İşçinin Çalışma Süreleri

İş Hukuku bakımından, çalışma süresinin sınırlandırılması hem işçinin dinlenme hakkının ve bedensel/ruhî sağlığının korunması hem de işverenin üretim planlamasının düzenlemesi açısından büyük önem taşımaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesinden başlayarak 69. maddesine kadar olan hükümleri, haftalık çalışma süresi, günlük çalışma süresi, denkleştirme uygulamaları, telafi çalışması, gece çalışmaları ve bu kapsamda işçinin hak ve işverenin yükümlülüklerini sistematik biçimde düzenlemektedir.

Aşağıda bu hükümler ayrıntılı biçimde incelenmiştir.


Genel Çalışma Süresi, Denkleştirme ve Özel Düzenlemeler


Madde 63, işçilerin normal çalışma süresine ilişkin temel sınırı belirlemektedir: genel bakımından haftada en çok 45 saat çalışma süresi öngörülmüştür. Ayrıca, aksi kararlaştırılmamışsa, bu süre işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.


Kanunun lafzında ayrıca, tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresinin işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği belirtilmiştir (İş K. m. 63/2). Bu uygulama, yoğunlaştırılmış çalışma haftası ya da “yoğunlaştırılmış iş haftesi” modelleri olarak literatürde yer almaktadır.


Denkleştirme süresi ise, işyerinde iki aylık süreyle sınırlandırılmış olup, toplu iş sözleşmesiyle bu süre dört aya kadar artırılabilir. Turizm sektöründe bu süre altı aya kadar uzatılabilmektedir.

Yer altı maden işlerinde çalışan işçiler bakımından ise günlük en çok 7,5 saat, haftada en çok 37,5 saat çalışma süresi uygulanacağı özel olarak hüküm altına alınmıştır (İş K. m. 63/1, md. ek). Bu düzenleme ile maden gibi ağır ve riskli işlerde çalışma süresinin daha kısa tutulması hedeflenmiştir.

Bu hükümle, işçinin haftalık çalışma süresine dair asgari sınır ve esneklik imkânı birlikte düzenlenmiştir. Eşit ölçü esasına göre bölünme ilkesi sayesinde klasik 5‑günlük iş haftası bakımından günlük süre ortaya çıkarılmakta; ancak işveren‑işçi anlaşmasıyla farklı dağıtımın mümkünü sağlanmaktadır. Diğer yandan, denkleştirme uygulaması sayesinde iş yoğunluğuna göre haftalık çalışma süresi değişebilmekte, ancak ortalama bakımından haftalık 45 saati aşmama zorunluluğu bulunmaktadır.


Telafi Çalışması


Madde 64, zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce ya da sonra işyerinin tatil edilmesi, işin önemli ölçüde azalması ya da çalışanın talebiyle izin verilmesi gibi hallerde işverenin dört ay içinde çalışılmayan süreleri çalıştırabilmesine imkân tanımaktadır. Cumhurbaşkanına bu süreyi iki katına kadar artırma yetkisi verilmiştir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. Ancak, telafi çalışmaları “günlük en çok çalışma süresini aşmamak” koşuluna tâbi olup günde üç saatten fazla olamaz; tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz (İş K. m. 64).


Bu hüküm, işin aksaması halinde işletmenin telafi imkânını sağlarken, işçinin istirahat hakkı bakımından da belirli sınırlar getirmektedir.


Çalışma Süresinden Sayılan Haller


Madde 66, işçilerin çalışma süresi bakımından “sadece fiilen üretim/sunum yaptıkları süreler” değil, alt bentlerinde sayılan çalışmış gibi sayılan sürelerin de günlük çalışma süresinden sayılacağını düzenler. Örnek olarak; yeraltına inme/çıkma, işveren tarafından başka yerde çalıştırılmak üzere gönderilme, boş bekleme süreleri, çocuk emziren kadının süt verme süreleri gibi haller sayılmıştır.


Bu düzenleme ile işçinin “hazır bekleme” halinde veya asıl işin niteliğinden kaynaklanan ulaşım/düşük aktivite dönemlerinde geçirdiği sürelerin de çalışma süresi sayılması öngörülmüş; böylece ücret‑hak eşitliği ve işçinin korunması güçlendirilmiştir.


Günlük Başlama/Bitiş Saatleri ile Ara Dinlenmesi


Madde 67 uyarınca, günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatleri işyerlerinde işçilere duyurulur. İşin niteliğine göre işçiler için farklı başlangıç ve bitiş saatlerinin uygulanabileceği kabul edilmiştir.
Madde 68 ise ara dinlenme sürelerini düzenler. Günlük çalışma süresine göre şu minimum dinlenme süreleri öngörülmüştür:

  • Dört saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika,
  • Dört saatten fazla ve 7,5 saat (7,5 saat dahil) süreli işlerde ½ saat,
  • 7,5 saatten fazla süreli çalışmalarda 1 saat ara dinlenmesi verilir.
    Bu dinlenmeler aralıksız olmak üzere ve çalışma süresinden sayılmayan sürelerdir. Ancak iklim, mevsim, gelenekler veya işin niteliği gözetilerek sözleşmelerle farklı düzenleme yapılabilir.
    Bu hükümler, işçinin günlük çalışmasının içinde gerekli molaları almasını güvence altına alırken, işverenin planlama yükümlülüklerini de açıkça ortaya koymaktadır.

Gece Süresi ve Gece Çalışmaları


Madde 69 kapsamında “gece çalışma” kavramı belirlenmiştir: Çalışma hayatında “gece”, en geç saat 20:00’de başlayıp en erken saat 06:00’ya kadar geçen ve her hâlde en fazla onbir saat süren dönemdir.


Normal olarak işçilerin gece çalışmaları 7,5 saati geçemez (m. 69/3). Ancak turizm, özel güvenlik, sağlık hizmeti gibi sektörlerde işçinin yazılı onayı alınmak kaydıyla 7,5 saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir.


Ayrıca, gece ve gündüz postalarıyla çalışan işyerlerinde bir çalışma haftası gece kullanan işçinin bir sonraki hafta gündüz kullanılması, ve postası değiştirilecek işçinin kesintisiz en az 11 saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamayacağı hüküm altına alınmıştır.


Bu düzenleme, gece çalışmasının özel hassasiyetini yansıtmaktadır: hem sağlık‑güvenlik yönünden riskli olması hem de işçinin günlük yaşam ve dinlenme ihtiyaçlarını korumaya yönelik hükümler içerir.


Uygulama ve İçtihat Yönünden Değerlendirme


Yukarıdaki maddeler birlikte değerlendirildiğinde, işçi‑işveren ilişkisinde çalışma süresinin yalnızca “kaç saat çalışıldı” sorusuyla değil, ne zaman çalışıldı, kaç gün çalışıldı, dinlenme süreleri nasıl verildi gibi çok yönlü kriterlerle düzenlendiği görülmektedir.


İçtihat açısından, örneğin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarına göre, haftalık 45 saati aşmasa bile günlük 11 saati geçen ya da gece çalışmasında 7,5 saati geçen süreler için fazla çalışma ücreti gerekebileceği kabul edilmektedir. (Doğan & Demir Avukatlık Ortaklığı) Bu durum, Kanun’un esneklik imkânı sağladığı denkleştirme uygulamalarında bile işçinin korunmasına yönelik hükümlerin göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir.


Ayrıca, denkleştirme uygulamasında dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, ortalama haftalık çalışma süresinin normal haftalık çalışma süresini aşmaması gerektiğidir. (DergiPark)


Sonuç


Sonuç itibarıyla, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 63–69’ncu maddeleri; haftalık çalışma süresi sınırı (45 saat), denkleştirme usulü, telafi çalışması, günlük çalışma başlama‑bitiş ve dinlenme süreleri, gece çalışması gibi özellikli çalışma biçimlerine ilişkin ayrıntılı hukuki düzenlemeleri içermektedir. Bu hükümler, işçinin çalışma‑dinlenme dengesi ile işverenin üretim planını uyumlu bir şekilde yürütmesini mümkün kılarken, işçinin korunması açısından da emredici nitelik taşımaktadır. Bir işverenin bu sınırları aşması halinde işçi bakımından fazla çalışma, fazla sürelerle çalışma ya da yasak çalışma gibi sonuçlar doğabilmektedir. Bu bağlamda, çalışma sürelerinin planlanması ve uygulanması aşamasında işyerindeki kolektif iş sözleşmeleri, bireysel iş sözleşmeleri, işyeri düzenlemeleri ile birlikte Kanun’un emredici hükümlerinin titizlikle gözetilmesi gerekir.

Anahtar Kelimeler: haftalık çalışma süresi, normal çalışma süresi, denkleştirme, telafi çalışması, günlük çalışma sınırı, ara dinlenmesi, gece çalışması, işçi korunması, işveren yükümlülüğü, Yargıtay içtihadı.

Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin