Tutuklama kararı, kişinin özgürlüğünü kısıtlayan en ağır koruma tedbiridir. Bu karara karşı itiraz, kararı veren mahkemenin bir üst numaralı mahkemesine yapılır. Aşağıda örnek dilekçe bulunmaktadır.

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi ve Hukuki Süreç
Örnek:
NÖBETÇİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
Gönderilmek Üzere
SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
Şüpheli : A.K.
Müdafii : Av. …
İsnat Edilen Suç : TCK m. 188 (Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu)
Verildiği Tarih : …/…/20…
Konu : Şüpheli hakkında verilmiş olan tutuklama kararına usul ve yasaya aykırılığı nedeniyle itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Şüpheli hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklama kararı verilmiştir.
A. OLAYLARIN SAFAHATİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ
Huzurdaki soruşturma dosyasının konusunu oluşturan olayda, seyahat hâlindeki bir araçta yolcu sıfatıyla bulunan şüpheli, gişeler bölgesinde kolluk kuvvetlerince durdurulmuştur. Kolluk tutanaklarının aksine herhangi bir kaçma teşebbüsü olmamış, araç gönüllü olarak sağa çekilmiştir. Ancak, hukuka uygun bir arama kararı beklenmeksizin, kanuni usullere aykırı şekilde gerçekleştirildiği iddia edilen arama işlemi sonucunda araçta uyuşturucu madde ele geçirildiği ileri sürülmektedir.
Bu hukuka aykırı delil elde etme zincirine ek olarak, şüpheliye uygulanan orantısız güç neticesinde vücudunda darp izleri (karın bölgesinde hiperemik lezyon, kol ve sırtta kızarıklıklar) oluştuğu adli raporla tespit edilmiştir. Tüm bu hukuki itirazlara rağmen Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklama kararı verilmiştir.
B. CMK M. 100 UYARINCA “KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ” YOKTUR
- Tutuklama kararı verilebilmesi için gerekli olan “kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller” dosyada mevcut değildir.
- Şüpheli, aracın ne sahibi ne de sürücüsüdür; yalnızca yolcu sıfatıyla bulunmaktadır. Araçta ele geçirildiği iddia edilen uyuşturucu maddenin varlığından haberdar olduğuna ilişkin somut ve kesin hiçbir delil bulunmamaktadır. TCK m. 21 gereğince suçun oluşabilmesi için kastın ispatı zorunludur.
- Diğer şüpheliye ait telefon görüşmeleri ve ticari içerikli konuşmalar bireyselleştirilmeden şüpheliye isnat edilemez. Uyuşturucu ticareti suçunda iştirak iradesi ve fiili katkının somut delillerle ortaya konulması gerekir. Bu hususta dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır.
C. KOLLUK İŞLEMLERİ HUKUKA AYKIRIDIR
Kolluk tarafından gerçekleştirilen arama, el koyma, yakalama ve ifade alma işlemleri hukuka aykırıdır. Bu nedenle elde edilen tüm deliller hukuka aykırı delil niteliğinde olup hükme esas alınamaz.
1. Arama işlemi hukuka aykırıdır.
Kolluk görevlileri arama kararının alınmasını beklemeksizin fiilen arama işlemlerine başlamış ve şüpheliyi araçtan uzaklaştırmıştır. Arama kararı sonradan alınmış olup hukuka aykırı şekilde tamamlanan işlemi meşrulaştıracak nitelikte değildir.
Bu nedenle elde edilen deliller CMK m. 206/2-a ve CMK m. 217/2 kapsamında hukuka aykırı delildir.
2. İfade işlemlerinde yasak usullere başvurulmuştur.
Kolluk görevlilerince uygulanan orantısız güç nedeniyle düzenlenen adli raporlarda;
- Karın bölgesinde hiperemik alan,
- Kol ve sırt bölgelerinde kızarıklıklar,
- Cebir izleri,
tespit edilmiştir.
Bu durum CMK m. 148 kapsamında yasak usul niteliğindedir.
CMK m. 148/3 gereğince bu yöntemlerle elde edilen tüm beyan ve deliller değerlendirme dışı bırakılmalıdır.
3. Mukavemet iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.
Şüpheli kolluğa karşı herhangi bir mukavemette bulunmamıştır. Tutanaklarda yer alan “kaçmaya çalışma” iddiası gerçeğe aykırıdır.
4. İhlaller hakkında gerekli başvurular yapılmıştır.
Tarafımızca;
- Baro Başkanlığı,
- Baro İnsan Hakları Merkezi,
- Baro CMK Merkezi,
nezdinde gerekli yazılı ve sözlü başvurular yapılmış olup disiplin ve ceza süreçlerinin başlatılması amacıyla girişimlerde bulunulmuştur.
5. Hukuka aykırı deliller değerlendirme dışı bırakılmalıdır.
Anayasa m. 38/6, CMK m. 148, m. 206 ve m. 217 gereğince;
- Arama,
- El koyma,
- İfade,
- Elde edilen beyanlar,
- Bu işlemlerin devamı niteliğindeki tüm deliller,
hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz.
Dolayısıyla;
- Arama hukuka aykırıdır.
- El koyma hukuka aykırıdır.
- İfade hukuka aykırıdır.
- Kolluk şiddeti adli raporlarla sabittir.
- Mukavemet iddiası gerçeğe aykırıdır.
- Tutanaklar gerçeği yansıtmamaktadır.
- Delil zinciri tamamen sakatlanmıştır.
Bu nedenle dosyada hukuken geçerli delil bulunmamaktadır.
D. TUTUKLAMA ŞARTLARI OLUŞMAMIŞTIR
- Tutuklama son çare niteliğinde bir koruma tedbiridir.
Somut olayda;
- Kuvvetli suç şüphesi bulunmamaktadır.
- Tutuklama nedeni mevcut değildir.
- Tedbir ölçülü değildir.
- Şüphelinin sabit ikametgâhı bulunmaktadır. Kaçma veya saklanma ihtimalini gösteren herhangi bir somut olgu mevcut değildir.
- Delil karartma ihtimali bulunmamaktadır.
- Adli sicil kaydı suç işleme eğilimini gösterir nitelikte değildir.
- Adli raporlarla sabit darp izleri tutuklamanın ölçüsüzlüğünü ortaya koymaktadır.
- Sonuç olarak tutuklama kararı hem maddi şartlar hem de ölçülülük ilkesi bakımından hukuka aykırıdır.
Özetle; dosyada hukuka uygun ve kuvvetli suç şüphesini ortaya koyan herhangi bir delil bulunmadığından, tutuklama tedbirinin kaldırılması gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER
TCK, CMK ve ilgili sair mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle;
- Şüpheli hakkında verilen tutuklama kararının kaldırılmasına,
- Tutuksuz yargılanmak üzere derhal tahliyesine,
- Mahkemeniz aksi kanaatte ise, tutuklama yerine amaca ulaşmaya elverişli adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına,
karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.
…/…/20…
Şüpheli
A.K.
Müdafii
Av. …
e-imzalıdır.
Hukuki Değerlendirme
Tutuklama kararına itiraz, CMK madde 267 ve devamı maddelerince incelenir. İtiraz süresi, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki haftadır. İtiraz mercii, tutuklama kararının gerekçesini, delil durumunu ve ölçülülük ilkesini CMK madde 100 ışığında değerlendirir. Uygulamada, sabit ikametgâh sahibi olmak, delillerin büyük oranda toplanmış olması ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı düşüncesi, itirazın kabulünü kolaylaştıran etkenlerdir. Müdafiin, olay örgüsüne göre dilekçesini gerekçelendirmesi ve varsa müvekkilin lehine olan delilleri (kamera kaydı, tanık beyanı, yazışmalar) dilekçeye eklemesi hayati önem taşır. Ayrıca, tutuklama kararının gerekçesiz olması veya CMK 100/3’teki katalog suçlardan biri olsa dahi somut delil eksikliği itirazın merkezine yerleştirilmelidir.
KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
Tutuklama Süreci ve İtiraz Hakkı
Tutuklama, şüpheli veya sanığın kaçmasını, delilleri karartmasını önlemek amacıyla başvurulan geçici bir tedbirdir. İtiraz, CMK madde 267 uyarınca kararı veren mahkemeden bir üst mahkemeye yapılır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
- Tutuklama kararına itiraz süresi nedir? Tutuklama kararına karşı itiraz süresi, kararın öğrenildiği veya tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
- İtiraz dilekçesini nereye vermeliyim? Dilekçe, kararı veren mahkemeye sunulur; bu mahkeme itirazı inceleyecek üst mahkemeye gönderir.
- Tutuklamaya itirazın reddi halinde ne olur? İtirazın reddi halinde, tutukluluk hali devam eder; ancak belirli aralıklarla (aylık olarak) tutukluluk hali resen gözden geçirilir.
- Adli kontrol ile tutuklama arasındaki fark nedir? Adli kontrol, özgürlüğü kısıtlamayan tedbirler bütünüdür; tutuklama ise özgürlüğün kısıtlanmasıdır.
- Dilekçede hangi deliller yer almalıdır? Müvekkilin suçu işlemediğini veya delillerin karartılmayacağını gösteren ikametgâh belgesi, iş durumu ve diğer destekleyici deliller sunulmalıdır.
Etiketler
tutuklama, itiraz, dilekçe, ceza muhakemesi, cmk, adli kontrol, delil yetersizliği, tutukluluk, savunma, hürriyet, ceza, mahkeme, ağır ceza, şüpheli, sanık, özgürlük, tedbir, hukuki süreç, müdafi, adalet, CMK 100, CMK 267, avukat, hukuk, itiraz dilekçesi
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın