Öncelikle, Anayasa Mahkemesi hukuku yakından ilgilendiren tarihi bir karar verdi. Nitekim yüksek mahkeme mevcut kanuni düzenlemeyi kısa süre önce detaylıca değerlendirdi. Sonrasında süresiz nafaka iptali ülke gündemine adeta bomba gibi düştü. Dolayısıyla vatandaşlar hak kayıpları yaşamamak adına yoğun bir araştırma yapıyor. Ayrıca hukukçular yeni sürecin nasıl işleyeceğini titizlikle inceliyor. Çünkü bu iptal kararı aile hukukunda köklü ve büyük değişiklikler yaratıyor. Böylece boşanma davalarının seyri tamamen farklı bir boyuta ulaşıyor.

Süresiz Nafaka İptali Kararı: Şimdi Ne Olacak?
Öte yandan, süresiz nafaka iptali toplumsal yapıyı doğrudan doğruya etkiliyor. Üstelik devam eden nafaka dosyaları da bu süreçten ciddi pay alıyor. Kısacası eski kuralların yerini tamamen yeni anayasal içtihatlar alıyor. Buna rağmen hukuki güvence ekseninde adil yargılanma hakkı aynen devam ediyor. Aslında yasa koyucunun amacı, taraflar arasında adil bir denge kurmaktır. Sonuç olarak yoksulluk nafakası uygulaması günümüzde tamamen yeniden şekilleniyor. Ancak mahkemeler hiçbir tarafı mağdur etmemeyi ana ilke olarak benimsiyor.
Süresiz Nafaka İptali Öncesi Hukuki Süreç
Geçmiş yıllarda mahkemeler boşanma davalarını belirli ve katı kurallara göre yürütüyordu. Özellikle yoksulluğa düşecek eş, karşı taraftan ömür boyu nafaka talep edebiliyordu. Çünkü kanun koyucu bu durumu açıkça kanun metninde hüküm altına almıştı. Dolayısıyla hakimler şartları uyan taraf için mecburen sürekli nafakaya hükmediyordu. Ancak bu durum yıllar içinde toplumda çok büyük tartışmalara yol açtı. Hatta çok kısa süreli evliliklerde bile borçlular ömür boyu nafaka ödüyordu. Bu nedenle birçok kişi adaletsizlik hissiyle yıllarca hukuk mücadelesi veriyordu.
Ayrıca uygulamadaki bu zorluklar yargı mercilerini de oldukça fazla yoruyordu. Nihayetinde toplumun farklı kesimleri bu konuda acil yasal değişiklik istiyordu. Sonuçta sürekli ödeme yükümlülüğü bazı borçluları ciddi ekonomik darbogazlara sürüklüyordu. Böylece hukukçular kanuni düzenlemenin anayasaya aykırılığını sıklıkla yüksek mahkemeye taşıyordu. Zira hukuk sisteminin değişen sosyal dinamiklere mutlaka uyum sağlaması gerekiyordu. Nihayet Anayasa Mahkemesi itirazları yerinde bularak dosyayı esastan incelemeye aldı. Sonrasında ise beklenen iptal kararı Resmi Gazete üzerinden halka duyuruldu.
Türk Medeni Kanunu Kapsamında Süresiz Nafaka İptali
Öncelikle iptal öncesi mevcut durumu anlamak için kanun metnine bakmalıyız. Çünkü nafaka hakkı Türk Medeni Kanunu içerisinde çok net ifadelerle yer alıyor. Özellikle ilgili madde yoksulluk nafakasının temelini ve şartlarını açıkça oluşturuyor. Ayrıca mahkemeler geçmişte bu maddeye dayanarak nafaka miktarını takdir ediyordu. Nitekim yasal mevzuat hakime süreyi belirleme konusunda bir yetki tanımıyordu.
İlgili Kanun Maddesi Düzenlemesi
Türkiye Cumhuriyeti mevzuat.gov.tr sistemine göre iptale konu kanun maddesi aynen şöyledir:
“Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”
Görüldüğü üzere, eski düzenleme “süresiz olarak” ibaresini metninde barındırıyordu. Dolayısıyla hakimler bu kesin hükme uymak zorundaydı.
Anayasa Mahkemesinin Süresiz Nafaka İptali Kararı
Kısa bir süre önce Anayasa Mahkemesi beklenen o tarihi adımını attı. Gerçekten de yüksek mahkeme kanundaki süresiz ibaresini oy çokluğuyla kaldırdı. Nitekim süresiz nafaka iptali kararı hukuki dengeleri temelden ve derinden sarstı. Böylece eşlere yönelik ömür boyu nafaka ödeme yükümlülüğü tamamen ortadan kalktı. Ayrıca bu karar aile hukukunda yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Çünkü yasa koyucu artık nafakada belirli süre sınırları getirmeyi planlıyor.
Sonuç olarak iptal kararı mülkiyet hakkı ile yaşam hakkını dengeliyor. Üstelik yüksek mahkeme kararında sosyal devlet ilkesine özellikle atıf yapıyor. Böylelikle adalet mekanizması çok daha çağdaş ve dinamik bir yapıya kavuşuyor. Dahası, hukukçular kararın gerekçelerini son derece dikkatli bir şekilde inceliyor. Zira mahkeme bu iptalle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisine yeni görevler yüklüyor.
Kararın Temel Gerekçeleri Nelerdir?
Mahkeme, süresiz nafaka iptali dosyasında çok önemli anayasal gerekçeler sundu. Öncelikle yüksek mahkeme kısa evliliklerde ömür boyu nafakayı adaletsiz buldu. Bu nedenle yargıçlar orantılılık ilkesinin ihlal edildiğine açıkça karar verdi. Ayrıca bireylerin ekonomik geleceklerinin süresiz ipotek altına girmesini mahkeme ağır eleştirdi. Hatta bu durumun kişilerin yeniden evlenme hakkını bile engellediğini vurguladı. Sonuçta ölçülülük ilkesi gereğince anayasaya aykırı kuralın iptali zorunlu hale geldi.
Önleyici Hukuk Yaklaşımıyla Süresiz Nafaka İptali
Günümüzde sadece uyuşmazlık çıkınca dava açmak tek hukuki yol sayılmıyor. Hatta modern hukuk sistemleri uyuşmazlıkları doğmadan çok önce çözmeyi hedefliyor. Tam da bu noktada önleyici hukuk yaklaşımı hayat kurtarıcı olarak devreye giriyor. Özellikle çiftler aile kurarken bilinçli davranarak gelecekteki büyük riskleri azaltabiliyor. Çünkü süresiz nafaka iptali gibi dinamik süreçler yasal riskleri doğrudan değiştiriyor. Dolayısıyla taraflar evlenmeden önce mutlaka hukuki haklarını detaylıca öğrenmelidir.
Böylece muhtemel hukuki uyuşmazlıklar dava aşamasına gelmeden barışçıl yollarla çözülüyor. Ayrıca taraflar aralarında adil sözleşmeler yaparak kendi geleceklerini yasal garantiye alıyorlar. Kısacası koruyucu yasal tedbirler mahkeme kapılarında yıllarca beklemeyi tamamen engelliyor. Bu nedenle hukuki süreçleri öncesinden planlamak bireylere her zaman büyük avantajlar sağlıyor. Sonuçta ileride doğabilecek hak kayıplarını minimuma indirmek sadece önleyici adımlarla mümkündür.
Taraflar Hangi Önlemleri Almalı?
Öncelikle taraflar yasadaki mal rejimleri hakkında uzmanlardan detaylı bilgi almalıdır. Hatta evlilik birliği kurulurken eşler açık ve net hukuki protokoller yapabilir. Ayrıca boşanma aşamasında karşılıklı anlaşma zemini taraflarca sonuna kadar zorlanmalıdır. Böylelikle uzun ve yıpratıcı mahkeme süreçlerinden kolayca ve hasarsız kaçınılır. Nitekim süresiz nafaka iptali de tarafları anlaşmalı boşanma çözümlerine oldukça teşvik ediyor.
Yeni Hukuki Dönemde Süresiz Nafaka İptali Kararları
Birçok kişi mevcut boşanma davalarının nasıl etkileneceğini haliyle çok merak ediyor. Özellikle süresiz nafaka iptali süreci hali hazırda devam eden dosyaları vuruyor. Kural olarak Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük şekilde kesinlikle yürümez. Ancak derdest yani henüz kesinleşmemiş davalar bu iptal kararından doğrudan etkileniyor. Çünkü yerel hakimler yeni anayasal durumu davalarda göz önünde bulundurmak zorundadır. Dolayısıyla devam eden yargılamalarda mahkemeler süresiz nafaka kararı artık veremez.
Bununla birlikte kesinleşmiş eski kararlar için yasal durum biraz daha farklıdır. Zira hukuki güvenlik ilkesi geçmiş kesin kararların her zaman korunmasını emreder. Buna rağmen değişen şartlar kapsamında borçlular nafakanın uyarlanmasını mahkemeden talep edebilir. Hatta nafaka yükümlüsü dava açarak mevcut sürenin kanunen sınırlandırılmasını isteyebilir. Sonuçta yeni yargısal içtihatlar zamanla uygulamada tam anlamıyla şeklini bulacaktır.
Eski Nafaka Kararları Değişecek Mi?
Daha önce kesinleşmiş yoksulluk nafakası kararları otomatik olarak kesinlikle kalkmıyor. Yani borçlu vatandaşların bizzat aile mahkemesine yeni bir başvuru yapması gerekiyor. Ayrıca davacı başvuruda yeni yasal durumu ve güncel ekonomik şartları belirtmelidir. Böylece hakim mevcut nafakanın kaldırılmasına veya belirli bir süreye bağlanmasına hükmedebilir. Nitekim yargı mercileri bu süreçte adil bir yargılama sistemini titizlikle işletecektir.
Süresiz Nafaka İptali Sonrası Yeni Kriterler
İptal kararından sonra kamuoyunun gözleri tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisine çevrildi. Çünkü meclisin nafakaya ilişkin çok yeni bir yasayı hızla yapması gerekiyor. Muhtemelen yeni yasa tasarısı nafakaya belirli ve adil süre sınırları getirecek. Böylelikle tarafların evlilik süresi nafaka süresi için en temel kriter sayılacak. Ayrıca eşlerin kusur durumu ve güncel gelir seviyeleri de belirleyici olacak. Sonuçta mahkemeler her somut olayı kendi dinamikleri içinde detaylıca değerlendirecek.
Üstelik hakimler müşterek çocukların varlığını ve velayet durumunu da hesaba katacak. Kısacası sistemde artık otomatik olarak ömür boyu ödeme uygulaması resmen sonlanıyor. Bunun yerine hakkaniyete son derece uygun ve dengeli bir yasal sistem geliyor. Hatta bazı özel durumlarda hakimler sadece geçici destek ödemelerine hükmedecek. Sonuç olarak devlet hak kayıplarını engellerken adaletsiz mali yükleri de ortadan kaldırıyor.
Yargılamada Hangi Kriterler Öne Çıkıyor?
Öncelikle yeni dönemde hakimin takdir yetkisi belirli sınırlar içine çekiliyor. Bundan dolayı tarafların yaşı, mesleği ve mevcut çalışma kapasitesi öncelikli kriterlerdir. Ayrıca yoksulluğa düşecek eşin kendi ayakları üzerinde durma ihtimalini mahkeme inceler. Böylece nafakanın sadece tarafların ekonomik toparlanma sürecini kapsaması genel kural halini alır.
Süresiz Nafaka İptali Sürecinde Delillerin Önemi
Hukuk yargılamasında somut deliller her zaman açılan davanın bel kemiğini oluşturur. Özellikle yeni nafaka sisteminde sunulan delillerin hukuki gücü çok daha artıyor. Çünkü süresiz nafaka iptali kararı sonrası taraflar ekonomik durumlarını ispatlamak zorundadır. Dolayısıyla mahkeme banka kayıtlarını, tapu dökümlerini ve tanık beyanlarını derinlemesine inceliyor. Ayrıca mahkeme pedagogları sosyal ve ekonomik durum araştırmasını çok titizlikle yapıyor.
Bununla birlikte taraflar delilleri yasal yollardan elde etmek zorundadır. Aksi takdirde yerel mahkeme hukuka aykırı delilleri dava dosyasından kesinlikle çıkarır. Nitekim delil toplama ve sunma aşaması her zaman profesyonel bir yaklaşım gerektirir. Sonuçta doğru delillerle dava sürecini lehe yönlendirmek taraflar için oldukça mümkündür. Hatta eşlerin evlilikteki kusur tespitini bile deliller doğrudan ve netçe belirliyor.
Hangi Deliller Mahkemeye Sunulabilir?
Taraflar davada kredi kartı ekstrelerini ve maaş bordrolarını mahkemeye sunmalıdır. Ayrıca işyeri resmi gelir belgeleri ve görgüye dayalı tanık ifadeleri son derece mühimdir. Üstelik ağır kusur durumunu açıkça kanıtlayan yazılı mesajlar dosyaya eklenebilir. Böylece hakim tarafların gerçek ekonomik tablosunu ve haklılık payını netçe görür.
Anlaşmalı Boşanmalarda Süresiz Nafaka İptali Etkisi
Anlaşmalı boşanma süreci sadece tarafların ortak ve özgür iradesiyle yürür. Nitekim eşler nafaka miktarını ve ödeme süresini kendi aralarında serbestçe belirler. Ancak süresiz nafaka iptali anlaşmalı görülen davaları da dolaylı yoldan etkiliyor. Çünkü taraflar artık protokol yaparken güncel anayasal durumu mutlaka gözetiyor. Dolayısıyla boşanma protokollerinde süre sınırları çok daha sık ve net yer alıyor.
Ayrıca protokolün davaya bakan hakim tarafından duruşmada onaylanması kanunen zorunludur. Zira hakim protokolün tarafların özgür iradesine uygunluğunu duruşma salonunda bizzat denetler. Sonuçta anlaşmalı boşanma yöntemi en hızlı ve en az sorunlu yoldur. Buna rağmen taraflar protokol hazırlarken her maddeyi çok dikkatli yazmalıdır. Kısacası özenle hazırlanan sözleşmeler gelecekteki olası anlaşmazlıkları adeta kökünden çözer.
Protokol Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmeli?
Protokol metninde taraflar nafakanın ne kadar süreyle ödeneceğini açıkça yazmalıdır. Ayrıca nafakanın hangi spesifik şartlarda kesileceğini maddeler halinde eksiksizce sıralamalıdırlar. Böylelikle taraflar ileride doğabilecek tehlikeli yorum farklılıklarının önüne çok kolaylıkla geçer. Nitekim net ve anlaşılır ifadeler taraflara büyük bir hukuki güvenlik sağlar.
Yoksulluk Nafakası Dışındaki Diğer Nafaka Türleri
Türk hukuk sistemimizde sadece yoksulluk nafakası kurumu kesinlikle mevcut değildir. Ayrıca iştirak nafakası ve dava süresince ödenen tedbir nafakası gibi türler bulunur. Özellikle iştirak nafakası sadece müşterek çocukların temel bakımı için verilir. Dolayısıyla süresiz nafaka iptali çocukların aldığı iştirak nafakasını hiçbir şekilde etkilemez. Çünkü çocukların üstün yararı her zaman Türkiye Cumhuriyeti devletinin sıkı koruması altındadır.
Ayrıca dava süresince düzenli ödenen tedbir nafakası da tamamen farklı amaca hizmet eder. Zira tedbir nafakası dava sonuçlanıncaya kadar geçen sürede geçici olarak ödenir. Sonuçta mahkeme kararı kesinleşince tedbir nafakası duruma göre yoksulluk nafakasına dönüşür. Kısacası her bir nafaka türü kendi özel yasal şartlarına tabidir. Bu nedenle taraflar bu hukuki kavramları birbirine karıştırmamak zorundadır.
Çocukların Nafaka Hakkı Nasıl Korunur?
Çocuklar için her ay ödenen iştirak nafakası çocuk on sekiz yaşına gelene dek sürer. Üstelik çocuğun eğitim hayatı devam ediyorsa hakim bu süreyi mutlaka uzatır. Nitekim yüksek mahkeme kararı çocukların yasal nafaka hakkını kesinlikle sınırlandırmaz. Böylece devlet çocukların sağlıklı fiziksel gelişimini hukuki güvence altında özenle tutar.
Süresiz Nafaka İptali Sonrası Beklenen Yasal Değişiklikler
Meclisin yeni yasama döneminde oldukça kapsamlı bir yasa taslağı hazırlamasını herkes bekliyor. Hukukçular çıkacak bu taslağın adaleti tam anlamıyla sağlayacağına yürekten inanıyor. Özellikle nafaka sürelerinde evlilik süresi ile orantılı bir kısıtlama mecliste öngörülüyor. Ayrıca kısa süreli evliliklerde nafakayı toptan ödeme formülü meclis koridorlarında sıklıkla tartışılıyor. Böylece nafaka borçlusu uzun yıllar süren ağır mali yükten tamamen kurtuluyor. Nitekim batılı Avrupa ülkelerindeki hukuki sistemler de benzer mantıktaki kuralları içeriyor. Sonuçta Türk aile hukuku da çağdaş yasal uygulamalara hızla adapte oluyor. Kısacası yasa koyucu yeni mağduriyetleri önlemek için oldukça yoğun bir mesai harcıyor.
Toptan Ödeme Yöntemi Nasıl Uygulanacak?
Toptan ödeme yöntemi borçlunun mali durumuna göre taraflara pratik haklar sunuyor. Hakim nafakanın peşin ödenmesine karar verirse aylık düzenli ödeme yükümlülüğü tamamen bitiyor. Ayrıca bu yöntem boşanan tarafların birbiriyle olan bağını anında koparıyor. Üstelik yüksek enflasyon gibi ekonomik dalgalanmaların olumsuz etkileri yöntemi uygulayanlar için bertaraf oluyor.
Nafaka Borcunu Ödememenin Süresiz Nafaka İptali İle İlişkisi
Yeni hukuki süreçte nafaka borcunu inatla ödememek hala çok ciddi yaptırımlar içeriyor. Nitekim İcra ve İflas Kanunu borçlular için disiplin hapsi cezasını açıkça düzenliyor. Nafaka alacaklısı icra takibi başlatarak parasal hakkını devlet eliyle her zaman hızlıca arıyor. Ayrıca devlet borçlunun maaşına veya tapudaki mal varlığına doğrudan haciz işlemi koyabiliyor. Süresiz nafaka iptali kararı sadece geleceğe dönük ödeme süresini sınırlandırıyor. Fakat bu karar süresi içindeki birikmiş nafaka borçlarının ödenmesini asla ortadan kaldırmıyor. Sonuç olarak mahkeme kararına harfiyen uymak her vatandaşın vazgeçilmez yasal zorunluluğudur. Bu nedenle borçluların mevcut ödemelerini asla aksatmadan düzenli yapması şarttır.
Disiplin Hapsi Şartları Nelerdir?
Alacaklı taraf icra ceza mahkemesine resmi şikayette bulunarak hukuki süreci başlatır. Borçlu haklı bir ekonomik sebebi olmadan ödemeyi kasıtlı yapmazsa ceza alır. İcra ceza mahkemesi borçluya yasa gereği üç aya kadar tazyik hapsi verir. Ancak borçlu içerdeyken bile ödemeyi yaparsa hapis cezası anında düşer.
Süresiz Nafaka İptali Kararının Psikolojik Etkileri
Hukuki uyuşmazlıklar insanların ruh halini ve psikolojisini her zaman derinden etkiliyor. Özellikle boşandığı eşine ömür boyu nafaka ödemek borçluda çok büyük bir stres yaratıyordu. Süresiz nafaka iptali borçlular üzerindeki bu ağır psikolojik baskıyı ciddi oranda azaltıyor. Diğer yandan eski nafaka alacaklısı için de hayatında yepyeni bir dönem başlıyor. Alacaklı taraf artık kendi ekonomik bağımsızlığını kazanmak için hayata daha sıkı tutunuyor. Sonuçta bu anayasal karar tarafları yeni bir hayata başlamaya teşvik ediyor. Nitekim hukukun asıl amacı insanlara eziyet etmek değil, toplumda adil düzeni sağlamaktır. Böylece bireyler geçmişteki acılara takılmadan kendi geleceklerini çok daha umutla planlıyorlar.
Ekonomik Bağımsızlık ve Toplumsal Uyum
Yeni süreli nafaka sistemi bireyleri aktif çalışmaya ve değer üretmeye yönlendiriyor. Böylelikle boşanmış bireyler topluma ve iş hayatına çok daha hızlı şekilde entegre oluyor. Üstelik kendi kazandığı geliriyle yaşamak insanların zedelenen özgüvenini inanılmaz oranda artırıyor. Nitekim ekonomik bağımsız bireyler her zaman daha sağlıklı bir sosyal yapı oluşturuyor.
Sonuç Olarak Süresiz Nafaka İptali
Özetle, Anayasa Mahkemesi kararı Türk aile hukuku sisteminde adeta bir çığır açmıştır. Artık yoksulluk nafakasında koşulsuz ve süresiz ödeme dönemi tamamen kapanmıştır. Bunun yerine hakkaniyete, kusur oranına ve süreye dayalı yeni bir sistem gelmektedir. Dolayısıyla boşanma sürecindeki herkesin bu yasal yenilikleri çok iyi takip etmesi gerekir. Çünkü hak arama yolları günden güne değişmekte ve yeni kurallar yerleşmektedir.
Nitekim yasal süreçler her somut olaya ve dosyaya göre mutlaka farklılık gösterir. Bu nedenle hukuki adımların her zaman büyük bir titizlikle planlanması şarttır. Ayrıca eşlerin önleyici hukuk prensiplerini evlilik öncesi uygulaması her zaman en doğru yaklaşımdır. Sonuçta yeni yargısal dönem adaleti sağlamak için daha güçlü yasal araçlar sunuyor. Kısacası değişen yasal zemin tarafları çok daha adil bir geleceğe güvenle taşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Süresiz nafaka tamamen kaldırıldı mı?
Evet, Anayasa Mahkemesi iptal kararıyla birlikte yoksulluk nafakasındaki “süresiz” kuralı resmi olarak kalktı.
2. Devam eden boşanma davaları bu iptal kararından etkilenir mi?
Evet, derdest davalarda hakimler yeni anayasal duruma göre davacıya süreli nafakaya hükmetmek zorundadır.
3. Eskiden bağlanan ömür boyu nafakalar otomatik olarak hemen kesilir mi?
Hayır, kesinleşmiş nafaka dosyaları için borçlunun bizzat uyarlama davası açması kesinlikle hukuki bir zorunluluktur.
4. İptal kararı çocuklara her ay ödenen iştirak nafakasını etkiliyor mu?
Hayır, iştirak nafakası yüksek mahkemenin verdiği süresiz nafaka iptali kararından hiçbir şekilde etkilenmez.
5. Yeni kanuni süre düzenlemesi mecliste ne zaman yürürlüğe girecek?
Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra meclisin yasama yılında yeni yasal düzenlemeyi oylaması beklenmektedir.
Etiketler:
süresiz nafaka iptali, anayasa mahkemesi kararı, boşanma davaları, yoksulluk nafakası, aile hukuku, önleyici hukuk, anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, nafaka süresi, iştirak nafakası, tedbir nafakası, medeni kanun, hukuki değişiklikler, nafaka hesaplama, evlilik süresi, orantılılık ilkesi, sosyal devlet, yargı içtihatları, uyarlama davası, nafaka kaldırma davası, yasal haklar, geçiş süreci, nafaka şartları, nafaka borçlusu, ekonomik durum araştırması
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–


Bir Cevap Yazın