ADI ŞİRKETTE ORTAKLAR ARASI DEĞİŞİKLİK VE TEMSİL YETKİSİ (TBK m. 632 vd.)

Adi şirketlerde ortaklar arasındaki değişiklikler, şirketin temel yapısını doğrudan etkileyen hususlardır. Bu nedenle, söz konusu değişiklikler ortaklık kararı niteliğinde olup, kural olarak oybirliğiyle alınması gerekmektedir.

A. Şirkete Yeni Ortağın Girmesi

Adi şirkete yeni bir ortağın dahil olması farklı şekillerde ortaya çıkabilir:

  1. Dışarıdan yeni bir ortağın katılması:
    Örneğin A, B ve C tarafından kurulan adi şirkete D’nin dördüncü ortak olarak girmesi durumunda, bu değişiklik için tüm ortakların oybirliği gerekir. Ancak şirket sözleşmesinde aksi düzenlenmişse, oyçokluğu ile de karar alınabilir.
    Yeni ortağın, giriş tarihinden önceki borçlardan sorumlu olup olmayacağı TBK’da açıkça düzenlenmemiştir. Doktrindeki hâkim görüş, kolektif şirket hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği yönündedir. Bu yaklaşıma göre yeni ortak da diğer ortaklar gibi geçmiş borçlardan sorumludur.
  2. Alt katılım (pay içi ortaklık):
    A, B ve C ortaklarının bulunduğu bir adi şirkette, A’nın kendi ortaklık payına dışarıdan D’yi dahil etmesi mümkündür. Bu durumda, B ve C’nin haberi olmasa dahi A ile D arasında bir “iç ilişki” doğar. Şirket içinde adeta “şirket içinde şirket” durumu oluşur.
  3. Ortaklık payının devri:
    A’nın kendi ortaklık payını D’ye devretmesi halinde, hem mevcut ortağın çıkışı hem yeni ortağın girişi söz konusudur. Bu durumda diğer ortakların oybirliğiyle onayı gerekir. Onay verilmezse, devir sözleşmesi şirkete karşı hüküm ifade etmez. Ancak A ile D arasındaki iç ilişki devam eder.
    Diğer ortaklar zımni onay da verebilir; örneğin kar payını D’ye ödemeleri bu onay anlamına gelir.

B. Mevcut Ortağın Şirketten Çıkması

Adi şirketler güven esasına dayalı olduğundan, bir ortağın şirketten çıkışı da oybirliği ile mümkündür.
A, şirketten ayrılmak isterse B ve C’nin onayı gerekir. Onay verilmezse, A haklı sebeple fesih davası açarak şirketin sona erdirilmesini talep edebilir.

C. Mevcut Ortağın Şirketten Çıkarılması

Diğer ortaklar, belirli hallerde bir ortağı şirketten çıkarabilir. TBK m. 633 uyarınca çıkarılma nedenleri şunlardır:

  • Ortağın fesih bildiriminde bulunması,
  • Ortağın kısıtlanması,
  • Ortağın iflas etmesi,
  • Ortağın tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla satılması,
  • Ortağın ölmesi.

Kanun koyucu bu nedenleri adi şirketin sona erme sebepleriyle paralel biçimde düzenlemiştir. Böylece şirket, tek bir ortağın olumsuz durumundan etkilenmeden varlığını sürdürebilir.
Ancak bu nedenlerin çıkarma sebebi sayılabilmesi için, şirket sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması gerekir. Aksi halde doğrudan uygulanamaz.
Bazı yazarlar, sözleşmede hüküm bulunmasa dahi çıkarma işleminin yapılabileceğini savunsa da, kanunun lafzı bu yoruma elverişli değildir.
Çıkarılan ortak, kolektif şirket hükümlerine kıyasen, 3 ay içinde iptal davası açabilir.


ADİ ŞİRKETİN TEMSİLİ (DIŞ İŞLEYİŞ)

Adi şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından, “temsil” kavramı doğrudan şirkete değil, ortakların birbirlerini temsil etmesine ilişkindir. TBK m. 637 ve devamı hükümler bu durumu düzenler.

1. Dolaylı Temsil

Bir ortak, kendi adına fakat diğer ortaklar hesabına üçüncü kişiyle işlem yaparsa, bu işlemden doğan borç ve alacaklardan bizzat kendisi sorumludur.
Bu durumda dolaylı temsil söz konusudur (TBK m. 637/1).
Eğer ortak yetkisini aşarsa, diğer ortaklar işlemi devralmadıkça yalnız kendisi sorumlu olur.

2. Doğrudan Temsil

Ortaklardan biri, ortaklar adına üçüncü kişiyle işlem yaparsa, diğer ortaklar ancak temsile ilişkin hükümler (TBK m. 40 vd.) uyarınca bu işlemin tarafı olur (TBK m. 637/2).

3. Temsilcinin Atanması

Ortaklar kendi aralarından veya dışarıdan bir kişiyi temsilci olarak atayabilir.
Temsilci atanmadığı halde bir ortak üçüncü kişilerle işlem yaparsa, bu durumda yetkisiz temsil söz konusu olur. Bu işlemin geçerli hale gelmesi için diğer ortakların oybirliğiyle onayı gerekir. Aksi halde, işlemden doğan sorumluluk yetkisiz temsilciye aittir.

4. Yönetici Ortağın Temsil Yetkisi

TBK m. 637/3’e göre, kendisine yönetim görevi verilen ortak, aynı zamanda şirketi temsil yetkisine de sahiptir. Bu düzenleme, uygulamada çift başlılığı önlemek amacıyla getirilmiştir.
Bu kural, sadece yönetici ortak için değil, Yargıtay uygulamasına göre yönetici olarak atanan üçüncü kişiler için de geçerlidir.
Ancak önemli tasarruf işlemleri için, tüm ortakların oybirliğiyle yetki verilmesi ve bu yetkinin açıkça belgede belirtilmesi gerekir.

Temsilcinin yaptığı işlemlerden doğan borçlardan tüm ortaklar doğrudan, sınırsız ve müteselsilen sorumludur.
TBK m. 638/3’te yer alan “aksi kararlaştırılabilir” hükmü, yalnızca üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler için geçerlidir; şirket sözleşmesiyle bu sorumluluk sınırlandırılamaz.


Anahtar Kelimeler

Adi şirket, adi ortaklık, ortaklar arası değişiklik, ortaklıktan çıkarılma, ortaklıktan ayrılma, yeni ortak girişi, temsil yetkisi, doğrudan temsil, dolaylı temsil, yetkisiz temsil, yönetici ortak, TBK m. 632, TBK m. 637, TBK m. 638, şirket sözleşmesi, oybirliği, müteselsil sorumluluk.


Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin