ADI ŞİRKETİN DAVA EHLİYETİ VE DAVA ARKADAŞLIĞI (TBK m. 620 vd.)

Adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığından, doğrudan dava açma veya davada taraf olma ehliyetleri yoktur. Ancak Türk Borçlar Kanunu ve yargı içtihatları doğrultusunda, şirketin haklarının korunması veya borçlarından doğan uyuşmazlıkların çözümü için ortaklar birlikte hareket etmek zorundadır.

A. Adi Şirket Adına Dava Açılması

Adi şirket adına bir dava açılacaksa, kural olarak bütün ortakların birlikte dava açması gerekir. Zira şirketin kendine özgü bir malvarlığı yoktur; tüm malvarlığı, ortakların elbirliği mülkiyetine tabidir.
Ancak şirket sözleşmesinde veya ortak kararıyla bir yönetici atanmışsa, bu yönetici de belirli koşullar altında davayı tek başına açabilir.

Yönetici ortağın tek başına dava açabilmesi için dava konusunun olağan işlere ilişkin olması gerekir. Çünkü TBK m. 625 uyarınca yöneticinin yetkisi, olağan işlerle sınırlıdır.
Buna karşılık dava olağanüstü nitelikteki işlemlerle ilgiliyse, bu davayı ya tüm ortakların birlikte açması ya da oybirliğiyle yöneticiyi yetkilendirmesi gerekir.

Örneğin, adi şirketin kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle açılacak icra takibi veya alacak davası olağan işlerden sayılır ve yönetici tarafından açılabilir. Ancak şirketin tasfiyesine, taşınmaz satımına veya sözleşmenin feshedilmesine ilişkin bir dava olağanüstü nitelikte olup tüm ortakların oybirliğiyle kararı gerektirir.

B. Adi Şirkete Karşı Dava Açılması

Adi şirkete karşı bir dava açılacaksa, bu davanın bütün ortaklara yöneltilmesi gerekir. Zira adi şirketin borçlarından ortaklar doğrudan, sınırsız ve müteselsilen sorumludur (TBK m. 638).

Bu noktada, davada mecburi dava arkadaşlığı mı yoksa ihtiyari dava arkadaşlığı mı olduğu önem taşır.
Görüşlerin büyük çoğunluğu, her durumda mecburi dava arkadaşlığının aranmasının, adi şirketteki müteselsil sorumluluk ilkesini zayıflatacağı kanaatindedir. Bu nedenle şu ayrım yapılmalıdır:

  • Talebin niteliği, tek bir ortak tarafından ifa edilebiliyorsa (örneğin para borcunun ödenmesi gibi), dava ihtiyari dava arkadaşlığı niteliğindedir. Bu durumda alacaklı, ortaklardan herhangi birine karşı dava açabilir.
  • Talep, bütün ortakların birlikte yerine getirmesi gereken bir işlemse (örneğin elbirliği mülkiyetine konu bir taşınmazın devri), bu durumda mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Dava bütün ortaklara karşı açılmak zorundadır.

Bu ayrım, Yargıtay uygulamasında da kabul görmüş olup, özellikle elbirliği mülkiyetine konu mallarda mecburi dava arkadaşlığı ilkesinin geçerli olduğu belirtilmektedir.


Anahtar Kelimeler

Adi şirket, dava ehliyeti, yönetici ortak, adi ortaklık, temsil yetkisi, olağan işler, olağanüstü işler, dava arkadaşlığı, mecburi dava arkadaşlığı, ihtiyari dava arkadaşlığı, TBK m. 625, TBK m. 638, elbirliği mülkiyeti, müteselsil sorumluluk, adi şirkete karşı dava.


Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin