı ele geçirme fiilini oldukça geniş bir perspektifle yorumluyor.
TCK Madde 136 ve İzinsiz Fotoğraf Paylaşma Suçu
Cumhuriyet savcıları ilgili ihlal fiilini doğrudan TCK madde 136 kapsamında değerlendiriyor. Bu madde, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak başkalarına verilmesini düzenliyor. Ayrıca verileri yayma ve ele geçirme eylemlerini de ayrıntılı şekilde cezalandırıyor. Sonuçta izinsiz fotoğraf paylaşma suçu kanunun lafzıyla kelimesi kelimesine birebir örtüşüyor.
Aşağıda mevzuat.gov.tr adresi üzerinden alınan güncel yasal düzenlemeyi aynen paylaşıyorum:
“TCK Madde 136 – (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.”
Hapis Cezasının Alt ve Üst Sınırları
Öncelikle hapis cezası doğrudan doğruya iki yıl gibi bir süreden başlıyor. Üstelik nitelikli hallerde veya suçun tekrarında dört yıla kadar kolayca çıkabiliyor. Hatta bu eylemler genellikle Asliye Ceza Mahkemelerinde yargılama konusu oluyor. Sonuç olarak yasa koyucu bu tür dijital kural ihlallerini kesinlikle affetmiyor.
Öte yandan failler genellikle hiçbir zaman hapis yatmayacaklarını safça zannediyorlar. Ancak sabıka kaydı veya erteleme sınırlarının aşılması doğrudan hapse girmelerine yol açıyor. Dolayısıyla suç işleyenleri gerçekten zor, yıpratıcı ve karanlık hukuki günler bekliyor. Herkesin bu kanun maddesini iyi bilmesi ve buna tam uygun davranması gerekiyor.
Sosyal Medyada Sık Yapılan Büyük Hatalar
Neredeyse hepimiz günümüzün büyük bir kısmını sosyal medya platformlarında aktif geçiriyoruz. Fakat başkalarının emeklerine ve kişisel paylaşımlarına karşı daima çok saygılı olmalıyız. Aksi takdirde hiç beklemediğimiz bir sabah karakolda ifade verirken kendimizi buluruz. Özellikle hoşumuza giden karelerin anlık ekran görüntüsünü alma alışkanlığını derhal bırakmalıyız.
Çünkü bu masum görünen basit eylem anında koca bir suç doğuruyor. Nitekim popüler içerik üreticileri veya sadece normal kullanıcılar olmanız hiç fark etmiyor. Herkes aynı yasal kurallara ve bağlayıcı yasalara kesin surette tabi kalıyor. Lütfen uygulamanın kendi içinde sunduğu yasal paylaşım özellikleri dışında manuel kopyalama yapmayın.
İzinsiz Fotoğraf Paylaşma Suçu ve Hukuki Yollar
Peki, sizin fotoğraflarınız izinsiz şekilde alınırsa hukuken ilk olarak ne yapmalısınız? Öncelikle gereksiz panik yapmadan soğukkanlılığınızı mutlaka çok sıkı bir şekilde korumalısınız. Hemen ardından ihlali gerçekleştiren hesapların URL adreslerini ve ekran görüntülerini kaydetmelisiniz. Bununla birlikte doğrudan savcılığa giderek veya avukatınız aracılığıyla hemen suç duyurusunda bulunmalısınız. Böylece izinsiz fotoğraf paylaşma suçu işleyenleri hızlıca Türk adaletinin önüne çıkarırsınız.
Ayrıca içerik kaldırma talebi için ilgili sosyal medya platformuna da bildirim yollamalısınız. Şikayetiniz üzerine Cumhuriyet savcılığı yasal mevzuat kapsamında derhal detaylı bir soruşturma başlatır. Ardından kolluk kuvvetleri şüphelilerin IP adreslerini tespit ederek gerçek kimliklerini hızlıca bulur. Sonrasında savcı iddianame düzenleyerek ceza mahkemesinde fail hakkında bir kamu davası açar.
İzinsiz Fotoğraf Paylaşma Suçu ve Avukatlık Ücreti
Şimdi bu tür davaların maliyetini ve avukatlık ücretlerini tamamen şeffafça açıklayalım. Avukatlar müvekkillerinden alacakları ücretleri asgari tarifelere göre daima serbestçe karşılıklı belirliyorlar. Önce Ankara 2 Nolu Barosuna göre 2026 yılı güncel hukuki durumunu inceleyelim. 2026 yılı tavsiye tarifesi Asliye Ceza Mahkemeleri için net ve açık rakamlar sunuyor.
Bu güncel tarifeye göre sanık vekilliği ücretini tam 100.000 TL olarak öngörüyor. Müşteki vekilliği için ise tavsiye edilen maktu rakam 75.000 TL seviyesinde kalıyor. Sonra AAÜT’ye göre 2026 yılı için geçerli yasal asgari alt sınırlara bakalım. Türkiye Barolar Birliği Asliye Ceza Mahkemesi asgari ücretini 30.000 TL olarak belirliyor.
Genellikle ceza davalarında hukuki uyuşmazlıklar doğrudan bir yüzdelik hesaplama üzerinden kesinlikle gitmiyor. Fakat kanun icra ve hukuk dairelerinde doğrudan belirli yüzdelik dilimler kullanıyor. Örneğin konusu para olan işlerde ilk 400.000 TL için yüzde on altı av ücreti çıkıyor. Ancak ceza mahkemesinde uyuşmazlık maktu, yani sabit bir net ücret üzerinden fiyatlandırıyorlar.
Fakat unutmayın bu belirttiğim rakamlar sadece asgari yasal alt sınırları temsil ediyor. AAÜT rakamı veya baro tarifesi sadece yasal asgari standartları vatandaşa gösteriyor. Yani avukatların bu asgari alt sınırlar dahilinde ayrıca serbest fiyatlandırma yapacaklarını anlatmalıyız. Özetle davanın zorluğuna göre avukatınız nihai dava ücretini serbestçe kendisi tayin edecektir. Çünkü izinsiz fotoğraf paylaşma suçu davaları yoğun bir hukuki mesai gerektiriyor.
İzinsiz Fotoğraf Paylaşma Suçu Hakkında Sonuç
Dijital dünyada kişisel haklar her geçen gün çok daha fazla önem kazanıyor. Yargıtay da insanların bu dijital haklarını son derece katı ve tavizsiz biçimde koruyor. Artık mahkemelerde profil zaten açıktı gibi çok basit savunmalar hiçbir işe yaramıyor. Lütfen başkalarının özel fotoğraflarını izinsiz şekilde cihazınıza kopyalamaktan kesinlikle özenle kaçının.
Böylece gereksiz yere son derece ağır ceza yargılamalarıyla mahkemelerde yüzleşmezsiniz. Ayrıca kendi kişisel verilerinizin başkalarınca izinsiz kullanıldığını görürseniz de asla susmayın. Hukuk sistemimiz ve yasalarımız bu tür derin mağduriyetleri oldukça hızlıca gideriyor. Son olarak bu önemli konuda daima uyanık, dikkatli ve bilinçli kalın. Hepinize dijital dünyada güvenli, keyifli ve tamamen hukuka uygun harika günler diliyorum.
SSS – Sıkça Sorulan Sorular
- Profilim herkese açıkken fotoğraflarımın alınması suç mudur? Evet, profiliniz açık olsa bile rızanız dışında fotoğrafların alınması ve paylaşılması açıkça suçtur.
- İzinsiz fotoğraf paylaşma suçu TCK’da hangi maddeye giriyor? Bu eylem, TCK madde 136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme suçunu oluşturuyor.
- Bu suçun cezası kaç yıldan başlıyor? Kanunlara göre bu suçun cezası doğrudan iki yıldan başlıyor ve dört yıla kadar çıkıyor.
- Ekran görüntüsü almak tek başına suç sayılıyor mu? Hayır, ama ekran görüntüsünü başkalarına gönderirseniz veya bir yerde yayınlarsanız eyleminiz suç oluşturuyor.
- Şikayetçi olmak için ne kadar sürem var? Kişisel verileri yayma suçu şikayete tabi değildir; ancak ihlali öğrenince hemen savcılığa başvurmalısınız.
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. Avukat Osman Turhan olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan, şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlığı ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır. Akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, aynı üniversitede Özel Hukuk alanında yüksek lisans eğitimine devam etmekte olup akademi ve uygulamayı birlikte yürütmektedir.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın