Sırtı dönük cübbeli avukat, bilgisayar başında ıslah dilekçesi yazıyor.

Islah Dilekçesi Örnekleri ve Hazırlanışı – Kapsamlı Rehber

Islah, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir usul kurumudur. Bir taraf, yapmış olduğu usule ilişkin işlemi, kanunda belirtilen süre ve şartlar çerçevesinde kısmen veya tamamen düzeltir. Aşağıda farklı uyuşmazlık senaryolarına göre hazırlanmış üç ayrı ıslah dilekçesi örneği yer almaktadır. Her örnek, gerçeğe uygun bir olay kurgusu üzerine inşa edilmiştir.

Sırtı dönük cübbeli avukat, bilgisayar başında ıslah dilekçesi yazıyor.

Islah Dilekçesi Örnekleri ve Hazırlanışı – Kapsamlı Rehber


ÖRNEK 1: KISMİ ISLAH İLE ALACAK MİKTARININ ARTIRILMASI

… MAHKEMESİNE

DOSYA NO : …/…

DAVACI : … (T.C. Kimlik No: …)

DAVACI VEKİLİ : Av. Osman TURHAN

DAVALI : …

KONU : Kısmi ıslah dilekçesinin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

A. Davanın Mevcut Aşaması

Taraflar arasında görülmekte olan bu alacak davası, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsiline yönelik açılmıştır. Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL talep edilmiştir. Mahkemece tahkikat aşamasına geçilmiş ve ticari defterler ile banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup henüz karar duruşması yapılmamıştır. Dosya şu an itibarıyla tahkikatın son aşamasındadır. Sözlü yargılama için bir duruşma günü dahi belirlenmemiştir. Bu nedenle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesi uyarınca ıslah yoluna başvurma hakkımız mevcuttur.

B. Bilirkişi Raporunun Ortaya Koyduğu Gerçek Alacak

Mahkemece görevlendirilen mali müşavir bilirkişi, taraflara ait ticari defter ve belgeleri ayrıntılı biçimde incelemiştir. Raporun sonuç kısmında, müvekkil şirketin davalıdan 120.000,00 TL alacaklı olduğu net biçimde tespit edilmiştir. Raporda, cari hesap mutabakatının bulunmadığı ancak faturaların ve ödeme kayıtlarının bu rakamı doğruladığı belirtilmiştir.

Başlangıçta talebimizi 50.000,00 TL ile sınırlı tutmamızın sebebi, belirsiz alacak davası açmaya imkân tanıyan koşulların tam olarak oluşmamasıdır. Oysa şimdi, bilirkişi raporu sayesinde alacak miktarı kesin ve tartışmasız biçimde ortaya çıkmıştır. Bu durum, talep sonucunun artırılmasını zorunlu kılmaktadır.

C. Islahın Hukuki Dayanağı ve Türü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesine göre, taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı Kanun’un 177. maddesi, tahkikatın sona ermesine kadar ıslahın mümkün olduğunu açıkça düzenlemiştir. Somut olayda tahkikat henüz tamamlanmadığından, süre koşulu bakımından herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Yapmak istediğimiz işlem, kısmi ıslah niteliğindedir. HMK madde 176/2 uyarınca, aynı davada her bir taraf ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. İşbu dilekçe, müvekkilin bu davadaki ilk ve tek ıslah başvurusudur. Kanunun aradığı şekil şartlarını karşılamak üzere yazılı olarak sunulmaktadır.

D. Talep Artırımının Gerekçesi ve Harçlandırma

Bilirkişi raporu ile alacak miktarı 120.000,00 TL olarak saptandığından, dava dilekçesindeki 50.000,00 TL’lik talebimiz gerçek alacağın çok altında kalmıştır. Islah yoluyla talebi 120.000,00 TL’ye çıkarmakta hukuki yarar vardır. Aksi takdirde, müvekkilin bakiye 70.000,00 TL’lik alacağı için ayrı bir dava açma külfeti doğacaktır.

Usul ekonomisi ilkesi gereği, mevcut dava içinde bu artırımın yapılması en doğru yoldur. Islah harcı, artırılan miktar üzerinden hesaplanan başvuru harcı ve nispi karar ve ilam harcının dörtte biri oranında peşin olarak yatırılacaktır. Harç makbuzu ekte sunulmaktadır. Ayrıca, gerekli masraflar da karşılanmıştır.

E. Islah Dilekçesinin Karşı Tarafa Etkisi

Islah dilekçesinin davalıya tebliği sonrasında, davalının cevap ve delil sunma hakkı doğacaktır. HMK madde 180 uyarınca, ıslah edilen usul işlemi, yapıldığı andan itibaren tüm sonuçlarını doğurur. Bu, karşı tarafın savunmasını ıslaha karşı genişletebileceği anlamına gelir.

Davalı, ıslah edilen talep miktarına karşı zamanaşımı itirazında bulunabilir veya yeni deliller sunabilir. Ancak, esas alacağın varlığı bilirkişi raporuyla kanıtlandığı için bu tür itirazların esasa etkili olmayacağını düşünmekteyiz. Islahın kabulü, hukuka ve hakkaniyete uygun bir sonuç doğuracaktır.

Özetle, tahkikat sona ermeden, bilirkişi raporuyla saptanan gerçek alacak miktarına dayanarak talebimizin 50.000,00 TL’den 120.000,00 TL’ye çıkarılması için işbu kısmi ıslah dilekçesini sunmak zorunluluğu doğmuştur. Süre, şekil ve harç koşulları yerine getirilmiştir.

HUKUKİ SEBEPLER : 6100 sayılı HMK m. 176, 177, 178, 179, 180, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve ilgili tüm mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :
1-) Bilirkişi raporu (… tarihli)
2-) Ticari defter ve kayıtlar
3-) Faturalar ve banka dekontları
4-) Harç makbuzları
5-) Dava dosyasındaki tüm belgeler

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Kısmi ıslah talebimizin kabulüne,
2-) Dava dilekçesindeki talebimizin 70.000,00 TL artırılarak toplam 120.000,00 TL’ye yükseltilmesine,
3-) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.

[Tarih]

Davacı Vekili
Av. Osman TURHAN


ÖRNEK 2: TAM ISLAH İLE TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASININ TAZMİNATA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO : …/…

DAVACI : … (T.C. Kimlik No: …)

DAVACI VEKİLİ : Av. Osman TURHAN

DAVALI : …

KONU : Tam ıslah dilekçesinin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

A. Mevcut Davanın Konusu ve Dayanağı

Davacı müvekkil, taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil talepli davayı açmıştır. Davalının, sözlü satış vaadi sonrası devirden kaçındığı iddia edilmiştir. Ancak davanın açılmasından sonra yapılan keşif ve tanık beyanları, taşınmazın daha önce üçüncü bir kişiye devredildiğini ortaya koymuştur.

Böylelikle, tapu iptali ve tescil davasının konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Zira dava konusu taşınmaz, iyiniyetli üçüncü kişinin mülkiyetindedir. Ayni hakka dayalı talebin sürdürülmesi hukuken imkânsız hale gelmiştir. Bu durum, müvekkilin hakkını tazminat yoluyla arama zorunluluğunu doğurmuştur.

B. Yeni Ortaya Çıkan Maddi Vakıalar

Dosyaya sunulan tapu kayıtları, dava konusu bağımsız bölümün … tarihinde … adlı üçüncü kişiye satıldığını göstermektedir. Devir işlemi, dava tarihinden iki yıl önce tamamlanmıştır. Bu olgu, tapu iptal ve tescil isteminin hukuki temelini ortadan kaldırmıştır.

Tanık beyanları da müvekkilin aldatıldığını ve satış vaadine güvenerek ciddi miktarda ödeme yaptığını doğrulamıştır. Müvekkil, davalıya toplam 200.000,00 TL ödemiş olmasına rağmen taşınmazı devralamamıştır. Artık dava, bir haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme unsuruna dayanmaktadır.

C. Tam Islah Yoluna Başvurma Zorunluluğu

Mevcut davanın temeli, mülkiyet hakkının devrine yönelik ayni bir talep üzerine kurulmuştur. Oysa şimdi ileri sürülecek talep, ödenen bedelin tazmini ile sınırlı bir şahsi hak niteliğindedir. Bir davada dava sebebinin tamamen değiştirilmesi ancak tam ıslah ile mümkün olabilir.

HMK madde 176/2 uyarınca, işbu başvuru müvekkilin bu davadaki tek ıslah hakkıdır. Davanın tamamen ıslahı suretiyle, iptal ve tescil isteminden vazgeçerek 200.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep edilecektir. Böylece, usul ekonomisine uygun biçimde tüm talepler aynı yargılama içinde çözüme kavuşturulacaktır.

D. Yeni Talebin Hukuki Sebepleri

Tam ıslah ile ileri sürülen maddi tazminat talebi, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır. Davalı, müvekkili aldatarak kendisine para ödemesini sağlamış ancak taşınmazı devretmemiştir. Bu eylem TBK madde 49 uyarınca hukuka aykırı bir fiildir ve zararın giderilmesini gerektirir.

Manevi tazminat talebi ise yine TBK madde 56 ve 58 çerçevesinde değerlendirilmelidir. Müvekkil, yıllarca süren bu belirsizlik nedeniyle ciddi manevi ıstırap çekmiştir. Tüm bu gerekçeler, ıslah talebinin kabulünü zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, tazminat miktarları delillerle sabittir.

E. Süre, Harç ve Usul İşlemleri

Tam ıslah dilekçesi, tahkikat aşaması devam ederken sunulmuştur. HMK madde 177’ye göre tahkikatın sona ermesine kadar ıslah yapılabilir. Dosyada henüz sözlü yargılama aşamasına geçilmemiştir. Bu bakımdan süre koşulu sağlanmıştır.

Islah harcı olarak, yeni talebin toplam değeri üzerinden hesaplanan peşin harç ve başvuru harcı tamamlanmıştır. Dekontlar ekte yer almaktadır. HMK madde 178’de öngörülen yazılı şekil şartı da işbu dilekçe ile yerine getirilmiştir. Karşı tarafa tebliğ sonrası, davalı cevap ve delil sunma hakkını kullanabilecektir.

Özetle, iyiniyetli üçüncü kişiye devir nedeniyle konusuz kalan tapu iptal ve tescil davasının tamamen ıslah edilerek tazminat davasına dönüştürülmesi için işbu dilekçe sunulmuştur. Harç ve süre koşulları sağlanmış olup talebin kabulü gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER : 6100 sayılı HMK m. 176, 177, 178, 179, 180; 6098 sayılı TBK m. 49, 56, 58; ve ilgili tüm mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :
1-) Tapu kayıtları
2-) Banka dekontları ve ödeme belgeleri
3-) Tanık beyanları
4-) Keşif ve bilirkişi raporu
5-) Harç makbuzları

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Tam ıslah talebimizin kabulü ile davanın tamamen ıslah edilmesine,
2-) Davanın 200.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat davası olarak görülmeye devam olunmasına,
3-) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.

[Tarih]

Davacı Vekili
Av. Osman TURHAN


ÖRNEK 3: ISLAH İLE ZAMANAŞIMI DEF’İNİN İLERİ SÜRÜLMESİ

… ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

DOSYA NO : …/…

DAVALI : … (T.C. Kimlik No: …)

DAVALI VEKİLİ : Av. Osman TURHAN

DAVACI : …

KONU : Islah dilekçesidir; cevap dilekçesinde yer almayan zamanaşımı definin ileri sürülmesinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

A. Davalının Mevcut Savunmasının Kapsamı

Müvekkile karşı açılan bu davada, süresinde verdiğimiz cevap dilekçesinde esasa ilişkin ayrıntılı bir savunma yapılmıştır. Cevap dilekçesinde, müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı; zira taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edildiği açıkça ileri sürülmüştür. Bununla birlikte, o aşamada zamanaşımı itirazı yapılmamıştır.

Zamanaşımı definin ileri sürülmemesi tamamen sehven gerçekleşmiştir. Dava konusu alacağın üzerinden uzun yıllar geçmesine karşın, bu husus cevap dilekçesinin hazırlanması sırasında gözden kaçmıştır. Oysa dosya kapsamındaki belgeler, alacağın zamanaşımına uğradığını tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır.

B. Islahın Konusu: Zamanaşımı Def’i

Savunmayı genişletme yasağı, 6100 sayılı HMK madde 141 ile düzenlenmiştir. Ancak aynı madde, ıslah yoluyla bu yasağın aşılabileceğini belirtir. Buna göre, cevap dilekçesinde ileri sürülmemiş bir itiraz veya def’i, ıslah yoluyla dosyaya kazandırmak mümkündür. İşte bu noktada, zamanaşımı defini ıslahla sunmaktayız.

Zamanaşımı, Türk Borçlar Kanunu madde 146 uyarınca alacağın muacceliyetinden itibaren on yıldır. Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki 2010 yılında sona ermiş, faturalar da aynı yıl düzenlenmiştir. Dava ise 2024 yılında açılmıştır. Bu süre zarfında zamanaşımı süresi fazlasıyla dolmuştur.

C. Islahın Hukuki Şartlarının Oluşması

HMK madde 176, her bir tarafa aynı davada bir kez ıslah yoluna başvurma hakkı tanır. Bu hak, davalılar bakımından da geçerlidir. Müvekkilin bu davada daha önce hiç ıslah yapmamış olması, ilk koşulun sağlandığını gösterir.

HMK madde 177 uyarınca ıslah, tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir. Dosyada tahkikat devam etmekte ve henüz sözlü yargılama günü verilmemiştir. Dolayısıyla süre bakımından da bir engel yoktur. Islah işlemi yazılı şekilde yapıldığından, HMK madde 178’deki şekil şartı da yerine getirilmiştir.

D. Zamanaşımı Def’inin Zamanlaması ve Etkisi

Islah yoluyla ileri sürülen zamanaşımı def’i, yapıldığı andan itibaren hüküm ifade eder. Bu def’i, işin esasına girilmeden davanın reddini gerektiren bir savunma vasıtasıdır. Karşı taraf, ıslaha karşı yeni delil sunabilir; ancak zamanaşımı süresinin dolduğu olgusu değiştirilemez.

Zamanaşımı itirazı, ilk itiraz niteliğinde olmayıp bir def’i olduğundan, ıslahla ileri sürülmesi mümkündür. Yargıtay içtihatları da cevap dilekçesinde yer almayan zamanaşımı definin ıslah yoluyla yapılabileceğini kabul etmektedir. Bu nedenle, talebimizin kabulü gerekmektedir.

E. Karşı Tarafın Menfaat Dengesi ve Usul Ekonomisi

Islah kurumu, bir yandan tarafların usul haklarını korurken diğer yandan yargılamanın uzamasına sebep olmamalıdır. Somut olayda, zamanaşımı def’i yargılamayı uzatmayacak aksine kısa sürede sona erdirebilecek bir niteliğe sahiptir. Zira bu def’i kabul edildiğinde, davanın reddi gündeme gelecektir.

Dolayısıyla, usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşan bu talep, mahkemenin iş yükünü azaltıcı bir etki doğuracaktır. Davacının yıllar sonra açtığı bu davada, hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde müvekkilin zamanaşımı def’ini ileri sürmesi engellenmemelidir. Aksi hal, hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açabilir.

Özetle, cevap dilekçesinde sehven yer almayan zamanaşımı def’i, tahkikat devam ederken işbu ıslah dilekçesi ile ileri sürülmektedir. Süre, şekil ve harç koşulları tamdır. Bu def’inin kabulü ile davanın reddine karar verilmelidir.

HUKUKİ SEBEPLER : 6100 sayılı HMK m. 141, 176, 177, 178; 6098 sayılı TBK m. 146 ve ilgili tüm mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :
1-) Dava dilekçesi ve ekleri
2-) Faturalar ve ticari defter kayıtları
3-) Taraflar arasındaki yazışmalar
4-) Islah harcı makbuzu
5-) Gerektiğinde tanık beyanları

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Islah talebimizin kabulü ile cevap dilekçesinde yer almayan zamanaşımı definin dosyaya kazandırılmasına,
2-) Öncelikle zamanaşımı def’i incelenerek davanın reddine karar verilmesine,
3-) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.

[Tarih]

Davalı Vekili
Av. Osman TURHAN


HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE UYGULAMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Islah, yargılamanın sağlıklı biçimde yürütülmesi için kritik bir usul aracıdır. Tahkikat aşaması sona ermeden yapılması şarttır. Aksi takdirde ıslah talebi reddedilir. Islah harcının ve masraflarının eksiksiz yatırılması gerekir. Harç eksikliği halinde tamamlamak için süre verilmesi HMK madde 179/3 uyarınca mümkündür. Islah edilen işlem, yapıldığı andan itibaren sonuç doğurur. Karşı tarafın cevap ve delil sunma hakkı saklıdır. Islah yoluna her bir taraf ancak bir kez başvurabilir. Bu nedenle hangi usuli eksikliğin giderileceği çok iyi değerlendirilmelidir. Islah dilekçesinde, dayanılan maddi vakıalar ve deliller açık biçimde gösterilmelidir. Mahkeme, ıslah talebini duruşma yaparak veya dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir. Uygulamada, özellikle bilirkişi raporu sonrası talep artırımları sıklıkla kısmi ıslahla yapılmaktadır.

KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER

Islah Dilekçesi Nedir? HMK Uyarınca Islah Dilekçesi Örnekleri ve Hazırlanışı

Islah, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun en önemli kurumlarından biridir. Taraflar, yaptıkları hatalı usul işlemlerini ıslah yoluyla düzeltme imkânı bulur. Islah dilekçesi, bu düzeltme talebinin yazılı olarak mahkemeye sunulduğu belgedir. Bir davada yanlış veya eksik yapılan bir usul işlemi, belirli koşullar altında ıslahla tamamen ya da kısmen ortadan kaldırılabilir. Böylece, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme ilkesi güçlenir. Ancak ıslah, katı şekil ve süre kurallarına bağlanmıştır. Bu yazıda, ıslah dilekçesinin ne olduğunu, türlerini, şartlarını ve sonuçlarını detaylıca ele alacağız.

Islahın Tanımı ve Hukuki Niteliği

Islah, 6100 sayılı HMK’nın 176. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islah, tek taraflı ve açık bir irade beyanıyla yapılır. Karşı tarafın kabulüne gerek yoktur. Aynı davada her bir taraf, ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Bu sınırlama, davaların uzamasını engellemek amacıyla getirilmiştir.

Islahın hukuki niteliği, usul hukuku karakterlidir. Maddi hukukta değişiklik yapmaz; yalnızca yargılama içindeki taraf işlemlerini değiştirir. Islah ile dava konusu, talep sonucu, deliller ve vakıalar değiştirilebilir. Hatta dava tamamen yeni bir dava haline bile dönüşebilir. Ancak ıslah edilen işlem, yapıldığı andan itibaren hüküm ifade eder. Geçmişteki işlemler iptal edilmez; yalnızca ileriye yönelik sonuç doğurur. Islah, geri alınamaz ve şarta bağlanamaz.

Türleri Nelerdir?

Islah, kapsamına göre iki ana türe ayrılır. Kısmi ıslah ve tam ıslah, uygulamada en sık karşılaşılan türlerdir.

Kısmi Islah
Kısmi ıslah, bir usul işleminin yalnızca belirli bir bölümünün değiştirilmesidir. En tipik örneği, talep sonucunun artırılmasıdır. Örneğin, başlangıçta 50.000 TL talep edilen bir davada, bilirkişi raporundan sonra talebin 120.000 TL’ye çıkarılması kısmi ıslahtır. Kısmi ıslahta, davanın esaslı unsurları korunur. Dava sebebi değişmez; yalnızca talep miktarı veya bazı deliller güncellenir.

Tam Islah
Tam ıslah ise davayı tamamen değiştirir. Davacı, tam ıslah ile dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerini yeni baştan düzenleyebilir. Dava sebebi, konusu ve talebi köklü biçimde değişir. Örneğin, tapu iptal ve tescil davası tam ıslah ile tazminat davasına dönüştürülebilir. Tam ıslah, yeni bir dava açma etkisi doğurur. Ancak dava, aynı dosya üzerinden devam eder.

Bunun yanında, ıslah yapan tarafa göre de bir ayrım yapılır. Davacı ıslahı ve davalı ıslahı, benzer kurallara tabidir. Davalı, cevap dilekçesinde ileri sürmediği bir def’i veya delili ıslah yoluyla getirebilir. Zamanaşımı def’i, takas talebi gibi hususlar ıslahla ileri sürülebilir.

Islah Dilekçesinin Şekil ve İçerik Şartları

Islah dilekçesi, yazılı şekilde mahkemeye sunulur. HMK madde 178 bu şartı açıkça düzenler. Sözlü ıslah talebi mümkün değildir. Dilekçede, ıslahın türü ve kapsamı net biçimde belirtilmelidir. Hangi usul işleminin düzeltildiği, yeni vakıalar ve talepler somutlaştırılmalıdır.

Dilekçe, karşı taraf sayısından bir fazla nüsha olarak hazırlanır. Mahkemeye sunulduktan sonra, karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap verebilir. Ayrıca yeni delil sunma hakkı da doğar. Islah harcı ve gider avansı da eksiksiz yatırılmalıdır. Eksiklik halinde, HMK madde 179/3 uyarınca bir haftalık kesin süre verilir. Süre sonunda harç tamamlanmazsa, ıslah hiç yapılmamış sayılır.

Islah dilekçesinin içeriğinde şu unsurlar bulunmalıdır:

  • Islahın türü (kısmi veya tam)
  • Islah edilen işlemler ve gerekçeleri
  • Yeni talep sonucu
  • Dayanılan hukuki sebepler ve deliller
  • Islah harcının yatırıldığını gösterir makbuz

Islahın Zamanı ve Süre Sınırı

Islahın en kritik şartı, zamanlamadır. HMK madde 177’ye göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Tahkikat, ilk derece mahkemesinde ön inceleme duruşmasından sonra başlar. Sözlü yargılama aşamasına geçildiğinde tahkikat sona erer. Bu noktadan sonra ıslah mümkün değildir.

Bölge adliye mahkemelerinde (istinafta) ıslah yapılamaz. Aynı şekilde Yargıtay’da da ıslah yoluna başvurulamaz. Islah, yalnızca ilk derece yargılamasında ve tahkikat süresiyle sınırlıdır. Bunun tek istisnası, bozma sonrası ilk derece mahkemesinde yeniden tahkikat başlarsa, ıslahın tekrar mümkün olabilmesidir.

Uygulamada, talep artırımı için en uygun zaman bilirkişi raporunun gelmesinden sonradır. Zira alacak miktarı netleşir. Ancak sözlü yargılama duruşmasından önce mutlaka yapılmalıdır. Aksi takdirde hak kaybı yaşanır.

Islahın Sonuçları ve Karşı Tarafa Etkisi

Islah, yapıldığı andan itibaren hüküm ve sonuç doğurur. Islah edilen usul işlemi geçerliliğini yitirir. Yeni işlem onun yerine geçer. Örneğin, talep artırımında, artık yeni talep miktarı üzerinden yargılama yapılır.

Karşı taraf ıslaha karşı savunmasını genişletebilir. Yeni delil sunabilir ve itirazda bulunabilir. Zamanaşımı def’i gibi hususları ıslaha karşı ileri sürebilir. Islah eden taraf, karşı tarafın bu yeni savunmalarına karşı cevap veremez. Çünkü ıslah yapan tarafın cevaba cevap hakkı doğmaz.

Islahla birlikte, daha önce toplanan deliller geçerliliğini korur. Ancak yeni delil sunulması da mümkündür. Islah, dava açma tarihini değiştirmez. Dolayısıyla zamanaşımı, ilk dava tarihine göre kesilmiş sayılır. Bu, özellikle tam ıslahta büyük avantaj sağlar.

Islah Harcı ve Yargılama Giderleri

Islah harca tabidir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre, ıslah edilen kısım üzerinden harç alınır. Kısmi ıslahta, artırılan miktar için başvurma harcı ve nispi karar harcının dörtte biri peşin olarak ödenir. Tam ıslahta ise yeni talebin toplam değeri üzerinden harç yatırılır.

Islah harcını yatırmak, ıslahın geçerlilik şartlarından biridir. Harç yatırılmazsa, mahkeme ıslahı yok sayar. Islah nedeniyle oluşan ek yargılama giderleri, ıslah eden tarafa yükletilir. Karşı tarafın bu nedenle uğradığı zararlar da tazmin edilebilir.

Uygulamada sıkça yapılan hata, harcın eksik hesaplanmasıdır. Bu durumda mahkeme, tamamlamak için süre verir. Süre sonunda harç yatırılmazsa ıslah geçersiz kalır. Bu nedenle harç hesaplaması titizlikle yapılmalıdır.

Uygulamada Islah Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilecek Stratejik Noktalar

Islah, dava stratejisinde belirleyici bir araçtır. Yanlış zamanda yapılan bir ıslah, davanın seyrini olumsuz etkileyebilir. İşte dikkat edilmesi gereken bazı stratejik hususlar:

  • Islah hakkı sadece bir kez kullanılabilir. Bu nedenle, hangi aşamada ve ne tür bir ıslah yapılacağı önceden planlanmalıdır.
  • Tahkikatın sona erip ermediği mutlaka kontrol edilmelidir. Mahkeme tahkikatı sona erdirmiş ancak tutanağa geçirmemişse bile, ıslah talebi reddedilebilir.
  • Talep artırımı yapılırken, faiz başlangıcı ve türü de açıkça belirtilmelidir. Islah dilekçesinde bu nokta ihmal edilmemelidir.
  • Islah sonrası karşı tarafın yapacağı savunmalara karşı hazırlıklı olunmalıdır. Özellikle zamanaşımı itirazı riski değerlendirilmelidir.
  • Islah dilekçesi, ekindeki belgelerle birlikte eksiksiz sunulmalıdır. Harç makbuzu, delil listesi ve varsa bilirkişi raporu eklenmelidir.

Islah, usul hukukunun sağladığı güçlü bir imkândır. Doğru kullanıldığında davanın kaderini değiştirebilir. Ancak aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve dikkat gerektirir. Yanlış bir adım, ıslah hakkının kaybına yol açabilir. Bu yüzden, her somut olayın özellikleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Soru 1: Islah dilekçesi hangi aşamaya kadar verilebilir?
Islah dilekçesi, ilk derece mahkemesinde tahkikatın sona ermesine kadar verilebilir. Tahkikat sona erip sözlü yargılama aşamasına geçildikten sonra ıslah mümkün değildir. İstinaf ve temyiz aşamasında ıslah yapılamaz.

Soru 2: Kısmi ıslah ile talep artırımı arasındaki fark nedir?
Kısmi ıslah, talep artırımını da kapsayan daha geniş bir kavramdır. Talep artırımı, sadece miktarın yükseltilmesidir. Oysa kısmi ıslahla davanın diğer unsurlarında da değişiklik yapılabilir. Talep artırımı, kısmi ıslahın en sık görülen türüdür.

Soru 3: Islah harcı ne kadar ödenir?
Islah harcı, ıslahla artırılan miktar veya yeni talebin toplam değeri üzerinden hesaplanır. Artırılan kısım için başvurma harcı ve nispi karar harcının dörtte biri peşin alınır. Tam ıslahta ise yeni talebin tamamı üzerinden harç yatırılır.

Soru 4: Davalı ıslah yoluna başvurabilir mi?
Evet, davalı da tıpkı davacı gibi ıslah hakkına sahiptir. Davalı, cevap dilekçesinde belirtmediği bir def’i veya delili ıslah yoluyla ileri sürebilir. Örneğin, zamanaşımı def’i ıslahla öne sürülebilir. Süre ve şekil kuralları davacı ile aynıdır.

Soru 5: Islah geri alınabilir mi?
Hayır, ıslah geri alınamaz. Bir kez yapılan ıslah işlemi, kesin olarak hüküm ifade eder. Islah eden taraf, bundan dönemez. Bu nedenle ıslah kararı verilmeden önce tüm sonuçları iyi hesaplanmalıdır.

Etiketler

ıslah dilekçesi, HMK ıslah, kısmi ıslah, tam ıslah, talep artırımı dilekçesi, ıslah harcı, ıslah süresi, ıslahın sonuçları, cevap dilekçesi ıslah, zamanaşımı defi ıslah, ıslah dilekçesi örneği, hukuk usulü ıslah, medeni usul hukuku, ıslah şartları, HMK 176, HMK 177, HMK 178, dava ıslah, alacak davası ıslah, tazminat davası ıslah, tapu iptali ıslah, ıslah hakkı, usul işlemleri düzeltme, mahkeme dilekçesi, avukat dilekçe

← Geri

Yanıtınız için teşekkür ederiz. ✨

Turhan Hukuk Danışmanlık

Av. Osman Turhan, Turhan Hukuk Danışmanlık, Şirket Avukatı, Turhan Hukuk, Turhan Law, Turhan Danışmanlık, Hukuk Bürosu, Avukatlık, Avukat, Avukatlık Hizmetleri, Hukuki Danışmanlık, Dava Takibi, Avukat, Hukuk Müşavirliği, Profesyonel Hukuki Destek
Av. Osman Turhan – Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Av. Osman Turhan Kimdir?

Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.

FAYDALI LİNKLER:

Web Sitemiz İçin

Google Maps

İletişim İçin

Diğer Kategoriler İçin

Yüzlerce Makalemizi İncelemek İçin


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin