İş kazası, çalışanın bedensel veya ruhsal bütünlüğüne zarar veren ani bir olaydır. Bu olay, işverenin kusurundan kaynaklanabilir. İş kazası tazminat davası dilekçesi, zarar gören işçinin maddi ve manevi kayıplarını talep ettiği hukuki metindir. Bu dilekçe, yetkili iş mahkemesine sunulur. Aşağıda üç farklı olay kurgusuyla hazırlanmış örnek dilekçeler yer alır. Her örnek, ayrı bir hukuki durumu ve delil setini yansıtır. Dilekçeler 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na dayanır.

İş Kazası Tazminat Davası Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? Örnekler
Örnek 1: İnşaat İskelesinden Düşme Sonucu Yaralanma
… İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO :
DAVACI :
DAVACI VEKİLİ : Av. Osman TURHAN
DAVALI : … İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
KONU : İş kazası sonucu doğan maddi ve manevi tazminat taleplerimizi içerir dilekçedir.
AÇIKLAMALAR
A. İş Kazasının Meydana Geliş Şekli
1- Müvekkil, 15.03.2023 tarihinde davalı şirketin İstanbul’daki şantiyesinde kalıp ustası olarak çalışmaktadır. Saat 10.30 sıralarında, üçüncü katın dış cephe iskelesinde sıva işlemi yapılmıştır. İskele platformu üzerinde yürüdüğü sırada, platformun birleşim noktasındaki çelik pim aniden kırılmıştır. Müvekkil dengesini kaybederek yaklaşık yedi metre yükseklikten beton zemine düşmüştür. Olay anında yanında çalışan diğer işçiler durumu hemen yetkililere bildirmiştir.
2- Kaza sonrası olay yerine çağrılan ambulans ile müvekkil en yakın hastaneye kaldırılmıştır. Hastanede yapılan ilk muayenede, sol femur kemiğinde parçalı kırık ve L2 omurunda kompresyon kırığı tespit edilmiştir. Müvekkil, kazanın hemen ardından yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmıştır. Bir hafta yoğun bakımda kaldıktan sonra ortopedi servisine nakledilmiştir. Toplamda kırk beş gün hastanede yatarak tedavi görmüştür. Taburcu olduktan sonra da altı ay boyunca fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci devam etmiştir.
B. İşverenin Kusur Durumu ve İş Sağlığı Güvenliği İhlalleri
1- Davalı işveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesindeki genel yükümlülüğe aykırı davranmıştır. Şantiyede kullanılan iskele sistemi periyodik kontrolden geçirilmemiştir. İskele platformundaki çelik pimin yorulma dayanımı hesaplanmamıştır. Teknik bilirkişi raporuna göre, kırılan pimde metal yorgunluğu ve üretim hatası mevcuttur. İşveren, kullanılan ekipmanın güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca iş ekipmanlarının düzenli bakımını yaptırmak da temel sorumlulukları arasındadır.
2- Bunun yanında müvekkile yeterli kişisel koruyucu donanım da verilmemiştir. Müvekkil, yüksekte çalışma için zorunlu olan tam vücut emniyet kemeri ve şok emicili bağlantı halatı kullanmamıştır. Çünkü işveren tarafından bu ekipmanlar temin edilmemiştir. Olay günü şantiye sahasında görevli bir iş güvenliği uzmanı da bulunmamaktadır. Oysa 6331 sayılı Kanun’un 6. maddesi, işverene iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu getirmiştir. Tüm bu ihmaller, işverenin ağır kusurunu açıkça ortaya koymaktadır.
C. Sosyal Güvenlik Kurumu İşlemleri ve Tespitler
1- Kaza, davalı işveren tarafından SGK’ya üç iş günü içinde bildirilmiştir. SGK müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda olayın iş kazası olduğu tespit edilmiştir. Müvekkile, geçici iş göremezlik ödeneği bağlanmıştır. Ayrıca SGK Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, müvekkilin meslekte kazanma gücünün %32 oranında azaldığı rapor edilmiştir. Bu oran, sürekli iş göremezlik derecesini göstermektedir.
2- SGK tarafından müvekkile, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmıştır. Bu gelirin peşin sermaye değeri hesaplanarak davalı işverene rücu edilmiştir. Ancak SGK tarafından karşılanmayan zarar kalemleri mevcuttur. Müvekkilin uğradığı bedensel zarar, kurum tarafından tam olarak tazmin edilmemiştir. Kalan zararın sorumlusu ise kusurlu işverendir. Bu nedenle iş bu tazminat davası açılmıştır.
D. Maddi Tazminat Talebinin Hukuki Dayanağı
1- Müvekkilin talep ettiği maddi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesine dayanmaktadır. Bu madde, bedensel zarar hâlinde istenebilecekleri düzenler. Müvekkil, kaza sonucu uzun süre çalışamamıştır. Tedavi giderleri, hastane masrafları ve ilaç ücretleri tarafımızca karşılanmıştır. Tüm bu giderlerin belgeleri mevcuttur. Ayrıca müvekkilin çalışma gücünün azalması ekonomik geleceğini sarsmıştır.
2- Müvekkilin kaza tarihindeki net maaşı aylık asgari ücretin iki katıdır. Bu ücret bordrolar ve banka kayıtları ile sabittir. Sürekli iş göremezlik oranına bağlı olarak uğranılan kazanç kaybı aktüer bilirkişi tarafından hesaplanmalıdır. Kazanılmış haklar dikkate alınarak, SGK ödemeleri tenzil edildikten sonra kalan tutar tazminat olarak istenmektedir. Belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada, fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır.
E. Manevi Tazminat Talebinin Gerekçeleri
1- Müvekkil, kaza sonucu ağır fiziksel acılar çekmiştir. Uzun süren tedavi süreci boyunca günlük ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hâle gelmiştir. Kırıklar nedeniyle aylarca yatağa bağımlı yaşamıştır. Psikolojik olarak da derin bir çöküntü yaşamıştır. Gelecek kaygısı ve ağrılar uykularını kaçırmıştır. Ailesine yük olduğu düşüncesi ruh sağlığını bozmuştur.
2- Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi, ağır bedensel zarar hâlinde manevi tazminatı düzenler. Müvekkilin yaşadığı acı ve elem tarif edilemez boyuttadır. Genç yaşta sakat kalmak, sosyal hayatını da bitirmiştir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların ekonomik durumları ve kusur oranları gözetilmelidir. Davalı şirketin cirosu ve kazadaki tam kusuru dikkate alındığında, talep edilen manevi tazminat miktarı makuldür. Yargıtay içtihatları da benzer durumlarda yüksek manevi tazminata hükmetmektedir.
Özetle, müvekkil davalı işverenin tam kusuru sonucu iş kazası geçirmiş, %32 oranında sürekli iş göremez duruma düşmüştür. İşveren iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamıştır. SGK ödemeleri zararı tam karşılamadığı için bakiye maddi ve manevi tazminat talebiyle iş bu dava açılmıştır.
HUKUKİ SEBEPLER : 4857 sayılı İş Kanunu m. 77, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4, 6, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 54, 56, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 13, 21, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107.
HUKUKİ DELİLLER : Kaza olay yeri fotoğrafları, tanık anlatımları (tanık listesi ektedir), SGK iş kazası tespit raporu, SGK Sağlık Kurulu raporu, tedavi evrakları ve epikriz raporları, hastane faturaları ve ilaç fişleri, ücret bordroları ve banka hesap hareketleri, işyeri İSG dosyasının celbi, teknik bilirkişi incelemesi, aktüer hesap raporu, keşif, yemin, her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
2-) 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
3-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
Tarih:
Davacı Vekili
Av. Osman TURHAN
Örnek 2: Fabrikada Kimyasal Madde Zehirlenmesi
… İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO :
DAVACI :
DAVACI VEKİLİ : Av. Osman TURHAN
DAVALI : … Kimya Sanayi Limited Şirketi
KONU : İş kazası neticesinde maruz kalınan kimyasal zehirlenme sebebiyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmini talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
A. İş Kazasının Oluşum Biçimi
1- Müvekkil, davalı şirkete ait boya üretim tesisinde karıştırıcı operatörü olarak görev yapmaktadır. 08.07.2024 tarihinde, üretim hattındaki reaktör tankının temizliği sırasında olay meydana gelmiştir. Tankın içinde kalan solvent bazlı kimyasal atıklar, havalandırma çalışmadığı için buharlaşmıştır. Müvekkil tankın içine eğilerek temizlik yaptığı sırada bu yoğun buharı solumuştur. Kısa süre sonra baş dönmesi ve mide bulantısı şikayetleri başlamıştır.
2- Müvekkil fenalaşarak yere yığılmıştır. İş arkadaşları tarafından hemen dışarı çıkarılmıştır. Acil olarak hastaneye sevk edilmiştir. Yapılan tetkiklerde, kanında yüksek oranda tolüen ve ksilen türevlerine rastlanmıştır. Kimyasal maddeler, müvekkilin solunum yollarında ve sinir sisteminde ciddi hasara yol açmıştır. Müvekkilin solunum fonksiyonları belirgin biçimde azalmıştır. Merkezi sinir sistemi etkilenmesine bağlı olarak kronik baş ağrıları başlamıştır.
B. İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatına Aykırı Eylemleri
1- Davalı işveren, kimyasal maddelerle çalışmalarda alınması gereken önlemleri almamıştır. Kapalı alanda çalışma prosedürü hiç uygulanmamıştır. Havalandırma sistemi arızalıdır ve aylardır tamir edilmemiştir. Müvekkile, kimyasal maddelere uygun koruyucu tam yüz maskesi verilmemiştir. Oysa 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi, işvereni her türlü tedbiri almakla yükümlü kılar. İşverenin bu yükümlülüğü mutlak ve objektiftir.
2- Ayrıca müvekkil, kimyasallarla güvenli çalışma konusunda hiçbir eğitim almamıştır. Çalışanların eğitimi, 6331 sayılı Kanun’un 17. maddesinin açık emridir. İşveren, kimyasal maddelerin güvenlik bilgi formlarını dahi işyerinde bulundurmamıştır. Bu formlar, acil müdahale için hayati öneme sahiptir. Tüm bu ihmaller, işverenin tam kusurunu ve bilinçli kayıtsızlığını kanıtlamaktadır. Yargıtay kararları, bu tür durumlarda işverenin kusurunu %100 kabul etmektedir.
C. Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Yapılan İşlemler
1- Olay, işveren tarafından SGK’ya süresinde bildirilmiştir. SGK denetmenleri tarafından yapılan inceleme neticesinde olayın iş kazası olduğu kayıt altına alınmıştır. Müvekkile geçici iş göremezlik ödeneği verilmiştir. Ancak tedavi süreci uzun sürmüştür. SGK tarafından sevk edilen hastanelerde yatarak ve ayakta tedavi görmeye devam etmektedir.
2- SGK Yüksek Sağlık Kurulu tarafından henüz sürekli iş göremezlik oranı belirlenmemiştir. Kurum, maluliyet oranının tespiti için müvekkili yeniden muayeneye çağırmıştır. Bu nedenle belirsiz alacak davası olarak ikame edilen bu davada, sürekli iş göremezlik oranı netleştiğinde talep miktarı artırılacaktır. SGK’nın karşılamadığı tüm tedavi giderleri, yol masrafları ve bakıcı ücretleri için maddi tazminat talep edilmektedir.
D. Maddi Tazminat Kalemlerinin Ayrıntılı Açıklaması
1- Müvekkilin maddi zararı, tedavi giderleri ve kazanç kaybından oluşmaktadır. Hastane faturaları ve ilaç bedelleri ekte sunulmuştur. Uzun süren tedavi nedeniyle özel bakım ve rehabilitasyon merkezi masrafları doğmuştur. Müvekkil çalışamadığı dönemde maaş alamamıştır. Geçici iş göremezlik ödeneği, maaşının çok altındadır. Aradaki farkın işveren tarafından tazmini gerekir.
2- Müvekkilin solunum kapasitesindeki düşüş, kalıcı bir hasardır. Bu durum ileride iş bulma imkanını azaltacaktır. Sürekli iş göremezlik oranı tespit edildikten sonra, aktüer bilirkişi marifetiyle yaşam boyu kazanç kaybı hesaplanmalıdır. Hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmalıdır. İşverenin tam kusuru bu hesaplamanın temelini oluşturur.
E. Manevi Tazminat Talebinin Gerekçelendirilmesi
1- Müvekkil, zehirlenme sonucu sadece fiziksel değil ruhsal acı da çekmiştir. Uzun süre hastane ortamında kalmak psikolojisini bozmuştur. Solunum cihazına bağlı yaşamak onu derinden yaralamıştır. Genç bir insan olarak nefes almakta dahi zorlanmak, yaşam sevincini kaybettirmiştir. Kimyasal kokuya karşı fobi geliştirmiştir. Sosyal çevresinden uzaklaşmıştır.
2- Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinde düzenlenen bir haktır. İşverenin ağır ihmali, manevi tazminatın artırılmasını gerektirir. İşveren, en temel insan hakkı olan sağlıklı yaşam hakkını ihlal etmiştir. Müvekkilin duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak talep edilen manevi tazminat miktarı oldukça makuldür. Benzer Yargıtay kararları da yüksek manevi tazminatlara hükmetmektedir.
Özetle, müvekkil çalıştığı işyerinde yetersiz havalandırma ve koruyucu ekipman eksikliği nedeniyle kimyasal zehirlenme geçirmiştir. İşverenin tam kusuru ve ağır ihmalleri mevcuttur. Maddi ve manevi zararının tazmini amacıyla iş bu dava ikame edilmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER : 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4, 17, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 54, 56, 4857 sayılı İş Kanunu m. 77.
HUKUKİ DELİLLER : Hastane epikriz ve tedavi evrakları, kimyasal kan testi sonuçları, SGK iş kazası tespit raporu, işyeri havalandırma bakım kayıtları, tanık anlatımları, işyeri İSG dosyası, keşif, kimyager ve İSG uzmanı bilirkişi incelemesi, aktüer raporu, her tür delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, şimdilik 30.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
2-) 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
3-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
Tarih:
Davacı Vekili
Av. Osman TURHAN
Örnek 3: Lojistik Deposunda Forklift Kazası
… İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO :
DAVACI :
DAVACI VEKİLİ : Av. Osman TURHAN
DAVALI : … Lojistik ve Depoculuk Anonim Şirketi
KONU : İş kazası sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini talebimizi içerir dava dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR
A. Kaza Olayının Gerçekleşme Biçimi ve Sonuçları
1- Müvekkil, davalı şirketin Eskişehir’deki deposunda raf sistemleri görevlisi olarak çalışmaktadır. 22.10.2024 tarihinde, akşam vardiyasında depo içi malzeme taşıma işlemi yapılmıştır. Müvekkil, raf arasındaki dar koridorda barkod kontrolü yaparken, geri manevra yapan bir forklift kendisine çarpmıştır. Forklift operatörünün görüş alanı kısıtlıdır. Ayrıca aracın geri vites sesli uyarı sistemi bozuktur.
2- Çarpmanın etkisiyle müvekkil raf demirine sıkışmıştır. Sağ ayağı, forkliftin tekerleği ile raf ayağı arasında ezilmiştir. Olay yerine çağrılan kurtarma ekipleri müvekkili sıkıştığı yerden güçlükle çıkarmıştır. Hastaneye kaldırılan müvekkilin sağ ayak tarak kemiklerinde çok parçalı kırıklar tespit edilmiştir. Yapılan üç ayrı ameliyata rağmen sağ ayağında kalıcı şekil bozukluğu ve fonksiyon kaybı oluşmuştur.
B. İşveren Kusurunun ve Mevzuata Aykırılığın Değerlendirilmesi
1- İşveren, depo içi trafik düzenini sağlamakla yükümlüdür. Yaya ve araç yolları ayrılmamıştır. Forkliftlerin manevra alanlarında yaya geçişi engellenmemiştir. Bu durum, 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki genel yükümlülüğün açık ihlalidir. Ayrıca İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’ne aykırı hareket edilmiştir.
2- Forklift operatörünün yeterli eğitim sertifikası yoktur. İşveren, ehliyetsiz personeli iş makinesinde çalıştırmıştır. Kazaya karışan forkliftin periyodik bakımları zamanında yapılmamıştır. Sesli uyarı sistemi aylardır arızalıdır. Tüm bu ihmaller, işverenin ağır ve tam kusurunu kanıtlamaktadır. İşveren, çalışanlarının güvenliğini sağlamak için hiçbir tedbir almamıştır.
C. SGK Süreci ve Maluliyet Durumu
1- Kaza SGK’ya bildirilmiş ve olay iş kazası olarak tescil edilmiştir. Müvekkilin tedavisi SGK tarafından karşılanmıştır. Ancak SGK Sağlık Kurulu, müvekkilin sürekli iş göremezlik oranını %25 olarak belirlemiştir. Bu oran, müvekkilin sağ ayağındaki kalıcı sakatlığa dayanmaktadır. Müvekkil, bu rapora karşı itiraz hakkını saklı tutmaktadır.
2- SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin sermaye değeri, müvekkilin gerçek zararını karşılamamaktadır. Zira müvekkilin kaza tarihindeki ücreti asgari ücretin üç katıdır. SGK ödemeleri tavan ücret üzerinden hesaplanmıştır. Aradaki farkın işverenden tazmini gerekir. 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi bu talebe dayanak oluşturmaktadır.
D. Maddi Tazminat Talebinin Kapsamı
1- Maddi tazminat talebi, geçici ve sürekli iş göremezlik dönemlerini kapsar. Müvekkilin tedavi süreci boyunca uğradığı kazanç kaybı hesaplanmalıdır. Ayrıca tedavi için yapılan yol ve iaşe giderleri de maddi zarar kapsamındadır. Müvekkilin kalıcı sakatlığı nedeniyle çalışma gücü azalmıştır. Bu azalma oranında ömür boyu uğrayacağı kazanç kaybı tazmin edilmelidir.
2- Ek olarak müvekkilin yürüme bozukluğu, özel ortopedik ayakkabı kullanımını zorunlu kılmıştır. Bu tür tıbbi malzeme giderleri süreklilik arz etmektedir. Maddi tazminat hesabında bu hususun da dikkate alınması gerekmektedir. Belirsiz alacak davası türünde açılan bu davada, fazlaya dair talep haklarımız saklıdır.
E. Manevi Tazminat İstemine İlişkin Gerekçeler
1- Müvekkil genç yaşta sakat kalmıştır. Sağ ayağındaki şekil bozukluğu ve topallama, sosyal hayatını derinden etkilemiştir. İnsanların bakışlarından rahatsızlık duymaktadır. Spor yapamaz hâle gelmiştir. Daha önce aktif olarak futbol oynayan müvekkil, en sevdiği aktiviteden mahrum kalmıştır. Bu durum ruhsal çöküntüye yol açmıştır.
2- Müvekkilin çektiği fiziksel acılar da manevi tazminatı gerektirir. Üç ayrı ameliyat ve uzun süren fizik tedavi süreci onu yıpratmıştır. Ağrılar nedeniyle geceleri uyuyamamaktadır. İşverenin tam kusuru, manevi tazminat miktarının takdirinde belirleyici olmalıdır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kararları, işveren kusurunun ağırlığı oranında manevi tazminatı artırmaktadır.
Özetle, müvekkil kusurlu forklift operatörü nedeniyle iş kazası geçirmiş, sağ ayağında kalıcı sakatlık oluşmuştur. İşverenin iş güvenliği önlemlerini almaması tam kusur teşkil etmektedir. Maddi ve manevi tazminat talepleri, deliller ve mevzuat çerçevesinde haklıdır.
HUKUKİ SEBEPLER : 6331 sayılı Kanun m. 4, 6098 sayılı TBK m. 54, 56, 5510 sayılı Kanun m. 21, İş Ekipmanları Yönetmeliği.
HUKUKİ DELİLLER : Kaza anına ait güvenlik kamerası kayıtları, tanık beyanları, SGK maluliyet raporu, hastane tedavi evrakları, forklift bakım ve onarım kayıtları, ücret bordroları, İSG dosyası, keşif, teknik ve tıbbi bilirkişi incelemesi, aktüer raporu, her tür delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 40.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
2-) 180.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
3-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
Tarih:
Davacı Vekili
Av. Osman TURHAN
Hukuki Değerlendirme ve Uygulama Notları
İş kazası tazminat davası, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinde düzenlenmiştir. Bu davada işverenin kusuru, zararın oluşmasında belirleyici rol oynar. İş kazası kavramı, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya işverence yürütülen iş nedeniyle meydana gelen olaylar iş kazasıdır.
Uygulamada en sık yapılan hata, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmamasıdır. 6100 sayılı HMK m. 107, iş kazası tazminat davalarında belirsiz alacak davası açılmasına imkân tanır. Zira davanın başında zarar miktarı tam olarak belirlenemez. Sürekli iş göremezlik oranı ve aktüer hesap raporu alındıktan sonra talep artırılır.
Manevi tazminat talebinde, 6098 sayılı TBK m. 56 uyarınca hâkim somut olayın özelliklerini dikkate alır. Olayın ağırlığı, kusur durumu ve tarafların ekonomik koşulları manevi tazminatın miktarını belirler. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kararlarında, işverenin iş sağlığı güvenliği önlemlerini almaması ağır kusur sayılmıştır.
Dava, iş mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesidir. Zamanaşımı süresi, 6098 sayılı TBK m. 72 uyarınca, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde olaydan itibaren on yıldır. Ancak ceza zamanaşımı süresi daha uzunsa o süre uygulanır.
KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
İş kazası tazminat davası, iş hukukunun en karmaşık alanlarından biridir. Her yıl binlerce çalışan iş kazası geçirmektedir. Bu kazaların önemli bir kısmı işveren kusurundan kaynaklanır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere ciddi yükümlülükler getirmiştir. Buna rağmen uygulamada hâlâ birçok ihlal görülmektedir. İş kazası tazminat davası açmak, zarar gören işçinin en temel hakkıdır.
Tazminat davasının temel amacı, işçinin uğradığı zararı tamamen gidermektir. Zarar, maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi zarar, işçinin malvarlığında meydana gelen azalmadır. Manevi zarar ise çekilen acı ve elemin karşılığıdır. Yargıtay, iş kazası tazminat davası dosyalarında öncelikle kusur tespiti yapılmasını ister. Kusur oranı, tazminat miktarını doğrudan etkileyen temel unsurdur.
Maddi Tazminatın Hesaplanması
Maddi tazminat hesabı, aktüer bilirkişiler tarafından yapılmaktadır. Bu hesaplama, birkaç temel veri üzerine kurulur. Öncelikle işçinin kaza tarihindeki net geliri belirlenir. Ardından sürekli iş göremezlik oranı tespit edilir. Hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu kullanılır. Progresif rant yöntemi esas alınır. Bu yöntem, işçinin gelecekteki kazanç artışlarını dikkate alır.
SGK tarafından bağlanan gelirler, hesaplanan tazminattan indirilir. Bu indirim, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin gereğidir. Ancak indirim, sadece SGK’nın işverene rücu edebileceği tutarla sınırlıdır. İşverenin kusur oranı, bu indirimin kapsamını belirler. Örneğin işveren %100 kusurluysa, SGK ödemelerinin tamamı indirilir. Ancak işveren daha az kusurluysa, sadece kusuruna denk gelen kısım mahsup edilir.
| Tazminat Türü | Dayanak Kanun | Kapsamı |
|---|---|---|
| Geçici İş Göremezlik | 6098 s. TBK m. 54 | İyileşme sürecindeki kazanç kaybı |
| Sürekli İş Göremezlik | 6098 s. TBK m. 54 | Meslekte kazanma gücü kaybı |
| Tedavi Giderleri | 6098 s. TBK m. 54 | SGK’nın karşılamadığı tüm giderler |
| Manevi Tazminat | 6098 s. TBK m. 56 | Çekilen acı ve elem |
İşverenin Kusurunun Belirlenmesi
Kusur tespiti, iş kazası tazminat davası sürecinin en kritik aşamasıdır. Mahkeme, iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden rapor alır. Bu rapor, kazanın nasıl meydana geldiğini inceler. Ayrıca işverenin hangi önlemleri almadığını tespit eder. 6331 sayılı Kanun, işverene tehlikeyi kaynağında yok etme yükümlülüğü getirir. İşveren, toplu koruma önlemlerini kişisel koruyucu donanıma tercih etmelidir. Bunun yanında işçiye verilen eğitimler de büyük önem taşır.
Yargıtay, işverenin kusurunu değerlendirirken bazı kriterler kullanır. Tehlikenin ağırlığı ve öngörülebilirliği en önemli kriterdir. İşveren, öngörebileceği tüm risklere karşı tedbir almak zorundadır. Ayrıca işçinin kişisel özellikleri de dikkate alınır. Öte yandan işçinin kusuru varsa, bu durum tazminatta indirim sebebidir. Ancak işçinin kusuru, işverenin ağır kusurunu ortadan kaldırmaz. Buna rağmen uygulamada genellikle işveren kusuru daha yüksek bulunur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş kazası tazminat davası, iş mahkemelerinde görülür. İş mahkemeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na tabidir. Bu mahkemeler, iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara bakar. Dava, aynı zamanda ticaret mahkemesinin görev alanına girmez. Zira taraflar arasında iş ilişkisi mevcuttur. Nitekim ticari dava sayılmaz.
Yetkili mahkeme ise birden fazla seçeneğe sahiptir. Davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Ayrıca kazanın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. İşçi, bu seçeneklerden birini tercih edebilir. Bununla birlikte, yetki sözleşmesi ile yetkili mahkeme değiştirilebilir. Ancak bu sözleşme, işçi aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Sonuç olarak davanın açılacağı yer, stratejik öneme sahiptir.
Zamanaşımı Süreleri
Zamanaşımı, iş kazası tazminat davası açısından hayati bir konudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca, tazminat davası iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, zararın ve failin öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar. Ancak her hâlükârda, olay tarihinden itibaren on yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Öte yandan, iş kazası aynı zamanda suç teşkil ediyorsa, ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesindeki taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı, sekiz yıldır. Eğer yaralanma ağırsa bu süre on beş yıla çıkar. Dolayısıyla ceza zamanaşımı süresi, iki yıllık süreden daha uzundur. Bu nedenle uygulamada genellikle ceza zamanaşımı esas alınır. Zamanaşımının dolması, dava hakkını tamamen kaybettirir.
Sık Sorulan Sorular
Soru 1: İş kazası tazminat davası ne kadar sürer?
Cevap: Dava süresi, dosyanın yoğunluğuna ve delillerin toplanma hızına bağlıdır. Kusur raporu, maluliyet raporu ve aktüer hesap raporunun alınması zaman alır. Ortalama olarak bir buçuk yıl ile üç yıl arasında sürmektedir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle bu süre uzayabilir.
Soru 2: İş kazası tazminat davasında SGK’dan alınan rapor şart mıdır?
Cevap: Evet, şarttır. Mahkeme, işçinin maluliyet oranını belirlemek için SGK Sağlık Kurulu’na başvurur. Ancak SGK raporuna itiraz etmek mümkündür. Bu durumda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması talep edilebilir.
Soru 3: İş kazası tazminat davası kime karşı açılır?
Cevap: Dava, işverene karşı açılır. Eğer işveren alt işveren ise asıl işveren de sorumludur. Ayrıca olayda kusuru bulunan üçüncü kişiler varsa onlara karşı da dava açılabilir. Örneğin forklift operatörü üçüncü kişi sayılabilir.
Soru 4: İş kazası tazminat davasında hangi deliller önemlidir?
Cevap: Kaza tespit tutanağı, tanık ifadeleri, güvenlik kamerası kayıtları çok önemlidir. Ayrıca işyeri İSG dosyası, eğitim kayıtları ve sağlık raporları da kritik delillerdir. Kazanın hemen ardından delillerin toplanması gerekir.
Soru 5: İş kazası tazminat davasını kazanma şansı nedir?
Cevap: Davanın başarısı, işverenin kusur oranına ve delillerin gücüne bağlıdır. İşverenin kusuru yüksekse dava genellikle kazanılır. Ancak işçinin ağır kusuru varsa tazminat miktarı düşebilir. Her somut olay, kendi özelinde değerlendirilmelidir.
Etiketler
iş kazası, tazminat davası, iş mahkemesi, maddi tazminat, manevi tazminat, iş göremezlik, 5510 sayılı kanun, 6331 sayılı kanun, iş sağlığı ve güvenliği, işveren kusuru, SGK rücu, aktüer hesap, maluliyet raporu, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, kusur tespiti, iş kazası bildirimi, zamanaşımı, belirsiz alacak davası, iş hukuku, tazminat hesaplama, iş güvenliği uzmanı, Yargıtay kararları, işçi sağlığı, koruyucu ekipman
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın