Son yıllarda sokaklarda elektrikli scooter kullanımı hızla artıyor. Bu durum beraberinde yepyeni hukuki sorunlar getiriyor. Kazaların sıklaşmasıyla scooter kazalarında kusur oranı kavramı karşımıza çıkıyor. Hukuki sınırların netleşmesi büyük bir zorunluluk oluşturuyor. Trafik kurallarına uymayan sürücüler ciddi bedensel zararlar doğuruyor. Ayrıca yayalar da yollarda büyük tehlike altında kalıyor. Bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu çok önemli düzenlemeler içeriyor. Hukuki sorumluluk ve cezai yaptırımlar mağduriyetleri önlemeyi amaçlıyor. Nitekim yasal çerçeveyi bilmek taraflara büyük avantaj sağlıyor. Çünkü doğru ve güncel bilgi hak kayıplarını doğrudan engelliyor.

Scooter Kazalarında Kusur Oranı ve Hukuki Sorumluluk
Scooter Kazalarında Kusur Oranı Tespiti
Kaza sonrasında bilirkişiler olayı her boyutuyla detaylıca inceliyor. Böylece scooter kazalarında kusur oranı açıkça ortaya çıkıyor. Uzmanlar kaza tespit tutanağını sürecin temeline alıyor. Ayrıca çevredeki kamera kayıtları ispat için büyük önem teşkil ediyor. Trafik polisleri olay yerinde kazanın ilk resmi tutanağını tutuyor. Sonrasında sigorta şirketleri veya mahkemeler bu oranları değerlendiriyor. Eğer taraflar kusur oranında anlaşamazsa süreci yargıya taşıyor. Hakimler dosya kapsamındaki tüm somut delilleri dikkatlice inceliyor. Kusur durumu çıkacak tazminat miktarını doğrudan ve derinden etkiliyor. Kimin ne kadar kuralları ihlal ettiği tüm sonucu değiştiriyor. Dolayısıyla sürücülerin trafik kurallarına harfiyen uyması gerekiyor. Aksi takdirde ağır maddi yükler ve cezalar ortaya çıkıyor.
Elektrikli Skuter ve Scooter Kazalarında Kusur Oranı
Kanun koyucu gelişen teknolojiye hızla uyum sağlıyor. Karayolları Trafik Kanunu elektrikli araçları açıkça tanımlıyor. Kanundaki net tanım hukuki uyuşmazlıkları çözüyor. Mevzuat.gov.tr sisteminde yer alan güncel tanım şu şekildedir:
Karayolları Trafik Kanunu Madde 3 – (Ek: 24/12/2020-7261/12 md.) Elektrikli skuter (e-skuter): Hızı en fazla 25 km/saate ulaşan, tekerlekli, ayak tahtası ve tutamağı olabilen, dikey bir direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanılan taşıtlardır.
Bu tanım araçların kullanım sınırlarını kesin çizgilerle belirliyor. Sürücülerin on beş yaşını tamamen doldurması şartı bulunuyor. Yaya yollarında yani kaldırımlarda scooter kullanmak kesinlikle yasaktır. Çünkü devlet yayaların güvenliğini her şeyin üstünde tutuyor. Bisiklet yolu varsa sürücüler sadece bu güvenli yolu kullanmalıdır. Bisiklet yolu yoksa taşıt yolunun en sağından gitmelidirler. Otoyollarda scooter kullanmak doğrudan trafik güvenliğini tehlikeye atıyor. Nitekim kural ihlali yapan taraf asli kusurlu sayılıyor.
Martı Kazalarında Hukuki Sorumluluk
Paylaşımlı scooter şirketleri kanunlar nezdinde özel yükümlülüklere sahiptir. Bu ticari şirketler araçların periyodik bakımını düzenli yapmalıdır. Aksi halde teknik arızalar korkunç kazalara sebep oluyor. Eğer kazanın asıl nedeni fren patlamasıysa şirket hukuki sorumluluk alıyor. Ancak bireysel kullanıcı hatalarında mevcut durum tamamen farklılaşıyor. Kullanıcı kırmızı ışıkta geçerse kanunen asli kusurlu sayılıyor. Türk Borçlar Kanunu haksız fiil sorumluluğunu detaylıca düzenliyor. Zarar veren kişi oluşan tüm zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Buna göre mağdur taraf karşı taraftan maddi tazminat talep ediyor. Ayrıca acı ve keder için manevi zararlarını da dava ediyor. Kısacası herkes kendi kusuru oranında hukuki bir bedel ödüyor.
Scooter Kazalarında Kusur Oranı ve Tazminat
Tazminat hesaplaması için öncelikle toplam maddi zarar miktarı netleşiyor. Ardından scooter kazalarında kusur oranı doğrudan devreye giriyor. Mahkeme toplam hesaplanan zararı kusur yüzdesiyle çarpıyor. Örneğin kaldırımdaki yayaya çarpan sürücü %100 tam kusurlu olabiliyor. Bu durumda yayanın tüm hastane masraflarını bizzat sürücü karşılıyor. Ayrıca yayanın iyileşme sürecinde çalışamadığı günlerin zararı da ekleniyor. Fakat yaya taşıt yoluna aniden atlarsa hukuki durum değişiyor. Burada ortak kusur veya yayanın tali kusuru tartışılıyor. Sonuç olarak mahkeme hakkaniyetli bir tazminat indirimi yapıyor. Hukuk sistemi her somut olayı kendi içinde özel değerlendiriyor. Hakkaniyet ilkesi adaletin sarsılmaz temelini oluşturuyor.
Ceza Hukuku Açısından Değerlendirme
Trafik kazaları sadece maddi ve hukuki bir boyut taşımaz. Aynı zamanda ciddi cezai yaptırımlar süreçte karşımıza çıkar. Yaralanmalı kazalarda doğrudan taksirle yaralama suçu oluşuyor. Türk Ceza Kanunu bu durumu çok açıkça hükme bağlıyor. İlgili kanun maddesi cezai yaptırımları kesin sınırlarla çiziyor.
Türk Ceza Kanunu Madde 89 – (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun şikayeti üzerine savcılık derhal adli soruşturma başlatıyor. Soruşturma aşamasında polisin aldığı ifadeler adli süreci yönlendiriyor. Eğer taraflar savcılıkta uzlaşırsa ceza davası tamamen düşüyor. Uzlaşma sağlanamazsa savcı asliye ceza mahkemesinde kamu davası açıyor. Mahkeme sanığın dosyadaki kusur durumuna göre nihai ceza veriyor.
Ölümlü Scooter Kazalarında Kusur Oranı Etkisi
Trafikte yaşanabilecek en vahim senaryo şüphesiz ölümlü kazalardır. Bu tür acı kazalarda taksirle adam öldürme suçu oluşuyor. Nitekim scooter kazalarında kusur oranı sanığın alacağı hapis cezasını belirliyor. Ceza hakimi hapis cezasını alt veya üst sınırdan tayin ediyor. Asli kusurlu sürücüler yargılama sonucunda genellikle cezaevine giriyor. Tali kusurlu sürücüler ise nispeten daha hafif idari cezalar alıyor. Ölen kişinin geride kalan yakınları destekten yoksun kalma tazminatı istiyor. Bu özel tazminat türü mahkemelerde oldukça yüksek meblağlara ulaşıyor. Dolayısıyla trafik kurallarının hayati ve kritik bir önemi bulunuyor. Hiçbir yere geç kalmak bir insan hayatından değerli değildir. Sürücülerin trafiğe çıkarken daima maksimum dikkatli ve öngörülü olması gerekiyor.
Kask ve Koruyucu Ekipman Kullanımı
Yönetmelik kask kullanımını kesin ve zorunlu bir şekilde emretmiyor. Ancak uzmanlar koruyucu ekipman kullanımını hayati bularak şiddetle öneriyor. Çünkü kaliteli kask takmak ölümcül tehlikeleri ciddi oranda azaltıyor. Kaza anında kafa yaralanmaları ve travmalar çok sık görülüyor. Hukuki açıdan sürücünün kask takmaması müterafik kusur yaratabiliyor. Yani mağdur kendi dikkatsizliğiyle zararını kendi eliyle artırıyor. Bu durumda hakim çıkacak tazminat miktarından kanuni indirim yapıyor. Ayrıca gece sürüşlerinde mutlaka reflektörlü fosforlu yelek giymek gerekiyor. Reflektörlü kıyafetler sürücünün görünürlüğünü trafikte maksimum seviyeye çıkarıyor. Böylece hızla arkadan gelen büyük araçlar scooter sürücüsünü erkenden fark ediyor. Güvenli sürüş kültürü kazaları önlemenin en temelini oluşturuyor.
Ticari Scooter Kazalarında Kusur Oranı
Kiralama hizmeti sunan şirketler araçların periyodik bakımlarını resmi olarak belgelemelidir. Fren sistemi arızalı bir kiralık araç kazaya resmen davetiye çıkarıyor. Olay yeri inceleme ekipleri kazalı aracın teknik durumunu araştırıyor. Scooter kazalarında kusur oranı belirlenirken bu teknik raporlar inceleniyor. Şirketin bakım ihmali kanıtlanırsa şirket zararın tamamını mağdura ödüyor. Uygulamadaki kullanıcı sözleşmeleri şirketleri sorumluluktan tamamen kurtarmıyor. Tüketiciyi koruyan emredici kanunlar tek taraflı haksız şartları geçersiz kılıyor. Bu nedenle şirketler müşteriye daima güvenli araç sunmak zorundadır. Aksi takdirde firmanın ticari itibarı zedeleniyor ve ağır tazminatlar ödeniyor. Yenilikçi ulaşım sistemleri asla insan güvenliğini göz ardı edemez.
Yol Kusurları ve İdarenin Sorumluluğu
Bazen trajik kazalar sürücü veya yaya hatasından hiç kaynaklanmıyor. Yoldaki derin çukurlar veya bozuk zeminler ani kazaya yol açıyor. Bu durumlarda doğrudan belediyelerin veya Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğu doğuyor. İdare hizmet kusuru ilkesi nedeniyle oluşan tüm zararları karşılıyor. Mağdur taraf hakkını aramak için idare mahkemesinde tam yargı davası açıyor. Dava sürecinde yolun anlık bakım durumu bilirkişilerce titizlikle inceleniyor. Eğer o yolda gerekli trafik uyarı levhaları yoksa idare suçlanıyor. Ayrıca şehirlerdeki bisiklet yollarının kanuni standarda uygun yapılması gerekiyor. Standart dışı dar yollar sürücülerin can güvenliğini doğrudan tehlikeye atıyor. İdarenin bu sorumluluğu idare hukukundaki kusursuz sorumluluk ilkelerine dayanıyor.
Scooter Kazalarında Kusur Oranı ve Emsal Kararlar
Yüksek mahkeme olan Yargıtay kararları yerel mahkemelere güçlü bir ışık tutuyor. Emsal kararlar Türk hukuk sisteminin sarsılmaz istikrarını sağlıyor. Örneğin Yargıtay yaya kaldırımında giden scooterı kaza anında tam kusurlu sayıyor. Başka bir emsal kararda bisiklet yolunu kullanmayan araç sürücüsü haksız bulunuyor. Scooter kazalarında kusur oranı yüksek yargının içtihatlarıyla günden güne netleşiyor. İlk derece hakimleri zor kararlar verirken bu emsal dosyaları inceliyor. Böylece ülke genelinde adil ve tutarlı hukuki bir standart oluşuyor. Adalet mekanizması masum mağdurun zararını eksiksiz ve hızlıca gidermeyi hedefliyor. Gelişen teknolojiye ve değişen alışkanlıklara hukuk sistemi hızla ayak uyduruyor. Kanunlar toplumsal yaşamı düzenlemek için günümüzde sürekli güncelleniyor.
Güvenli Ulaşım İçin Önleyici Adımlar
Önleyici hukuk anlayışı toplumsal sorunları doğmadan engellemeyi en başından heliyor. Güvenli sürüş ve trafik eğitimleri bu aşamada çok değerlidir. Sürücüler yasal trafik kurallarını taşıta binmeden önce detaylı bir şekilde öğrenmelidir. Gece sürüşlerinde aracın aydınlatma sistemleri tam ve eksiksiz çalışmalıdır. Hız sınırlarına uymak trafikteki ölümcül riskleri sıfıra yaklaştırıyor. Araçların mekanik ve fren kontrolleri sürüşten hemen önce muhakkak yapılmalıdır. Kulaklıkla yüksek sesli müzik dinlemek trafikte dikkati çok ciddi dağıtıyor. Trafikte daima tüm duyularımızla çevreyi dikkatlice izlememiz şarttır. Alınan küçük kişisel önlemler çok büyük ve geri dönülmez felaketlerin önüne geçiyor. Toplum olarak bilinçlenmek çok daha güvenli bir geleceği hep birlikte inşa ediyor.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Scooter kazasında yayaya çarparsam hapse girer miyim?
Yayanın yaralanma derecesi süreci belirliyor. Yaya şikayetçi olursa taksirle yaralama suçundan hakkınızda ceza davası açılıyor. Hapis cezası çıkabiliyor ancak genellikle para cezasına veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına çevriliyor.
2. Kiralık scooter freni tutmadığı için kaza yaptım, kim suçlu?
Araçta teknik bir arıza olduğu ispatlanırsa kiralama şirketi sorumlu oluyor. Durumu hemen tutanakla ve fotoğraflarla kayıt altına almanız gerekiyor. Şirkete karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız doğuyor.
3. Kazada ehliyetim olmadığı için kusurlu sayılır mıyım?
Elektrikli scooter kullanmak için herhangi bir ehliyet sınıfı gerekmiyor. Ehliyetsiz olmanız sizi otomatik olarak kazada kusurlu yapmıyor. Kusur tamamen olay anındaki trafik kuralları ihlallerinize göre belirleniyor.
4. Araç bana çarptı ve kaçtı, zararımı kim karşılayacak?
Çarpan aracın plakası tespit edilemezse devletin kurduğu Güvence Hesabı devreye giriyor. Güvence Hesabı bedensel zararlarınızı ve tedavi giderlerinizi yasal sınırlar çerçevesinde karşılıyor. Maddi hasarlar bu hesaptan talep edilemiyor.
5. 15 yaşından küçük çocuğum kazaya karıştı, aile olarak sorumluluğumuz nedir?
Kanunen 15 yaş altı çocukların scooter kullanması yasaktır. Çocuğunuz kazaya karışıp birine zarar verirse, aile gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği için doğan tüm maddi ve manevi zararlardan müştereken sorumlu tutuluyor.
elektrikli scooter, trafik kazası, kusur tespiti, karayolları trafik kanunu, haksız fiil, maddi tazminat, manevi tazminat, taksirle yaralama, taksirle öldürme, bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, değer kaybı, yaya hakları, bisiklet yolu, hız sınırı, trafik sigortası, rücu hakkı, idarenin sorumluluğu, hizmet kusuru, güvence hesabı, emsal karar, yargıtay içtihatları, önleyici hukuk, kask zorunluluğu, yaş sınırı
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–


Bir Cevap Yazın