Paylı mülkiyet ilişkisi, malın tamamı üzerindeki ortaklığı ortadan kaldırarak (paylaşma/taksim) veya sadece bir ya da birkaç paydaşın ilişkiden ayrılmasıyla (devir, terk, çıkarılma) sona erebilir. Paydaşlıktan çıkarılma, ilişkileri çekilmez hale getiren paydaşlara karşı diğer paydaşların bir koruma mekanizmasıdır.
I. Paylı Mülkiyetin Bir veya Birkaç Paydaş İçin Sona Ermesi
Paylı mülkiyet ilişkisinin sadece belirli paydaşlar açısından sona ermesi durumları şunlardır:
A. Payın Devri
Paydaş, kendi payını üçüncü bir kişiye devrettiğinde, eski paydaşın mülkiyet ilişkisi sona erer. Diğer paydaşların arasındaki paylı mülkiyet ilişkisi ise yeni paydaş ile devam eder. Bu devir, kanuni önalım hakkı gibi kısıtlamalara tabi olabilir.
B. Terk (Feragat)
Paydaşın, mülkiyet payından tek taraflı olarak feragat etmesi durumudur. Terk edilen pay, otomatik olarak diğer paydaşlara kendi payları oranında katılır. Bu, diğer paydaşların mülkiyet oranını artıran bir sonuç doğurur.
C. Paydaşlıktan Çıkarılma (TMK m. 696)
Bu, paylı mülkiyet ilişkisinin zorla sona erdirilmesidir ve yargısal bir kararı gerektirir.
1. Çıkarılmanın Şartları:
- Yükümlülüklerin Ağır İhlali: Paydaşın veya malı kullanmasına izin verdiği/fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin, diğer paydaşlara karşı olan yükümlülüklerini ağır bir biçimde çiğnemesi. (Örn: Sürekli gürültü yapmak, malın değerini düşürücü davranışlarda bulunmak).
- Çekilmez Hal Oluşması: İhlal sebebiyle paylı mülkiyet ilişkisinin devamının diğer paydaşlar için çekilmez hale gelmesi. Hâkim, bu durumu her somut olayın özelliklerine göre takdir eder.
- Usul Kararı: Çıkarılma davasının açılması, aksi kararlaştırılmadıkça, pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesine bağlıdır. (Bu nitelik, kararın önemli yönetim işi düzeyinde olduğunu gösterir).
2. Taraflar:
- Davacı: Pay ve paydaş çoğunluğunu sağlayan paydaşlar grubu.
- Davalı: Paydaş. TMK m. 697 uyarınca, pay üzerinde intifa hakkı veya tapuya şerh edilmiş kişisel yararlanma hakkı sahipleri de kıyasen davalı olabilir ve çıkarılabilirler. Ancak devri caiz olmayan bir hak (oturma hakkı gibi) ise, uygun bir tazminat karşılığında sona erdirilmesine karar verilir.
3. Çıkarılmanın Hükmü ve Payın Akıbeti (TMK m. 696/3-4-5):
Hâkim, çıkarma istemini haklı bulursa, payın devri konusunda aşamalı bir karar verir:
- Aynen Ayırma: Çıkarılacak paydaşın payını karşılayacak kısmın maldan aynen ayrılması mümkünse, bu parça paylı mülkiyetten çıkarılana özgülenir.
- Devir Talebi: Aynen ayırma mümkün değilse ve diğer paydaşlardan bir veya birkaçı payın devrini talep ediyorsa, hâkim bu paydaşlara payın dava tarihindeki değerini ödemeleri için süre verir. Ödeme yapıldığında pay, talep eden adına tescil edilir. (Devir talebi, çıkarma davasıyla birlikte ileri sürülmelidir).
- Açık Artırmayla Satış: Aynen ayırma mümkün olmaz ve payı almak isteyen paydaş da bulunmazsa, hâkim çıkarılan paydaşa payını devretmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde devir gerçekleşmezse, payın açık artırmayla satılmasına karar verilir. Satış, cebri icra hükümleri uyarınca gerçekleştirilir.
II. Paylı Mülkiyetin Bütün Paydaşlar İçin Sona Ermesi
Paylı mülkiyetin bütün paydaşlar için sona ermesinin en temel ve genel yolu Paylaşma (Taksim) davasıdır. Paylaşma, malın fiziki olarak paydaşlar arasında bölünmesi (aynen taksim) veya paraya çevrilerek bedelinin paydaşlar arasında paylaştırılması (satış yoluyla taksim) şeklinde gerçekleşebilir.
Anahtar Kelimeler
Paylı mülkiyetin sona ermesi, payın devri, terk, paydaşlıktan çıkarılma, TMK m. 696, yükümlülüklerin ihlali, çekilmez hale gelme, pay ve paydaş çoğunluğu, diğer hak sahiplerinin çıkarılması, aynen ayırma, payın devri talebi, açık artırmayla satış, paylaşma, taksim.
Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.

Bir Cevap Yazın