Hipermetropide Trans PRK ve No-Touch Lazer Ameliyatında Komplikasyon Tek Başına Malpraktis Oluşturmaz.

Malpraktis Davalarında Doktorun Aydınlatma Yükümlülüğü ve Komplikasyon Sınırı

⚖️💉 “Komplikasyon mu, Malpraktis mi?” — Yargıtay’dan Doktorları Yakından İlgilendiren Karar!

Bir göz hastası, hipermetropi nedeniyle özel bir hastanede Trans PRK lazer tedavisi yaptırdı.

Ameliyattan sonra yakını göremedi, bulanıklık başladı.

🧾 “Doktor yanlış yaptı, gözüm kalıcı zarar gördü.” diyerek 300.000 TL tazminat davası açtı.

Ama sonuç?

📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (19.06.2025) dedi ki:

“Uygulama kusurlu değil, komplikasyon riski hastaya anlatılmış, onam formu eksiksiz.

Dolayısıyla bu sonuç tıbbi hata değil, öngörülebilir komplikasyondur.”

Yani…

💡 Komplikasyon = risk

💡 Malpraktis = kusur

Ve bu iki kavramın arasındaki çizgi, bazen bir imza kadar ince: Aydınlatılmış Onam Formu.

👩‍⚕️ Bu karar; göz hekimleri, cerrahlar, özel hastaneler ve tüm sağlık çalışanları için önemli bir içtihat niteliğinde.

Sağlıkta hukuk bilinci, tıpta güvenin temelidir.

📖 Detaylı karar analizi ve hekimlere özel hukuki değerlendirme için 👉 turhanhukuk.blog

I. Kararın Özeti

Davacı hasta, hipermetropi nedeniyle özel bir hastanede Trans PRK lazer tedavisi yaptırmış, sonrasında bulanık görme ve yakını görememe şikayetlerinin arttığını iddia ederek doktor ve hastaneye karşı toplam 300.000 TL (50.000 TL maddi + 250.000 TL manevi) tazminat davası açmıştır.

Hasta vekili, doktorun yanlış uygulama yaptığını, kalıcı hasar oluştuğunu ve onam formunun usule uygun alınmadığını ileri sürmüştür.

Hem ilk derece mahkemesi hem de Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), davanın reddine karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de bu kararları ONAMIŞTIR.

II. Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay kararında şu unsurlar öne çıkmıştır:

Aydınlatılmış onam formu yasal unsurları taşımaktadır. Hastaya işlem öncesi gerekli bilgilendirme yapılmış, Risk ve komplikasyonlar açıkça belirtilmiş, Hasta yazılı olarak rıza göstermiştir. Komplikasyon ile malpraktis birbirine karıştırılamaz. Göz cerrahisinde, hastanın numarasının geri dönebilmesi veya bulanıklık yaşanması, bilinen komplikasyonlar arasındadır. Bu tür sonuçlar, hekim hatasını değil, tıbbi riskin gerçekleşmesini ifade eder. Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı ve hekim ile hastanenin kusurlu olmadığı belirlenmiştir. Aydınlatılmış onamın geçerli olduğu sürece, komplikasyon gerçekleşmesi halinde doktorun sorumluluğu doğmaz.

Sonuç olarak:

📜 Yargıtay, kararı usul ve yasaya uygun bulmuş ve onamıştır.

III. Doktorlar ve Sağlık Kuruluşları İçin Hukuki Mesajlar

Bu karar, tıbbi uygulama hatası (malpraktis) davalarında doktor lehine önemli bir içtihat niteliğindedir.

Aşağıda bu kararın hekimler açısından taşıdığı 5 kritik ders yer alıyor:

1. Aydınlatılmış Onam Formu, En Güçlü Hukuki Dayanak

Hekimin hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi için aydınlatılmış onam formu hayati öneme sahiptir. Formda yalnızca “rıza veriyorum” ifadesi yeterli değildir. İşlemin amacı, yöntemi, alternatifleri, olası komplikasyonlar, başarı oranı, tedavi sonrası süreç mutlaka açıklanmalıdır. Yargıtay’a göre, bu unsurları taşıyan onam formu varsa “bilgilendirme eksikliği” iddiası reddedilir.

2. Komplikasyon ≠ Malpraktis

Her başarısız sonuç tıbbi hata değildir. Bilimsel olarak öngörülebilen ve belli oranlarda ortaya çıkabilen durumlar komplikasyon sayılır. Komplikasyonun gerçekleşmesi, hekimin özen yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmez. Ancak komplikasyonun yönetiminde gecikme veya yanlış müdahale varsa, o durumda sorumluluk doğabilir.

3. Kayıt Tutma Kültürü Hayat Kurtarır

Tedavi süreci, muayene notları, kontrol tarihleri, hastaya verilen talimatlar ve uyarılar düzenli biçimde kaydedilmelidir. Bu dava örneğinde, davalı doktor ve hastanenin kayıtları eksiksiz olduğu için bilirkişi raporu doktor lehine sonuçlanmıştır. Eksik kayıt, hekimi savunmasız bırakabilir.

4. Hasta Takibi ve Kontrollerin Belgelendirilmesi

Yargıtay kararında, hastanın kontrollere gelmediği vurgulanmıştır. Hekim, hastayı kontrole çağırdığını ve gelmediğini kayıt altına almalıdır. Böylece “tedavi süreci terk edildi” savunması somut delile dayanır.

5. Manevi Tazminat Taleplerinde Mahkemeler Artık Daha Seçici

Hekim hatası iddiası ispatlanamadıkça, mahkemeler yüksek manevi tazminat taleplerini reddediyor. Bu karar, manevi tazminatın otomatik olarak verilmediğini, hasta zararının somut şekilde ispatlanması gerektiğini gösteriyor.

IV. Hukuki Sonuç ve Değerlendirme

Bu karar;

Tıbbi risklerin hasta ile açıkça paylaşılması, Bilgilendirme ve rıza sürecinin yazılı belgelerle desteklenmesi, Tıbbi kayıtların düzenli tutulması durumunda, hekimin sorumluluk doğurmayacağını bir kez daha teyit etmiştir.

Öte yandan, “aydınlatılmış onam” formalite olarak değil, iletişim süreci olarak görülmelidir.

Hasta, riskleri gerçekten anlamış olmalı; hekim de bunu sade bir dille anlatmalıdır.

🩺 Doktorlar İçin Pratik Tavsiyeler

Her işlem öncesi yazılı ve imzalı onam formu alın. Mümkünse hastaya açıklamayı yaparken tanık veya hemşire huzurunda anlatım yapın. Kontrol randevularına gelmeyen hastalar için SMS veya e-posta bildirimi gönderip kaydını tutun. Her cerrahi işlemden sonra hastaya komplikasyon risklerini tekrar hatırlatın.

V. Sonuç

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bu kararı,

“Komplikasyonun varlığı tek başına malpraktis oluşturmaz.” ilkesini pekiştirmiştir.

Bu içtihat, özellikle özel hastaneler ve göz hastalıkları alanında çalışan hekimler için

aydınlatılmış onamın ve düzenli kayıt tutmanın önemini net biçimde ortaya koymaktadır.

🔑 Anahtar Kelimeler:

malpraktis, komplikasyon, aydınlatılmış onam, tıbbi hata, doktor sorumluluğu, Yargıtay kararı, Trans PRK, göz hastalıkları, manevi tazminat, özel hastane, sağlık hukuku

KARARIN TAMAMI

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

19.06.2025 tarihli ve 2025/65 E., 2025/3423 K. sayılı kararı

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin hipermetrop hastası olduğunu, hastalığının işini yapmasına engel olduğunu, kalıcı olarak görme yetisini düzelteceğini düşündüğü için lazer yöntemi ile gözlerini çizdirmek için davalı şirket bünyesindeki hastanede her iki gözüne Trans PRK tedavisi uygulandığını, yapılan işlemden sonra tekrardan yakını görememeye başladığını, bunun yanında bulanık görmeye başladığını, işlemi yapan doktora şikayetini dile getirdiğini, davalı doktorun işlemi yaparken yanlış uygulması yüzünden kalıcı hasar kaldığını, uygulanan tedavinin hatalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın 12.08.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı … Özel Göz Sağlığı Hizmetleri A.Ş. vekili, görev, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak davacının taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu, hastaya gerekli bilgilendirmelerin ve hastalığının tedavisinin yapıldığını, davacının daha sonra kontrollerine gelmediğini, davacının hipermetrop olmasının yanı sıra diğer gözünde de göz tembelliğinin olduğunu, davacının onam formunu imzalaması üzerine Trans PRK işleminin yapıldığını, ameliyatın başarılı geçmesine rağmen davacının önerilen kontrolleri ve tedaviyi yapmadığını, bu nedenle tam bir sonuç alınamadığını, tıbbi kayıtlarla tanı, ameliyat ve sonrası tedavinin gereği gibi yapıldığının sabit olduğunu, hiçbir eyleminin davacının manevi, elem ve ızdırabına neden teşkil etmediğini savunarak davanın usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini dilemiştir.

Davalı … vekili, görev, yetki ve zaman aşımı itirazında bulunarak, her türlü özen ve dikkatin gözetilerek gerekli işlemlerin yapıldığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddia ettiği gibi kornea yırtılmasının bulunmadığı, göz tembelliği bulunmadığı, hastaların göz numarasının tekrar geri dönebileceği hususunda bilgilendirilerek cerrahinin uygulandığı, Adli tıbbi uygulamalarda aydınlatılmış onamın yazılı olarak alındığı, bilgilendirme formunda, söz konusu işlemin hastanın sağlığı için taşıdığı risklerin (komplikasyonların) yer aldığı, dava konusu uygulanan tedavi sonrası ortaya çıkan komplikasyonların da söz konusu riskler içinde bulunduğu, dolayısıyla alınan rızanın tıbbi açıdan yeterli olduğu, davacı hastaya uygulanan operasyon nedeni ile davalı hekim ve hastanenin kusurlu bulunmadığı, davacı hastaya ayıplı bir hizmet sunulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF-

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla,İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, özellikle birbiriyle çelişmeyen raporlar, tedavi belgesi ve usulüne uygun onam formu kapsamına göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, dava ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak alınan bilirkişi raporlarının arasında çelişki bulunduğunu, alınan onam formunun usulüne uygun alınmadığını, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, malpraktis nedeniyle açılan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosyaya kazandırılan Aydınlatılmış Onam formunun yasal unsurları taşıdığının ve alınan bilirkişi rapoırlarındaki tespitlere göre davacının gözünde uygulanan işlem nedeniyle bir hasar oluşmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin