I. Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı (Madde 71)
1. Madde metni ve kapsamı
Madde 71, on beş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmasını mutlak olarak yasaklamaktadır. Ancak bu yasak, istisnaları da içermektedir: on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocuklar “bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde” çalıştırılabilirler. Ayrıca on dört yaşını doldurmamış çocuklar için de sınırlı bir imkân öngörülmüştür: “sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde, yazılı sözleşme yapmak ve her bir faaliyet için ayrı izin almak şartıyla” çalıştırılması mümkündür.
Devamında, çocuk ve genç işçilerin işe yerleştirilmelerinde ve çalıştırılabilecekleri işlerde güvenlik‑sağlık, bedensel/ruhî gelişim, kişisel yatkınlık ve yetenek gibi unsurların dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. Eğitime devam eden çocukların okula gitmelerine, meslekî eğitimlerine ve derslerini düzenli izlemelerine engel edilemeyeceği esas olarak belirlenmiştir.
Dördüncü fıkra değişikliğiyle; zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış ve örgün eğitime devam etmeyen çocukların günlük ve haftalık çalışma süreleri (“günde 7 saat, haftada 35 saat” gibi) ve sanat‑kültür‑reklam faaliyetinde çalışanların süreleri (“günde 5, haftada 30 saat”) sınırlandırılmış; eğitime devam eden çocuklara okul dönemi için “günde en fazla 2 saat, haftada 10 saat” gibi özel bir ölçüt getirilmiştir. Ayrıca bu maddeye ek fıkra olarak, sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinin kapsamı ve çalışma/dinlenme süreleri, çalışma ortamı ve şartları ile ücretin ödenmesine dair usul ve esasların bir yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
2. Hukuksal değerlendirme
Bu düzenleme, çocuk işçiliğinin önlenmesi bakımından pozitif koruma ilkesini yansıtmaktadır. Çalıştırma yaşı bakımından asgari sınır konulmuş; aynı zamanda eğitim‑öğrenim hakkının korunması ve çocuğun gelişim koşullarının öncelikli gözetilmesi zorunluluğu yer almıştır.
– On beş yaşını tamamlamamış çocukların çalıştırılması mutlak olarak yasaklanmıştır.
– On dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocukların çalışma imkânı, “hafif işlerde” ifadesiyle sınırlandırılmıştır. Bu ifade, işin niteliğinin çocuğun gelişimine zarar vermeyecek ölçüde olmasını gerektirir.
– On dört yaşını doldurmamış çocukların yalnızca sanat, kültür ve reklam gibi özel faaliyet alanlarında, yazılı sözleşme şartıyla ve her bir faaliyet için ayrı izin alınmak suretiyle çalıştırılabileceği öngörülmüştür. Bu istisna dahi oldukça sıkı koşullara bağlanmıştır.
– Çocuğun çalıştırılması öncesinde ve çalıştırılması süresince, eğitimine engel olunmaması, derslerini düzenli izleyebilmesi ve ilköğretimini tamamlamışsa meslekî eğitimine devam edebilmesi yükümlülüğü getirilmiştir.
– Açıkça, çocuk veya genç işçilerin işe alınmasında ve görevlerine yerleştirilmesinde “bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişme” kriterleri, “kişisel yatkınlık ve yetenek” unsurları ile güvenlik‑sağlık koşulları dikkate alınmalıdır. Böylece salt yaş ölçüsünden ziyade niteliksel değerlendirme zorunlu kılınmıştır.
– Yönetmelikle düzenlenecek hususlar için düzenleme yetkisi de tanınmıştır; bu da uygulamada esneklik sağlamaktadır.
3. Uygulama açısından dikkat edilmesi gereken hususlar
– İşverenler açısından, çalıştırılacak çocuğun yaşı, eğitime devam edip etmediği, okula kaydının olup olmadığı, çalışacağı işin “hafif iş” niteliği taşıyıp taşımadığı gibi kriterler önemlidir.
– Çocuğun velisi veya vasisi ile yazılı sözleşme yapılması; her bir faaliyet için izin alınması (özellikle on dört yaşını doldurmamış çocuklarda) şarttır.
– İşveren, çocuğun işe alınmadan önce ve çalıştırılma sürecinde işyeri hekiminin veya ilgili sağlık biriminin çocuğun çalışmaya uygun olduğuna ilişkin sağlık raporunu almalı ve altı ayda bir bu raporu yenilemelidir. ( Yönetmelik hükmü ) (iskanunu.com)
– Çalışma süresi bakımından yönetmelikle belirlenmiş sınırların aşılmaması gerekir: örneğin eğitim döneminde okula devam eden çocuk işçi için “günde en fazla 2 saat, haftada 10 saat” gibi ölçütler getirilmiştir. (LEXPERA)
– Eğitim dışı dönemlerde ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış ancak örgün eğitime devam etmeyen çocukların çalışma süresi “günde 7 saat, haftada 35 saat” gibi sınırlandırılmıştır; on‑beş yaşını tamamlamış çocuklar için bu süre “günde 8 saat, haftada 40 saat”e kadar çıkarılabilmektedir. (LEXPERA)
– Denetimin önemi büyüktür: İşverenin bu kurallara uymaması hâlinde hem idari yaptırımlar hem cezai sorumluluk doğabilmektedir. Örneğin, bir karar kapsamında Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 14 yaşındaki bir çocuğun tehlikeli işte çalıştırılması nedeniyle çıkan ölüm olayında işyeri sahibine verilen cezayı “az” bularak bozmuştur. (Anadolu Ajansı)
– Hafif iş tanımı, yönetmelikle belirlenecek olup değişkenlik gösterebilir; bu yüzden somut işin niteliğinin değerlendirilmesi gereklidir.
II. Yer ve su altında çalıştırma yasağı (Madde 72)
Madde 72, maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında çalışmayı gerektiren işlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek işçilerin ve her yaştaki kadın işçilerin çalıştırılmasını yasaklamaktadır.
Hukuki anlamı
– Bu hüküm, genç yaşta işçi çalıştırılmasının yüksek riskli iş kollarında doğurabileceği ciddi sağlık‑güvenlik tehlikeleri bakımından özel bir koruma öngörmektedir.
– Her yaştaki kadın işçinin de yer/su altında çalıştırılması yasaklanmış olması, kadın işçilerin fiziksel ve sağlık açısından daha riskli sayılan bu iş kollarından özel olarak korunmasını amaçlamaktadır.
– 4857 sayılı Kanun’un korunma‑önleme amaçlı düzenlemelerinden biri olan bu madde, iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri ile paralel olarak değerlendirilmelidir.
Uygulamada dikkat edilecekler
– İşverenler, yer ve su altında çalıştırma kapsamına giren iş kollarında çalışan personelin yaşını mutlaka kontrol etmelidir. On sekiz yaşını doldurmamışların bu işlerde çalıştırılması açıkça yasaktır.
– Kadın işçiler bakımından ise yaş sınırı yoktur; her yaşta kadın işçi açısından bu işler yasaktır. Dolayısıyla kadın işçi çalıştıracak işyeri, bu gibi işlerin yerine getirilmesini kadın işçilerin çalıştırılacağı şekilde planlamamalıdır.
– Bu yasağa aykırılık hâlinde ilgili işveren, hem İSG (iş sağlığı ve güvenliği) mevzuatı çerçevesinde idari yaptırımlara hem de ceza sorumluluğuna muhatap olabilir.
– İşin niteliği, risk içerip içermediği, yer/su altında yürütülüp yürütülmediği gibi etkenler değerlendirilmeli ve işin yer/su altında olması hâlinde doğrudan bu maddenin kapsamında olduğu tespit edilmelidir.
III. Gece çalıştırma yasağı (Madde 73)
1. Hüküm
Madde 73, sanayiye ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılmasını yasaklamaktadır. Ayrıca, onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Sağlık Bakanlığı görüşü alınarak çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenecektir.
2. Hukuksal değerlendirme
– Bu düzenleme, genç işçilerin gece çalışması nedeniyle karşılaşabileceği sağlık, güvenlik ve sosyal yaşam bakımından olumsuz sonuçları önlemeye yöneliktir.
– “Sanayiye ait iş” ifadesi, gece çalıştırma yasağının bulunduğu iş kolunu sınırlamaktadır; diğer iş kolları için özel düzenleme olabilecektir.
– Onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece çalıştırılması yalnızca yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara bağlıdır; yani mutlak yasak değildir ancak düzenleme getirilmiştir.
3. Uygulama açısından hususlar
– İşverenler, 18 yaşından küçük çalışanların gece mesaisinde çalıştırılmadığını kontrol etmeli; işyerindeki vardiya sistemlerini yaş bakımından uygun şekilde düzenlemelidir.
– Sanayiye ait işlerin tanımına dikkat etmek gerekir; örneğin üretim, imalat, montaj gibi işler sanayiye ait sayılabilir.
– Kadın işçilerle ilgili yönetmelik çıktığında, işverenin yönetmeliğe uyum sağlaması gerekecektir. Yönetmelik çıkarılmadan önce bu konuda genel olarak koruyucu düzenlemeler ve İSG önlemleri açısından dikkatli hareket edilmesi önerilir.
IV. Analık halinde çalışma ve süt izni (Madde 74)
1. Hüküm özetleri
Madde 74, kadın işçilerin doğum öncesi ve sonrası koruma sürelerini düzenlemektedir: doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süreyle çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde bu süreye iki hafta daha eklenmektedir. Ancak, işçinin isteği halinde ve sağlık durumunun uygun olması halinde doktor onayıyla doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabileceği, bu durumda çalışılan sürelerin doğum sonrası sürelere eklenebileceği imkânı öngörülmüştür.
Erken doğum ya da annenin ölümü hâlinde doğum sonrası kullanılamayan sürelerin bazen babaya verilmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Ayrıca, üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz haftalık analık hâli izni verilir.
Ek fıkra ile; doğum sonrası analık hâli izninin bitiminden itibaren, çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla kadın işçi (ya da üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçi) isteği halinde: birinci doğumda altmış gün, ikinci doğumda yüz yirmi gün, sonraki doğumlarda yüz seksen gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin verilebilir. Engelli doğan çocuk hâlinde bu süre üç yüz altmış gündür. Bu süreler işçinin sağlık durumu ve işin özelliğine göre hekim raporu ile artırılabilir. Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir; hekim raporu ile gerek görüldüğü takdirde hamile kadın işçi daha hafif işlerde çalıştırılır ve ücretinde indirim yapılamaz. İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik hâlinde onsekiz haftalık sürenin ardından altı aya kadar ücretsiz izin verilebilir. Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir; bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Madde hükmünün, iş sözleşmesiyle çalışan ve bu Kanun kapsamındaki veya dışındaki her türlü işçi için uygulanacağı açıkça ifade edilmiştir.
2. Hukuki değerlendirme
– Bu madde, kadın işçilerin doğum ve süt izni vasıtasıyla işyerindeki koruma hakkını düzenlemektedir. Hem doğum öncesi ve sonrası sürenin güvence altına alınması, hem de çocuk bakımına dönük bakım izni ve süt izni hükümleriyle iş‑özel yaşam dengesi ile koruma amaçlanmıştır.
– “Ücretsiz izin” hakkı, burada istisnaî bir hak olarak öngörülmüş olup işverenin onayı dışında işçi tarafından kullanılabilir; bu durum iş sözleşmesi kapsamında çalışmama hâlinde de hak olarak düzenlenmiştir.
– Süt izni gibi hükümlerde, işçinin çocukla kuracağı bağın korunması ve emzirmenin desteklenmesi temel amaçtır. Bu sürelerin günlük çalışma süresinden sayılması da işçinin ücretli çalışma süresindeki etkisini azaltmadan sağlanan bir korumadır.
– İşin özelliğine ve işçinin sağlık durumuna göre hekimin raporu ile sürelerin artırılabileceği hususu, esneklik yanında koruyucu yaklaşımı göstermektedir.
3. Uygulama açısından dikkat edilecekler
– İşverenler, kadın işçinin doğum öncesi ve sonrası sürelere ilişkin haklarını bilerek işyeri içi düzenlemeleri yapmalı; çalıştırma yasağı süresinde işçinin çalıştırılmaması gerekir (istisna doktor onayı ile çalıştırma imkânı hariç).
– Kadın işçiye verilen süt izni sürelerinin günlük çalışma süresinden sayılması iş sözleşmesi ve ücret açısından işverene ek yük getirmektedir; bu konuda işverenin ücret hesabını doğru yapması önemlidir.
– Ücretsiz izin hakkı kullanıldığında işçinin sosyal haklarının (özellikle kıdem, hizmet süresi vs) etkisi hususunda iş hukuku uygulaması açısından dikkat edilmelidir.
– İşyerinde hamile işçilerin daha hafif işlerde çalıştırılması ve ücret indirimi yapılmaması yükümlülüğü, işverenin İSG ve eşitlik yükümlülüklerini doğurmaktadır.
– Bu maddenin “her türlü işçi” için uygulanacağı hükmü, geçici işçiler, kısmi süreli işçiler, mevsimlik işçiler gibi farklı işçi türlerini de koruma kapsamına sokmaktadır.
V. Sonuç
4857 sayılı İş Kanunu’nun 71., 72., 73. ve 74. maddeleri; çocuk ve genç işçilerin korunması, yer/su altında ve gece çalıştırma yasağı, analık halinde koruma gibi iş hukukunun en kritik alanlarını düzenlemektedir. Bu hükümler, işveren‑işçi ilişkisinde özellikle koruma yaklaşımını öne çıkaran normlardır. Mevzuat‑uygulama ve içtihat bakımından dikkat edilmesi gereken hususlar; çalıştırma yaşının tespiti, işin niteliğinin hafif iş kriterine uygunluğu, eğitim hakkının engellenmemesi, çalışma sürelerine ve dinlenmelere uyulması, kadın işçilerin analık ve süt izni haklarının eksiksiz sağlanmasıdır. İhlaller hâlinde hem idari hem de cezai sorumluluk gündeme gelmektedir. Bu bağlamda işverenin ve işçinin yükümlülükleri ile işyeri uygulamalarının mevzuata uygunluğu büyük önem arz etmektedir.
Anahtar Kelime Bölümü
çalıştırma yaşı, çocuk işçi, genç işçi, hafif işler, zorunlu ilköğretim, sanat kültür reklam, yer altı su altı iş, gece çalıştırma, analık izni, süt izni, ücretsiz izin, iş sözleşmesi, Yargıtay içtihatları, iş hukuku, 4857 İş Kanunu, iş sağlığı güvenliği
İlgili Kanun Hükümleri
Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı
Madde 71 – (Değişik birinci fıkra: 4/4/2015-6645/38 md.) On beş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış olan çocuklar; bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler. On dört yaşını doldurmamış çocuklar ise bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde yazılı sözleşme yapmak ve her bir faaliyet için ayrı izin almak şartıyla çalıştırılabilirler.
Çocuk ve genç işçilerin işe yerleştirilmelerinde ve çalıştırılabilecekleri işlerde güvenlik, sağlık, bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişmeleri, kişisel yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır. Çocuğun gördüğü iş onun okula gitmesine, mesleki eğitiminin devamına engel olamaz, onun derslerini düzenli bir şekilde izlemesine zarar veremez.
Onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler bakımından yasak olan işler ile onbeş yaşını tamamlamış, ancak onsekiz yaşını tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin verilecek işler, on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri hafif işler, onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit işlerde çalıştırılabilecekleri ve çalışma koşulları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.[21][22]
(Değişik dördüncü fıkra: 4/4/2015-6645/38 md.) Zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış ve örgün eğitime devam etmeyen çocukların çalışma saatleri günde yedi ve haftada otuz beş saatten; sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde çalışanların ise günde beş ve haftada otuz saatten fazla olamaz. Bu süre, on beş yaşını tamamlamış çocuklar için günde sekiz ve haftada kırk saate kadar artırılabilir.
Okul öncesi çocuklar ile okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde iki saat ve haftada on saat olabilir. Okulun kapalı olduğu dönemlerde çalışma süreleri yukarıda dördüncü fıkrada öngörülen süreleri aşamaz.[23]
(Ek fıkra: 4/4/2015-6645/38 md.) Sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinin kapsamı, bu faaliyetlerde çalışacak çocuklara çalışma izni verilmesi, yaş grupları ve faaliyet türlerine göre çalışma ve dinlenme süreleri ile çalışma ortamı ve şartları, ücretin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Yer ve su altında çalıştırma yasağı
Madde 72 – Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında çalışılacak işlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların çalıştırılması yasaktır.
Gece çalıştırma yasağı
Madde 73 – Sanayie ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır.
Onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
Analık halinde çalışma ve süt izni
Madde 74 – Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/76 md.) Kadın işçinin erken doğum yapması halinde ise doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılır. (Ek cümleler: 29/1/2016-6663/22 md.) Doğumda veya doğum sonrasında annenin ölümü hâlinde, doğum sonrası kullanılamayan süreler babaya kullandırılır. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hâli izni kullandırılır.
(Ek fıkra: 29/1/2016-6663/22 md.) Birinci fıkra uyarınca kullanılan doğum sonrası analık hâli izninin bitiminden itibaren çocuğunun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla ve çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçi ile üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istekleri hâlinde birinci doğumda altmış gün, ikinci doğumda yüz yirmi gün, sonraki doğumlarda ise yüz seksen gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin verilir. Çoğul doğum hâlinde bu sürelere otuzar gün eklenir. Çocuğun engelli doğması hâlinde bu süre üç yüz altmış gün olarak uygulanır. Bu fıkra hükümlerinden yararlanılan süre içerisinde süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz.
Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.
Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.
Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.
İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. (Ek cümle: 29/1/2016-6663/22 md.) Bu izin, üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme hâlinde eşlerden birine veya evlat edinene verilir.Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.
(Ek fıkra: 29/1/2016-6663/22 md.) Bu madde hükümleri iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçi için uygulanır.
Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Bir Cevap Yazın