Kıymetli evrak hukukunda, poliçelerin temel unsurlarından biri vade unsurudur. Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 672. maddesi uyarınca vade, poliçenin ödeme zamanını belirleyen unsurdur ve poliçenin geçerliliği açısından belirli şekil şartlarına tabidir. Poliçede vade belirlemesi, senedin hukuki niteliğini, muhatabın ödeme yükümlülüğünün ne zaman doğacağını ve zamanaşımı sürelerinin başlangıcını doğrudan etkiler. Bu nedenle, vade türlerinin doğru tespit edilmesi ve geçerlilik koşullarının sağlanması, kambiyo senetleri hukukunda son derece önemlidir.
1. Belirli Tarihte Ödenecek Vadeli Poliçe
Belirli vadede ödenecek poliçe, vade tarihinin senet üzerinde açıkça gösterildiği poliçedir. Örneğin:
“Sayın muhatap, işbu poliçe karşılığında lehtara 15.12.2022 tarihinde 100.000 TL ödeyiniz.”
Bu durumda poliçenin vadesi açıkça belirlenmiştir. Vade tarihinin gün, ay ve yıl şeklinde yazılması zorunlu değildir; örneğin, “2020 yılı Kurban Bayramı’nın ilk günü” gibi belirlenebilir bir tarih ifadesi de geçerli kabul edilir. Ancak yalnızca “Kurban Bayramı” şeklinde genel bir ifade, somut ve belirlenebilir bir tarih içermediğinden geçersiz vade niteliğindedir.
Vade tarihinin mantıklı ve mümkün bir tarih olması gerekir. Örneğin, 32 Nisan gibi fiilen var olmayan bir tarih yazılması halinde poliçe geçersiz olur. Buna karşın, Şubat ayı için 29 veya 30 gibi tarihlerin yazılması Yargıtay tarafından “mantıksız tarih” olarak kabul edilmemekte, geçerli sayılmaktadır. Ancak keşide tarihinden önce bir vade tarihi belirtilmesi, poliçeyi geçersiz hale getirir; zira bu durumda senet, kambiyo senedi vasfını yitirir.
Yıl belirtilmemiş vadelerde Yargıtay içtihatlarına göre vade, keşide tarihinden sonraki en yakın yıl olarak kabul edilir. Örneğin keşide tarihi 01.08.2023 ve vade “15 Aralık” olarak yazılmışsa, bu tarih 15.12.2023 olarak kabul edilir. Aynı şekilde, keşide tarihi 01.08.2022 ve vade “01.05” şeklinde yazılmışsa, bu durumda vade 01.05.2023’tür.
Borçlar Kanunu’nun 91/2. maddesi uyarınca, yalnızca ay ve yıl belirtilmişse, vade o ayın son günü olarak kabul edilir.
2. Keşide Tarihinden Belirli Süre Sonra Ödenecek Vadeli Poliçe
Bu tür poliçelerde vade, belirli bir tarih değil, keşide tarihinden sonra belirli bir süredir. Örneğin:
“Sayın muhatap, işbu poliçe karşılığında keşide tarihinden 10 gün sonra lehtara 1.000 TL ödeyiniz.”
Keşide tarihi senet üzerinde bulunmak zorundadır; zira vadenin hesaplanması bu tarihe bağlıdır. Örneğin, keşide tarihi 05.12.2022 olan bir poliçede “keşide tarihinden 10 gün sonra” ifadesi yer alıyorsa, vade tarihi 15.12.2022 olacaktır.
Bu tür poliçelerde “10 gün” gibi belirlenen süre keyfidir; 3 ay, 6 ay gibi süreler de öngörülebilir. Keşideci, poliçeye istediği düzenleme tarihini yazarak vadenin istediği şekilde hesaplanmasını sağlayabilir. Ancak mantıksal olarak mevcut olmayan bir tarih (örneğin 30 Şubat) hesaplama sonucunda ortaya çıkarsa, vade tarihi Şubat ayının son günü olarak kabul edilir.
Bu vade türünde keşide tarihi, vadeyi belirlemede esas alınan unsur olduğundan, poliçe metninde yer alması zorunludur.
3. Görüldüğünde Ödenecek Vadeli Poliçe
Görüldüğünde ödenecek poliçelerde belirli bir vade tarihi bulunmaz. Bu durumda poliçenin vadesi, muhatabın poliçeyi görüp kabul ettiği andır. Örneğin:
“Sayın muhatap, işbu poliçe karşılığında görüldüğünde L’ye 1.000 TL ödeyiniz.”
Bu durumda, poliçeye vade yazılmamışsa, TTK gereği otomatik olarak “görüldüğünde vadeli” sayılır. Poliçenin muhataba ibraz edildiği an, vade anıdır. Hamil, senedi muhataba götürmediği sürece vade gelmiş sayılmaz; çünkü muhatabın senedi “görmesi”, hamilin ibrazına bağlıdır.
Muhatabın poliçeyi kendi kendine “görmesi” veya “kabul etmesi” mümkün değildir. Hamil, poliçeyi muhataba ibraz ettiğinde muhatap bunu görür ve kabul ettiğinde ödeme yükümlülüğü doğar.
Görüldüğünde vadeli poliçelerde ibraz süresi, keşide tarihinden itibaren bir yıldır. Ancak bu süre emredici değildir; keşideci, poliçeye “6 ay içinde ibraz edilmelidir” veya “2 yıl içinde ibraz edilmelidir” gibi kayıtlar koyarak süreyi değiştirebilir. Cirantalar ise yalnızca bu süreyi kısaltabilir.
Dolayısıyla, 01.08.2022 tarihli bir poliçede hamilin, 01.08.2023 tarihine kadar muhataba ibraz hakkı vardır. Bu süre içinde herhangi bir günde ibraz yapılabilir; vade tarihi de o gün gerçekleşmiş olur.
TTK m. 704/2’ye göre keşideci, poliçenin belirli bir tarihten önce ibraz edilmesini yasaklayabilir. Bu durumda bir yıllık ibraz süresi, belirtilen tarihten itibaren işlemeye başlar.
4. Görüldükten Belirli Süre Sonra Ödenecek Vadeli Poliçe
Bu vade türünde poliçede belirli bir tarih değil, görüldükten sonra geçecek belirli bir süre belirtilmiştir. Örneğin:
“Sayın muhatap, işbu poliçe karşılığında kabul ettikten 10 gün sonra L’ye 1.000 TL ödeyiniz.”
Bu tür poliçelerde hamil, poliçeyi muhataba ibraz eder; muhatap poliçeyi kabul ettiğinde süre işlemeye başlar. Örneğin, poliçe 01.10.2023 tarihinde kabul edilmişse, 10 günlük süre sonunda vade 11.10.2023 olacaktır.
Eğer muhatap kabul tarihini poliçe üzerine yazmazsa, hamilin noter aracılığıyla tarih protestosu çektirmesi gerekir. Bu protesto, kabul tarihini tespit eden resmi bir işlemdir ve protestonun çekildiği tarih kabul tarihi sayılır. Süre bu tarih üzerine eklenerek vade belirlenir.
Eğer tarih protestosu çekilmemişse, müracaat borçlularının (lehtar ve cirantaların) borcu düşer. Ancak muhatabın asli borcu devam eder ve bu borcun başlangıcı, kabule arz süresinin son günü olarak kabul edilir. Örneğin, keşide tarihi 01.08.2022 olan bir poliçe, kabule arz için 1 yıllık süre sonunda yani 01.08.2023 tarihinde kabul edilmiş sayılır; “görüldükten 10 gün sonra” kaydı varsa vade tarihi 11.08.2023 olur.
5. Poliçelerde Faiz Kaydı
Poliçeler üzerine faiz kaydı düşülmesi mümkündür. Burada iki faiz türü arasında ayrım yapılmalıdır:
- Anapara faizi: Vade tarihine kadar işleyen faizdir.
- Temerrüt faizi: Vade tarihinden sonraki döneme ilişkin faizdir.
TTK’da kabul gören “2G Kuralı” gereğince, yalnızca görüldüğünde ödenecek ve görüldükten belli süre sonra ödenecek poliçelere anapara faizi kaydı konulabilir. Zira bu poliçelerde vade tarihi önceden belirlenememektedir ve keşidecinin bu faiz kaydını koymakta hukuki menfaati vardır.
Buna karşılık, belirli vadeli veya keşide tarihinden belli süre sonra vadeli poliçelere anapara faizi kaydı düşülürse, bu kayıt yazılmamış sayılır. Bu durumda poliçe geçerli olmaya devam eder ancak faiz hükmü uygulanmaz.
Anahtar Kelimeler
Poliçe vadesi, belirli vadeli poliçe, görüldüğünde vadeli poliçe, görüldükten sonra vadeli poliçe, keşide tarihi, tarih protestosu, kambiyo senetleri, TTK m. 672, TTK m. 704, 2G kuralı, anapara faizi, temerrüt faizi, vade geçerliliği.
Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Bir Cevap Yazın