Tanımlar
TCK Madde 6
(1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler, adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,[2]
e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,
anlaşılır.
TCK Madde 6 Gerekçesi
Bu madde metninde, kanunda kullanılan bazı kavramlar tanımlanmaktadır. Suçta ve cezada kanunilik ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmaması dolayısıyla, “kadın” ve “örgüt” tanımları Tasarı metninden çıkarılmıştır. Tekerrüre ilişkin olarak sistem değişikliği yapıldığı için “Aynı türden suç” tanımı ve ayrıca, tanımlanmasına gerek görülmemesi nedeniyle “Cebir ve şiddet” tanımı metinden çıkarılmıştır.
Kişinin vatandaşlığının belirlenmesinde 11.2.1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun esas alınacağını belirten tanım, ceza uygulaması itibarıyla önemli olan hususu belirlemektedir. Böylece suçu işlediği sırada Türk vatandaşı iken sonradan uyruğunu değiştiren kişi suçun unsuru veya kovuşturma koşulu bakımından Türk sayılacağı gibi, suçu işlediği sırada Türk uyruğuna girmiş olan kişi de Türk vatandaşı sayılacaktır. Çifte uyruğu olanlar da, Türk vatandaşı sayılacaklardır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi hükümleri göz önünde bulundurularak, “Çocuk” deyiminden henüz onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin anlaşılması gerektiğine dair bir tanıma yer verilmiştir.
765 sayılı Türk Ceza Kanunundaki “memur” tanımının doğurduğu sakıncaları aynen devam ettirecek nitelikte olan tanım, Tasarı metninden çıkarılarak; memur kavramını da kapsayan “kamu görevlisi” tanımına yer verilmiştir. Yapılan yeni tanıma göre, kişinin kamu görevlisi sayılması için aranacak yegane ölçüt, gördüğü işin bir kamusal faaliyet olmasıdır.
Bilindiği üzere, kamusal faaliyet, Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir. Bu faaliyetin yürütülmesine katılan kişilerin maaş, ücret veya sair bir maddî karşılık alıp almamalarının, bu işi sürekli, süreli veya geçici olarak yapmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Bu bakımdan, örneğin mesleklerinin icrası bağlamında avukat veya noterin kamu görevlisi olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Keza kişi, bilirkişilik, tercümanlık ve tanıklık faaliyetinin icrası kapsamında bir kamu görevlisidir. Askerlik görevi yapan kişiler de kamu görevlisidirler. Bu bakımdan örneğin bir suç vakıasına müdahil olan, bir tutuklu veya hükümlünün naklini gerçekleştiren jandarma subay veya erleri de, kamu görevlisidirler.
Buna karşılık, kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağı açıktır.
“Gece vakti” ve “silâh” deyimleri, ayrıca açıklamaya gerek bırakmayacak şekilde tanımlanmıştır.
“Basın ve yayın yolu ile” deyimine ilişkin tanım, sadece kitle iletişim araçlarını kapsayacak biçimde değiştirilmiştir. Tasarıdaki bireysel iletişimi de içine alacak şekilde ifade edilmiş olan tanımın oluşturduğu sakıncanın giderilmesi için, tanımda değişiklik yapılarak “kitle iletişim araçları” ifadesine vurgu yapılmıştır.
Tasarının 45, 46 ve 47 nci maddelerinde yer alan “İtiyadi suçlu”, “Suçu meslek edinen kişi” ve “Örgüt mensubu suçlu” deyimlerine ilişkin tanımlar, bu madde kapsamına alınmıştır.
TCK 6 – Ceza Kanununda Kullanılan Tanımlar
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6. maddesi, Kanunun uygulanması sırasında kullanılan bazı temel kavramların ne anlama geldiğini belirlemektedir.
Ceza hukukunda kullanılan bir kavramın kanunda özel olarak tanımlanmış olması önemlidir. Çünkü bir suçun unsuru veya nitelikli hâli değerlendirilirken, TCK’nın verdiği tanım esas alınır. Böylece aynı kavramın farklı suçlarda farklı anlamlarda kullanılması ve uygulamada belirsizlik ortaya çıkması önlenmeye çalışılır.
TCK 6’da vatandaş, çocuk, kamu görevlisi, yargı görevi yapan, gece vakti, silah, basın ve yayın yolu, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu kavramlarının tanımlarına yer verilmiştir.
TCK 6 Nedir?
TCK 6, Ceza Kanununun uygulanmasında kullanılan bazı kavramların kanuni tanımlarını içeren maddedir.
Bu maddede yer alan tanımlar, Kanunun diğer hükümlerinin uygulanması sırasında önem taşır. Örneğin bir suçun “silahla” işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmişse, öncelikle TCK 6’daki silah tanımına bakılması gerekir.
Benzer şekilde bir suçun kamu görevlisine karşı işlenmesi veya suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi gibi durumlarda “kamu görevlisi” kavramının kapsamı TCK 6 bakımından belirlenir.
TCK 6 Madde Metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6. maddesine göre ceza kanunlarının uygulanmasında aşağıdaki kavramlar belirtilen anlamları taşır:
a) Vatandaş: Fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk: Henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi: Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan: Yüksek mahkemeler, adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti: Güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi,
f) Silah:
- Ateşli silahlar,
- Patlayıcı maddeler,
- Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
- Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
- Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu: Her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu: Kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi: Kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu: Bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi.
TCK 6’ya Göre “Vatandaş” Kimdir?
TCK 6/1-a’ya göre vatandaş, fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişidir.
Burada belirleyici olan zaman, kişinin suç oluşturan fiili gerçekleştirdiği andır.
Dolayısıyla kişi fiili işlediği sırada Türk vatandaşıysa, daha sonra vatandaşlığını kaybetmesi ceza hukukundaki “vatandaş” tanımını değiştirmez.
Aynı şekilde kişinin fiili gerçekleştirdiği sırada Türk vatandaşı olmaması, daha sonra Türk vatandaşlığını kazanması hâlinde geriye dönük olarak vatandaş kabul edilmesini sağlamaz.
Bu tanım özellikle Türk vatandaşlarının yurt dışında işlediği suçlar bakımından önem taşıyan TCK’nın “Vatandaş tarafından işlenen suç” hükümleriyle bağlantılıdır.
TCK 6’ya Göre Çocuk Kimdir?
TCK 6/1-b’ye göre çocuk, henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişidir.
Burada esas alınan ölçüt kişinin 18 yaşını doldurup doldurmadığıdır.
Çocuklara ilişkin ceza sorumluluğu bakımından ise yalnızca TCK 6’daki tanımla yetinilmez. Türk Ceza Kanununun 31. maddesinde, yaş küçüklüğünün ceza sorumluluğuna etkisi ayrıca düzenlenmiştir.
Dolayısıyla TCK 6’daki “çocuk” tanımı ile yaş küçüklüğünün ceza sorumluluğuna etkisi birbirinden ayrılmalıdır.
TCK 6’ya Göre Kamu Görevlisi Kimdir?
TCK 6/1-c’deki kamu görevlisi tanımı, eski Türk Ceza Kanununda kullanılan “memur” kavramından daha geniş bir anlayış üzerine kurulmuştur.
Buna göre kişinin kamu görevlisi sayılmasında temel ölçüt, kamusal faaliyetin yürütülmesine katılmasıdır.
Bu faaliyete;
- atama yoluyla,
- seçilme yoluyla,
- başka herhangi bir surette
katılınabilir.
Ayrıca bu görevin sürekli, süreli veya geçici olması önem taşımaz.
Dolayısıyla kamu görevlisi kavramı yalnızca klasik anlamda devlet memurlarını ifade etmez.
Avukat Kamu Görevlisi Sayılır mı?
TCK 6’nın gerekçesinde avukatların, mesleklerinin icrası bağlamında kamusal faaliyetin yürütülmesine katılan kişiler olduğu ve bu nedenle kamu görevlisi kapsamında değerlendirildiği belirtilmektedir.
Gerekçede ayrıca noter, bilirkişi, tercüman ve tanıkların belirli faaliyetleri bakımından kamu görevlisi kabul edilebileceği ifade edilmektedir.
Burada önemli olan, kişinin yaptığı faaliyetin somut olayda kamusal faaliyet niteliği taşıyıp taşımadığıdır.
Özel Şirket Çalışanı Kamu Görevlisi Sayılır mı?
Kamuya ait bir hizmetin özel hukuk kişisine ihale edilmesi tek başına o işi yapan kişilerin TCK bakımından kamu görevlisi sayılması sonucunu doğurmaz.
TCK 6 gerekçesinde de kamusal bir faaliyetin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi hâlinde, bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağı açıkça belirtilmektedir.
Bu nedenle yalnızca kamu hizmetine ilişkin bir işin yürütülmesine katılmak ile TCK anlamında kamu görevlisi olmak arasında somut olay bakımından ayrım yapılması gerekir.
TCK 6’ya Göre Yargı Görevi Yapan Kimdir?
TCK 6/1-d kapsamında yargı görevi yapan kişiler arasında;
- yüksek mahkemeler ile adli ve idari mahkemelerin üye ve hâkimleri,
- Cumhuriyet savcıları,
- avukatlar
sayılmıştır.
Bu kavram, özellikle yargı görevi yapan kişilere karşı veya bu kişiler tarafından gerçekleştirilen fiiller bakımından önem taşıyabilir.
TCK 6’ya Göre Gece Vakti Nedir?
TCK 6/1-e’ye göre gece vakti;
güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Bu nedenle TCK bakımından “gece” kavramı günlük hayattaki kullanımından farklı olarak kanunda belirli bir ölçüte bağlanmıştır.
Örneğin bazı suçlarda fiilin gece vakti işlenmesi, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâli olarak düzenlenmiştir. Böyle durumlarda gece vaktinin başlangıç ve bitişi TCK 6’daki tanıma göre belirlenir.
TCK 6’ya Göre Silah Nedir?
TCK 6/1-f, silah kavramını oldukça geniş şekilde tanımlamaktadır.
Buna göre yalnızca ateşli silahlar değil, belirli şartlar altında farklı araç ve maddeler de TCK bakımından silah kabul edilebilir.
Ateşli Silahlar
Tabanca, tüfek ve benzeri ateşli silahlar bu kapsamda değerlendirilir.
Patlayıcı Maddeler
Patlayıcı maddeler de TCK 6’da silah tanımına açıkça dâhil edilmiştir.
Kesici, Delici veya Bereleyici Aletler
Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet silah kapsamındadır.
Saldırı veya Savunma Amacıyla Yapılmamış Ancak Bu Amaçla Kullanılabilen Şeyler
TCK 6’nın önemli özelliklerinden biri de belirli bir eşyanın başlangıçta silah olarak üretilmiş olmasını zorunlu görmemesidir.
Saldırı veya savunma amacıyla yapılmamış olsa dahi fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler de silah kapsamında değerlendirilebilir.
Bu nedenle bir eşyanın TCK anlamında silah sayılıp sayılmayacağı değerlendirilirken yalnızca eşyanın normal kullanım amacına değil, somut olayda saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli olup olmadığına da bakılır.
Tehlikeli Maddeler
Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal ve biyolojik maddeler de TCK 6’daki silah tanımına dâhildir.
TCK 6’ya Göre Basın ve Yayın Yolu Nedir?
TCK 6/1-g’ye göre basın ve yayın yolu, her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınları ifade eder.
Burada önemli olan, iletişimin bir kitle iletişim aracı aracılığıyla gerçekleştirilmesidir.
Gerekçede de tanımın bireysel iletişimi kapsamayacak şekilde düzenlendiği ve “kitle iletişim araçları” ifadesine özellikle vurgu yapıldığı belirtilmektedir.
Bu nedenle her türlü bireysel iletişimin otomatik olarak TCK anlamında “basın ve yayın yolu” kapsamında kabul edilmesi doğru değildir.
TCK 6’ya Göre İtiyadi Suçlu Kimdir?
TCK 6/1-h’ye göre itiyadi suçlu;
kasıtlı bir suçun temel şeklini veya daha ağır ya da daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini, bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişidir.
Bu tanımda birkaç şart birlikte aranır:
- İşlenen suç kasıtlı olmalıdır.
- Suçun temel veya nitelikli şekillerinden biri söz konusu olmalıdır.
- Fiiller farklı zamanlarda işlenmelidir.
- Fiiller bir yıllık süre içerisinde gerçekleştirilmelidir.
- Suç, ikiden fazla kez işlenmiş olmalıdır.
İtiyadi suçlu kavramı, tek bir suç işlenmesinden farklı olarak belirli bir zaman diliminde tekrarlanan kasıtlı suç davranışını ifade eder.
Suçu Meslek Edinen Kişi Kimdir?
TCK 6/1-i’ye göre suçu meslek edinen kişi, kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişidir.
Burada yalnızca birden fazla suç işlemek yeterli değildir.
Tanımın merkezinde, kişinin geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış olması bulunmaktadır.
Bu nedenle itiyadi suçlu ile suçu meslek edinen kişi aynı kavram değildir. TCK 6 bu iki kavramı ayrı ayrı tanımlamaktadır.
Örgüt Mensubu Suçlu Kimdir?
TCK 6/1-j’ye göre örgüt mensubu suçlu;
- suç örgütünü kuran,
- suç örgütünü yöneten,
- örgüte katılan,
- örgüt adına diğerleriyle birlikte suç işleyen,
- örgüt adına tek başına suç işleyen
kişidir.
Bu tanım, suç örgütüyle bağlantılı farklı konumları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
Örgüt mensubu kavramının uygulanmasında yalnızca kişinin tek başına veya başkalarıyla birlikte suç işlemesine değil, fiilin suç örgütü adına gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin koşullara da bakılması gerekir.
TCK 6’nın Hukuki Önemi
TCK 6’da yer alan tanımlar, Türk Ceza Kanununun farklı hükümlerinin uygulanmasında ortak bir kavramsal çerçeve oluşturur.
Örneğin;
- “gece vakti” belirli suçlarda nitelikli hâlin uygulanması,
- “silah” bazı suçlarda cezanın ağırlaştırılması,
- “çocuk” yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler,
- “kamu görevlisi” kamu görevlisine özgü suç veya nitelikli hâller,
- “basın ve yayın yolu” belirli suçların işlenme şeklinin değerlendirilmesi
bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle TCK 6, tek başına bir suç veya ceza düzenlememesine rağmen, Kanunun birçok farklı hükmünün doğru uygulanması bakımından temel bir başvuru maddesidir.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 6 neyi düzenler?
TCK 6, Ceza Kanununun uygulanmasında kullanılan vatandaş, çocuk, kamu görevlisi, yargı görevi yapan, gece vakti, silah, basın ve yayın yolu, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu gibi kavramların tanımlarını düzenler.
TCK’ya göre çocuk kaç yaşındadır?
TCK 6’ya göre çocuk, henüz 18 yaşını doldurmamış kişidir. Ancak çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin ayrıntılar TCK 31’de ayrıca düzenlenmiştir.
TCK’ya göre kamu görevlisi kimdir?
Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir şekilde sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi TCK anlamında kamu görevlisi olarak kabul edilir.
TCK’ya göre gece vakti hangi saatlerdir?
Sabit saatler söz konusu değildir. TCK 6’ya göre gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp güneşin doğmasından bir saat önce sona erer.
TCK’ya göre hangi şeyler silah sayılır?
Ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, belirli kesici-delici-bereleyici aletler, saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler ile maddede sayılan çeşitli tehlikeli maddeler TCK anlamında silah kapsamında olabilir.
Her kamu hizmetinde çalışan kişi kamu görevlisi midir?
Hayır. TCK bakımından değerlendirme, kişinin yaptığı faaliyetin niteliğine göre yapılır. Özellikle kamusal bir faaliyetin ihale yoluyla özel hukuk kişilerine bırakılması hâlinde, bu kişilerin sırf bu nedenle kamu görevlisi sayılmayacağı TCK 6 gerekçesinde belirtilmiştir.
Sonuç
TCK 6, Türk Ceza Kanununda kullanılan birçok önemli kavramın anlamını belirleyen temel bir tanımlar maddesidir. Vatandaş, çocuk, kamu görevlisi ve yargı görevi yapan kişi gibi kişi gruplarının yanı sıra gece vakti, silah ve basın-yayın yolu gibi suçun niteliğini veya uygulanacak hükmü etkileyebilecek kavramlar da bu maddede açıklanmıştır.
Özellikle silah, kamu görevlisi, gece vakti ve çocuk kavramlarının kanundaki özel anlamlarının bilinmesi, ilgili suç hükümlerinin doğru uygulanması bakımından önemlidir.
TCK 6’da yer alan tanımların önemli bir bölümü, Kanunun diğer maddelerinde düzenlenen suçların unsurları veya nitelikli hâlleri değerlendirilirken doğrudan karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle madde, Türk Ceza Kanununun sistematiğinin anlaşılması açısından temel hükümlerden biridir.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 6 – Tanımlar: Mevzuat Bilgi Sistemi – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle eşitlik ve kanunilik ilkelerine ilişkin hükümler: Mevzuat Bilgi Sistemi – Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
Bu konuda bir dosyanız mı var?
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut olayın koşullarına göre değişebilir. Kendi durumunuz hakkında değerlendirme yapılmasını istiyorsanız iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan · Turhan Hukuk & Danışmanlık · Ankara

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın