Kanun Metni
Askerlik ve kanundan doğan çalışma
Madde 31 – Muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır.
İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün eklenir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez.
İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre içinde işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki hükümleri saklıdır. Bu süre içinde iş sözleşmesinin Kanundan doğan başka bir sebebe dayanılarak işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için Kanunun gösterdiği süre bu sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar. Ancak iş sözleşmesi belirli süreli olarak yapılmış ve sözleşme yukarıda yazılı süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz.
Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder.
Giriş
4857 sayılı İş Kanunu’nun 31. maddesi, işçinin askerlik ya da kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle iş ilişkisinden geçici olarak ayrılması halinde iş‑sözleşmesinin feshi ve işe geri dönme hakkı açısından özel düzenlemeler getirmektedir. Bu hüküm, işçinin bu tür görevlerden sonra istihdam güvenliğini, işverenin ise planlama açısından öngörülebilirliği korumaya yöneliktir. Hem işverenin hem işçinin hak ve yükümlülüklerini dengeleyen bir düzenleme olarak değerlendirilmelidir.
Madde Metninin Yapısı ve Şartları
Madde metni üç ana bölümde ele alınabilir: (i) iş sözleşmesinin feshedilmiş sayılmasına ilişkin süre düzenlemesi, (ii) işçinin işe dönme hakkı ve işverence işe alım yükümlülüğü, (iii) süre sınırı ve ücret işlemezliği gibi özel hükümler.
Fesih Sayılma Süresi
Maddeye göre, işçi muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınır veya herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılırsa, iş sözleşmesi, işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır.
Bu düzenleme ile iş sözleşmesinin doğrudan fesih bildirimiyle değil, kanuni süre sonunda “feshedilmiş sayılması” mekanizması getirilmiştir.
Çalışma Süresi Şartı
İşçinin bu hükümden yararlanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için ayrıca iki gün eklenir; ancak bu ek süre toplamda doksan günü geçemez.
Bu hüküm, işin niteliği ve sürekliliği gözetilerek, iş ilişkisinin belli bir kıdeme erişmiş olmasını ön şart olarak koymaktadır.
Ücret İşlemezliği
İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre içinde (iki ay + kıdeme dayalı ek süre) işçinin ücreti işlemez. Özel kanunların hükümleri saklıdır. Ayrıca, bu süre içinde iş sözleşmesi kanundan doğan başka bir sebebe dayanarak feshedilmiş ya da diğer tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için kanunda gösterilen sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar.
Bu düzenleme, işçinin fiilen ücret almadığı sürecin işverence de göz önünde bulundurulmasını sağlar.
İşe Geri Dönme Hakkı
Madde ayrıca, herhangi bir askerlik ya da kanuni görev dolayısıyla işinden ayrılan işçinin, görevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istediğini işverene bildirmesi halinde, işverenin eski işleri veya benzeri işlerde, boş yer varsa derhal; yoksa boşalacak ilk işe, başka isteklilere tercih ederek ve o anki şartlarla işe almakla yükümlü olduğunu düzenler.
Aranan şartların mevcut olması halinde işverenin işe almama halinde işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat ödeme yükümlülüğü doğar.
Hukuki Niteliği ve Amaç
Bu düzenleme, geçici bir kamu hizmeti ya da zorunlu görev nedeniyle iş ilişkisinden ayrılan işçiyi iş güvencesi kapsamında özel bir şekilde koruma amacındadır. İş sözleşmesi fesih bildirimi yapılmadan feshedilmiş sayılma mekanizması işçiye süre tanıyarak mağduriyetin önüne geçmeyi hedefler. Ayrıca işe geri dönme hakkı işçinin görev süresi sonrası işine yeniden katılabilmesi açısından önemlidir.
Öte yandan işverene getirilen yükümlülükler, iş planlaması açısından belirsizlik yaratmamak üzere sürelendirilmiş ve tazminat sistemiyle disipline bağlanmıştır. Bu bakımdan madde, iş güvenliği (iş ilişkisinin devamlılığı) ve işverenin yönetim hakkı dengesi açısından önem taşır.
Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
- İşçinin hangi görevi yaptığı: Muvazzaf askerlik ödevi dışında “manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınma” ve “kanundan doğan çalışma ödevi” kavramlarının neyi kapsadığı somut olaya göre değerlendirilmelidir.
- Bir yıl tam çalışma şartı: İşçinin ayrıldığı tarihten önceki çalışması bir yıl tamamlamalıdır. Örneğin 11 ay çalışıp ayrılan işçi bu haktan yararlanamaz.
- Ek süre hesabı: Bir yılın üzerindeki her yıl için iki gün eklenmesi ve toplamın doksan günü geçemeyeceği dikkate alınmalıdır (örneğin 46 yıl çalışmış işçi için teorik ek 92 gün olur ancak sınır doksan gündür).
- Ücret işlemezlik süresi boyunca hakların durumu: Bu süre zarfında ücret işlemediği için, işverenin bu dönemde ücret ödeme yükümlülüğü yoktur. Ancak özel kanun hükmü varsa farklılık olabilir.
- İşverenin işe alma yükümlülüğü: İşverenin eski işçi ya da benzer işlerde işe alma yükümlülüğü vardır; eşit koşullarda başka isteklilerden önce bu işçi tercih edilmelidir. İşveren bu yükümlülüğü yerine getirmezse tazminat ödeme riski vardır.
- Tazminat hesaplama: İşverence işe alma gerçekleşmezse işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat ödenir. Bu tutarın hangi ücret üzerinden, hangi tarihte hesaplanacağı somut olayda önemlidir.
İlgili Yargı Kararlarına Kısa Bakış
Somut olarak doğrudan 31. maddeye ilişkin temyize konu olmuş yaygın bir içtihat örneğini bulmak zor olsa da, madde metninin uygulamasında sürelerin doğru hesaplanması, işverenin yükümlülüğünü yerine getirmezse tazminata hükmedilmesi gibi hususlar üzerinde Yargıtay kararlarında benzer ilkeler oluşturulmuştur.
Örneğin, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin iş güvencesi, işe iade ve fesih süreleriyle ilgili kararları konu etmesi bakımından ilgili ortamda incelemeye değerdir.
Sonuç
31. madde, askerlik ya da kanundan doğan çalışma görevleri nedeniyle iş ilişkisinden ayrılan işçiyi belirli koşullar altında koruyan özel bir hüküm niteliğindedir. İşçinin en az bir yıl çalışmış olması, ek süre sınırı, ücret işlemezlik koşulu ve işe geri dönme hakkı ile işverenin yükümlülükleri bir arada düzenlenmiştir. Uygulamada sürelerin doğru hesaplanması, işverence yapılacak işlemlerin tam ve zamanında olması, ve işçinin başvurusu halinde işe alım yükümlülüğünün yerine getirilmesi önem taşımaktadır. Bu düzenleme, hem iş güvencesi açısından hem de işverenin planlama hakkı açısından dengeli bir norm oluşturmakta; dolayısıyla işverenler ve işçiler bakımından dikkatle ele alınmalıdır.
Anahtar Kelimeler:
iş sözleşmesinin feshedilmiş sayılması, askerlik ödevi, kanundan doğan çalışma ödevi, 4857 sayılı İş Kanunu md. 31, sekiz hafta süresi, bir yıl çalışma şartı, işe geri dönme hakkı, tazminat, işveren yükümlülüğü
Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Bir Cevap Yazın