Şikayetten vazgeçme dilekçesi, takibi şikayete bağlı suçlarda mağdurun veya katılanın şikayet iradesini geri aldığını gösterir. Bu dilekçe, soruşturma aşamasında savcılığa, kovuşturma aşamasında ise yargılamayı yürüten mahkemeye sunulur. Sürecin her aşamasında hukuki sonuç doğuran bu belge, davanın düşmesini veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini sağlar. Aşağıda farklı uyuşmazlık türlerine göre özel olarak kurgulanmış üç ayrı örnek dilekçe yer almaktadır.

Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi: Örnekler ve Süreç
Örnek 1: Kovuşturma Aşamasında (Hakaret ve Tehdit Suçu)
ANKARA …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
Dosya No: 2026/… Esas
Katılan / Müşteki: [Müşteki Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adresi]
Katılan Vekili: Av. Osman TURHAN
Sanık: [Sanık Adı Soyadı]
Müdafi: [Sanık Müdafi Adı Soyadı]
Konu: Hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin şikayetten vazgeçme beyanımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
A. Şikayetten Vazgeçme İrademizin Beyanı
1- Müvekkil, sanık hakkında daha önce hakaret ve tehdit suçu iddialarıyla şikayetçi olmuştur. Bu şikayet üzerine sanık hakkında sayın mahkemeniz nezdinde kamu davası açılmıştır. Ancak müvekkil, gelinen aşamada sanık hakkındaki şikayetini özgür iradesiyle geri almaktadır. Ayrıca, müvekkil sanık ile aralarındaki tüm kişisel husumeti sona erdirmiştir. Bu nedenle, müvekkil yargılamanın daha fazla devam etmesini kesinlikle istememektedir. Dolayısıyla, davaya katılan sıfatımızdan ve tüm şikayet hakkımızdan kayıtsız şartsız vazgeçiyoruz.
2- Üstelik müvekkil, bu kararı herhangi bir baskı veya tehdit altında kalmadan almıştır. Ayrıca sanık, müvekkilden özür dilemiş ve taraflar arasında tam bir sosyal barış sağlanmıştır. Nitekim, Türk Ceza Kanunu kapsamında bu suçların takibi tamamen şikayete bağlıdır. Bu bakımdan, müvekkilin iradesi doğrultusunda yargılamanın sona erdirilmesi hukuki bir zorunluluktur. Sonuç olarak, şikayetten vazgeçme irademizi sayın mahkemenize yazılı olarak bildiriyoruz.
B. Taraflar Arasındaki Uzlaşma ve Helalleşme
1- Sanık ile müvekkil arasında aile büyüklerinin devreye girmesiyle etkili bir iletişim kurulmuştur. Ayrıca sanık, olay günü yaşanan tartışmadan dolayı büyük bir pişmanlık duyduğunu belirtmiştir. Bunun yanında sanık, müvekkilin manevi anlamda incinen onurunu onarmaya yönelik adımlar atmıştır. Üstelik taraflar, aralarındaki yanlış anlaşılmaları tamamen gidererek dostane bir çözüm bulmuştur. Böylece, taraflar gelecekte benzer bir olayın yaşanmayacağı konusunda karşılıklı güven sağlamıştır. Nitekim müvekkil de sanığın bu samimi yaklaşımını olumlu karşılayarak uzlaşmayı kabul etmiştir.
2- Öte yandan, taraflar arasında maddi veya manevi herhangi bir tazminat talebi kalmamıştır. Ayrıca sanık, müvekkilin yargılama süresince yaptığı tüm masrafları gönüllü olarak karşılamıştır. Bununla birlikte, taraflar birbirlerini gayri kabil-i rücu olmak üzere ibra etmiştir. Dolayısıyla, dosya kapsamında çözümsüz kalan hiçbir hukuki veya eylemsel uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, adli makamların mesaisini daha fazla işgal etmeye gerek kalmamıştır. Sonuç olarak, sağlanan bu toplumsal barışın korunması amacıyla şikayetten vazgeçiyoruz.
C. TCK Madde 73 Hükümlerinin Uygulanması
1- Türk Ceza Kanunu madde 73 hükmü, takibi şikayete bağlı suçlarda vazgeçme usulünü düzenler. Bu düzenlemeye göre mağdur, hüküm kesinleşinceye kadar şikayetinden her zaman vazgeçebilir. Ayrıca kanun koyucu, vazgeçmenin sanığın kabulüne bağlı olduğu kuralını da benimsemiştir. Üstelik somut dosyamızda sanık tarafı da şikayetten vazgeçme beyanımızı kabul ettiğini bildirecektir. Böylece, kanunda aranan tüm usuli şartlar dosyamız bakımından eksiksiz şekilde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, mahkemenizce bu usul kuralının dikkate alınması gerekmektedir.
2- Bunun yanında, şikayetten vazgeçme beyanı vazgeçeni bağlar ve bundan geri dönülemez. Nitekim müvekkil, bu hukuki sonucun bilincinde olarak kesin ve net iradesini açıklamaktadır. Ayrıca hakaret ve tehdit suçları, TCK madde 73 kapsamındaki en temel suç tipidir. Bu bakımdan, şikayet koşulunun ortadan kalkmasıyla yargılamanın sürdürülmesi hukuken mümkün değildir. Öte yandan, vazgeçme beyanımız dosyadaki tüm iddiaları ve suçlamaları kapsar niteliktedir. Sonuç olarak, kanuni düzenleme gereği talebimizin kabulü hukuka tam uyumluluk gösterecektir.
D. Kamu Davasının Düşmesi Talebimiz
1- Ceza Muhakemesi Kanunu madde 223/8 uyarınca, şikayet koşulunun gerçekleşmemesi davanın düşmesini gerektirir. Ayrıca somut olayda, müvekkilin şikayetinden vazgeçmesiyle birlikte bu dava şartı ortadan kalkmıştır. Üstelik devam eden bir yargılamada dava şartı eksikliği davanın esasına girilmesini engeller. Bununla birlikte, sanık hakkında mahkumiyet veya beraat kararı verilmesine hukuken imkan kalmamıştır. Dolayısıyla, sayın mahkemenizce dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın düşmesine karar verilmelidir.
2- Öte yandan, davanın düşmesi kararı taraflar arasındaki hukuki ihtilafı kesin olarak sonlandırır. Ayrıca bu karar, sanık hakkında gereksiz bir ceza tehdidinin devam etmesini önler. Nitekim adil yargılanma hakkı, uyuşmazlıkların makul sürede ve en etkin şekilde çözülmesini gerektirir. Bu nedenle, davaya katılan sıfatımızın da kaldırılması suretiyle davanın düşürülmesini talep ediyoruz. Böylece, hem tarafların hem de yargı sisteminin üzerindeki iş yükü hafifleyecektir. Sonuç olarak, CMK maddeleri doğrultusunda davanın düşmesi kararı verilmesi elzemdir.
E. Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti Beyanımız
1- Taraflar kendi aralarında yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda tam anlaşma sağlamıştır. Ayrıca sanık tarafı, müvekkil için doğan avukatlık ücretini haricen ve nakden ödemiştir. Bu nedenle, müvekkilin sanık taraftan herhangi bir vekalet ücreti talebi bulunmamaktadır. Aynı şekilde, sanık tarafın da müvekkilden karşı vekalet ücreti talebi olmayacaktır. Dolayısıyla, mahkemenizce verilecek kararda taraflar lehine veya aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemelidir. Nitekim bu durum, tarafların serbest iradeleriyle vardığı sulh anlaşmasının bir gereğidir.
2- Üstelik yargılama giderlerinin de taraflar üzerinde bırakılması hususunda mutabık kalınmıştır. Ayrıca müvekkil, dosya kapsamında yaptığı posta ve tebligat masraflarını talep etmemektedir. Bunun yanında, dosyanın kapanması aşamasında doğacak diğer masraflar da taraflarca paylaşılacaktır. Öte yandan, vekalet ücretinden feragat irademiz tamamen davayı sonlandırma amacına hizmet etmektedir. Böylece, mali konularda da herhangi bir ihtilaf kalmadığı mahkemenize açıkça beyan edilmektedir. Sonuç olarak, masraf ve vekalet ücreti talebimiz olmaksızın dosyanın karara bağlanmasını diliyoruz.
Özetle, müvekkil sanık hakkındaki hakaret ve tehdit şikayetinden özgür iradesiyle vazgeçmiştir; taraflar arasında herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebi ile vekalet ücreti alacağı kalmadığından, açılan kamu davasının TCK madde 73 ve CMK madde 223/8 uyarınca düşürülmesine karar verilmesi arz ve talep olunur.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1-) Müvekkilin sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçme beyanının kabulüne,
2-) Katılan sıfatımızın ve davaya katılma kararının kaldırılmasına,
3-) TCK madde 73 ve CMK madde 223/8 uyarınca sanık hakkındaki KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
4-) Karşılıklı anlaşmamız gereği taraflar lehine veya aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. [05.07.2026]
Katılan Vekili
Av. Osman TURHAN
(İmza)
Örnek 2: Soruşturma Aşamasında (Taksirle Yaralama Suçu)
ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Soruşturma No: 2026/… Soruşturma
Müşteki: [Müşteki Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adresi]
Müşteki Vekili: Av. Osman TURHAN
Şüpheli: [Şüpheli Adı Soyadı]
Müdafi: [Şüpheli Müdafi Adı Soyadı]
Konu: Taksirle yaralama suçuna ilişkin soruşturma dosyasında şikayetten vazgeçme beyanımızın sunulmasıdır.
Açıklamalar
A. Soruşturma Dosyası ve Olayın Gelişimi
1- Müvekkil, 10.05.2026 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde hafif şekilde yaralanmıştır. Bu kaza sonrasında kolluk kuvvetlerince tutulan tutanak uyarınca başsavcılığınızca re’sen soruşturma başlatılmıştır. Ayrıca müvekkil, hastanede alınan ilk ifadesinde şüpheliden o anın şokuyla şikayetçi olmuştur. Ancak kaza, tamamen istemeden ve görünmez bir tehlike neticesinde meydana gelmiştir. Dolayısıyla şüphelinin olayda herhangi bir kastı veya ağır ihmali kesinlikle bulunmamaktadır. Nitekim müvekkil, sağlık durumunun düzelmesiyle birlikte olayı daha net değerlendirme imkanı bulmuştur.
2- Üstelik şüpheli, kazanın hemen ardından müvekkilin hastaneye kaldırılması için büyük çaba göstermiştir. Ayrıca şüpheli, tedavi süresince müvekkili yalnız bırakmamış ve insani sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiştir. Bunun yanında, olay yeri inceleme raporları da olayın basit bir taksirli kaza olduğunu doğrulamaktadır. Bu bakımdan, müvekkil şüphelinin iyi niyetli yaklaşımını takdirle karşılamıştır. Öte yandan, soruşturmanın sürdürülmesi taraflar arasındaki bu olumlu insani ilişkiyi zedeleyecektir. Sonuç olarak, müvekkil şüpheli hakkındaki şikayetini soruşturma aşamasında geri alma kararı vermiştir.
B. Maddi ve Manevi Zararların Giderilmesi
1- Şüpheli ve sigorta şirketi, müvekkilin kaza sebebiyle doğan tüm hastane ve tedavi masraflarını karşılamıştır. Ayrıca müvekkilin çalışamadığı dönemde uğradığı gelir kaybı da şüpheli tarafından nakden ödenmiştir. Bununla birlikte şüpheli, müvekkilin kaza sırasında hasar gören şahsi eşyalarının bedelini de tazmin etmiştir. Dolayısıyla müvekkilin olay sebebiyle kalıcı veya geçici hiçbir maddi zararı kalmamıştır. Üstelik şüpheli, müvekkilden ve ailesinden defalarca özür dileyerek manevi üzüntüyü de gidermiştir. Nitekim müvekkil, bu samimi tutum karşısında şüpheliyi tamamen affettiğini beyan etmektedir.
2- Öte yandan, taraflar aralarında yazılı bir sulh ibranamesi imzalayarak birbirlerini ibra etmiştir. Ayrıca bu anlaşma, gelecekte doğabilecek olası hukuk davalarını ve tazminat taleplerini de kapsar. Bunun yanında müvekkil, şüpheli aleyhine sigorta tahkim komisyonuna veya hukuk mahkemelerine başvurmayacağını taahhüt eder. Böylece, kaza nedeniyle taraflar arasında hiçbir hukuki ihtilaf noktası bırakılmamıştır. Nitekim zararın tam olarak giderilmesi, onarıcı adalet ilkesinin de en temel amacıdır. Sonuç olarak, şikayetin devam ettirilmesi için hiçbir maddi veya manevi gerekçe kalmamıştır.
C. Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi Sunma Amacımız
1- Türk Ceza Kanunu madde 89/5 uyarınca, taksirle yaralama suçunun takibi şikayete tabidir. Ayrıca kanun, mağdura soruşturma tamamlanmadan önce şikayetini geri alma hakkı tanır. Üstelik müvekkilin iradesi, şüpheli hakkında herhangi bir ceza davası açılmaması yönündedir. Bununla birlikte müvekkil, adli sürecin şüphelinin sosyal ve mesleki hayatını olumsuz etkilemesini istememektedir. Dolayısıyla, bu dilekçeyi sunarak başsavcılığınızın soruşturma dosyasını usulence kapatmasını amaçlıyoruz. Nitekim şikayetten feragat, müvekkilin en temel yasal hakkının kullanımı niteliğindedir.
2- Bunun yanında müvekkil, bu beyanının hukuki sonuçlarını avukatı aracılığıyla ayrıntılı olarak öğrenmiştir. Ayrıca müvekkil, şikayetten vazgeçtikten sonra aynı olay için tekrar şikayetçi olamayacağını bilmektedir. Öte yandan, beyanımız özgür iradeye dayanır ve hiçbir harici yönlendirme içermez. Nitekim başsavcılığınızca yapılacak değerlendirmede bu samimi iradenin üstün tutulması kanuni bir gerekliliktir. Böylece, gereksiz yargılama süreçlerinin önüne geçilerek adli bütçe ve zaman tasarrufu sağlanacaktır. Sonuç olarak, dilekçemizin dosyaya işlenmesini ve yasal gereğinin yapılmasını arz ediyoruz.
D. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Talebi
1- Ceza Muhakemesi Kanunu madde 172 uyarınca, şikayet yokluğu halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Ayrıca somut soruşturma dosyasında takibi şikayete bağlı olan taksirle yaralama suçu incelenmektedir. Üstelik müvekkilin şikayetini geri almasıyla birlikte, savcılığın soruşturma yapma yetkisi sona ermiştir. Bununla birlikte, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe ve şartlar ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla, başsavcılığınızca dosya hakkında ivedilikle kovuşturmaya yer olmadığına (KYO) kararı verilmelidir. Nitekim bu karar, şüphelinin lekelenmeme hakkının korunması bakımından da son derece önemlidir.
2- Öte yandan, KYO kararı verilmesi dosyanın mahkemeye intikal etmesini engeller. Ayrıca bu karar, tarafların normal hayatlarına adli bir tedirginlik yaşamadan devam etmelerini sağlar. Nitekim adalet sistemi, tarafların kendi aralarında çözüme kavuşturduğu uyuşmazlıklara müdahale etmemeyi ilke edinir. Bu bakımdan, soruşturmanın daha fazla uzatılmasında kamusal bir yarar veya zorunluluk bulunmamaktadır. Üstelik şüpheli de soruşturmanın bu şekilde kapatılmasını ve dosyanın işlemden kaldırılmasını beklemektedir. Sonuç olarak, yasal şartları oluşan KYO kararının tarafımıza tebliğ edilmesini talep ediyoruz.
E. Hukuki ve Cezai Sorumlulukların Sona Ermesi
1- Sunulan bu şikayetten vazgeçme iradesi, şüpheli hakkındaki tüm cezai takibatı sona erdirir niteliktedir. Ayrıca bu beyan, sadece mevcut soruşturma dosyasını değil, olası tüm cezai şikayetleri de kapsar. Bunun yanında müvekkil, şüpheli aleyhine başlatılabilecek idari veya disiplin soruşturmalarına da esas olmak üzere bu beyanı vermektedir. Dolayısıyla, şüphelinin kaza nedeniyle herhangi bir resmi makam nezdinde sorumlu tutulması engellenmektedir. Üstelik taraflar, birbirlerine karşı üstlendikleri tüm insani ve vicdani yükümlülükleri yerine getirmiştir. Nitekim bu durum, hukuka ve hakkaniyete tam bir uygunluk sergiler.
2- Öte yandan, dosya kapsamında yapılmış olan adli tıp incelemeleri ve bilirkişi masrafları taraflarca karşılanacaktır. Ayrıca müvekkil, başsavcılığınızdan herhangi bir tebligat veya işlem gideri talep etmemektedir. Bununla birlikte, şüpheli tarafın da müvekkilden veya avukatından bir masraf talebi bulunmamaktadır. Böylece, soruşturma dosyasının mali ve usuli tüm yönleriyle eksiksiz şekilde kapatılması hedeflenmektedir. Nitekim adalet mekanizması, toplumsal barışa hizmet ettiği ölçüde asıl amacına ulaşmış olur. Sonuç olarak, şüpheli hakkındaki cezai sorumluluğun sona erdirilmesini saygıyla talep ediyoruz.
Özetle, müvekkil trafik kazası neticesinde meydana gelen taksirle yaralama olayına ilişkin şikayetinden, maddi ve manevi tüm zararları tamamen tanzim edildiğinden özgür iradesiyle vazgeçmekte olup; TCK madde 89/5 ve CMK madde 172 gereğince soruşturma dosyası hakkında kovuşturmaya yer olmadığına (KYO) karar verilmesi talep olunur.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1-) Müvekkilin şüpheli hakkındaki şikayetinden vazgeçme beyanının kabulüne ve dosyaya işlenmesine,
2-) Taksirle yaralama suçunun takibi şikayete bağlı olması ve şikayet şartının ortadan kalkması nedeniyle şüpheli hakkında KOVUŞTURMAYA YER OLMAĞINA DAİR KARAR (KYO) verilmesine,
3-) Kararın bir örneğinin tarafımıza tebliğ edilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. [05.07.2026]
Müşteki Vekili
Av. Osman TURHAN
(İmza)
Örnek 3: Kovuşturma Aşamasında (Mala Zarar Verme Suçu)
ANKARA …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
Dosya No: 2026/… Esas
Katılan / Müşteki: [Müşteki Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adresi]
Katılan Vekili: Av. Osman TURHAN
Sanık: [Sanık Adı Soyadı]
Müdafi: [Sanık Müdafi Adı Soyadı]
Konu: Mala zarar verme suçuna ilişkin şikayetten feragat beyanımızın ve davanın düşmesi talebimizin sunulmasıdır.
Açıklamalar
A. Dava Konusu Olay ve Tarafların İlişkisi
1- Müvekkil ile sanık, aynı binada komşu olarak ikamet etmekte ve uzun yıllardır tanışmaktadır. Olay günü apartman otoparkında yaşanan önemsiz bir anlaşmazlık neticesinde sanık, müvekkilin aracına zarar vermiştir. Bu durum üzerine müvekkil, anlık bir öfkeyle karakola başvurarak sanık hakkında şikayette bulunmuştur. Ancak taraflar, komşuluk ilişkisinin getirdiği sorumlulukla olaydan kısa bir süre sonra bir araya gelmiştir. Dolayısıyla yaşanan tartışma, tarafların karşılıklı anlayışı sayesinde büyümeden ve kalıcı bir husumete dönüşmeden sonlanmıştır. Nitekim apartman kültürünün ve komşuluk hukukunun korunması taraflar için her zaman öncelikli olmuştur.
2- Üstelik sanık, yaptığı davranışı hatırına geldiğinde büyük bir mahcubiyet yaşadığını açıkça ifade etmiştir. Ayrıca sanık, müvekkilin evini ziyaret ederek hem kendisinden hem de ailesinden samimiyetle özür dilemiştir. Bunun yanında, diğer komşuların da arabuluculuk yapmasıyla taraflar eski dostane ilişkilerine yeniden dönmüştür. Öte yandan müvekkil, sanığın komşuluk hukukuna aykırı bu davranışını bir anlık hata olarak değerlendirmektedir. Bu bakımdan, mahkemenizde devam eden yargılama taraflar arasındaki komşuluk bağlarına zarar vermektedir. Sonuç olarak, müvekkil komşuluk ilişkilerini zedelememek adına şikayetini geri alma kararı almıştır.
B. Zararın Tamamen Tazmin Edilmesi
1- Sanık, müvekkilin aracında meydana gelen tüm kaporta, boya ve parça değişim masraflarını eksiksiz karşılamıştır. Ayrıca aracın tamirde kaldığı süre boyunca müvekkilin ulaşım ihtiyacı da sanık tarafından finanse edilmiştir. Bununla birlikte sanık, aracın piyasa değerinde oluşan değer kaybını da müvekkile nakden ödemiştir. Dolayısıyla, olay sebebiyle müvekkilin malvarlığında meydana gelen eksilme tam anlamıyla ve fazlasıyla giderilmiştir. Üstelik ödemelerin tamamı banka kanalıyla ve “zarar tazmini” açıklamasıyla yasal kayıtlara geçirilmiştir. Nitekim müvekkilin ekonomik açıdan tatmin edilmesi, şikayetten vazgeçme kararını kolaylaştıran en önemli etkendir.
2- Öte yandan, sanık tarafı sadece araca verilen zararı değil, müvekkilin manevi kırgınlığını da onarmıştır. Ayrıca taraflar, bundan sonraki süreçte birbirlerinin mallarına ve haklarına saygı göstereceklerini taahhüt etmiştir. Bunun yanında, maddi zararın telafi edilmesi hukuki uyuşmazlığın temel kaynağını tamamen ortadan kaldırmıştır. Böylece, mahkemenizin malvarlığına yönelik bir suç iddasını incelemesini gerektirecek eylemsel bir altyapı kalmamıştır. Nitekim zararın tazmini, ceza adalet sisteminde mağdurun korunması ilkesinin de en üst perdeden gerçekleşmesidir. Sonuç olarak, maddi ve manevi hiçbir alacağımız kalmadığını sayın mahkemenize bildiriyoruz.
C. Şikayete Bağlı Suçlarda Vazgeçmenin Etkisi
1- Türk Ceza Kanunu madde 151 uyarınca, mala zarar verme suçunun temel şeklinin takibi şikayete bağlıdır. Ayrıca TCK madde 73/4 kuralı gereğince, şikayetten vazgeçme, davayı ve cezayı düşüren temel bir usul işlemidir. Üstelik müvekkilin iradesi, sanık hakkında herhangi bir mahkumiyet hükmü kurulmaması yönünde tecelli etmiştir. Bununla birlikte şikayetten vazgeçme, kamu davasının yürütülmesi için gereken şikayet koşulunu kesin olarak sonlandırır. Dolayısıyla, mahkemenizin işbu şikayeten feragat dilekçemizi usul hukuku kuralları çerçevesinde dikkate alması zorunludur. Nitekim şikayetin geri alınması, davanın esası hakkında inceleme yapılmasına yasal bir engel teşkil eder.
2- Bunun yanında müvekkil, şikayetten vazgeçtikten sonra bu beyanından bir daha rücu edemeyeceğini gayet iyi bilmektedir. Ayrıca beyanımız, dosyada adı geçen sanık bakımından tüm suçlama ve iddiaları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Öte yandan, mala zarar verme suçunda kamu yararından ziyade bireyin mülkiyet hakkı korunmaktadır. Bu bakımdan, mülkiyet sahibinin kendi iradesiyle korumadan vazgeçmesi halinde yargılamaya devam edilemez. Nitekim kanun koyucu da bireysel hakların ihlalinde mağdurun iradesini hakim ve üstün kılmıştır. Sonuç olarak, şikayete bağlı suçlardaki yasal düzenlemeler gereğince gereğinin yapılmasını arz ediyoruz.
D. Sanığın Vazgeçmeyi Kabul Etme Durumu
1- TCK madde 73/6 uyarınca, kovuşturma aşamasında yapılan şikayetten vazgeçmenin geçerli olması sanığın kabulüne bağlıdır. Ayrıca sanık, suçsuz olduğunu ispatlamak amacıyla şikayetten vazgeçmeyi reddetmek ve beraat istemek hakkına sahiptir. Ancak somut dosyada sanık, müvekkilin şikayetten vazgeçme beyanını büyük bir memnuniyetle kabul edeceğini bildirmiştir. Üstelik sanık müdafii de mahkemenize sunacağı ayrı bir dilekçeyle bu kabul iradesini resmiyete dökecektir. Böylece, kanunda belirtilen “sanığın kabulü” şartı da dosyamızda sorunsuz bir şekilde gerçekleşmiş olacaktır. Nitekim bu karşılıklı irade uyuşması, yargılamanın hemen sonlandırılması için yeterli usuli zemini oluşturur.
2- Öte yandan sanık, bu kabul beyanıyla birlikte davanın düşmesi kararına muvafakat ettiğini gösterecektir. Ayrıca sanık tarafı, bu süreçte mahkemenizden herhangi bir yargılama gideri veya vekalet ücreti talep etmeyecektir. Bunun yanında taraflar, duruşma gününü beklemeksizin dosya üzerinden karar verilmesi hususunda ortak görüşe sahiptir. Bu bakımdan, mahkemenizin tarafların bu uyumlu ve uzlaşıcı tutumunu gözeterek işlem yapması adlandırma akışını hızlandıracaktır. Nitekim sanığın da uzlaşma iradesine katılmak istemesi, toplumsal barışın tam olarak sağlandığının kanıtıdır. Sonuç olarak, kabul şartının gerçekleştiği gözetilerek hukuki sürecin tamamlanmasını diliyoruz.
E. Davanın Düşürülmesi ve Dosyanın Kapatılması İsteği
1- Ceza Muhakemesi Kanunu madde 223/8 kuralı, dava şartı olan şikayetin ortadan kalkması halinde düşme kararı verilmesini emreder. Ayrıca somut davada, mala zarar verme suçunun takibi şikayete bağlıdır ve şikayet geri alınmıştır. Üstelik sanık da bu feragat beyanını kabul etmiş olup, yargılamaya devam edilmesi için hiçbir hukuki sebep kalmamıştır. Bununla birlikte, dosyanın derdest kalması mahkemenizin iş yükünü ve yargılama giderlerini gereksiz yere artıracaktır. Dolayısıyla, sayın mahkemenizce tensiben veya dosya üzerinden yapılacak bir incelemeyle davanın düşürülmesine karar verilmelidir. Nitekim adil ve usulüne uygun bir yargılama, uyuşmazlığın bitiminde davayı sonlandırmayı gerektirir.
2- Öte yandan, verilecek düşme kararı sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de kendiliğinden kalkmasını sağlayacaktır. Ayrıca bu karar, tarafların komşuluk ilişkilerine adli bir gölge düşmeden devam etmelerine imkan tanıyacaktır. Bunun yanında müvekkil, davaya katılan sıfatından da feragat ettiğinden duruşmalara katılma yükümlülüğü sona ermelidir. Bu bakımdan, mahkemenizce usul ekonomisi ilkesi doğrultusunda en kısa sürede nihai kararın tesisi beklenmektedir. Nitekim ceza muhakemesinin amacı, sadece ceza vermek değil, taraflar arasındaki sosyal barışı da yeniden kurmaktır. Sonuç olarak, dosyanın düşme kararıyla kapatılmasını ve taraflara tebliğ edilmesini saygıyla talep ediyoruz.
Özetle, müvekkil komşusu olan sanık hakkındaki mala zarar verme suçu şikayetinden, tüm zararları tazmin edildiğinden özgür ve kesin iradesiyle vazgeçmekte olup; sanığın da kabulü gözetilerek TCK madde 73 ve CMK madde 223/8 gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesini talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1-) Müvekkilin sanık hakkındaki şikayetten vazgeçme beyanının kabulüne,
2-) Katılan sıfatımızın ve davaya katılma kararımızın kaldırılmasına,
3-) Sanığın kabul iradesi de gözetilerek TCK madde 73 ile CMK madde 223/8 uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
4-) Karşılıklı anlaşmamız gereği taraflar lehine veya aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. [05.07.2026]
Katılan Vekili
Av. Osman TURHAN
(İmza)
Hukuki Değerlendirme ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Şikayetten vazgeçme dilekçesi hazırlanırken ve mahkemeye sunulurken avukatların ve tarafların dikkat etmesi gereken kritik usul kuralları bulunmaktadır:
- Suçun Takibinin Şikayete Bağlı Olup Olmadığı: Bir suçun takibi şikayete bağlı değilse, mağdur şikayetten vazgeçse dahi savcılık veya mahkeme yargılamaya re’sen (kendiliğinden) devam eder. Örneğin kasten yaralamanın ağır halleri, hırsızlık (aile dışı) veya yağma suçlarında vazgeçme sadece takdiri indirim sebebi (TCK m. 62) olabilir, davanın düşmesini sağlamaz.
- Sanığın Kabulü Şartı: Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçildiğinde şüphelinin kabulü aranmaz, doğrudan Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYO) verilir. Ancak kovuşturma aşamasında (dava açıldıktan sonra) şikayetten vazgeçilmesi halinde, sanık beraat etmek istiyorsa vazgeçmeyi kabul etmeyebilir (TCK m. 73/6). Bu nedenle dilekçe sunulduktan sonra sanığın muvafakati mutlaka duruşma tutanağına veya dilekçeyle dosyaya alınmalıdır.
- Vazgeçmenin Bölünmezliği (Sirayet Etkisi): TCK madde 73/5 uyarınca, suça iştirak eden sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğer sanıkları da kapsar. Yani mağdur, “A sanığı hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum ama B sanığı cezalandırılsın” diyemez. Vazgeçme bölünmez ve tüm fail suçlulara sirayet eder.
- Vazgeçmeden Geri Dönülemeyeceği: Şikayetten vazgeçen kişi, daha sonra bu fikrinden vazgeçerek yeniden aynı olay için şikayetçi olamaz. Vazgeçme kesin ve bağlayıcı bir irade beyanıdır.
- Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti: Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesine karar verildiğinde, mahkemeler taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedebilir. Bu riskin önüne geçmek için dilekçenin “Sonuç ve İstem” kısmında tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri açıkça vurgulanmalıdır.
KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi: Hukuki Sonuçlar ve Süreç
Şikayetten vazgeçme dilekçesi, devam eden hukuki süreçleri sonlandıran çok etkili bir usul belgesidir. Özellikle takibi şikayete bağlı olan suçlarda mağdur, şikayet iradesini her zaman geri alabilir. Ayrıca, bu dilekçenin sunulmasıyla birlikte adli makamlar dosyayı re’sen kapatma yoluna gider. Bunun yanında, feragat işleminin sonuçları sürece katılan tüm taraflar bakımından kesinlik arz eder. Öte yandan, beyan sunulmadan önce suça ilişkin yasal düzenlemelerin çok iyi incelenmesi gerekir. Ancak kanun koyucu, her suç tipi için bu feragat hakkının kullanımını serbest bırakmamıştır.
Buna rağmen, doğru zamanda sunulan bir dilekçe tarafları uzun yargılama süreçlerinden kurtarır. Böylece, hem adalet sisteminin iş yükü azalır hem de toplumsal barış hızla sağlanır. Sonuç olarak, şikayetten vazgeçme süreci Türk ceza hukukunun en önemli uzlaşı enstrümanlarından biridir. Nitekim uygulayıcılar, bu usul işlemini usul ekonomisi ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde sıklıkla kullanır. Üstelik bu işlem, kişilerin lekelenmeme hakkının korunmasına da büyük bir katkı sunar. Dolayısıyla, süreç hakkında doğru bilgi sahibi olmak tüm hukuki hakların korunmasını garantiler. Bununla birlikte, hazırlanan belgenin usul kurallarına ve mevzuata tam uyumluluğu zorunludur.
Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi Nedir ve Nasıl Sunulur?
Şikayetten vazgeçme dilekçesi, mağdurun ceza soruşturmasını veya davanın takibini durdurmayı amaçlayan resmi beyanıdır. Bu belge, kişinin özgür iradesiyle suça ilişkin şikayet hakkından feragat ettiğini kanıtlar. Ayrıca, dilekçenin içeriğinde tarafların kimlik bilgileri ve dosya numarası eksiksiz yer almalıdır. Bunun yanında, irade beyanının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar net yazılması şarttır. Öte yandan belge, soruşturma aşamasında savcılığa, dava açıldıysa ilgili mahkemeye verilir. Ancak dilekçenin bizzat tarafça veya özel yetkili avukat tarafından sunulması kanuni gerekliliktir. Buna rağmen, avukatın vekaletnamesinde “şikayetten vazgeçme” özel yetkisi yoksa işlem kabul edilmez. Böylece, kişilerin hak kaybına uğramasının ve irade sakatlıklarının önüne geçilmiş olur. Sonuç olarak, usulüne uygun sunulan dilekçe derhal dosyaya işlenir ve sonuç doğurur. Nitekim adli kalem personeli, dilekçenin kimlik tespiti yapılarak dosyaya alınmasını sağlar. Üstelik e-Devlet veya UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de bu dilekçe güvenle gönderilebilir. Dolayısıyla teknolojik imkanlar, feragat sürecini oldukça hızlı ve pratik bir hale getirmiştir.
Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi Hangi Suçlarda Geçerlidir?
Türk ceza hukukunda şikayetten vazgeçme kuralı sadece takibi şikayete bağlı suçlarda sonuç doğurur. Bu suça örnek olarak hakaret, tehdit, basit yaralama ve mala zarar verme gösterilebilir. Ayrıca, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu da bu kapsamda değerlendirilir. Bunun yanında, aile içi olmayan basit hırsızlık gibi bazı suçlar da şikayete tabidir. Öte yandan, kasten öldürme veya nitelikli dolandırıcılık gibi ağır suçlarda şikayetten vazgeçilemez. Ancak bu ağır suçlarda mağdur şikayetini geri alsa bile yargılama re’sen sürdürülür. Buna rağmen, mağdurun şikayetini geri alması sanık lehine takdiri indirim sebebi sayılabilir. Böylece, kamu davalarında şikayetten vazgeçmenin etkisi suçun hukuki niteliğine göre değişir. Sonuç olarak, dilekçe hazırlamadan önce suça ait kanun maddesi mutlaka incelenmelidir. Nitekim kanun koyucu, kamu düzenini ilgilendiren ağır suçlarda bireysel vazgeçmeyi yetersiz görmüştür. Üstelik bu durum, toplumsal barışın ve genel önleyicilik ilkesinin doğal bir sonucudur. Dolayısıyla, her şikayetten vazgeçme beyanı davanın otomatik olarak düşmesini kesinlikle sağlamaz.
Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi Sunmanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Şikayetten vazgeçme dilekçesi sunulduğu andan itibaren vazgeçen taraf için bağlayıcı sonuçlar doğurur. İlk olarak, vazgeçen kişi aynı olay sebebiyle bir daha asla şikayetçi olamaz. Ayrıca, feragat beyanı karşı tarafa ulaştığında cezai takibatın yönü tamamen değişir. Bunun yanında, soruşturma aşamasında savcılık doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına (KYO) karar verir. Öte yandan, kovuşturma aşamasında verilecek nihai karar ise davanın düşmesi yönünde olur. Ancak vazgeçme işleminin kovuşturma evresinde geçerli olması sanığın bu durumu kabulüne bağlıdır. Buna rağmen sanık, aklanma hakkını kullanmak için feragat beyanını reddedip beraatini isteyebilir. Böylece mahkeme, yargılamaya devam ederek sanığın hukuki durumunu esastan incelemek zorunda kalır. Sonuç olarak, şikayetten vazgeçme süreci çift taraflı bir irade uyumunu gerektirebilir. Nitekim TCK madde 73/6 hükmü, sanığın aklanma ve lekelenmeme hakkını özenle korur. Üstelik şikayetten vazgeçme, suça iştirak eden tüm faillere kendiliğinden sirayet eder. Dolayısıyla, bir sanık için yapılan vazgeçme diğer sanıkları da hukuken olumlu etkiler.
Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi ile Davanın Düşmesi Arasındaki İlişki
Davanın düşmesi kararı, ceza yargılamasını esasa girmeden sonlandıran çok önemli bir usul işlemidir. Bu kararın alınabilmesi için kanunda sayılan dava şartlarından birinin ortadan kalkması gerekir. Ayrıca, takibi şikayete bağlı suçlarda şikayet şartı, davanın varlığı için temel unsurdur. Bunun yanında, şikayetten vazgeçme dilekçesi bu temel unsuru kökünden ortadan kaldırır. Öte yandan, CMK madde 223/8 uyarınca mahkeme bu durumda düşme kararı vermelidir. Ancak mahkeme, bu kararı vermeden önce dosyadaki suçu ve usul şartlarını inceler. Buna rağmen, şartlar oluşmuşsa davanın düşürülmesine tensiben veya duruşmada karar verilir. Böylece, sanık hakkındaki ceza tehdidi ve adli kontrol tedbirleri derhal sona erer. Sonuç olarak, şikayetten vazgeçme davanın düşmesini tetikleyen en temel hukuki motordur. Nitekim yargı organları, bu belge dosyaya girdiğinde yargılamayı derhal sonlandırır. Üstelik düşme kararı kesinleştiğinde, dosya adli sicil kaydına ceza olarak işlemez. Dolayısıyla bu süreç, sanığın gelecekteki sosyal hayatını koruyan çok kritik bir güvencedir.
Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi Sunulurken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Şikayetten vazgeçme dilekçesi hazırlanırken bazı hayati usul kurallarına mutlaka dikkat edilmelidir. İlk olarak, dilekçede irade beyanının şartsız, net ve kesin bir dille yazılması gerekir. Ayrıca “zararım ödenirse vazgeçerim” gibi şarta bağlı beyanlar mahkemelerce kesinlikle kabul edilmez. Bunun yanında, feragat işleminin hangi sanık ve hangi suç için yapıldığı belirtilmelidir. Öte yandan, vekaletle işlem yapılıyorsa avukatın özel yetkisinin bulunması yasal zorunluluktur. Ancak taraflar, yargılama gideri ve avukatlık ücreti hususlarında da mutlaka mutabakata varmalıdır. Buna rağmen, masraf talepleri dilekçede yazılmazsa taraflar sonradan mali yüklerle karşılaşabilir. Böylece, dilekçenin sonuç kısmına masraf ve vekalet ücreti talebi olmadığı açıkça eklenmelidir. Sonuç olarak, dikkatli hazırlanan bir belge gelecekte doğabilecek tüm uyuşmazlıkları engeller. Nitekim usul hatası içeren bir dilekçe, yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebep olur. Üstelik bu durum, taraflar arasında yeni hukuki ihtilafların doğmasına yol açabilir. Dolayısıyla, sürecin profesyonel bir hukuki yaklaşımla yürütülmesi büyük bir önem taşır.
Şikayetten Vazgeçme Karşılaştırma Tablosu
Aşağıdaki tabloda, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sunulan şikayetten vazgeçme dilekçesinin hukuki farkları karşılaştırılmıştır:
| Karşılaştırma Kriteri | Soruşturma Aşaması (Savcılık) | Kovuşturma Aşaması (Mahkeme) |
| İlgili Makam | Cumhuriyet Başsavcılığı | Asliye Ceza / Ağır Ceza Mahkemesi |
| Verilecek Karar | Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYO) | Davanın Düşmesi Kararı |
| Sanığın Kabulü | Sanığın / Şüphelinin kabulü aranmaz | Sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi şarttır |
| Zaman Sınırı | İddianame kabul edilinceye kadar | Hüküm kesinleşinceye kadar |
| Adli Sicil Etkisi | Adli sicil kaydına kesinlikle işlemez | Düşme kararı adli sicile ceza olarak işlemez |
| Vekaletname Şartı | Özel yetki bulunması zorunludur | Özel yetki bulunması zorunludur |
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Şikayetten vazgeçme dilekçesi verildikten sonra tekrar şikayetçi olunabilir mi?
Hayır, şikayetten vazgeçme kesin ve geri alınamaz bir hukuki irade beyanıdır. Bu nedenle, aynı olay ve aynı kişi hakkında tekrar şikayetçi olmak kesinlikle mümkün değildir.
2. Şikayetten vazgeçmek için sanığın onayı veya kabulü gerekir mi?
Soruşturma aşamasında şüphelinin kabulü aranmaz, savcılık doğrudan dosyayı kapatır. Ancak kovuşturma aşamasında, yani dava açıldıktan sonra vazgeçmenin geçerli olması sanığın kabulüne bağlıdır.
3. Şikayetten vazgeçilirse kamu davası hemen düşer mi?
Suçun takibi şikayete bağlıysa ve sanık da vazgeçmeyi kabul ederse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Ancak takibi şikayete bağlı olmayan kamu davalarında yargılama re’sen devam eder.
4. Avukat vasıtasıyla şikayetten vazgeçme dilekçesi sunulabilir mi?
Evet, avukat aracılığıyla bu dilekçe sunulabilir. Ancak bunun için noter onaylı vekaletnamede “şikayetten vazgeçme” veya “feragat” konusunda özel yetki bulunması şarttır.
5. Şikayetten vazgeçildiğinde mahkeme masraflarını ve avukatlık ücretini kim öder?
Mahkeme masrafları ve vekalet ücreti, hakim tarafından aksi belirtilmedikçe davayı kaybeden veya dosyanın kapanmasına sebep olan tarafa yüklenir. Bu sebeple dilekçede karşılıklı masraf talebi olmadığı mutlaka belirtilmelidir.
Etiketler
şikayetten vazgeçme dilekçesi, şikayetten vazgeçme, şikayetin geri alınması, takibi şikayete bağlı suçlar, davanın düşmesi, kyo kararı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, ceza hukuku, şikayet süresi, tck madde 73, kamu davası, soruşturma aşaması, kovuşturma aşaması, feragat dilekçesi, şikayetten feragat, asliye ceza mahkemesi, savcılık dilekçe örneği, ceza yargılaması, şikayet hakkı, şikayetten çekilme, suç duyurusundan vazgeçme, uzlaşma ve vazgeçme, şikayetin düşmesi, sanığın kabulü, yargılama giderleri
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir yanıt yazın