İşyeri Bildirim Yükümlülüğü ve Alt İşveren İlişkisi

1. Hükmün Metni ve Sistematize Edilmiş İçeriği

Kanun Metni

İşyerini bildirme

Madde 3 – Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

(Değişik ikinci fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz iş günü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. (Değişik beşinci cümle: 16/9/2014-6552/1 md.) İtiraz üzerine görülecek olan dava basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir. Kamu idarelerince bu raporlara karşı yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunludur. Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.[2][3]

(Ek fıkra:11/6/2003-4884/10 md.) Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir.

(Ek fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Madde 3’ün metni şu şekilde yapılandırılabilir:

  • Birinci fıkra: Bu Kanun’un kapsamına giren bir işyerini işverenin kurması, devralması, çalışma konusunun kısmen ya da tamamen değişmesi veya faaliyetinin sona ermesi – i.e., işyerinin kapanması hâllerinde – işverenin bir ay içinde bölge müdürlüğüne; işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, işin başlama veya işin bitme gününü, işyerinin çalışma konusunu, işverenin adını‑soyadını ya da unvanını, adresini ve varsa işveren vekilleri veya vekillerinin ad‑soyadlarını ve adreslerini bildirme yükümlülüğü getirir.

  • İkinci fıkra (değişik): Kanun’un 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkradaki bildirim hükümlerine uygun olarak işyerini tescil ettirmekle yükümlüdür. Tescile ilişkin işlemler, bölge müdürlüğü tarafından yapılır; bu tescile ait belgeler gerektiğinde iş müfettişleri tarafından incelenebilir. İnceleme sonucunda muvazaa işleminin tespiti halinde, gerekçeli müfettiş raporu işverene tebliğ edilir. Bu rapora tebliğ tarihinden itibaren otuz iş günü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine (birinci fıkraya göre) itiraz edilebilir. İtiraz üzerine görülecek dava basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkeme kararının temyizi hâlinde, Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir. Kamu idareleri tarafından da bu raporlara karşı yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunludur. Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş ya da mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise, tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

  • Ek fıkra (11 / 6 / 2003‑4884/10 md.): Şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı bölge müdürlüklerine gönderilir.

  • Ek fıkra (15 / 5 / 2008‑5763/1 md.): Asıl işveren‑alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

2. Hukuki Niteliği ve Amaç

Madde 3, işyeri bildirim yükümlülüğünün yanı sıra asıl işveren‑alt işveren ilişkisinin düzenlendiği önemli bir normdur. Burada amaç:

  • İşyerinin kayıt altına alınması ve iş müfettişliği denetiminin sağlanmasıdır.
  • Alt işverenlik ilişkisinin usulüne uygun kurulmasını temin etmek ve özellikle muvazaalı uygulamaların önüne geçmektir. Bu bağlamda, alt işverenlik ilişkisinin tescili ve buna ilişkin usulun açıkça düzenlenmesiyle “görünürde” alt işverenlik ilişkisi kurularak asıl işverenden kaçınma durumlarının engellenmesi hedeflenmiştir.
  • İşçilerin haklarının güvencesi açısından, alt işverenin kayıt dışı faaliyet yürütmesi ya da asıl işverenden sorumluluğun kaçırılması hâllerinde tescil işleminin iptali ve alt işveren işçilerinin baştan itibaren asıl işverenin işçileri sayılmasına ilişkin yaptırım öngörülmüştür.

3. Taraflar ve Bildirim Yükümlülüğü

İşverenin yükümlülüğü: Kanun kapsamına giren bir işyeri kuran, devralan, çalışma konusunu değiştiren ya da faaliyetine son veren işveren; belirtilen hususları bir ay içinde ilgili bölge müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.
Alt işverenin yükümlülüğü: Asıl işveren‑alt işveren ilişkisi altında iş alan alt işveren; asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte işyerini tescil ettirmek üzere bildirimde bulunmalıdır. Böylece alt işverenlik ilişkisinin kayıt altına alınması sağlanmaktadır.

4. Tescil, İnceleme ve Muvazaaya Yönelik Hükümler

Tescilin yapılması ardından iş müfettişleri tarafından belgelere dayanarak inceleme yapılabilir. İnceleme sonucunda, yapılan işlem muvazaalı (yani gerçek iradeye aykırı olup işçinin gerçek işvereni olan asıl işverenden gizlenmesi amaçlı) olarak tespit edilirse, gerekçeli müfettiş raporu düzenlenerek işverene tebliğ edilir. Bu noktada aşağıdaki süreç işletilir:
– Tebliğ edilen rapora karşı otuz iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz yapılabilir.
– Bu dava basit yargılama usulüne göre, dört ay içinde sonuçlandırılır.
– Mahkeme kararının temyizi hâlinde Yargıtay altı ay içinde kesin karar verir. halitatikosgb.com
– Otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş ya da mahkeme kararında muvazaalı işlemin tespiti onanmış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır. Lebib Yalkın Mevzuat
Bu yaptırım alt işveren işçilerinin sadece sözleşmesel görünümdekinden ziyade aslında asıl işverenin işçisi olarak değerlendirilmesini sağlar.

5. Bağlantılı Mevzuat ve Uygulama

– Madde 2’nin 6.  ve 7. fıkralarında, “işveren” ve “işyeri” tanımlarının yanı sıra asıl işveren‑alt işveren ilişkisinin tanımı yer alır. Dergipark
– Alt işverenlik ilişkisinin usulüne dair yönetmelik ile detaylandırılması hususu 2008 tarihli değişiklikle hükme bağlanmıştır.
– Doktrin ve içtihatlarda, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı sayılabilmesi yönünden çeşitli kriterler belirlenmiş; ayrıca tescil iptali ve işçilerin asıl işverenin işçisi sayılması hususunda Yargıtay kararları yer almaktadır. Ergür Hukuk Ofisi

6. Pratik Etkileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

– İşveren açısından bu maddeye uyulmaması durumunda idari yaptırımlar (örneğin işlem iptali, işçi haklarının asıl işverenden talebi) söz konusu olabilir.
– Alt işverenlik ilişkisi kurulmuş ise, yazılı sözleşme yapılması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi zorunludur. Yazılı alt işverenlik sözleşmesi olmayışı ya da bildirimde bulunulmaması, muvazaalı ilişki şüphesini artırır.
– İşçi haklarının korunması bakımından, alt işveren işçisinin asıl işverenin işçisi sayılması hâlinde, ücret farkı, sosyal haklar, toplu iş sözleşmesinden faydalanma gibi durumlar gündeme gelir.
– Hukuki risk yönetimi kapsamında işverenler, alt işveren ilişkisini düzenlerken bu maddeye uygun hareket etmeli, bildirim, tescil ve denetim süreçlerini dikkatle takip etmelidir.

7. Sonuç

Sonuç olarak, Madde 3’ün temel amacı, işletme düzeyinde iş yerlerinin ve iş ilişkilerinin kayıt altına alınması, alt işverenlik ilişkisinin usulüne uygun yürütülmesinin sağlanması ve işçilerin haklarının korunmasıdır. Bu bağlamda muvazaa hâllerine karşı güçlü bir yaptırım mekanizması getirilmiş olup, işverenler bu yükümlülüklere riayet etmekle yükümlüdür.


Anahtar Kelimeler: işyeri bildirim yükümlülüğü, asıl işveren‑alt işveren ilişkisi, tescil, muvazaa, iş müfettişliği, yazılı alt işverenlik sözleşmesi, bildirim süresi, işçinin asıl işverenin işçisi sayılması, 4857 İK m.3, basit yargılama usulü, Yargıtay kesinleşme süresi.


Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin