Haziran 2026 Kira Krizi ve Kira Tespit Davası

Türkiye genelinde kira sözleşmeleri günümüzde büyük uyuşmazlıklar yaratıyor. Öncelikle enflasyon oranları bu durumu doğrudan ve şiddetle tetikliyor. Ayrıca Haziran 2026 dönemi piyasa için özel bir risk taşıyor. Çünkü yenilenen sözleşmelerde yasal sınırlar zamanla ciddi farklılık gösteriyor. Üstelik piyasa koşulları ile yasal sınırlar birbirine hiç uyuşmuyor. Dolayısıyla mülk sahipleri her zaman yeni yasal yollar arıyor. Kiracılar ise sadece mevcut yasal haklarını sonuna kadar korumak istiyor. Sonuç olarak kira tespit davası kurumu hemen devreye giriyor. Nitekim taraflar arasındaki ekonomik dengeyi sadece yetkili mahkeme bizzat sağlıyor. Böylece güncel piyasaya uygun adil bir bedel hızla ortaya çıkıyor. Önleyici hukuk yaklaşımıyla taraflar sürece çok önceden hazırlık yapmalıdır.

Turhan Hukuk ofisinde masa üzerinde yer alan adalet tokmağı, kira tespit davası dosyaları ve Av. Osman TURHAN isimliği.

Haziran 2026 Kira Krizi ve Kira Tespit Davası

Kira Tespit Davası Nedir?

Taraflar yeni kira bedeli konusunda çoğu zaman uzlaşma sağlayamıyor. Bu nedenle yargı yoluna başvurmak taraflar için zorunlu hale geliyor. Kısacası mülk sahibi kira bedelinin güncellenmesini mahkemeden acilen talep ediyor. Kiracı ise sözleşmedeki mevcut yasal sınırların uygulanmasını ısrarla istiyor. Oysa piyasa gerçekleri taraflara her zaman çok farklı rakamlar sunuyor. İşte bu noktada kanun koyucu hakime çok geniş yetki veriyor. Hatta hakim yeni dönemin kira bedelini bizzat kendisi belirliyor. Üstelik bu yasal belirleme tamamen belli somut şartlara dayanıyor. Sonuçta taraflar mahkemenin verdiği nihai karara mutlaka uymak zorunda kalıyor. Dolayısıyla karmaşık dava süreci en başından itibaren büyük titizlik gerektiriyor. Ayrıca basit zamanlama hataları telafisi imkansız ciddi hak kayıplarına yol açıyor.

TBK Madde 344 Yasal Düzenlemesi

Türk Borçlar Kanunu uyuşmazlığa dair ilgili kuralı çok açıkça düzenliyor. Öncelikle mevzuat metnini tam ve eksiksiz olarak dikkatle incelemek gerekiyor. Nitekim kanun koyucu taraflar için tamamen net ve objektif kriterler getiriyor. Ayrıca ilgili kanun maddesi mevzuat.gov.tr üzerinde aynen şu şekildedir:

“Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.”

Kısacası bu temel kanun maddesi tüm yargısal sürecin merkezini oluşturuyor. Dolayısıyla mahkemeler bu katı maddeyi her dosya için sıkı uyguluyor.

Beş Yıllık Süre ve Kira Tespit Davası

Kanun koyucu taraflar arasındaki denge için beş yıllık sınır öngörüyor. Mesela taraflar beş yıl tamamen dolmadan emsal bedel araştırması yapamıyor. Ayrıca ev sahipleri ilk beş yıl boyunca sadece TÜFE artışı uyguluyor. Ancak beş tam yılın sonunda hukuki durum aniden tamamen değişiyor. Bu nedenle kiraya verenler beşinci yılın dolmasını sabırsızlıkla bekliyor. Üstelik yasal beş yıl dolunca kiralar her zaman tamamen serbest kalmıyor. Yine de yetkili hakim emsal kiralara dosya kapsamında çok dikkatle bakıyor. Hatta mevcut taşınmazın fiziki güncel durumu mahkeme için büyük önem taşıyor. Sonuç olarak taraflar dosyaya çok detaylı bir bilirkişi raporu kazandırıyor. Böylece bölgesel güncel rayiç bedeller karar için dava dosyasına giriyor. Kısacası mahkeme tüm bu teknik verileri karardan önce birlikte harmanlıyor.

TÜFE Sınırı Neden Önemlidir?

Kira sözleşmelerinde TÜFE oranı taraflar için mutlak bir üst sınırdır. Bilhassa taraflar bu yasal tavan oranı kendi aralarında kesinlikle aşamıyor. Ayrıca kira sözleşmesine yasal orandan daha yüksek bir rakam yazılamıyor. Yazılsa bile bu yüksek oran mahkeme nezdinde hukuken geçersiz oluyor. Bu sebeple mevcut kanun eski kiracıyı mahkemede oldukça güçlü koruyor. Üstelik enflasyonist piyasa ortamlarında bu katı sınır ciddi tartışma yaratıyor. Nitekim mülk sahipleri artan maliyetler karşısında ciddi ekonomik gelir kayıpları yaşıyor. Dolayısıyla alternatif yasal hukuki yollar arayışı piyasada her geçen gün hızlanıyor. Nihayetinde yasal sınırlar ülkedeki genel ekonomik toplumsal barışı da derinden etkiliyor. Oysa kanun enflasyonun ezici etkisini sözleşmelerde tamamen dengelemeyi açıkça amaçlıyor. Kısacası TÜFE yasal oranı özel borçlar hukukundaki sözleşme özgürlüğünü kısıtlıyor.

Arabuluculuk ve Kira Tespit Davası

Taraflar dava sürecini başlatmadan önce arabulucuya gitmeyi mutlaka tamamlamalıdır. İlk olarak Eylül 2023 tarihi itibarıyla bu yeni kural yürürlükte bulunuyor. Ayrıca arabuluculuk başvuru süreci yasal metinlerde kesin bir dava şartı oluyor. Yani taraflar doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesine dava açma hakkı bulamıyor. Üstelik uyuşmazlık yaşayan taraflar önce arabulucuyla bir masa etrafında toplanıyor. Böylece kira uyuşmazlıkları mahkemeye gitmeden çok kısa sürede çözülme şansı buluyor. Hatta devlet yargısının aşırı iş yükü bu yöntemle büyük oranda azalıyor. Sonuç olarak anlaşma masada sağlanamazsa taraflar asıl dava sürecini hemen başlatıyor. Nitekim arabuluculuk son tutanağını davacı taraf mahkemeye dilekçeyle muhakkak sunuyor. Aksi takdirde hakim açılan tespit davasını doğrudan usul yönünden reddediyor. Kısacası bu ön aşama avukatlar için çok büyük bir dikkat gerektiriyor.

Kira Uyarlama Davası Nedir?

Bazen önceden öngörülemeyen olağanüstü kriz durumları kira ekonomik dengesini bozuyor. Başlangıçta TBK 138. madde bu istisnai hukuki durumu özel olarak düzenliyor. Ayrıca aşırı ifa güçlüğü hukuki kavramı bu davada hemen devreye giriyor. Üstelik beş yıllık zorunlu süre şartı bu davada kesinlikle aranmıyor. Hatta sözleşme süresi geçmişte ne olursa olsun taraflar bu davayı açıyor. Böylece ekonomik krizler yargısal boyutta sağlam bir hukuki zemin buluyor. Nitekim piyasada uyarlama kavramı ile tespit kurumu sıklıkla birbirine karışıyor. Oysa kanunda her iki davanın yasal şartları baştan aşağıya farklılık taşıyor. Neticede uyarlama davası uygulamada çok daha dar ve istisnai kalıyor. Dolayısıyla mahkemeler bu hassas davalarda karar verirken çok daha katı davranıyor. Kısacası özel hukukta her zaman genel kural yapılan sözleşmeye sıkı bağlılıktır.

Kira Tespit Davası ile Uyarlama Farkı

Bu iki ayrı dava türü Türk hukukunda birbirinden kesinlikle ayrışıyor. Öncelikle davaların temel açılış amaçları ve hukuki maddi sebepleri çok farklıdır. Ayrıca olağan tespit davaları sadece dönemsel standart kira artışlarını konu alıyor. Oysa istisnai uyarlama davaları sadece ani ve öngörülemeyen büyük krizlere dayanıyor. İlave olarak tespit davasında bölgesel güncel emsal bedeller mahkemece dikkate alınıyor. Hatta hakim takdir yetkisiyle hakkaniyet indirimi kurumunu çoğu zaman dosyalarda uyguluyor. Böylelikle eski kiracı ile yeni fahiş bedeller arasındaki ekonomik uçurum kapanıyor. Nitekim uyarlama davasında davacı taraf yaşadığı tam ekonomik yıkımı ispatlamalıdır. Sonuç olarak standart tespit davası uygulamada çok daha genel bir yoldur. Bu yüzden mülk sahipleri ihtilaflarda genellikle güvenli tespit davasını hemen seçiyor. Kısacası doğru hukuki dava türünü uzmanlıkla seçmek davayı mutlaka kazandırıyor.

İhtarname Çekmek Zorunlu Mudur?

Yasal hak düşürücü süreleri kaçırmamak için noterden ihtarname büyük önem taşıyor. Genellikle çekilen ihtarname yeni yasal dönemin hukuki başlangıcını net olarak belirliyor. Ayrıca bu resmi belge dava açma süresini yargılamada doğrudan güvence altına alıyor. Üstelik mal sahibi ihtarnameyi yeni dönemden tam bir ay önce göndermelidir. Hatta bu ihtarname kiracının eline belirtilen bu kısıtlı süre içinde ulaşmalıdır. Aksi takdirde mahkemenin belirleyeceği yeni kira bedeli maalesef bir sonraki yıla kalıyor. Sonuç itibarıyla mal sahipleri durduk yere koca bir yıl zaman kaybı yaşıyor. Nitekim zamanında ihtarname çekmek telafisi imkansız maddi hak kayıplarını tamamen önlüyor. Böylece yetkili mahkeme verdiği nihai kararı rahatlıkla geriye dönük uygulayabiliyor. Kısacası zamanında gönderilen ihtarname süreci bu hukuki davanın asıl can damarıdır. Dolayısıyla işlemleri sadece resmi noter kanalıyla yapmak her zaman çok güvenlidir.

Kira Tespit Davası Sürecinde İspat

Mahkemede sunulan soyut iddiaların mutlaka çok güçlü delillerle ispatlanması yargılamada gerekiyor. Özellikle uzman bilirkişi incelemesi dosyadaki en temel ve sarsılmaz ispat aracıdır. Ayrıca mülk sahibi civardaki gerçek ve güncel emsal kiraları dosyaya sunmalıdır. Buna ek olarak taşınmazın detaylı renkli fotoğrafları dava dosyasına mutlaka eklenmelidir. Hatta evin içindeki özel lüks donanımlar bilirkişi tarafından raporunda detaylıca açıklanmalıdır. Bu sayede mevcut taşınmazın piyasadaki gerçek maddi değeri duruşmada ortaya çıkıyor. Nitekim davalı kiracı da kendi karşı savunmasını belgelerle hakime ispatlıyor. Oysa mahkeme kararını sadece tarafsız ve objektif yasal kriterlere göre veriyor. Netice itibarıyla çok güçlü ve eksiksiz bir dosya hazırlığı davada başarıyı getiriyor. Kısacası Türk hukukunda hukuki ispat yükü genellikle davayı açan tarafta kalıyor. Bu bağlamda piyasadaki emsal araştırması mahkemeye sunulmadan önce çok dikkatli yapılmalıdır.

Emsal Kira Bedelleri Nasıl Belirlenir?

Uzman heyet bilirkişiler dosyada emsal bedelleri belirli somut kriterlere göre hesaplıyor. İlk etapta binayla aynı mahalledeki çok benzer nitelikli evleri detaylıca inceliyorlar. Bununla birlikte ihtilaflı binanın mevcut yaşı ve fiziki durumu da çok önemlidir. Üstelik evin güneye veya kuzeye bakan cephesi bile fiyatı doğrudan etkiliyor. Hatta ulaşım ağlarına ve metroya yakınlık aylık kira bedelini ciddi artırıyor. Böylelikle ihtilaflı bölgenin o anki güncel rayiç bedeli tam olarak ortaya çıkıyor. Gerçekte hazırlanan bilirkişi raporu kararı verecek olan hakime sadece yol gösteriyor. Oysa hakim dosyaya gelen teknik rapora hiçbir zaman sıkı sıkıya bağlı kalmıyor. Sonuçta tüm ekonomik ve fiziki faktörler mahkemece bir arada detaylıca değerlendiriliyor. Kısacası genel hukuk ilkelerindeki o meşhur hakkaniyet ilkesi her zaman devrede kalıyor. Dolayısıyla taraflar için mahkeme salonunda adil bir bedel tespiti başarıyla sağlanıyor.

Hakkaniyet İndirimi Nedir?

Hakim rapordaki emsal bedeli hiçbir zaman aynen alıp sözleşmeye doğrudan uygulamıyor. Her şeyden önce eski kiracının yıllara sari kazanılmış yasal haklarını güvence altına alıyor. Ayrıca eski sadık kiracıya mahkemece her zaman belirli bir oran indirim yapılıyor. Üstelik yapılan bu indirim yüksek Yargıtay kararlarıyla da istikrarlı şekilde destekliyor. Hatta bu sihirli indirim oranı genellikle yüzde on ile yüzde yirmi arasındadır. Bu durum sonucunda eski kiracı yeni bir kiracıdan her zaman daha avantajlıdır. Nitekim hukuk uygulamasında mahkemenin bu özel takdirine “hakkaniyet indirimi” adı veriliyor. Oysa günümüzde birçok mülk sahibi kanundaki bu gizli kuralı maalesef bilmiyor. Nihayetinde raporda tespit edilen yüksek bedel kararda bir miktar zorunlu düşüyor. Kısacası modern hukuk sistemi uyuşmazlıklarda zayıf tarafı her daim gözetip koruyor. Dolayısıyla dava açanların maddi beklentileri baştan bu hukuki gerçeğe göre ayarlanmalıdır.

Yargıtay Kararları Işığında Kira Tespit Davası

Yüksek yargı makamı bu hassas konudaki güncel içtihatlarını değişen şartlarla sürekli güncelliyor. Yerel bazda karar veren mahkemeler bu yüksek kararlara dosyalarında sıkıca uyuyor. Ayrıca Yargıtay eski kiracının evde korunmasına kararlarında özellikle çok büyük vurgu yapıyor. Üstelik emsal araştırmasının mahkemece çok detaylı ve titiz yapılmasını her zaman emrediyor. Hatta eksik veya hatalı incelemeyle verilen yerel mahkeme kararlarını derhal esastan bozuyor. Bu yaklaşım sayesinde yüksek içtihatlar adliyelerdeki günlük hukuki uygulamaya çok net yön veriyor. Nitekim zorunlu beş yıllık süre hesaplamasında sürelerden kesinlikle hiçbir taviz verilmiyor. Oysa bazen yoğun yerel mahkemeler dosyada maddi hatalı hukuki değerlendirme yapabiliyor. Sonuç olarak emsal Yargıtay kararları mahkeme hakimi için her zaman pusula görevi görüyor. Kısacası güncel emsal içtihat kararlarını dosyaya dilekçeyle sunmak davacıya büyük fayda sağlıyor.

Ticari İşyerlerinde Kira Tespit Davası Süreci

İşyeri niteliğindeki kiralarında hukuki durum standart konutlardan uygulamada biraz daha farklıdır. Ticari hayatın o hızlı ve acımasız dinamikleri hukuki dava sürecini çok etkiliyor. Bunun yanı sıra işyerinin caddedeki konumu aylık bedeli her zaman kat kat artırıyor. Üstelik kurumsal şirketler arasındaki kira sözleşmeleri çok daha karmaşık özel hükümler içeriyor. Hatta taraflar ciroya endeksli çok spesifik kira sözleşmeleri bile uygulamada sıkça yapıyor. İlave olarak dükkanlara ait bedel tespit süreçleri konutlara kıyasla uzun ve zorlu geçiyor. Böylece uzman bilirkişiler dosyada ticari mülkleri tamamen özel kriterlerle baştan aşağıya değerlendiriyor. Nitekim basit konut kiralarında yaşanan yargısal süreç adliyelerde nispeten daha standart ve sabittir. Oysa işyeri uyuşmazlıklarında masadaki maddi rakamlar her zaman çok ama çok büyüyor. Sonuçta tarafların zıt ticari maddi menfaatleri duruşma salonlarında resmen kıyasıya çarpışıyor. Dolayısıyla mahkemedeki ticari hukuki uyuşmazlıklar her zaman çok daha profesyonel ve ciddidir.

Haziran 2026 İçin Hazırlıklar

Kriz beklenen yeni dönem için hukuki hazırlıklara hiç vakit kaybetmeden şimdiden başlamak gerekiyor. Vakit kaybetmeden mevcut sözleşme yenileme tarihlerini evrak üzerinden tek tek dikkatlice kontrol ediniz. Ayrıca kanundaki beş yıllık zorunlu sürenin dolup dolmadığını gün sayarak hesaplayınız. Üstelik taşınmazın bulunduğu bölgenizdeki güncel piyasa emsal kira bedellerini önceden mutlaka araştırınız. Hatta noterden ihtarname çekme yasal sürelerini kişisel ajandanıza kırmızı kalemle muhakkak not ediniz. Böylelikle olası krizlerde tüm hukuki anayasal haklarınızı baştan itibaren tam güvence altına alırsınız. Nitekim önleyici hukuk yaklaşımı uyuşmazlıkları daha adliyeye taşınmadan masa başında kolayca çözer. Oysa hep son dakikaya bırakılan hukuki işlemler taraflara her zaman ciddi zarar ettirir. Sonuç olarak sürece tamamen bilinçli ve hazırlıklı yaklaşarak hareket etmek büyük kazanç sağlar. Kısacası krizi fırsata çevirmek ve zorlu süreci başarıyla yönetmek tamamen sizin elinizdedir. Dolayısıyla sürece dair her zaman en doğru hukuki güncel bilgiye sahip olmak çok önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Kira tespit davası açmak için 5 yılın dolması kesinlikle şart mı?

Kısmen evet, emsal bedele göre tespit talep etmek için beş yılın dolması kesinlikle şarttır. Ancak sadece TÜFE oranında artış istemek için beş yılın dolması hukuken gerekmiyor.

2. Arabulucuya gitmeden mahkemede kira tespit davası açılır mı?

Kesinlikle hayır, arabuluculuk süreci güncel kanunda kesin dava şartı olarak zorunlu yer alıyor. Dolayısıyla arabulucuya hiç gitmeden açılan dava doğrudan mahkemece usulden hemen reddediliyor.

3. Mahkeme tespit edilen yeni kira bedelini geçmişe dönük hesaplar mı?

Öncelikle taraflarca noterden ihtarname yasal süresi içinde çekilmişse mahkeme geriye dönük hesaplar. Yeni kira dönemi başından itibaren mahkeme karar kıldığı yeni bedeli geçmişe dönük uygular.

4. Eski kiracıya yapılan hakkaniyet indirimi mahkemede yüzde kaç olur?

Genellikle karar veren hakim yüzde on ile yüzde yirmi arasında belirli bir indirim yapıyor. Bu yasal oran kiracının evde kalış süresine göre dosya bazında her zaman farklılık gösteriyor.

5. Kira tespit davası kime karşı ve hangi mahkemede açılır?

Dava sadece sözleşmedeki mevcut kiracıya veya kiraya verene karşı Sulh Hukuk Mahkemesinde açılıyor. Sözleşmeye taraf olmayan alakasız üçüncü kişilere karşı bu davanın açılması hukuken asla mümkün olmuyor.

kira tespit davası, haziran 2026 kira krizi, kira artış oranları, kira uyuşmazlıkları, tbk madde 344, kira uyarlama, arabuluculuk şartı, emsal kira bedeli, kira ihtarnamesi, hakkaniyet indirimi, beş yıllık süre, sulh hukuk mahkemesi, tüfe kira artışı, sözleşme yenileme, gayrimenkul hukuku, tahliye süreçleri, kira sözleşmesi, rayiç bedel tespiti, bilirkişi raporu, ticari işyeri kirası, yargıtay kira kararları, önleyici hukuk, mülk sahibi hakları, kiracı hakları, kira hukuku

← Geri

Yanıtınız için teşekkür ederiz. ✨

Turhan Hukuk Danışmanlık

Av. Osman Turhan, Turhan Hukuk Danışmanlık, Şirket Avukatı, Turhan Hukuk, Turhan Law, Turhan Danışmanlık, Hukuk Bürosu, Avukatlık, Avukat, Avukatlık Hizmetleri, Hukuki Danışmanlık, Dava Takibi, Avukat, Hukuk Müşavirliği, Profesyonel Hukuki Destek
Av. Osman Turhan – Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Av. Osman Turhan Kimdir?

Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.

FAYDALI LİNKLER:

Web Sitemiz İçin

Google Maps

İletişim İçin

Diğer Kategoriler İçin

Yüzlerce Makalemizi İncelemek İçin


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin