Kabul ve Kabule Arz: Hukuki Niteliği, Şekli ve Sonuçları

Giriş

Bu çalışma, kambiyo senetleri arasında özel bir yer tutan poliçe bakımından kabûl ve kabule arz kavramlarını Türkiye Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde sistematik, akademik ve uygulamaya dönük bir üslupla ele almaktadır. Amaç, uygulamada sıkça karşılaşılan sorunları TTK’nın ilgili maddeleri ışığında açık ve ayrıntılı şekilde ortaya koymak; kabule arzın kimler tarafından, nerede ve ne zaman yapılabileceği, kabul beyanının niteliği, şekli, kısmi kabul ile kabulden rücu gibi kavramların doğurduğu hukuki neticelerin tartışılmasını sağlamaktır. Metin, ayrıntıları atlamadan, uygulayıcı avukatlar ve akademisyenler için kaynak niteliğinde düzenlenmiştir.

1. Kabûl ve kabule arzın hukuki anlamı ve TTK düzenlemesi

Poliçede kabûl, muhatabın poliçe üzerindeki borcu üstlendiğini ifade eden tek taraflı, kayıtsız ve şartsız bir irade beyanıdır (TTK m.695, m.696). Kabule arz ise, hamilin veya poliçeyi elinde bulunduran diğer kişilerin muhataba poliçeyi göstererek kabul etmesini talep etmeleri işlemidir (TTK m.691). Kabule arz, hamile muhatabın kabulünü sağlamaya yönelik usul işlemidir; muhatabın kabulü ise kabul beyanının poliçe üzerine yazılması ve imzalanması ile gerçekleşir (TTK m.695/1).

2. Kabule arz edebilecek kişiler ve yetkili hamil kavramı

TTK m.691 hükmü gereğince poliçe, “hamil veya poliçeyi elinde bulunduran herkes” tarafından muhatabın yerleşim yerinde kabule arz edilebilir. Buradan iki önemli sonuç çıkar: (i) kabule arz işlemini esasen yetkili hamilin yapması beklenir; yetkili hamil, düzgün ciro zinciriyle hak sahibi olduğu anlaşılan kişidir; (ii) kabule arz edenin hak sahibi olup olmadığını muhatabın araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır; yani muhatabın kabule arz edenin gerçekten hak sahibi olup olmadığını araştırma borcu yoktur. Bu düzenleme, kambiyo senetlerinin tedavülünü kolaylaştırmayı amaçlar.

3. Kabule arzın yapılacağı yer ve zaman

TTK m.691’e göre kabule arz, mukim (yerleşim) yerde yapılmalıdır; ticaret yerinde böyle bir yer yoksa konuta ibraz esas alınır (TTK m.755). Kabule arzın zamanına ilişkin kurallar, poliçenin türüne göre farklılık gösterir:

  • Görüldüğünde ödenecek poliçeler (on demand): Kabule arz ve ödeme ibrazı iç içe geçmiştir; kabule arz yasaktır ve poliçe doğrudan ödenir.
  • Görüldükten belli süre sonra ödenecek vadeli poliçeler: Vade, muhatabın kabul tarihine göre belirlenir; bu yüzden bu tür poliçelerin kabule arz edilmesi zorunludur. Düzenleyenin kabule arz için süre tayin etmediği hallerde, keşide tarihinden itibaren bir yıl içinde kabule arz edilmesi gerekir; bu süre emredici olmayıp keşideci tarafından uzatılabilir veya kısaltılabilir; cirantalar ise yalnızca kısaltabilir. Kabule arz için öngörülen süreler ve bu sürelerin ihlali halinde doğacak hukuki sonuçlar özellikle uygulamada önem taşır.
  • Belirli tarihte ödenecek vadeli poliçeler: Vade tarihine kadar kabule arz edilebilir.

Kabule arzın yapılabileceği son tarih, poliçenin hüküm ve vasfına göre değişmekle birlikte örnek olarak belli bir poliçenin kabule arz edilebileceği son gün, vade tarihinden bir gün önce olarak hesaplanabilir (örneğin keşide: 01.01.2020, vade: 01.12.2020 ise kabule arz için son tarih 30.11.2020’dir).

4. Kabule arzın şekli ve kabul beyanının niteliği

Kabul, poliçe üzerine “kabul edilmiştir” veya eş anlamlı başka bir ibare yazılması ve muhatabın imzası ile gerçekleşir (TTK m.695/1). Kabul beyanı mutlaka yazılı olmalı; sözlü bir beyan kabul oluşturmaz. Ayrıca kabul beyanı, poliçenin ön yüzünde yazılıp imzalandığında doğrudan kabul hükmünü doğururken; arka yüzeye atılan yalnız imza beyaz ciro (alacak temlikine ilişkin işlem) sayılmakta, tek başına kabul niteliği taşımamaktadır. Öte yandan alonj poliçenin arka yüzünün devamı olarak görülebilse de kabul şerhinin esas olarak senet üzerinde, poliçenin gövdesinde gösterilmesinin hukukî güvenlik açısından tercih edildiği vurgulanmalıdır.

TTK m.696/1 hükmü, kabulün kural olarak kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini, ancak istisna olarak muhatabın poliçenin bir kısmını kabul edebileceğini (kısmi kabul) öngörür. Kısmi kabulün varlığı ve sınırları uygulamada tartışmaya açıktır; kabulün kayıtsız şartsız olma gereği kuralını etkilememek üzere, kısmi kabul hâllerinde kabul beyanının açık ve anlaşılır şekilde yazılmasının önemi büyüktür.

5. Kabule arz yasakları ve zorunluluk halleri

Düzenleyici ve cirantaların iradesiyle kabule arzın yasaklanması veya kabule arzın zorunlu hale getirilmesi mümkündür; ancak bu yetkiler sınırlıdır:

  • Kabule arzın yasaklanabileceği haller: Görüldüğünde ödenecek poliçelerde kabule arz genel olarak yasaktır. Bunun dışında keşideci, poliçenin kabule arzını süreli veya süresiz olarak yasaklayabilir (örneğin belirli bir tarihe kadar kabule arz yasağı). Cirantalar, düzenleyenin koyduğu kabule arz yasağını ortadan kaldıramazlar; dolayısıyla keşidecinin koyduğu kabule arz yasağı cirantalara karşı da etkilidir.
  • Kabule arzın zorunlu olduğu haller: Görüldükten belli süre sonra ödenecek vadeli poliçelerde kabule arz zorunludur; aynı şekilde düzenleyicinin veya cirantaların kabule arzı mecbur kılması da mümkündür. Ancak keşidecinin kabule arzı yasaklamış olması durumunda cirantaların bu yönde koyduğu kayıtların geçerliliği sınırlanır; aksi halde hamilin müracaat hakları bakımından sonuç doğurur.

Uygulamada, kabule arzın hem usul hem de süre bakımından doğru yapılmaması hamilin müracaat (rücu) haklarını etkileyebilir; özellikle kabule arzın zorunlu olduğu poliçelerde kabule arz yapılmadığında, hamil vade gelmeden müracaat borçlularına başvurma hakkını kaybedebilir.

6. Kabule arzın sonuçları: kabulün hukuki etkileri ve kabûlden rücu

Kabulün temel hukuki sonucu, muhatabın poliçe bedelini ödeme yükümlülüğünü kabullenmesi ve poliçenin asıl borçlusu haline gelmesidir. Kabul beyanı, muhatabın tek taraflı ve kayıtsız şartsız irade beyanıdır ve hamile ulaşıncaya kadar rücu edilebilir. Rücu hususunda dikkat edilmesi gerekenler:

  • Kabul beyanı yazıldıktan ancak hamile ulaşmadan önce muhatap bu beyanından rücu edebilir; kabul beyanının çizilmesi (silinmesi) kabule rücu anlamına gelir.
  • Hamil poliçeyi muhataba bırakmadan önce kabul şerhini yazdırmış ise, muhatabın rücu imkanının bulunmadığı; çünkü kabul beyanı hamile ulaşmıştır.
  • Poliçenin iade edilmediği sürece muhatabın kabul beyanını çizmesi muvakkat bir itiraz veya rücu olarak değerlendirilebilir; kabul beyanının ne zaman çizildiği konusunda kuşku varsa, poliçenin geri verilmesinden önce çizildiği yönünde adi bir karine vardır (ispat yükü ve deliller önemlidir). (TTK m.699 hükmü uygulamada kıymetlidir.)

Kısmi kabul durumunda ise, muhatap yalnızca kabul ettiği kısım için asıl borçlu konumuna gelir; kabul şerhinde açıkça belirtilmeyen kayıt veya şartlar kabulü bütünüyle yok sayılabilir.

7. Kabule arzın usulü ve ispat problemleri

Kabule arzın usulüne uygun olarak yapılması ve kabul beyanının poliçe üzerine yazılması ispat açısından belirleyicidir. Tarih konulması kural olarak zorunlu olmasa da; görüldükten belli süre sonra ödenecek poliçeler veya belirli bir süre içinde kabule arz edilmesi şart koşulan poliçelerde kabul şerhi ile birlikte tarihin yazılması gerekir; aksi halde hamil, kabule arz süresini ispatlamak için protesto veya tarih protestosu yapmak zorundadır (TTK m.705 ve ilgili hükümler). Bu durum, hamilin delil toplama yükümlülüğünü artırır ve uygulamada protestonun önemini ortaya koyar.

8. Araya girme suretiyle kabul (substitutive acceptance) ve etkileri

Araya girme suretiyle kabul, poliçe borçluları bakımından üçüncü kişilerce yapılan kabulü ifade eder ve iki şekilde gerçekleşir (TTK m.734): (i) düzenleyen, lehtar, cirantalar veya aval verenlerden birinin poliçeyi kabul edecek birini göstermesi; (ii) üçüncü kişinin veya bir poliçe borçlusunun, poliçe nedeniyle kendisine başvurulması halinde ödemeyi kabul edeceğini kendiliğinden teklif etmesi. Bu kabul türü, gerçek anlamda asıl kabul niteliği taşımamakta; araya giren kişi, poliçenin asıl borçlusu haline gelmez; yalnızca hamile ve lehine araya giren kimseye karşı sonraki borçlulara (ciranta, aval vb.) karşı sorumluluk doğurur. Araya girme suretiyle kabulün geçerliliği için kabule arzın yasaklı olmadığı durumlar aranır.

9. Pratik sonuçlar ve tavsiyeler için değerlendirme

Uygulamada kabule arz ve kabul işlemlerindeki usul hataları, hamilin rücu yollarını kısıtlayabilir veya delil toplama zorluğu doğurabilir. Bu nedenle pratikte dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  1. Kabule arz belgesi ve protesto: Kabule arz veya kabule arzın yapılmadığını gösterir delillerin toplanması (tarih protestosu, noter kayıtları) hamilin hak arama sürecinde hayati öneme sahiptir.
  2. Kabul beyanının şekli: Kabul beyanı poliçe üzerine açık olarak yazılmalı ve muhatapça imzalanmalıdır; arka yüz imzasına dayanarak kabul iddiasında bulunulmamalıdır.
  3. Kısmi kabul tespitleri: Kısmi kabul hâllerinde kabul beyanı açıkça belirtilmeli ve hangi kısmın kabul edildiği netleştirilmelidir. Aksi halde kayıtsız şartsız kabul kuralı uygulanır.
  4. Kabule arzın zorunlu olup olmadığının tespiti: Poliçenin türü (görüldüğünde ödenecek, görüldükten belli süre sonra ödenecek vb.) ve keşideci/ciro kayıtları incelenmelidir; kabule arz zorunlu ise sürelere riayet edilmelidir.
  5. Araya girme suretiyle kabulün sınırları: Bu kabul türünün asıl borçluluk doğurmadığı dikkate alınmalı; araya girenin sorumluluğu ve başvuru yolları değerlendirilmelidir.

Sonuç

Poliçede kabûl ve kabule arz rejimi, kambiyo hukukunun merkezi unsurlarından olup hem biçimsel hem de içeriksel kuralları bir arada barındırır. Kabulün şekli, kabule arzın zamanı ve yerinin doğru tespiti ile kabule ilişkin istisnaların ve yasakların doğru değerlendirilmesi, hamile ve muhataba ilişkin rücu haklarının korunması bakımından temel öneme sahiptir. Uygulamada hukuki güvenliği sağlamak için kabule arz ve kabul süreçlerinin usule uygun yürütülmesi, delillerin zamanında temin edilmesi ve gerekirse noter protestolarından yararlanılması şiddetle tavsiye edilir.


Anahtar kelimeler: poliçe kabule arzı, kabul beyanı, TTK m.691, TTK m.695, kısmi kabul, kabulden rücu, görüldükten belli süre sonra ödenecek poliçe, araya girme suretiyle kabul, kambiyo hukuku, kabule arz yasakları.

Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin