Mutlak Butlan Davası Nedir: 2026 Güncel Hukuki Rehber

yazar:

kategori:

Mutlak butlan davası nedir sorusuna ilk olarak temel hukuki tanımlarla cevap veriyoruz. Hukuk sistemimiz bazı işlemleri baştan itibaren geçersiz sayar. Çünkü kamu düzenini korumak kanun koyucunun en temel amacıdır. Dolayısıyla devlet organları bu işlemlere hiçbir hukuki sonuç bağlamaz. Nitekim işlemi yapan kişiler sonradan bu durumu kendi aralarında düzeltemez. Üstelik taraflar onay verse bile geçersiz işlem yasal hale gelmez. Bu nedenle hakim durumu kendiliğinden her yargılama aşamasında dikkate alır. Sonuçta hukuka aykırı işlemler hukuk aleminde varlık gösteremez ve yaşayamaz. Böylece kanun, toplumun genel ahlakını ve temel düzenini korumayı amaçlar. Ayrıca bu işlemlerin baştan geçersiz olduğunu ancak mahkeme kararı tespit eder. Kısacası mutlak butlan, hukuki bir işlemin adeta ölü doğması demektir. Başka bir deyişle söz konusu işlem başından beri hiç var olmamıştır. Buna bağlı olarak kimse bu yasadışı işleme dayanarak hak talep edemez.

Mutlak Butlan Davası Nedir: 2026 Güncel Hukuki Rehber

Evlilik Hukukunda Mutlak Butlan Davası Nedir

Evlilik kurumu toplumun en temel ve vazgeçilmez yapı taşını oluşturur. Bu yüzden kanun evliliğin kuruluşunu son derece sıkı şekil şartlarına bağlar. Fakat bazen taraflar bu yasal kuralları bilerek veya bilmeyerek ihlal ederler. İşte tam bu noktada evlilikte mutlak butlan davası nedir sorusu gündeme gelir. Özellikle yasal evlenme engelleri bu mahkeme davasının temel konusunu oluşturur. Örneğin kişi evlenirken halihazırda resmi olarak başka biriyle evli olabilir. Veya taraflardan biri ağır akıl hastası olarak resmi evlilik işlemi yapabilir. Üstelik kanunun yasakladığı yakın akrabalar arasında yapılan evlilikler de kesinlikle geçersizdir. Dolayısıyla Cumhuriyet savcıları bu tür yasadışı evlilikleri iptal etmek için harekete geçer. Ayrıca ilgililer de mahkemeden evliliğin geçersizliğinin tespitini her zaman resmiyle isteyebilir. Böylece kanun koyucu kutsal aile yapısını ağır ihlallerden korumayı hedefler. Nitekim geçersiz evlilikler mahkeme kararıyla kesin olarak ortadan kalkar ve sonlanır. Sonuç olarak evlilik hukukunda bu dava, kamu düzeninin en büyük teminatıdır.

Türk Medeni Kanununa Göre Hukuki Şartlar

Türk Medeni Kanunu, mutlak butlan hallerini açıkça ve kesin olarak sayar. Böylelikle hakimlerin takdir yetkisini bu hassas konuda tamamen sınırlandırır. Çünkü bu iptal sebepleri doğrudan doğruya kamu düzenini ve ahlakı ilgilendirir. Mevzuat sistemimizde bu emredici kurallar 145. madde içerisinde detaylıca yer alır. İlgili kanun maddesi bu önemli konuyu son derece net bir şekilde düzenler.

Aynen alıntı yapıyoruz; mevzuat.gov.tr üzerinden TMK Madde 145 şu şekildedir:

“Madde 145- Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır:

  1. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,
  2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
  3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,
  4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması.”

Görüldüğü üzere kanun koyucu iptal için dört temel sebebi açıkça belirler. Dolayısıyla bu dört yasadışı durumdan biri varsa evlilik baştan itibaren geçersizdir. Nitekim taraflar bu hukuki sakatlığı sonradan kendi aralarında asla yasal olarak gideremezler. Üstelik mahkeme bu şartları taraflar talep etmese bile resen inceler ve karara bağlar.

Sözleşmeler Kapsamında Mutlak Butlan Davası Nedir

Sözleşmeler hukuku kişilere genel olarak oldukça geniş bir özgürlük alanı tanır. Fakat bu yasal özgürlük alanı asla sınırsız ve denetimsiz bir serbestlik değildir. Zira kanun koyucu sözleşme serbestisine bazı çok katı ve zorunlu sınırlar çizer. Eğer taraflar bu sınırları kasten aşarsa imzaladıkları sözleşmeler kesin olarak hükümsüz olur. İşte borçlar hukukunda mutlak butlan davası nedir sorusu tam burada başlar. Örneğin genel ahlaka aykırı bir sözleşme hukuk düzeninde hiçbir koruma bulmaz. Ayrıca konusu fiziksel olarak imkansız olan anlaşmalar da baştan itibaren tamamen geçersizdir. Bununla birlikte kişilik haklarına ağır şekilde aykırı sözleşmeler de kesinlikle sonuç doğurmaz. Dolayısıyla taraflar bu tür geçersiz sözleşmelere dayanarak karşı taraftan alacak isteyemezler. Sonuçta hiç kimse kanunun emredici yasal hükümlerini özel sözleşme yoluyla aşamaz. Böylece hukuk sistemi zayıf olan sözleşme tarafını ve kamu düzenini korur. Özetle, emredici kurallara aykırılık yapılan o sözleşmeyi adeta bir hiç haline getirir.

Türk Borçlar Kanunu Çerçevesinde İnceleme

Türk Borçlar Kanunu özel sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğünü çok net ifadelerle açıklar. Kanun, hangi tür sözleşmelerin yasal olarak geçersiz olacağını maddeler halinde tek tek belirtir. Böylelikle ticari ve günlük sivil hayatta yasal güven ortamını sağlamayı amaçlar. İlgili borçlar kanunu maddesi sözleşme kurma özgürlüğünün kesin sınırlarını kalın çizgilerle çizer.

Aynen alıntı yapıyoruz; mevzuat.gov.tr üzerinden TBK Madde 27 şu şekildedir:

“MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.”

Bu maddeye göre taraflar hukuka açıkça aykırı sözleşmeler kuramazlar ve imzalayamazlar. Aksi takdirde kanun bu yasadışı işlemi yok hükmünde sayar ve kabul eder. Üstelik kısmi geçersizlik halinde bile sözleşmenin kalanı yasal olarak ayakta kalabilir. Fakat iptal edilen geçersiz kısım sözleşmenin temeliyse bütün sözleşme tamamen çöker. Sonuçta hakim bu geçersizlik durumunu taraflar mahkemede ileri sürmese bile detaylıca inceler.

Kimler Tarafından Mutlak Butlan Davası Nedir

Bir davanın mahkemede açılabilmesi için tarafların geçerli dava ehliyetine sahip olması gerekir. Hukukumuz kesin hükümsüzlük hallerinde vatandaşlara çok geniş bir yasal dava hakkı tanır. Dolayısıyla mutlak butlan davası nedir sorusu kadar davayı açacak tarafları da önemlidir. Evliliğin iptali davasını öncelikle Cumhuriyet savcıları resen mahkemede açmakla doğrudan yükümlüdür. Çünkü bu yasadışı durum doğrudan devletin temel aile yapısını ve düzenini ilgilendirir. Ayrıca menfaati ve ilgisi olan herkes bu önemli davayı mahkemeye taşıyabilir. Örneğin mirasçılar kendi maddi haklarını korumak için bu davayı mahkemede açarlar. Üstelik yasal önceki eş de yeni kurulan evliliğin iptalini hakime her zaman sunabilir. Borçlar hukukunda ise geçersiz sözleşmenin iptalini her ilgili kişi haklı olarak ileri sürebilir. Nitekim baştan geçersiz bir işlem kimseye yasal hak sağlamaz ve borç yüklemez. Kısacası kanun, yasal kamu düzenini sıkıca korumak için herkese başvuru yetkisi verir. Böylece hukuka tamamen aykırı işlemler hukuk dünyasından daha hızlı bir şekilde temizlenir.

Dava Sürecinde İspat Yükümlülüğü

Dava açan ilgili kişi iddiasını somut ve yasal delillerle hakime ispatlamak zorundadır. Hukuk kuralları gereği iddia sahibi mutlaka yasal kanıt sunmakla yükümlü olan taraftır. Nitekim iptal sebeplerinin ispatı mahkemede genellikle resmi devlet belgelerine dayanır. Örneğin önceki evliliğin ispatı için nüfus kayıt belgeleri fazlasıyla yeterli bir delildir. Ayrıca akıl hastalığı iddiasını davacı taraf resmi sağlık kurulu raporuyla kanıtlamalıdır. Üstelik bu yasal sağlık raporlarını yalnızca tam teşekküllü resmi devlet hastaneleri verir. Böylece mahkeme sunulan iddiaları kesin ve şüpheye hiçbir yer bırakmayacak şekilde inceler. Bununla birlikte sözleşmelerin geçersizliğini ispatlamak için de resmi yazılı belgeler büyük önem taşır. Fakat genel ahlaka aykırılık gibi karmaşık durumlarda mahkeme tanık beyanlarını da detaylıca dinler. Sonuçta ispat yükü davayı mahkemede açan ve hukuki menfaati olan kişidedir. Kısacası doğru yasal delillerle mahkemeyi ikna etmek bu davanın en temel şartıdır.

Yargılama Sürecinde Mutlak Butlan Davası Nedir

Mahkeme süreci yasanın belirlediği usul kuralları ve aşamalar çerçevesinde ilerler. Bu aşamada yargılama sürecinde mutlak butlan davası nedir sorusunu detaylıca inceliyoruz. İlk olarak davacı taraf yetkili mahkemeye son derece detaylı bir dava dilekçesi sunar. Ardından mahkeme karşı tarafa yasal cevap hakkı tanımak için resmi tebligat gönderir. Böylece taraflar dilekçeler teatisi aşamasını usulüne uygun şekilde tamamen bitirirler. Ön inceleme duruşmasında hakim tarafların anlaşıp anlaşmadığını yasal olarak kontrol eder. Fakat bu iptal davalarında taraflar kendi aralarında anlaşsa bile dava mecburen devam eder. Çünkü konu doğrudan devletin kamu düzenini ilgilendirir ve davadan vazgeçme yasal sonuç doğurmaz. Daha sonra hakim dosyaya sunulan delilleri toplar ve gösterilen tanıkları dinler. Özellikle gerekli teknik hallerde mahkeme uzman bilirkişilerden bilimsel bir görüş raporu alır. Sonuçta yargılama tamamen bittikten sonra hakim hukuki gerekçeli kararını açıklar. Dolayısıyla mahkeme kararıyla yasadışı işlemin geçersizliği artık resmi olarak kesinleşmiş olur.

Kararın Sonuçları ve Mutlak Butlan Davası Nedir

Hakim kararını mahkemede verdikten sonra tarafların hukuki durumu tamamen netleşir. Bu son noktada kararın sonuçları ve mutlak butlan davası nedir sorusu aydınlanır. Evliliğin iptali kararı kesinleştiği andan itibaren eşlerin resmi evlilik bağı biter. Fakat evlilik mahkemece iptal edilene kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını hukuken doğurur. Örneğin bu sakat evlilikten doğan çocuklar her yasal durumda evlilik içi doğmuş sayılır. Ayrıca mahkeme iyiniyetli mağdur eşin maddi ve manevi haklarını kararıyla mutlaka korur. Borçlar hukukunda ise kesin hükümsüz sözleşmeler geçmişe etkili olarak tamamen ortadan kalkar. Dolayısıyla taraflar birbirlerine verdikleri şeyleri sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri verirler. Nitekim yasadışı ve geçersiz bir sözleşmeye dayanarak yasal mülkiyetin karşı tarafa geçmesi mümkün değildir. Özetle mahkeme kararı bozulan durumu eski adil haline döndürmeyi ve adaleti sağlamayı amaçlar. Böylece taraflar arasındaki yasadışı ve haksız mal geçişleri hukuken kesin çözüme kavuşur.

Mutlak Butlan Davası Nedir ve Nispi Butlan Farkı

Hukuk sisteminde yer alan geçersizlik türleri arasında çok ciddi yasal farklar bulunur. Bu yüzden mutlak butlan davası nedir ve nispi butlandan nasıl ayrılır sorusunu cevaplamalıyız. Öncelikle mutlak butlan doğrudan kamu düzenini ilgilendiren çok ağır bir geçersizlik türüdür. Buna karşılık nispi butlan sadece işlemdeki tarafların menfaatini koruyan daha hafif bir sakatlıktır. Nitekim nispi butlanda hukuki işlem baştan itibaren tamamen geçersiz ve ölü sayılmaz. Sadece zarar gören taraf bu işlemi iptal etme hakkını mahkemede bizzat kullanır.

Üstelik bu iptal hakkının kullanımı belirli kısa yasal sürelerle kanunda sınırlandırılmıştır. Fakat kesin hükümsüzlük hallerinde hak aramak için herhangi bir süre sınırı kesinlikle yoktur. Ayrıca hakim kesin hükümsüzlüğü taraflar mahkemede ileri sürmese bile dosyadaki delillerden kendiliğinden dikkate alır. Oysa nispi butlanı iddia eden tarafların mutlaka mahkemede açıkça ileri sürmesi gerekir. Böylece kanun koyucu ağır hukuka aykırılıkları mahkemeler aracılığıyla daha sert bir şekilde cezalandırır. Sonuçta her iki dava türü de sakat işlemin iptaline doğrudan hizmet eder. Kısacası çok ağır ihlaller mutlak, daha hafif ihlaller nispi geçersizlik yaratır.

Miras Hukukunda Mutlak Butlan Etkileri

Miras bırakanın yaşarken yaptığı yasal işlemler de bazen hukuka açıkça aykırı olabilir. Özellikle mirasçılara bırakılan vasiyetnameler çok sıkı şekil şartlarına bağlı ölüme bağlı tasarruflardır. Eğer vefat eden kişi vasiyetname yaparken ehliyetsizse düzenlediği bu belge kesinlikle geçersizdir. Dolayısıyla yasal mirasçılar kendi haklarını korumak için hemen yetkili mahkemede dava açarlar. Nitekim mahkeme vasiyetnamenin iptalini detaylıca inceleyerek taraflar arasında bozulan adaleti sağlar. Ayrıca gerçeğe aykırı sahte olarak düzenlenen vasiyetnameler de hukuk dünyasında asla sonuç doğurmaz. Bununla birlikte yasal mirasçıların dokunulmaz saklı paylarına tecavüz eden haksız işlemler farklı değerlendirilir. Fakat genel ahlaka açıkça aykırı hukuki şartlar içeren vasiyetnameler doğrudan doğruya kesin hükümsüzdür. Sonuçta miras bırakanın kendi iradesi kanunun çizdiği emredici sınırları kesinlikle aşamaz. Böylece kanun, kalan mirasçıların yasal haklarını haksız ve yasadışı işlemlere karşı korur. Özetle ölüme bağlı yasal tasarruflarda da kanunun emredici kurallarına uyum her zaman şarttır. Kısacası miras hukuku da genel kamu düzenini koruyan çok katı yasal kurallar içerir.

Ticaret Hukukunda Kesin Hükümsüzlük

Ticari hayat tamamen pazar hızı ve yasal güven üzerine kurulu bir sistemdir. Buna rağmen büyük ticari sözleşmelerde de kesin hükümsüzlük kuralları aynen ve tavizsiz uygulanır. Örneğin piyasadaki yasal rekabeti haksız yere tamamen engelleyen gizli ticari sözleşmeler baştan geçersizdir. Ayrıca faiz oranlarını fahiş ve orantısız şekilde belirleyen tefecilik anlaşmaları da kanuna aykırıdır. Nitekim taraflar ticari bir işletme dahi olsa ahlaka aykırı sözleşmeler kuramazlar. Üstelik ticaret kanununun açıkça emrettiği şekil şartlarına uymayan tüm ticari işlemler de batıldır. Dolayısıyla tacirler ticari ilişkilerinde kanuni yasal sınırlara her zaman sıkı sıkıya uymak zorundadır. Sonuçta ticaret hukuku genel Türk borçlar hukuku prensiplerinden asla kopuk ve bağımsız değildir. Böylece ticari hayatta güçlü olan büyük şirketlerin zayıfı haksızca ezmesinin önüne kesinlikle geçilir. Özetle piyasadaki ticari güveni temelden zedeleyen yasadışı sözleşmeler mahkeme kararıyla derhal iptal edilir. Kısacası tacirler de sözleşme kurarken kanunun çizdiği bu yasal kırmızı sınırları gözetmelidir.

Uluslararası Hukukta Mutlak Butlan Davası Nedir

Yabancılık unsuru taşıyan uluslararası sözleşmeler de bazen Türk mahkemelerine iptal davası olarak konu olur. Bu aşamada uluslararası hukukta mutlak butlan davası nedir sorusu hemen ortaya çıkar. Sözleşen taraflar farklı ülkelerin vatandaşı olsa bile Türk kamu düzeni her zaman korunur. Yani tamamen yabancı hukuka tabi bir sözleşme Türk kamu düzenine kesinlikle aykırı olamaz. Eğer sözleşmede açık bir aykırılık varsa Türk hakimi bu sözleşmeyi ülkesinde asla uygulamaz. Nitekim Türk hukukunun belirlediği temel ahlak kuralları her türlü yabancı kanunun üstündür. Örneğin yabancı bir ülkede yasal olarak yapılan çok eşli evlilik Türkiye’de tanınmaz.

Ayrıca kölelik veya insan ticareti içeren uluslararası yabancı sözleşmeler kesinlikle ve tamamen geçersizdir. Üstelik bu istisnai durum Milletlerarası Özel Hukuk kanunumuzda yasa metni olarak açıkça yer alır. Sonuçta hakim yabancı hukuku dosyaya uygularken kendi ülkesinin yasal kırmızı çizgilerini sürekli gözetir. Böylece milli ve yerel kamu düzenimiz uluslararası haksız işlemlere karşı çok sıkıca korunur. Kısacası yabancılık unsuru kesin geçersizlik kurallarının mahkemede uygulanmasına hiçbir yasal engel teşkil etmez.

İcra Hukukunda Mutlak Butlanın Etkileri

Geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak icra dairelerinde ödeme takibi başlatılması her zaman mümkündür. Fakat borçlu taraf bu haksız icra takibine karşı hemen yasal yollara başvurur. Çünkü ortada yasal olarak geçerli ve hukuka tamamen uygun bir borç ilişkisi yoktur. Nitekim icra memuru bu haksız işlemi kendi başına resen iptal etme yetkisine sahip değildir. Dolayısıyla borçlunun icra mahkemesine veya genel görevli mahkemelere iptal için mutlaka gitmesi gerekir. Ayrıca kurnaz alacaklı kesin hükümsüz bir sözleşmeyle borçludan haksız kazanç asla sağlayamaz. Üstelik borçlu mahkemeye itiraz ederek bu haksız icra takibini tamamen ve yasal olarak durdurur. Sonuçta mahkeme işlemin geçersizliğini tespit edince icra takibi de kesin olarak dosyadan düşer. Böylece hukuka aykırı geçersiz sözleşmeler üzerinden vatandaşlardan tahsilat yapılması mahkemelerce engellenir. Özetle icra daireleri sadece yasal olarak geçerli borçların tahsiline zorunlu aracılık eden kurumlardır. Kısacası kanun koyucu, geçersiz sahte belgelerle yapılan zorbalıkları hukuk yoluyla daima engeller.

Şirketler Hukukunda Mutlak Butlan Davası Nedir

Anonim veya limited şirketlerin resmi kuruluş işlemleri yasalarda çok detaylı kurallara tabidir. Kurumsal hayatta şirketler hukukunda mutlak butlan davası nedir sorusu ortaklarca sıkça sorulur. Örneğin şirketin resmi esas sözleşmesi kanunun emredici kurallarına hiçbir şekilde aykırı olamaz. Eğer kurucu ortaklar kanuna aykırı bir esas sözleşme hazırlarsa bu işlem geçersizdir. Ayrıca şirket genel kurul kararları da genel ahlaka veya kamu düzenine aykırı olamaz. Nitekim azınlık pay sahipleri bu hukuka aykırı kararların iptali için yetkili mahkemede dava açarlar. Üstelik mahkeme bu haksız kararları inceleyerek geriye dönük olarak kesin geçersiz sayar. Fakat kararın iptali durumu iyi niyetli üçüncü kişilerin kazandığı hakları kesinlikle etkilemez. Sonuçta ticaret kanunu sermaye şirketlerinin güvenli ve tamamen yasal çalışmasını her zaman temin eder. Böylece zayıf azınlık pay sahiplerinin hakları güçlü çoğunluğun haksız kararlarına karşı korunur. Kısacası şirket genel kurulları da daima kanunun yasal sınırları içinde hareket etmelidir.

2026 Yılı Avukatlık Ücreti Düzenlemeleri

Dava açacak kişilerin mahkeme masraflarını ve profesyonel avukatlık ücretlerini önceden bilmesi gerekir. Türkiye Barolar Birliği her yıl güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesini (AAÜT) resmi olarak belirler. 2026 yılı için belirlenen tarifeye göre avukatlar bu sınırların altında asla iş alamazlar. Tarife kapsamında Asliye Hukuk Mahkemelerinde asgari maktu ücret net 45.000 TL olarak düzenlenmiştir. Aile Mahkemelerinde görülen davalar için asgari maktu vekalet ücreti yine tam 45.000 TL’dir. Eğer dava konusu para ile ölçülüyorsa nispi hesaplama oranları devreye girer.

Örneğin ilk 600.000 TL için avukatlık ücreti yüzde 16 oranındadır. Sonra gelen 600.000 TL için yüzde 15 oranında ücret hesaplanır. Sonraki 1.200.000 TL için yüzde 14 oranında kesinti yapılır. Daha sonraki 1.200.000 TL için yüzde 13 oranı aynen geçerlidir. Bunun ardından gelen 1.800.000 TL için yüzde 11 kesintisi uygulanır. Bu rakamlar baronun belirlediği en alt yasal asgari ödeme sınırlarıdır. Avukatlar bu asgari alt sınırlar dahilinde kendi emeklerine göre ayrıca fiyatlandırma yaparlar. Nitekim avukatın hukuki bilgisi ve emeği bu asgari bedellerin üzerinde değer bulur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Mutlak butlan davasını mahkemelerde kimler açabilir?

Bu iptal davasını Cumhuriyet savcıları kamu adına resen açar. Ayrıca yasal hukuki menfaati bulunan herkes bu davayı yetkili mahkemede açma hakkına sahiptir. Çünkü iptal konusu doğrudan devletin kamu düzenini ilgilendiren çok önemli bir hukuki durumdur.

2. Mutlak butlan davasında kanuni bir zamanaşımı süresi var mıdır?

Hayır, bu iptal davalarında herhangi bir hak düşürücü süre veya kanuni zamanaşımı yoktur. Dolayısıyla ilgililer her zaman yetkili mahkemeye başvurarak işlemin geçersizliğini hakimden tespit ettirebilirler.

3. Akıl hastası birinin yaptığı resmi evlilik geçerli midir?

Hayır, evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı doğrudan mutlak butlan sebebidir. Bu nedenle kişi memur önünde evlenmiş olsa bile mahkeme bu evliliği kesin olarak iptal eder.

4. Kesin hükümsüz bir sözleşme sonradan onaylanarak geçerli hale gelir mi?

Hayır, kesin hükümsüz sözleşmeler sonradan verilen onay ile asla geçerli hale gelmez. Taraflar yasal olarak yepyeni ve hukuka tamamen uygun bir sözleşme yapmak zorundadırlar.

5. Mutlak butlan davası açmak için hangi yetkili mahkemeye başvurmak gerekir?

Evliliğin yasal iptali için bölgedeki Aile Mahkemelerine başvuru yapmak gerekir. Sözleşmelerin iptali ve geçersizliği için ise genellikle Asliye Hukuk Mahkemeleri doğrudan görevli ve yetkili merciidir.

mutlak butlan, mutlak butlan davası, kesin hükümsüzlük, aile mahkemesi, asliye hukuk mahkemesi, hukuki danışmanlık, medeni kanun, borçlar kanunu, sözleşme iptali, evlilik iptali, dava dilekçesi, yargılama süreci, ispat yükü, sebepsiz zenginleşme, kamu düzeni, ahlaka aykırılık, emredici kurallar, hukuk davaları, dava masrafları, avukatlık ücretleri, bilirkişi raporu, ön inceleme, adli süreç, mahkeme kararı, güncel içtihatlar

Turhan Hukuk Danışmanlık

Av. Osman Turhan, Osman Turhan Avukat, Turhan Hukuk, Turhan Law, Ankara Avukat, En İyi Ankara Avukat, Ankara Uzman Avukat, Ankara Hukuk Bürosu, Çankaya Avukat, Çukurambar Avukat, Söğütözü Avukat, Batıkent Avukat, Etimesgut Avukat, Sincan Avukat, Ankara Şirket Avukatı, Ankara Ceza Avukatı, Ankara İş Hukuku Avukatı, Ankara Miras Avukatı, Ankara Gayrimenkul Avukatı, Ankara Bilişim Avukatı, Kurumsal Hukuki Danışmanlık, Profesyonel Avukatlık Hizmetleri. Ankara Ceza Avukatı Ankara İş Hukuku Avukatı Ankara Gayrimenkul Avukatı Ankara Miras Avukatı Ankara Bilişim Hukuku Avukatı Şirket Avukatı & Hukuk Müşavirliği Ticaret Hukuku Danışmanlığı Sözleşme Hazırlama ve İnceleme Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü İcra ve Alacak Takibi
Av. Osman Turhan – Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. Avukat Osman Turhan olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Av. Osman Turhan Kimdir?

Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan, şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlığı ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır. Akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, aynı üniversitede Özel Hukuk alanında yüksek lisans eğitimine devam etmekte olup akademi ve uygulamayı birlikte yürütmektedir.

FAYDALI LİNKLER:

Web Sitemiz İçin

Google Maps

İletişim İçin

Diğer Kategoriler İçin

Yüzlerce Makalemizi İncelemek İçin


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin