Nafaka, değişen ekonomik koşullar ve ihtiyaçlar karşısında güncellenebilir bir yükümlülüktür. Türk Medeni Kanunu, tarafların mali durumundaki veya hakkaniyet dengesindeki değişikliklere bağlı olarak nafakanın artırılmasına imkân tanır. Aşağıda üç farklı olay örgüsüne dayanan nafaka artırım dilekçesi örnekleri sunulmuştur. Her biri, güncel yargı kararları ışığında kurgulanmış gerekçeler içerir.

Nafaka Artırım Dilekçesi: 2026 Güncel Dilekçe Örnekleri
Örnek 1: İştirak Nafakasının Artırılması Talebi
… AİLE MAHKEMESİNE
DOSYA NO: 2026/… E.
DAVACI: [Ad Soyad] – [T.C. Kimlik No] – [Adres]
DAVACI VEKİLİ: Av. Osman TURHAN
DAVALI: [Ad Soyad] – [Adres]
KONU: Müşterek çocuk yararına ödenen iştirak nafakasının, değişen koşullar sebebiyle artırılması talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
A. Boşanma Süreci ve Mevcut Nafaka
1- Taraflar, … Aile Mahkemesi’nin 2021/… Esas, 2021/… Karar sayılı ilamıyla boşanmıştır. Mahkeme kararıyla müşterek çocuk [Adı]’nın velayeti müvekkile bırakılmıştır. Aynı kararla davalı babanın aylık 750 TL iştirak nafakası ödemesine hükmedilmiştir.
2- Müşterek çocuk, boşanma tarihinde 6 yaşındadır ve anaokuluna devam etmektedir. O dönemdeki ihtiyaçları, belirlenen nafaka miktarını hakkaniyete uygun kılmıştır. Ancak aradan geçen beş yıl, hem çocuğun yaşına bağlı ihtiyaçlarını hem de ülkemizdeki ekonomik göstergeleri derinden değiştirmiştir.
B. Çocuğun Yaşına Bağlı Artan İhtiyaçları
1- Müşterek çocuk bugün 11 yaşındadır ve ortaokul öğrencisidir. Eğitim masrafları, kırtasiye giderleri ve okul servis ücreti yıllık bazda ciddi artış göstermiştir. Ayrıca çocuğun sosyal ve kültürel gelişimi için yüzme ve robotik kodlama kurslarına kaydı yapılmaktadır.
2- Büyüme çağındaki bir çocuğun beslenme, giyim ve sağlık giderleri yaşla birlikte katlanmaktadır. 2026 yılı itibarıyla güncel açlık sınırı 22.000 TL’nin üzerine çıkmıştır. Buna rağmen davalının ödediği 750 TL, çocuğun temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan çok uzaktır.
C. Davalının Mali Durumundaki İyileşme
1- Davalı, boşanma tarihinde özel bir şirkette satış temsilcisi olarak çalışmaktaydı. Güncel SGK kayıtları ve banka hesap hareketleri incelendiğinde, davalının bugün bölge müdürü pozisyonuna yükseldiği görülecektir. Maaş bordroları, gelirinin aylık 55.000 TL’ye ulaştığını ortaya koymaktadır.
2- Davalı ayrıca boşanma sonrasında … plakalı 2025 model bir araç satın almıştır. Tapu kayıtlarına göre … ilçesinde yeni bir konut edinmiştir. Bu mali göstergeler, nafaka artırımına engel hiçbir ekonomik zorluğun bulunmadığını kanıtlamaktadır.
D. Enflasyon ve Alım Gücü Kaybı
1- 2021 yılından 2026 yılına kadar Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre kümülatif enflasyon %500’ü aşmıştır. 750 TL’nin 2021’deki alım gücü ile bugünkü arasında uçurum bulunmaktadır. Bu durum, nafakanın fiilen sembolik bir rakama dönüşmesine yol açmıştır.
2- Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da nafaka artırımında enflasyonun tek başına yeterli bir gerekçe olduğunu kabul etmektedir. Hakkaniyet ilkesi, nafakanın çocuğun ihtiyaçlarına ve babanın ödeme gücüne uyarlanmasını emreder.
E. Arabuluculuk Süreci
1- Davanın açılmasından önce, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. … Arabuluculuk Bürosu’nun 2026/… numaralı dosyasıyla yürütülen süreçte davalı, nafakayı artırmaya yanaşmamıştır. Toplantı sonunda anlaşmama tutanağı düzenlenmiştir.
2- Arabuluculuk aşamasının tamamlanması, işbu davanın usulüne uygun şekilde açılabilmesi için gerekli ön koşuldur. Anlaşmama tutanağı ekte mahkemeye sunulmaktadır.
Özetle, müşterek çocuğun yaşına bağlı ihtiyaçları artmış, davalının gelirinde belirgin iyileşme olmuş ve paranın alım gücü ciddi şekilde düşmüştür. 750 TL iştirak nafakası, bugünkü koşullarda çocuğun asgari gereksinimlerini dahi karşılamamaktadır.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m. 331, 182/3, 330; HMK m. 382 vd.
HUKUKİ DELİLLER: Boşanma ilamı, çocuğun okul kaydı ve kurs belgeleri, SGK hizmet dökümü, davalının maaş bordroları, tapu ve trafik kayıtları, TÜFE endeksi, arabuluculuk anlaşmama tutanağı, banka hesap hareketleri, tanık beyanları.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle;
1-) Müşterek çocuk [Adı] için ödenen aylık 750 TL iştirak nafakasının, dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 5.500 TL’ye yükseltilmesine,
2-) Artırılan nafakanın her yıl TÜFE oranında artışına hükmedilmesine,
3-) Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Tarih: 01.06.2026
Davacı Vekili
Av. Osman TURHAN
Örnek 2: Yoksulluk Nafakasının Artırılması Talebi
… AİLE MAHKEMESİNE
DOSYA NO: 2026/… E.
DAVACI: [Ad Soyad] – [T.C. Kimlik No] – [Adres]
DAVACI VEKİLİ: Av. Osman TURHAN
DAVALI: [Ad Soyad] – [Adres]
KONU: Müvekkil lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının, geçim sıkıntısı ve davalının gelir artışı sebebiyle artırılması talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
A. Boşanma ve Başlangıçtaki Mali Durum
1- Taraflar, 2019 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmıştır. Mahkeme, müvekkilin evlilik süresince çalışmadığı ve boşanmayla yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle aylık 800 TL yoksulluk nafakasına hükmetmiştir.
2- Müvekkil o tarihte 45 yaşındadır ve herhangi bir mesleki eğitimi bulunmamaktadır. Nafaka miktarı, 2019 yılındaki asgari yaşam standartları dikkate alınarak belirlenmiştir. Aradan geçen 7 yılda bu rakamın eridiği açıktır.
B. Müvekkilin Güncel Mali Sıkıntısı
1- Müvekkil bugün 52 yaşındadır ve çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele etmektedir. Ekte sunulan doktor raporları, kronik bel fıtığı ve hipertansiyon teşhisini doğrulamaktadır. Bu rahatsızlıklar, müvekkilin düzenli bir işte çalışmasına engel olmaktadır.
2- Müvekkil, aylık kirası 7.000 TL olan mütevazı bir evde yaşamaktadır. Kira giderine elektrik, su, doğalgaz ve ilaç masrafları eklendiğinde 800 TL nafakanın ne kadar yetersiz kaldığı ortadadır. 2026 yılı asgari ücreti 31.500 TL seviyesindeyken, nafaka asgari ücretin %2,5’ine karşılık gelmektedir.
C. Davalının Mali Durumundaki Gelişme
1- Davalı, boşanma sonrasında kendi işini kurmuş ve ticari başarı elde etmiştir. Ticaret sicil kayıtları, … Ltd. Şti.’nin davalıya ait olduğunu göstermektedir. Şirketin 2025 yılı cirosu vergi dairesi kayıtlarına göre 12 milyon TL’dir.
2- Davalı, lüks bir sitede ikamet etmekte ve yurt dışı seyahatlerini sosyal medya hesaplarında paylaşmaktadır. Mali gücündeki bu devasa artış karşısında müvekkile ödenen 800 TL’lik nafakanın hakkaniyetle bağdaşması mümkün değildir.
D. Enflasyon Etkisi ve Alım Gücü Erozyonu
1- 2019-2026 döneminde resmî enflasyon verileri %700’ün üzerinde birikimli artış göstermiştir. 800 TL’nin günümüzdeki karşılığı, 2019’daki yaklaşık 100 TL’lik alım gücüne tekabül etmektedir. Bu erime, nafakanın işlevini tamamen yitirmesine neden olmuştur.
2- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları, nafaka artırım davalarında enflasyon oranının resen dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. TMK m. 176/4 hükmü, tarafların mali durumundaki değişiklik halinde nafakanın yeniden düzenlenmesine açık kapı bırakır.
E. Sosyal Güvencesizlik ve Destekten Yoksunluk
1- Müvekkil hiçbir sosyal güvenlik kurumuna bağlı değildir. Yeşil kart veya GSS dışında sağlık hizmeti alabileceği bir imkân bulunmamaktadır. Özel hastane masraflarını karşılamakta güçlük çekmektedir.
2- Boşanma sonrası evlilik birliğinin sağladığı maddi destekten tamamen mahrum kalmıştır. Davalının refah seviyesi yükselirken, müvekkilin yoksulluğu derinleşmiştir. Bu çelişkili durumun giderilmesi hakkaniyet gereğidir.
Özetle, müvekkilin sağlık sorunları geçimini zorlaştırmış, davalının geliri ise katlanarak artmıştır. Enflasyon karşısında 800 TL’lik nafakanın hiçbir anlamı kalmamıştır.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m. 175, 176/4; TMK m. 4 (hakkaniyet ilkesi); HMK m. 190.
HUKUKİ DELİLLER: Boşanma ilamı, müvekkile ait sağlık raporları, kira sözleşmesi, fatura suretleri, ticaret sicil gazetesi örnekleri, davalının vergi beyannamesi, sosyal medya paylaşım ekran görüntüleri, TÜİK enflasyon endeksi, tanık anlatımları.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle;
1-) Müvekkil lehine ödenen aylık 800 TL yoksulluk nafakasının, dava tarihinden itibaren aylık 8.000 TL’ye çıkarılmasına,
2-) Artırılan nafakanın izleyen yıllarda TÜFE oranında kendiliğinden artmasına karar verilmesine,
3-) Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Tarih: 02.06.2026
Davacı Vekili
Av. Osman TURHAN
Örnek 3: Tedbir Nafakasının Artırımı (Dava Sırasında)
… AİLE MAHKEMESİNE
DOSYA NO: 2026/… E.
TALEP EDEN: [Ad Soyad] – [T.C. Kimlik No] – [Adres]
TALEP EDEN VEKİLİ: Av. Osman TURHAN
KARŞI TARAF: [Ad Soyad] – [Adres]
KONU: Boşanma davası sürecinde hükmedilen tedbir nafakasının, güncel ekonomik veriler ışığında artırılması talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
A. Boşanma Davası ve Mevcut Tedbir Kararı
1- Taraflar arasında … Aile Mahkemesi’nde 2026/… Esas sayılı boşanma davası derdesttir. Mahkeme, tensip tutanağıyla müvekkil ve ortak çocuklar lehine aylık toplam 2.000 TL tedbir nafakasına hükmetmiştir.
2- Tedbir kararı, dava süresince ailenin temel ihtiyaçlarını güvence altına almayı amaçlamaktadır. Ancak verilen miktar, 2026 yılı yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kalmıştır. Çocukların okul taksitleri ve kira bedeli dahi bu rakamla karşılanamamaktadır.
B. Çocukların Eğitim ve Sağlık Giderleri
1- Müşterek çocuklardan … üniversite sınavına hazırlanmaktadır. Özel ders ve soru bankası masrafları aylık 5.000 TL’yi bulmaktadır. Küçük çocuk ise özel bir okulda eğitim görmekte olup, aylık okul ücreti 6.500 TL’dir.
2- Sağlık giderleri de bütçeyi zorlamaktadır. Küçük çocuğun astım tedavisi için düzenli ilaç kullanması gerekmektedir. Nebülizatör ve ilaç bedelleri, aylık ortalama 1.200 TL ek yük getirmektedir.
C. Müvekkilin Çalışamama Durumu
1- Müvekkil, evlilik süresince ev hanımı olarak yaşamıştır. 48 yaşında, herhangi bir iş deneyimi bulunmamaktadır. Ayrıca majör depresyon tanısı konulmuş olup, doktoru tam zamanlı çalışmasını uygun görmemektedir.
2- Mahkemenin takdir ettiği tedbir nafakası dışında hiçbir geliri yoktur. Ailesinden alabildiği sınırlı destekle geçinmeye çalışmaktadır. Bu tablo, tedbir miktarının acil şekilde yükseltilmesini zorunlu kılmaktadır.
D. Karşı Tarafın Ekonomik Gücü
1- Karşı taraf, serbest meslek sahibidir ve aylık ortalama 70.000 TL net gelir elde etmektedir. Vergi levhası ve banka dekontları, bu geliri doğrulamaktadır. Ayrıca üzerine kayıtlı üç adet gayrimenkulden kira geliri sağlamaktadır.
2- Karşı tarafın mali gücü, mevcut tedbir nafakasının çok üzerinde bir ödeme yapmasına imkân vermektedir. Nafakanın artırılması, karşı tarafı ekonomik sıkıntıya sokmayacak aksine ailenin refah dengesini koruyacaktır.
E. Hakkaniyet ve Ölçülülük
1- TMK m. 169 uyarınca boşanma davası süresince hâkim, eşlerin ve çocukların barınma, geçim ve bakım ihtiyaçları için gerekli tedbirleri resen alır. Mevcut tedbir nafakası, 2026 şartlarında bu ihtiyaçları karşılayamamaktadır.
2- Ölçülülük ilkesi, nafakanın karşı tarafı fakirleştirmeden diğer tarafı koruyacak düzeyde olmasını gerektirir. Karşı tarafın kazancı dikkate alındığında aylık 10.000 TL tedbir nafakası, taraflar arasındaki mali uçurumu bir nebze dengeleyecektir.
Özetle, 2.000 TL tedbir nafakası, çocukların eğitim giderlerini ve ev kirasını karşılayamamaktadır. Karşı tarafın mali durumu nafakanın artırılmasına elverişlidir.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m. 169, 185, 330; HMK m. 389 vd.
HUKUKİ DELİLLER: Dava dosyasındaki tensip zaptı, çocukların okul kayıtları, doktor raporları, ilaç reçeteleri, vergi levhası, banka dekontları, tapu kayıtları, tanık ifadeleri.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle;
1-) … Aile Mahkemesi’nin 2026/… Esas sayılı dosyasında hükmedilen aylık 2.000 TL tedbir nafakasının, talep tarihinden geçerli olmak üzere aylık 10.000 TL’ye yükseltilmesine,
2-) Bu miktarın her yıl TÜFE oranında artışına karar verilmesine,
3-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Tarih: 03.06.2026
Talep Eden Vekili
Av. Osman TURHAN
Hukuki Değerlendirme ve Uygulama Notları
Nafaka artırım davaları, TMK m. 176/4’ün tanıdığı bir uyarlama imkânıdır. Bu hükme göre tarafların mali durumunda meydana gelen değişiklikler veya hakkaniyet gerektiren hâller, nafakanın yeniden belirlenmesini mümkün kılar. Artırım talep ederken şu hususlara dikkat edilmelidir:
Mahkeme, nafakayı artırırken çocuğun yaşına bağlı büyüyen ihtiyaçları, enflasyon oranını, nafaka borçlusunun gelirindeki artışı ve nafaka alacaklısının gelirindeki azalmayı birlikte değerlendirir. Yargıtay kararları, sadece enflasyonun dahi başlı başına bir artırım gerekçesi olabileceğini kabul etmektedir.
İştirak nafakasında TMK m. 331/2 kıstas alınır; çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın kudreti ve hayat koşulları gözetilir. Yoksulluk nafakasında ise TMK m. 175 çerçevesinde boşanma yüzünden yoksulluğa düşme hâlinin devam etmesi şartı aranır. Tedbir nafakasında hâkimin takdir yetkisi daha geniştir.
Dilekçe ekinde güncel maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, tapu ve trafik sicil kayıtları, okul ücreti makbuzları, sağlık raporları ve TÜİK enflasyon endeksi gibi somut deliller sunulmalıdır. Nafaka artırım davaları, 2026 yılı itibarıyla zorunlu arabuluculuk kapsamındadır; arabuluculuk anlaşmama tutanağı olmaksızın dava açılamayacağı unutulmamalıdır.
KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
Nafaka artırım dilekçesi, değişen hayat şartları karşısında mevcut nafaka miktarının yetersiz kalması durumunda başvurulan hukuki bir araçtır. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi, nafaka alacaklısına veya borçlusuna, koşulların değişmesi hâlinde mahkemeden yeniden düzenleme talep etme hakkı tanır. Özellikle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde bu talep, hakkaniyetin bir gereği hâline gelir. Mahkemeler artırım talebini değerlendirirken, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarındaki artışı ve borçlunun ödeme gücündeki gelişmeleri somut delillerle inceler. Sürecin başarıya ulaşması, sağlam bir hukuki gerekçelendirmeye ve belgeye dayalı ispat faaliyetine bağlıdır.
Ayrıca nafaka artırımı, yalnızca iştirak nafakasıyla sınırlı değildir. Yoksulluk nafakası ve tedbir nafakası da aynı esaslara tabi olarak artırılabilir. Bunun yanında, nafakanın türüne göre görevli mahkeme değişmez; tüm talepler Aile Mahkemesinde görülür. Öte yandan 2026 itibarıyla nafaka artırım davaları, arabuluculuğa tabi davalar arasına girmiştir. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tüketilmesi şarttır. Üstelik talep edilen yeni nafaka miktarının, karşı tarafı ekonomik çöküntüye uğratmayacak ama alacaklıyı da insanca yaşatacak bir dengede olması gerekir.
Nafaka Artırımının Hukuki Dayanakları
Nafaka artırım dilekçesi yazarken bilinmesi gereken temel yasal düzenlemeler şunlardır:
- TMK m. 176/4: Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılması istenebilir.
- TMK m. 331: İştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri esas alınır.
- TMK m. 175: Yoksulluk nafakası, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek taraf lehine hükmedilir; süresizdir ancak uyarlanabilir.
- HMK m. 382: Nafaka artırım davaları çekişmesiz yargı işi sayılmaz; basit yargılama usulüne tabidir.
- 6325 sayılı Kanun: 2026 değişikliğiyle nafaka artırım talepleri arabuluculuk zorunluluğu kapsamına girmiştir.
Aşağıdaki tabloda nafaka türlerine göre dikkate alınması gereken kriterleri özetlenmiştir:
| Nafaka Türü | Artırımda Temel Kriter | Zamanaşımı | Arabuluculuk |
|---|---|---|---|
| İştirak Nafakası | Çocuğun artan ihtiyaçları, babanın gelir artışı | 10 yıl (TMK m. 179) | Zorunlu |
| Yoksulluk Nafakası | Alacaklının geçim sıkıntısı, borçlunun refah artışı | 10 yıl | Zorunlu |
| Tedbir Nafakası | Çocuk ve eşin acil ihtiyaçları | Dava süresince | Genellikle aranmaz |
Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, enflasyonun tek başına nafaka artırım sebebi olduğuna defalarca hükmetmiştir. Böylece nafaka borçlusunun gelirinde belirgin bir artış olmasa bile sırf paranın alım gücündeki erime gerekçe gösterilerek artırım talep edilebilir. Bununla birlikte mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarındaki tüm değişiklikleri resen araştırmakla yükümlüdür.
Nafaka Artırım Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Başarılı bir nafaka artırım dilekçesi için aşağıdaki noktalara özen gösterilmelidir:
- Somut Delil Sunumu: Maaş bordroları, tapu kayıtları, okul makbuzları, sağlık raporları gibi belgeler dosyaya eklenmelidir.
- TÜFE Verisi Kullanımı: Türkiye İstatistik Kurumu’nun güncel enflasyon endeksi, talebin haklılığını rakamsal olarak destekler.
- Arabuluculuk Tutanağı: 2026 yılında arabuluculuğa başvurmadan açılan davalar usulden reddedilir.
- Orantılı Talep: Yeni nafaka miktarı, borçlunun geliriyle orantılı ve ödenebilir olmalıdır.
- Hakkaniyet Vurgusu: Dilekçe metninde, mevcut durumun adaletsizliği ve yeni talebin neden hakkaniyete uygun olduğu açıklanmalıdır.
Bunun yanında, nafaka alacaklısının çalışma gücünü kaybetmesi veya kronik bir hastalığa yakalanması gibi beklenmedik durumlar da artırım için güçlü bir dayanak oluşturur. Karşı taraf ise nafakanın fahiş olduğu iddiasındaysa, kendi geçim sıkıntısını aynı ölçüde belgeyle kanıtlamak zorundadır. Sonuç olarak mahkemenin takdir yetkisini etkileyecek unsurlar, dosyaya eksiksiz şekilde sunulmalıdır.
Güncel Yargıtay Uygulaması ve Emsal Kararlar
Yargıtay, nafaka artırım davalarında sürekli olarak “değişen koşullar” ilkesini vurgular. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir kararında, boşanmadan sonra baba olan davalının gelirinin üç katına çıkması ve çocuğun özel okula başlaması, aylık 500 TL nafakanın 2.500 TL’ye yükseltilmesi için yeterli görülmüştür. Bir başka kararda ise sadece enflasyon artışı gerekçe gösterilerek nafakanın %300 oranında artırılması onanmıştır.
Öte yandan Yargıtay, nafaka borçlusunun evlenmesinin veya yeni çocuk sahibi olmasının, mevcut nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden azaltmayacağına hükmeder. Buna rağmen borçlunun ödeme gücünü etkileyen bu tür durumlar, mahkemece takdir edilirken göz önünde bulundurulur. Dolayısıyla nafaka artırım dilekçesi hazırlarken, bu içtihat eğilimlerini bilmek ve gerekçeleri bu doğrultuda kurgulamak yararlıdır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: Nafaka artırım davası ne kadar sürer?
Basit yargılama usulüne tabi olan nafaka artırım davaları, delil durumuna göre ortalama 3 ila 8 ay arasında sonuçlanır. Ancak yoğun mahkeme takvimi ve bilirkişi incelemesi gibi etkenler süreyi uzatabilir.
Soru 2: Nafaka artırımında zamanaşımı var mıdır?
Nafaka alacakları için genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Fakat artırım davası, her zaman değişen koşulların varlığına dayanarak açılabilir; belirli bir süre sınırlamasına tabi değildir.
Soru 3: Arabuluculuğa gitmeden nafaka artırımı talep edilebilir mi?
2026 yılı itibarıyla zorunlu arabuluculuk kapsamına giren nafaka artırım taleplerinde, anlaşmama tutanağı olmadan dava açılamaz. Tedbir nafakası talepleri genellikle bu zorunluluktan muaftır.
Soru 4: Nafaka artırımı geriye dönük olarak talep edilebilir mi?
Hayır, nafaka artırımı dava tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Geriye dönük fark talep edilemez.
Soru 5: Nafaka borçlusu ödemezse ne yapılabilir?
Ödenmeyen nafaka için icra takibi başlatılabilir. Ayrıca nafaka yükümlüsünün maaşına haciz konulabilir ve sürekli ödememe hâlinde tazyik hapsi yoluna gidilebilir.
İlgili Araçlar
- Nafaka Artış Hesaplama — hükmünüzde artış kaydı olup olmadığını ve güncel tutarı kontrol edin
- Yasal Faiz Hesaplama — ödenmeyen nafaka icra takibine dönüşürse işleyecek faizi hesaplayın
- Avukatlık Vekalet Ücreti Hesaplama: AAÜT 2026
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın