Almanya nafaka maaş haczi, yurt dışı unsuru taşıyan nafaka alacaklarının tahsilinde en sık karşılaşılan başlıklardan biridir. Tarafların biri Almanya’da, diğeri Türkiye’de yaşadığında süreç, hangi ülkede yapılacağına göre tamamen farklı bir yol izler.
Bu yazıda iki senaryoyu ayrı ayrı ele alıyoruz: alacaklının yurt dışında, borçlunun Türkiye’de olduğu durum ve bunun tersi. Ayrıca Türk hukukunda nafaka alacağının maaş haczindeki ayrıcalıklı konumunu ve tazyik hapsi yolunu açıklıyoruz.

Almanya Nafaka Maaş Haczi – Türkiye Nafaka Davası
Hangi Senaryodasınız?
Doğru yolu seçmek için önce şu soruyu cevaplamak gerekir: nafakayı ödemeyen kişi nerede yaşıyor ve geliri hangi ülkede?
Borçlu Türkiye’de ise işlem Türk icra dairelerinde yürütülür. Karar Alman mahkemesinden çıkmışsa, önce Türkiye’de tanınması gerekir.
Borçlu Almanya’da ise tahsilat Alman makamlarınca yapılır. Ancak başvuru Türkiye’den, merkezi makam aracılığıyla hazırlanır; alacaklının Almanya’ya gitmesi veya orada ayrıca dava açması kural olarak gerekmez.
İki yolu birbirine karıştırmak, uygulamada en çok zaman kaybettiren hatadır.
Alman Nafaka Kararıyla Türkiye’de Maaş Haczi
Almanya’da yaşayan bir kişinin elinde Alman mahkemesinden alınmış nafaka kararı varsa ve borçlu Türkiye’de çalışıyorsa, izlenecek yol şudur.
Birinci adım: kararın Türkiye’de tanınması. Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de kendiliğinden icra edilemez. Nafaka gibi icrai sonuç doğuran hükümlerde tenfiz kararı alınması gerekir. Görevli mahkeme, 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesidir.
Yetkili mahkeme neresidir? 5718 sayılı MÖHUK’un 51. maddesinin ikinci fıkrasına göre dava, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Böyle bir yer yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir.
İkinci adım: icra takibi. Tenfiz kararı kesinleştikten sonra ilamlı icra takibi başlatılır. Borçlunun çalıştığı işyerine haciz müzekkeresi yazılır ve maaştan kesinti başlar.
Türkiye ile Almanya arasında 2007 tarihli Lahey Nafaka Sözleşmesi ve 1956 tarihli New York Sözleşmesi yürürlüktedir. Bu metinler, nafaka alacaklarının sınır ötesi tahsilinde merkezi makamlar aracılığıyla işleyen ve alacaklıyı külfetten kurtaran bir usul öngörür. Somut olayda hangi yolun daha hızlı olduğu, kararın niteliğine ve tarafların durumuna göre değişir.
Türk Hukukunda Nafakanın Ayrıcalıklı Konumu
Nafaka alacağı, icra hukukunda diğer alacaklardan farklı bir yerde durur. Bu farkları bilmek, tahsilat stratejisini doğrudan etkiler.
Cari nafakada dörtte bir sınırı uygulanmaz. İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi maaş haczini kural olarak dörtte bir ile sınırlar. Ancak aylık işleyen nafakada, nafaka tutarı maaşın dörtte birini aşsa dahi tamamı kesilir.
Birikmiş nafakada sınır geri gelir. Geçmiş dönem nafaka alacağı için önce bir aylık cari nafakanın tamamı tahsil edilir, kalan kısım için maaşın dörtte biri oranında kesinti yapılır.
Sıra kuralı işlemez. Maaş haczinde kural, haciz müzekkeresinin işverene ilk tebliğ edildiği alacaklının önce tahsilat yapmasıdır. Nafaka alacağı bu kuralın istisnasıdır ve önceki hacizler bulunsa dahi ilk sıraya kaydedilir. Bu istisna birikmiş nafaka bakımından uygulanmaz.
Emekli aylığı da haczedilebilir. 5510 sayılı Kanun gelir ve aylıkların haczini kural olarak yasaklar. Nafaka borçları bu yasağın açık istisnasıdır.
Tazyik Hapsi: Nafaka Alacağına Özgü Yaptırım
Nafaka hükmüne uymayan borçlu hakkında, İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca tazyik hapsi istenebilir. Bu bir ceza yargılaması değildir; borçluyu ödemeye zorlamaya yönelik bir yaptırımdır.
Karar üç aya kadar tazyik hapsi öngörebilir. Borç ödendiğinde hapis kararı kendiliğinden düşer. Şikâyet, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır.
Bu yaptırım, yurt dışında yaşayan borçlular bakımından ayrı bir sonuç doğurur. Hakkında tazyik hapsi kararı bulunan kişi, Türkiye’ye giriş yaptığında kayıtlarda yakalama kaydıyla karşılaşabilir. Tatil dönemlerinde bu nedenle sorun yaşayan çok sayıda kişi vardır.
Borçlu Almanya’da Yaşıyorsa
Bu senaryoda tahsilat Alman icra makamlarınca yapılır. Ancak sürecin Türkiye ayağı vardır ve dosyanın burada doğru kurulması sonucu belirler.
Başvuru, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla iletilir. Almanya tarafındaki muhatap makam Bundesamt für Justiz’dir. Bu yol, alacaklının Almanya’da ayrıca avukat tutup dava açması ihtiyacını çoğu durumda ortadan kaldırır.
Alman hukukunda borçlunun geliri tamamen haczedilemez. Asgari geçim tutarı korunur ve bu sınır, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısına göre değişir. Çocuk nafakasında koruma sınırı daha düşük tutulur, dolayısıyla kesilebilir tutar artar.
Tarafların anlaşabildiği hâllerde mahkeme kararı almadan da icra edilebilir bir belge oluşturulabilir. Gençlik Dairesi tarafından düzenlenen belge, borçlu tarafından imzalandığında Almanya’da doğrudan icraya konulabilir nitelik kazanır.
Almanya Nafaka Maaş Haczi İçin Gerekli Belgeler
Hangi yönde ilerlenirse ilerlensin, dosyanın omurgası aynıdır:
- Nafaka kararının onaylı örneği
- Kesinleşme şerhi
- Apostil
- Yeminli tercüme
- Vekâletname
- Borçlunun kimlik, adres ve varsa işyeri bilgileri
- Ödenmeyen dönemleri gösteren hesap tablosu
Apostil, tercümeden önce alınmalıdır. Aksi hâlde tercüme eksik kalır ve işlem tekrarlanır.
Sürecin Uzamasına Yol Açan Hatalar
Adres kaydının güncel olmaması. Yurt dışında yaşayan kişilerin Türkiye’deki adres kaydı çoğu zaman eskidir. Tebligat bu adrese yapıldığında karar gıyapta kesinleşir ve kişi durumdan aylar sonra haberdar olur.
Yanlış makama başvurmak. Borçlu Almanya’daysa Türk icra dairesinin doğrudan bir yetkisi yoktur. Aynı şekilde, borçlu Türkiye’deyse Alman makamlarına başvurmanın bir sonucu olmaz.
Tanıma aşamasını atlamak. Alman kararıyla doğrudan Türk icra dairesine gidilemez. Önce tenfiz kararı alınması gerekir.
Şikâyet süresini kaçırmak. Tazyik hapsi talebinde süreler kısadır ve hak düşürücüdür.
Yurt Dışından Vekâletname
İki yol vardır. Türk konsolosluğundan alınan vekâletname doğrudan Türkçe düzenlenir, ek tercüme gerektirmez ve genellikle daha hızlıdır. Alman noterinden alınan vekâletnamede ise apostil ve yeminli tercüme aşamaları eklenir.
Vekâletnamede tanıma ve tenfiz davalarına ilişkin özel yetkilerin açıkça yer alması, sonradan ek belge alınmasını önler.
Sıkça Sorulan Sorular
Alman mahkemesinin nafaka kararıyla Türkiye’de doğrudan icra takibi başlatılabilir mi? Hayır. Kararın önce Türkiye’de tenfizi gerekir.
Borçlunun maaşının ne kadarı kesilir? Aylık işleyen nafakada tutarın tamamı kesilir; dörtte bir sınırı uygulanmaz. Birikmiş nafaka için kalan kısımdan dörtte bir oranında kesinti yapılır.
Emekli aylığından nafaka kesintisi yapılabilir mi? Evet. Nafaka, emekli aylığının haczedilemezliği kuralının istisnasıdır.
Nafaka ödenmezse hapis cezası verilir mi? Ceza değil, üç aya kadar tazyik hapsi söz konusudur. Borç ödendiğinde karar düşer.
Türkiye’ye gelmem gerekir mi? Hayır. Vekâletname düzenlendikten sonra süreç Türkiye’deki vekil tarafından yürütülür.
Çocuk 18 yaşını doldurunca nafaka kendiliğinden biter mi? Hayır. Çocuk eğitimine devam ediyorsa yükümlülük sürebilir.
KAYNAKLAR
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5718 sayılı MÖHUK — mevzuat.gov.tr
- Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü
- Lahey Milletlerarası Özel Hukuk Konferansı — hcch.net
Bu konuda bir dosyanız mı var?
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut olayın koşullarına göre değişebilir. Kendi durumunuz hakkında değerlendirme yapılmasını istiyorsanız iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan · Turhan Hukuk & Danışmanlık · Ankara

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın