6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunması amacıyla Aile Mahkemesinden talep edilen tedbir kararlarıdır. Aşağıda farklı olay kurgularına dayanan üç ayrı dilekçe örneği sunulmaktadır. Her biri 6284 sayılı Kanunun farklı maddelerine ve farklı şiddet türlerine dayanmaktadır.

Uzaklaştırma Kararı Talebi Dilekçesi – 6284 s. K. Hukuki Rehber
Örnek 1: Fiziksel Şiddet ve Tehdit Nedeniyle Uzaklaştırma Talebi
AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE
TALEPTE BULUNAN (MAĞDUR): [Adınız Soyadınız], T.C. Kimlik No: [Kimlik Numaranız], Adres: [Açık Adresiniz]
KARŞI TARAF (ŞİDDET UYGULAYAN): [Adı Soyadı], Adres: [Açık Adresi]
KONU: 6284 sayılı Kanun uyarınca önleyici tedbir kararı verilmesi ve karşı tarafın müvekkile yaklaşmaktan men edilmesi talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR VE AÇIKLAMALARIN ALTINDAKİ BAŞLIKLAR
A. Şiddetin Başlangıcı ve Tırmanma Süreci
Müvekkil ile karşı taraf arasında yaklaşık beş yıldır devam eden bir duygusal birliktelik bulunmaktadır. Bu sürecin ilk yılında herhangi bir olumsuzluk yaşanmamış olup taraflar arasında uyumlu bir ilişki söz konusu olmuştur. Ancak son iki yıl içerisinde karşı tarafın müvekkile yönelik davranışları belirgin biçimde değişiklik göstermiştir. Karşı taraf, özellikle ekonomik sıkıntılar yaşadığı dönemlerde agresif tutumlar sergilemeye başlamıştır. Bu tutumlar zamanla sözlü şiddete, akabinde ise fiziksel saldırılara dönüşmüştür.
Müvekkil, ilişkinin kurtarılması adına defalarca karşı tarafa anlayış göstermiş ve profesyonel destek alması yönünde telkinlerde bulunmuştur. Buna rağmen karşı tarafın şiddet eğilimi giderek artmış ve kontrol edilemez bir hal almıştır. Müvekkil, yaşadığı korku ve endişe nedeniyle sosyal çevresinden uzaklaşmış ve içine kapanık bir ruh haline bürünmüştür. Karşı tarafın öfke patlamaları, müvekkilin günlük yaşamını sürdüremez hale gelmesine yol açmıştır.
B. Son Şiddet Olayının Meydana Gelişi
Son olay, 15.07.2026 tarihinde saat 22:30 sıralarında müvekkilin ikamet ettiği evde meydana gelmiştir. Karşı taraf, alkollü vaziyette müvekkilin evine izinsiz olarak girmiş ve müvekkile yönelik ağır hakaretlerde bulunmaya başlamıştır. Müvekkilin kendisini sakinleştirme çabaları karşı tarafın daha da öfkelenmesine neden olmuştur. Karşı taraf, salon içerisinde bulunan cam sehpayı yumruklayarak kırmış ve müvekkilin üzerine yürümüştür.
Müvekkil, bu esnada büyük bir panik yaşamış ve kendisini banyoya kilitleyerek 112 Acil Çağrı Merkezini aramıştır. Olay yerine gelen kolluk kuvvetleri karşı tarafı evden uzaklaştırmıştır. Müvekkil, aynı gece en yakın hastanenin acil servisine başvurarak kolunda oluşan morluklara ilişkin adli rapor aldırmıştır. Bu rapor dilekçemiz ekinde sayın mahkemeye sunulmaktadır. Olaya ilişkin polis tutanağı da mevcut olup celbi talep edilmektedir.
C. Şiddetin Müvekkil Üzerindeki Psikolojik Etkileri
Yaşanan bu olaylar müvekkil üzerinde derin psikolojik tahribata yol açmıştır. Müvekkil, gece uykularından ağlayarak uyanmakta ve sürekli tetikte hissetmektedir. Karşı tarafın her an gelebileceği korkusu, müvekkilin ev içindeki hareketlerini dahi kısıtlamaktadır. Müvekkil, pencere ve kapıları sürekli kontrol etme ihtiyacı hissetmekte ve yalnız kalmaktan yoğun kaygı duymaktadır.
Bu psikolojik baskı, müvekkilin iş hayatını da olumsuz etkilemektedir. Müvekkil, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon bozukluğu nedeniyle iş yerinde verimli çalışamamaktadır. Ayrıca karşı tarafın iş yerine gelebileceği endişesiyle mesai saatleri içinde dahi huzursuzluk yaşamaktadır. Müvekkil, yaşadığı travma sebebiyle psikolojik destek almaya başlamıştır. Psikolog raporları da sayın mahkemeye ibraz edilecektir.
D. Koruma Tedbirinin Zorunluluğu ve Aciliyeti
Karşı tarafın şiddet eğilimi göz önüne alındığında, ivedilikle koruma tedbirine karar verilmesi hayati önem taşımaktadır. Müvekkilin can güvenliği, mevcut koşullar altında ciddi biçimde tehdit altındadır. Karşı tarafın olay sonrası gönderdiği tehdit içerikli mesajlar da bu tehlikenin boyutunu gözler önüne sermektedir. Bu mesajların dökümü dilekçemiz ekinde delil olarak sunulmaktadır.
6284 sayılı Kanunun 3. maddesi, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişinin talebi üzerine hâkime geniş yetkiler tanımaktadır. Kanun koyucu, bu tür durumlarda mağdurun korunmasını esas almıştır. Delillerin tam olarak toplanması beklenmeden dahi tedbir kararı verilebilmesi mümkündür. Sayın mahkemeden, müvekkilin yaşadığı bu ağır şiddet ortamına son verilmesi amaçlanmaktadır.
E. Karşı Tarafın Şiddet Geçmişi ve Mevcut Risk
Karşı tarafın şiddet eğilimi yalnızca müvekkile yönelik olmayıp geçmişte de benzer vakalara karıştığı bilinmektedir. Müvekkilin öğrendiği kadarıyla karşı taraf, önceki partnerine karşı da benzer fiillerde bulunmuştur. Bu durum, karşı tarafın yerleşik bir şiddet davranışına sahip olduğunu göstermektedir. Karşı tarafın pişmanlık belirtisi göstermemesi ise riskin devam ettiğine işaret etmektedir.
Ayrıca karşı tarafın ruhsatsız silah bulundurduğuna dair müvekkilin duyumları mevcuttur. Bu husus, tehlikenin boyutunu artıran vahim bir unsurdur. Sayın mahkemeden, bu somut risk faktörleri değerlendirilerek en geniş kapsamlı koruma tedbirine karar verilmesi talep edilmektedir. Müvekkilin güvenli bir yaşam sürebilmesi için karşı tarafın tüm iletişim kanallarının kesilmesi elzemdir.
Özetle, müvekkil, karşı tarafın sistematik fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kalmış olup son olayla birlikte can güvenliği ciddi tehlike altına girmiştir. Karşı tarafın şiddet eğilimi, geçmiş vakalar ve tehdit mesajları somut risk oluşturmaktadır. Bu nedenle, 6284 sayılı Kanun uyarınca ivedilikle koruyucu ve önleyici tedbir kararlarına hükmedilmesi zorunluluk arz etmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 3, 4, 5; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 25; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 vd.; ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER:
- [Hastane Adı] Acil Servis Adli Raporu (Tarih: 15.07.2026)
- Kolluk Olay Tutanağı
- Tehdit İçerikli Mesaj Dökümleri
- Tanık Beyanları (Komşular, iş arkadaşları)
- Psikolog Raporu
- Karşı Tarafın Sabıka Kaydı (Celbi talep olunur.)
- Gerektiğinde her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) 6284 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca, karşı tarafın müvekkile, müvekkilin ikametgâhına, iş yerine, aracına ve müvekkilin bulunabileceği her türlü sosyal ortama en az 500 metre mesafeden yaklaşmaktan men edilmesine,
2-) Karşı tarafın müvekkili her türlü iletişim aracıyla (telefon, mesaj, sosyal medya, e-posta, üçüncü kişiler vasıtasıyla) rahatsız etmesinin yasaklanmasına,
3-) Karşı tarafın müvekkilin konutuna, iş yerine ve eklentilerine yaklaşmamasına ve buralara herhangi bir surette zarar vermemesine,
4-) 6284 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca müvekkilin kimlik ve diğer bilgilerinin gizli tutulmasına, gerekmesi halinde geçici koruma altına alınmasına,
5-) Tedbir kararına aykırılık halinde 6284 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca zorlama hapsine tabi tutulacağının karşı tarafa ihtar edilmesine,
6-) Koruma süresinin asgari 6 ay olarak belirlenmesine,
7-) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Tarih: [Gün/Ay/Yıl]
Mağdur
[Adınız Soyadınız]
İmza
Örnek 2: Israrlı Takip (Stalking) Nedeniyle Uzaklaştırma Talebi
AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE
TALEPTE BULUNAN (MAĞDUR): [Adınız Soyadınız], T.C. Kimlik No: [Kimlik Numaranız], Adres: [Açık Adresiniz]
KARŞI TARAF (ŞİDDET UYGULAYAN): [Adı Soyadı], Adres: [Açık Adresi]
KONU: 6284 sayılı Kanun uyarınca ısrarlı takip mağduru müvekkilin korunması amacıyla önleyici ve koruyucu tedbir kararları verilmesi talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR VE AÇIKLAMALARIN ALTINDAKİ BAŞLIKLAR
A. Taraflar Arasındaki İlişkinin Niteliği ve Sonlanması
Müvekkil ile karşı taraf arasında kısa süreli bir arkadaşlık ilişkisi yaşanmıştır. Bu arkadaşlık, müvekkilin talebi üzerine yaklaşık sekiz ay önce sonlandırılmıştır. Müvekkil, karşı tarafın baskıcı ve kontrolcü tavırları nedeniyle ilişkiyi sürdüremeyeceğini açıkça ifade etmiştir. Ancak karşı taraf bu ayrılığı bir türlü kabullenmemiş ve müvekkili rahatsız etmeye başlamıştır.
İlişkinin sona ermesinden itibaren karşı taraf, müvekkilin hayatını sistematik biçimde takip etmeye başlamıştır. Müvekkil, karşı tarafın bu davranışlarından duyduğu rahatsızlığı defalarca açık ve net ifadelerle dile getirmiştir. Buna rağmen karşı taraf, müvekkille yeniden görüşme konusunda ısrarcı olmuştur. Hatta karşı taraf, müvekkilin sosyal medya hesaplarından sahte profillerle takip girişimlerinde bulunmuştur.
B. Israrlı Takip Eylemlerinin Kapsamı ve Sıklığı
Karşı tarafın takip eylemleri, son altı aydır müvekkilin hayatını çekilmez hale getirmiştir. Müvekkilin evinin önünde saatlerce beklemekte ve müvekkilin her hareketini gözetlemektedir. Müvekkil işten eve döndüğünde karşı tarafı apartman girişinde görmektedir. Bu durum, müvekkil üzerinde sürekli izlendiği hissini yaratmıştır. Karşı taraf, müvekkilin iş yerinin önüne de sıklıkla gelmektedir.
Ayrıca karşı taraf, müvekkile günde onlarca kez mesaj ve arama yoluyla ulaşmaya çalışmaktadır. Müvekkilin numarasını engellemesine rağmen farklı hatlardan aramaya devam etmektedir. Gönderdiği mesajlarda müvekkile karşı duygusal ifadeler ve zaman zaman tehditkâr söylemler kullanmaktadır. Tüm bu arama ve mesaj kayıtları dilekçemiz ekinde sunulmakta olup karşı tarafın ısrarlı takibini açıkça ortaya koymaktadır.
C. Israrlı Takibin Müvekkilin Yaşam Kalitesine Etkisi
Karşı tarafın bu sistematik takip faaliyetleri müvekkilin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürmüştür. Müvekkil, evinden çıkarken ve işe giderken sürekli korku ve endişe hissetmektedir. Hafta sonları dışarı çıkmaya çekinmekte ve sosyal etkinliklerini iptal etmek zorunda kalmaktadır. Arkadaşlarıyla buluştuğunda dahi karşı tarafın onları da rahatsız edebileceği endişesini taşımaktadır.
Müvekkil, bu süreçte uyku ve iştah bozukluğu gibi fiziksel belirtiler yaşamaya başlamıştır. Sürekli tetikte olma hali, müvekkili mental olarak yıpratmış ve tükenmişlik hissine yol açmıştır. Aile hekimi tarafından anksiyete bozukluğu teşhisi konulmuş ve ilaç tedavisine başlanmıştır. Bu tıbbi kayıtlar da sayın mahkemeye delil olarak sunulacaktır. Müvekkil, kendi evinde dahi huzurla oturamaz hale gelmiştir.
D. Hukuki Korumanın Gerekliliği ve Kapsamı
Israrlı takip, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet türü olarak kabul edilmektedir. Kanunun 2. maddesinde tanımlanan şiddet kavramı, fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik ve duygusal baskıyı da içermektedir. Karşı tarafın eylemleri, müvekkil üzerinde sürekli bir psikolojik baskı oluşturmaktadır. Bu baskı, müvekkilin ruh sağlığını bozmuş ve günlük yaşamını altüst etmiştir.
Sayın mahkemeden, müvekkilin güvenliğinin sağlanması için kapsamlı tedbir kararları verilmesi talep edilmektedir. Özellikle karşı tarafın müvekkilin konutuna, iş yerine ve sosyal alanlarına yaklaşmasının engellenmesi gerekmektedir. Ayrıca her türlü iletişim aracıyla rahatsız etmesinin yasaklanması elzemdir. Tedbire aykırılık halinde zorlama hapsinin uygulanacağı hususu karşı tarafa bildirilmelidir.
E. Alınan Önlemlerin Yetersizliği ve Mevcut Risk
Müvekkil, hukuki yollara başvurmadan önce sorunu kendi imkânlarıyla çözmeye çalışmıştır. Karşı tarafı defalarca uyarmış, telefon numarasını değiştirmiş, sosyal medya hesaplarını kapatmıştır. Hatta bir dönem geçici olarak başka bir şehirdeki ailesinin yanına taşınmak zorunda kalmıştır. Ancak tüm bu önlemlere rağmen karşı tarafın takip eylemleri sona ermemiştir.
Karşı taraf, müvekkilin yeni telefon numarasını dahi ele geçirmiş ve rahatsız etmeye devam etmiştir. Bu durum, karşı tarafın müvekkile ulaşma konusundaki kararlılığını ve tehlikenin boyutunu açıkça göstermektedir. Artık müvekkilin bireysel çabalarıyla bu durumun üstesinden gelmesi mümkün değildir. Devletin koruyucu mekanizmalarının devreye girmesi ve caydırıcı tedbirlerin alınması zorunlu hale gelmiştir.
Özetle, karşı tarafın ısrarlı takip eylemleri müvekkilin ruh sağlığını bozmuş, yaşam kalitesini düşürmüş ve güvenlik endişesi yaratmıştır. Müvekkil kendi başına aldığı tüm önlemlere rağmen bu durumu sonlandıramamıştır. Bu sebeple, 6284 sayılı Kanun çerçevesinde sayın mahkemeden koruma talep edilmesi zarureti doğmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 1, 2, 3, 4, 5; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 123/A; ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER:
- Telefon Arama ve Mesaj Kayıtları (HTS Raporu)
- Sosyal Medya Etkileşimlerinin Ekran Görüntüleri
- Tanık Beyanları (Komşular, iş arkadaşları, aile bireyleri)
- Aile Hekimi Tıbbi Kayıtları ve Reçeteler
- Müvekkilin Telefon Numarası Değişikliğine Dair Operatör Kayıtları
- Karşı Tarafla Yapılan Uyarı Yazışmalarının Dökümleri
- Gerektiğinde her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) 6284 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca, karşı tarafın müvekkile, müvekkilin konutuna, iş yerine ve müvekkilin bulunabileceği her türlü ortama en az 500 metre mesafeden yaklaşmaktan men edilmesine,
2-) Karşı tarafın müvekkili telefon, mesaj, sosyal medya, e-posta ve sair her türlü iletişim aracıyla rahatsız etmesinin kesin olarak yasaklanmasına,
3-) Karşı tarafın müvekkilin konutunun, iş yerinin ve aracının bulunduğu bölgelerde dolaşmasının engellenmesine,
4-) 6284 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca, müvekkilin kimlik bilgilerinin ve adresinin gizli tutulmasına, gerekmesi halinde geçici koruma altına alınmasına,
5-) Tedbir kararının ihlali halinde 6284 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca karşı taraf hakkında zorlama hapsine karar verileceğinin ihtar edilmesine,
6-) Koruma süresinin asgari 6 ay olarak belirlenmesine,
7-) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Tarih: [Gün/Ay/Yıl]
Mağdur
[Adınız Soyadınız]
İmza
Örnek 3: Ekonomik Şiddet ve Psikolojik Baskı Nedeniyle Uzaklaştırma Talebi
AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE
TALEPTE BULUNAN (MAĞDUR): [Adınız Soyadınız], T.C. Kimlik No: [Kimlik Numaranız], Adres: [Açık Adresiniz]
KARŞI TARAF (ŞİDDET UYGULAYAN): [Adı Soyadı] (Eski Eş), Adres: [Açık Adresi]
KONU: Boşanma sonrası devam eden ekonomik ve psikolojik şiddet nedeniyle 6284 sayılı Kanun uyarınca koruyucu ve önleyici tedbir kararları verilmesi talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR VE AÇIKLAMALARIN ALTINDAKİ BAŞLIKLAR
A. Boşanma Süreci ve Şiddetin Sürekliliği
Müvekkil ile karşı taraf arasındaki evlilik, [Ay/Yıl] tarihinde kesinleşen mahkeme kararıyla sona ermiştir. Evlilik birliği içinde de karşı tarafın müvekkile yönelik psikolojik baskıları mevcut olmuştur. Boşanma davası sürecinde bu baskılar daha da artmış ve müvekkilin sosyal çevresiyle bağları zayıflatılmaya çalışılmıştır. Mahkeme, boşanmaya karşı tarafın ağır kusuruyla hükmetmiştir.
Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından karşı tarafın şiddet eylemleri sona ermemiştir. Hatta karşı taraf, boşanmayı bir yenilgi olarak gördüğü için müvekkile yönelik husumeti artmıştır. Müvekkile nafaka ödemek istememekte ve sürekli olarak müvekkilin ekonomik durumunu zora sokacak davranışlarda bulunmaktadır. Karşı taraf, müşterek çocukların velayeti konusunda da müvekkili tehdit etmektedir.
B. Ekonomik Şiddetin Somut Görünümleri
Karşı taraf, mahkemece hükmedilen yoksulluk nafakasını düzenli olarak ödememekte ve müvekkili ekonomik açıdan mağdur etmektedir. Müvekkil, nafakanın tahsili için her ay icra takibi başlatmak zorunda kalmaktadır. Bu durum müvekkil açısından hem maddi hem de manevi bir yük oluşturmaktadır. Karşı taraf bilinçli olarak geç ödeme yapmakta ve müvekkilin bütçe planlamasını altüst etmektedir.
Ayrıca karşı taraf, müvekkilin çalışma hayatına zarar vermeye yönelik eylemlerde bulunmaktadır. Müvekkilin iş yerini arayarak asılsız şikâyetlerde bulunmakta ve müvekkili işverenine karşı zor duruma düşürmektedir. Geçtiğimiz ay müvekkilin çalıştığı şirkete gelerek müvekkil hakkında mesnetsiz iddialarda bulunmuştur. Bu olay iş yerinde müvekkilin itibarını zedelemiş ve iş akdinin feshedilme riskini doğurmuştur. Olaya ilişkin iş yeri kamera kayıtları ve tanık beyanları mevcuttur.
C. Psikolojik Şiddet ve Tehdit Unsuru
Karşı taraf, müvekkile yönelik psikolojik şiddeti sistematik biçimde sürdürmektedir. Müşterek çocukların velayetini kullanarak müvekkili sürekli tehdit etmektedir. Çocukları bir daha göremeyeceğini, onları müvekkilden koparacağını söylemekte ve müvekkilin en hassas noktasından baskı kurmaktadır. Bu söylemler müvekkil üzerinde ağır bir psikolojik yük oluşturmaktadır.
Karşı taraf, ayrıca müvekkilin yeni hayatına müdahale etmekte ve özel yaşamını sürekli sorgulamaktadır. Müvekkilin arkadaşlık ilişkilerini takip etmekte ve bu kişiler hakkında müvekkile aşağılayıcı ifadeler kullanmaktadır. Telefon görüşmelerinde ve mesajlarda ağır hakaretler etmekte, müvekkilin özgüvenini zedelemeye çalışmaktadır. Tüm bu eylemler, 6284 sayılı Kanun anlamında psikolojik şiddet teşkil etmektedir.
D. Müvekkilin Korunma İhtiyacının Aciliyeti
Müvekkil, karşı tarafın sistematik ekonomik ve psikolojik şiddeti karşısında çaresiz kalmıştır. Kendi başına aldığı önlemler sonuç vermemiş ve şiddet döngüsü devam etmiştir. Karşı tarafın eylemleri her geçen gün şiddetini artırmakta ve müvekkilin güvenliğini tehdit etmektedir. Özellikle iş yerinde yaşanan olay, fiziksel şiddete dönüşme riskini de beraberinde getirmektedir.
6284 sayılı Kanun, yalnızca fiziksel şiddeti değil, ekonomik ve psikolojik şiddeti de koruma kapsamına almıştır. Kanunun amacı, şiddet mağdurlarının her türlü şiddetten korunmasını sağlamaktır. Müvekkilin durumu tam da bu koruma mekanizmasının devreye girmesini gerektirmektedir. Sayın mahkemeden, müvekkilin güvenliğini ve ekonomik bağımsızlığını koruyacak tedbirlere hükmedilmesi talep edilmektedir.
E. Delil Durumu ve Hukuki Dayanaklar
Müvekkilin maruz kaldığı şiddet, somut delillerle sabittir. Karşı tarafın ödeme yapmadığını gösteren banka kayıtları ve icra takip dosyaları ekonomik şiddeti ispatlamaktadır. Hakaret içeren mesaj kayıtları ve sesli arama dökümleri psikolojik şiddetin varlığını ortaya koymaktadır. İş yerindeki olaya ilişkin kamera kayıtları ve tanık ifadeleri de tehdit boyutunu göstermektedir.
Tüm bu deliller, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri verilmesi için yeterlidir. Hatta kanunun aradığı makul şüphe ölçütünün çok ötesinde, şiddetin varlığı açıkça ispatlanmış durumdadır. Sayın mahkemeden, müvekkilin korunması ve şiddet döngüsünün kırılması için gerekli tedbirlerin alınması talep edilmektedir.
Özetle, müvekkil, boşanma sonrası karşı tarafın sistematik ekonomik ve psikolojik şiddetine maruz kalmakta olup iş yeri ve özel hayatı ciddi tehdit altındadır. Nafakanın ödenmemesi, iş yerinde asılsız şikâyetlerde bulunulması ve çocuklar üzerinden tehdit edilmesi, 6284 sayılı Kanun çerçevesinde koruma tedbirini zorunlu kılmaktadır.
HUKUKİ SEBEPLER: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 1, 2, 3, 4, 5; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 106, 123, 125; ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER:
- Boşanma Kararı ve Gerekçeli Karar Sureti
- Nafaka Alacağına İlişkin İcra Takip Dosyaları
- Banka Hesap Hareketleri (Eksik ve Geç Ödemeleri Gösterir)
- Hakaret ve Tehdit İçerikli Mesaj Kayıtları
- İş Yeri Kamera Kayıtları
- İş Yeri Çalışanlarının Tanık Beyanları
- Müvekkilin Psikolojik Destek Aldığına Dair Uzman Raporu
- Gerektiğinde her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) 6284 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca, karşı tarafın müvekkile, müvekkilin konutuna, iş yerine ve müvekkilin bulunabileceği her türlü ortama en az 500 metre mesafeden yaklaşmaktan men edilmesine,
2-) Karşı tarafın müvekkili her türlü iletişim aracıyla (telefon, mesaj, sosyal medya, e-posta) rahatsız etmesinin ve üçüncü kişiler aracılığıyla mesaj göndermesinin yasaklanmasına,
3-) Karşı tarafın müvekkilin iş yerine ve iş yeri çevresine yaklaşmasının, işvereniyle veya iş arkadaşlarıyla müvekkil hakkında görüşmesinin engellenmesine,
4-) Karşı tarafın, müşterek çocukların velayeti veya kişisel ilişki tesisi konularında müvekkili tehdit etmekten men edilmesine,
5-) 6284 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca, müvekkilin kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulmasına,
6-) Tedbir kararına aykırılık halinde 6284 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca zorlama hapsine karar verileceğinin karşı tarafa ihtar edilmesine,
7-) Koruma süresinin asgari 6 ay olarak belirlenmesine,
😎 Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Tarih: [Gün/Ay/Yıl]
Mağdur
[Adınız Soyadınız]
İmza
Hukuki Değerlendirme ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Uzaklaştırma kararı talebi, 6284 sayılı Kanunun en önemli koruma mekanizmalarından biridir. Kanun, yalnızca kadınları değil; çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru herkesi koruma kapsamına alır. Dilekçenin Aile Mahkemesine hitaben yazılması gerekir. Yetkili mahkeme, mağdurun yerleşim yeri veya şiddetin gerçekleştiği yer Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulması gerektiği unutulmamalıdır.
Başvuru sırasında harç ödenmez ve resmi masraf alınmaz. Bu durum, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir yansımasıdır. Kanun, delil sunma zorunluluğunu esnetmiş olup makul şüphe yeterli kabul edilir. Yine de somut olayda mevcut tüm delillerin (rapor, mesaj, kamera kaydı, tanık isimleri) eksiksiz sunulması, talebin kabulünü kolaylaştırır. Tanık deliline dayanılacaksa tanığın adı, soyadı ve adresi açıkça yazılmalıdır.
Tedbir kararının süresi, talep dilekçesinde belirtilmelidir. Kanun, hâkime geniş bir takdir yetkisi tanımıştır. Genellikle 3 ila 6 ay arasında koruma süresi verilmekte ve süre sonunda talep halinde uzatılmaktadır. Karşı tarafın tedbire aykırı davranması halinde, 6284 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca zorlama hapsi uygulanır. Bu hapsin süresi, aykırılığın tekrarına bağlı olarak otuz güne kadar çıkabilir. Dilekçede bu hususun özellikle belirtilmesi, karşı taraf üzerinde caydırıcı etki yaratması bakımından önemlidir.
KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
Uzaklaştırma Kararı Talebi: 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Kapsamlı Hukuki Rehber
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 2012 yılında yürürlüğe girmiş ve Türk hukukunda şiddetle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Uzaklaştırma kararı talebi, bu kanunun merkezinde yer alan en etkili koruma araçlarından biridir. Kanun koyucu, şiddet mağdurlarının hızlı ve etkili biçimde korunmasını hedeflemiştir. Bu nedenle başvuru sürecinde bürokratik engeller en aza indirilmiştir.
Kanunun kapsamı oldukça geniş tutulmuştur. Yalnızca evli kadınlar değil; nişanlılar, boşanmış eşler, birlikte yaşayanlar ve ısrarlı takip mağduru herkes bu korumadan yararlanabilir. Ayrıca şiddet tanımı da genişletilmiş ve fiziksel şiddetin yanında psikolojik, ekonomik ve sözlü şiddet de kanun kapsamına alınmıştır. Bu yaklaşım, İstanbul Sözleşmesi’nin şiddeti bir insan hakkı ihlali olarak tanımlayan bakış açısıyla uyumludur.
Uzaklaştırma Kararı Türleri ve Kapsamı
6284 sayılı Kanun, hâkime oldukça geniş bir tedbir yelpazesi sunmaktadır. Bu tedbirler, koruyucu ve önleyici olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Aşağıdaki tablo, her iki tedbir türünün tipik örneklerini karşılaştırmalı olarak sunmaktadır.
| Koruyucu Tedbirler (Mağdur Lehine) | Önleyici Tedbirler (Şiddet Uygulayana Yönelik) |
|---|---|
| Uygun barınma yeri sağlanması | Müşterek konuttan uzaklaştırma |
| Kimlik bilgilerinin gizlenmesi | Konuta ve iş yerine yaklaşmama |
| Geçici maddi yardım yapılması | İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme |
| İş yerinin değiştirilmesi | Silahını kolluğa teslim etme |
| Psikolojik danışmanlık hizmeti | Alkol ve uyuşturucudan uzak durma |
Bu tedbirlerin her biri, mağdurun somut ihtiyaçlarına göre ayrı ayrı veya bir arada talep edilebilir. Örneğin, fiziksel şiddet tehdidi altındaki bir mağdur, hem uzaklaştırma hem de kimlik gizliliği tedbirini birlikte isteyebilir. Hâkim, talepten fazlasına da karar verme yetkisine sahiptir.
Başvuru Usulü ve Delil Sistemi
Uzaklaştırma kararı talebi için Aile Mahkemesine yazılı bir dilekçeyle başvurulması yeterlidir. Başvuru bizzat yapılabileceği gibi avukat aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Ayrıca kolluk kuvvetlerine veya Cumhuriyet savcılığına yapılan sözlü başvurular da derhal Aile Mahkemesine iletilir. Kanun, başvuruyu son derece kolaylaştırmış ve mağdurun ikincil mağduriyet yaşamasını engellemeyi amaçlamıştır. Nitekim başvuru sırasında harç alınmaz ve hiçbir masraf talep edilmez.
Delil konusunda kanun koyucu esnek bir yaklaşım benimsemiştir. Şiddetin varlığına dair makul şüphe, tedbir kararı için yeterli kabul edilir. Bununla birlikte, başvurunun gücünü artırmak için mevcut tüm delillerin sunulması büyük önem taşır. Doktor raporu, fotoğraflar, tehdit mesajları, kamera kayıtları ve tanık isimleri en sık kullanılan delillerdendir. Delil ne kadar somut olursa talebin kabul edilme ihtimali o kadar yükselir.
Tedbir Kararına Aykırılık ve Yaptırımlar
Tedbir kararının ihlali, 6284 sayılı Kanunun en caydırıcı yönlerinden birini oluşturur. Karara aykırı davranan şiddet uygulayana, üç günden on güne kadar zorlama hapsi verilir. Bu hapis cezası, aykırılığın her tekrarında artan sürelerle uygulanır. İkinci ihlalde on beş güne, üçüncü ve sonraki ihlallerde ise otuz güne kadar zorlama hapsine hükmolunabilir.
Zorlama hapsi, disiplin hapsi niteliğinde olup adli sicil kaydına işlenmez. Bu durum, şiddet uygulayanın iş hayatını veya sosyal statüsünü doğrudan etkilemez. Ancak özgürlüğünden mahrum kalması sonucu doğurduğu için son derece etkili bir caydırıcıdır. Uygulamada, zorlama hapsi tehdidi, şiddet uygulayanların tedbir kararına uyma oranını belirgin biçimde artırmaktadır. Mahkeme, ayrıca tedbire aykırı davranışın suç teşkil etmesi halinde Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda da bulunur.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunların başında, delil eksikliği nedeniyle talebin reddedilmesi gelmektedir. Her ne kadar makul şüphe yeterli olsa da bazı hâkimler somut delil arayışına girebilmektedir. Bu nedenle, başvuru öncesinde mümkün olan en kapsamlı delil toplanmalıdır. Telefon mesajlarının ekran görüntüsü alınmalı, doktor raporları saklanmalı ve olayın tanıkları belirlenmelidir.
Bir diğer sorun, karşı tarafın tedbire rağmen mağduru rahatsız etmeye devam etmesidir. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden kolluğa ve mahkemeye başvurarak ihlalin tutanak altına alınması şarttır. Her ihlal kaydı, bir sonraki başvuruda tedbirin süresinin uzatılması veya kapsamının genişletilmesi için dayanak oluşturur. Mağdurların suskun kalmaması ve haklarını ısrarla araması büyük önem taşır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: Uzaklaştırma kararı sadece kadınlar için mi verilir?
Hayır, 6284 sayılı Kanun cinsiyet ayrımı gözetmez. Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, erkekler, çocuklar ve aile bireylerinin tümü bu kanun kapsamında koruma talep edebilir. Önemli olan, kişinin şiddet mağduru olmasıdır.
Soru 2: Uzaklaştırma kararı için illa fiziksel şiddet mi yaşanmalı?
Hayır. Israrlı takip, psikolojik baskı, ekonomik şiddet, hakaret ve tehdit gibi eylemler de 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet olarak kabul edilir. Bu tür eylemlere maruz kalan herkes koruma talep edebilir.
Soru 3: Uzaklaştırma kararı çocukları da kapsar mı?
Evet. Mahkeme, şiddet mağdurunun çocukları hakkında da koruyucu tedbir kararı verebilir. Gerektiğinde şiddet uygulayanın çocuklarla kişisel ilişkisi sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir.
Soru 4: Başvuru için avukat tutmak zorunlu mudur?
Hayır, zorunlu değildir. Ancak bir avukatın hukuki desteği, sürecin doğru yönetilmesi ve delillerin etkili sunulması açısından fayda sağlayabilir. Baroların adli yardım büroları, maddi imkânı olmayanlara ücretsiz avukat desteği sunmaktadır.
Soru 5: Tedbir kararına itiraz edilebilir mi?
Evet, karşı taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde Aile Mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, kararı veren mahkemece incelenir. Ancak itiraz, tedbirin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Karar, itiraz sonuçlanana kadar yürürlükte kalır.
Etiketler
uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı kanun, aile mahkemesi, koruma tedbiri, önleyici tedbir, şiddet mağduru, ısrarlı takip, stalking, fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, zorlama hapsi, adli rapor, tedbir kararı, ailenin korunması, kadına karşı şiddet, şiddet önleme, hukuki rehber, dilekçe örneği, uzaklaştırma talebi, acil koruma, aile hukuku, ceza hukuku, mağdur hakları, kolluk başvurusu
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın