Haziran ayının son günlerine güvenle girdik. Kısacası memur ve emekli zamları yavaş yavaş netleşiyor. Bu nedenle herkes gözünü işçi kesimine çevirdi. Milyonlarca çalışan enflasyon karşısında ciddi zorluklar yaşıyor. Dolayısıyla tüm işçiler asgari ücrete ara zam ihtimalini hararetle araştırıyor. Gerçekten de enflasyon alım gücünü büyük oranda eritti. Ancak işverenler de kendi maliyet hesaplamalarını yapıyor. Ayrıca iş hayatına yeni girenler yasal sınırları merak ediyor. Hukuki haklarınızı bilmeniz sizin için büyük önem taşıyor. İşçi ve işveren haklarını kanunlar sıkıca koruyor. Bu rehber makalede yasal durumu detaylıca anlatıyorum. Böylece hak kayıplarını en başından engelleyeceğiz. Kısacası tüm sorularınıza net cevaplar bulacaksınız.

Asgari Ücrete Ara Zam Temmuz Gelecek Mi? 2026 Rehberi
2026 Yılında Asgari Ücrete Ara Zam Süreci Nasıl İşliyor?
Resmi karar nihayet kamuoyuna tüm şeffaflığıyla yansıdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı net bir duruş sergiliyor. Nitekim ekonomi kurmayları şu an ara zammı kesinlikle düşünmüyor. Yani masada asgari ücrete ara zam fikri bulunmuyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu yılbaşında nihai kararını aldı. Dolayısıyla mevcut 28.075,50 TL net asgari ücret geçerliliğini koruyor. Hükümet bu rakamı Aralık sonuna kadar değiştirmeyecek. Çünkü ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele programını tavizsiz uyguluyor. Bu nedenle tek zam politikasını sıkıca devam ettiriyorlar. Ancak uzmanlar ve sendikalar bu durumu şiddetle eleştiriyor. Sendikalar alım gücünün düştüğünü bilimsel raporlarla ispatlıyor. Buna rağmen resmi makamlar mevcut kararından vazgeçmiyor. Sonuç olarak işçiler bu maaşla yılı tamamlayacak.
Asgari Ücrete Ara Zam Konusunda Sendikaların Haklı Beklentileri
Sosyal güvenlik uzmanları sürekli yeni raporlar hazırlıyor. Özellikle gıda enflasyonu çalışanları çok derinden zorluyor. Market fiyatları her geçen gün hızlı yükseliş gösteriyor. Bu sebeple sendikalar ek zam talebini hızla büyütüyor. Fakat ekonomi kurmayları kendi ekonomik programlarına odaklanıyor. Hedefleri enflasyonu tamamen kalıcı olarak tek haneye indirmek. Böylece alım gücünü doğal yollarla artırmayı planlıyorlar. Lakin kısa vadede çalışanlar büyük maddi sıkıntılar çekiyor. İşçi sendikaları bu mağduriyeti sürekli basında anlatıyor. Hukuken devlet işçinin refah seviyesini daima korumalıdır. İş Kanunu bu korumayı en temel amaç sayıyor. Yine de komisyon kararları kesin ve mutlak sonuç taşıyor. Dolayısıyla hukuki itiraz yolları yasal olarak tamamen kapalıdır.
Hukuki Açıdan Asgari Ücretin Doğru Tanımı
Hukuk sistemimiz işçiyi koruyan emredici katı kurallar içeriyor. Bu bağlamda maaş alt sınırı en önemli kuraldır. İşçi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatlarıyla eksiksiz karşılamalıdır. Gıda, mesken, giyim ve sağlık harcamaları her zaman esastır. Ayrıca ulaşım ve kültür ihtiyaçları da bu hesaba giriyor. Kanun koyucu tüm bu harcamaları titizlikle hesaplıyor. Dolayısıyla işverenin ödeyeceği en düşük maaşı kanun emrediyor. Hiçbir şirket bu sınırın altında bir maaş ödeyemez. Eğer öderse devlet firmaya çok ağır cezalar keser. Üstelik işçi haklı nedenle işi derhal tek taraflı bırakır. Ardından kıdem tazminatını işverenden nakit ve peşin ister. Sonuç olarak kanunlara uymak her şirketin mecburi görevidir.
İş Kanunu Madde 39 ve Hukuki Düzenlemeler
Mevzuatın temel dayanağını yakından ve detaylıca incelememiz gerekiyor. 4857 sayılı İş Kanunu madde 39 durumu açıklıyor. Mevzuat.gov.tr sisteminden ilgili maddeyi aynen ve harfiyen aktarıyorum:
“İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.”
Devlet bu maddeyle işçiye gerçekten büyük bir güvence veriyor. Kısacası kanun maaşın alt limitini kesin olarak çiziyor. Taraflar elbette diledikleri gibi serbestçe sözleşme yapabiliyor. Ancak bu sözleşme alt sınırın aşağısına asla inemiyor. Böylece anayasamızdaki sosyal devlet ilkesi gerçek hayat buluyor.
Asgari Ücrete Ara Zam Kararını Kimler Veriyor?
Karar sürecini on beş kişilik özel komisyon titizlikle yönetiyor. Komisyon üyeleri düzenli olarak resmi devlet toplantıları yapıyor. Hükümet masaya tam beş yetkili temsilciyi oturtuyor. İşçi tarafını TÜRK-İŞ beş yetkiliyle çok güçlü temsil ediyor. İşveren tarafı için TİSK beş tecrübeli üye görevlendiriyor. Komisyon çoğunluk oyu ile resmi rakama net olarak karar veriyor. Ardından Resmi Gazete bu kararı tüm millete duyuruyor. Üstelik kanunlar bu karara karşı iptal davası açmayı yasaklıyor. Yani komisyonun aldığı karar herkesi tartışmasız olarak bağlıyor. TÜİK toplantılarda çok önemli güncel ekonomik veriler paylaşıyor. Komisyon bu verileri baz alarak nihai rakamı kusursuzca hesaplıyor. Ne yazık ki bu yıl asgari ücrete ara zam kararı almadılar.
Komisyon Toplantılarında Asgari Ücrete Ara Zam Süreçleri
Sendikalar komisyon toplantılarında çok büyük bir yasal güç sergiliyor. İşçi sendikası üyelerinin tüm anayasal haklarını sonuna kadar savunuyor. Özellikle yüksek enflasyon oranlarını cesurca resmi masaya koyuyorlar. Buna karşılık işveren sendikası kendi üretim maliyetlerini açıklıyor. Şirketler istihdamı korumak için devletten dengeli rakamlar talep ediyor. Hükümet bu iki zıt grup arasında arabuluculuk rolü üstleniyor. Çoğunlukla tarafları ortak noktada uzlaştırmaya büyük gayret gösteriyorlar. Fakat bazen taraflar uzlaşma sağlayamadan masadan sinirle kalkıyor. Sonuçta oylama sistemiyle son kararı devreye sokup uyguluyorlar. İş dünyasının tüm finansal dinamikleri bu karara göre şekilleniyor. Şirketler gelecek yıllık bütçelerini bu rakamlara göre önceden hazırlıyor.
2026 Yılında İşverene Yansıyan Maliyet Tablosu
İşverenler personel maliyetlerini çok dikkatli ve hatasız hesaplamak zorundadır. Şirketler personele sadece net maaş ödemesi yaparak süreci bitirmiyor. Devlete ödenen çeşitli yasal primler toplam maliyeti ciddi şekilde artırıyor. Şu an güncel 33.030,00 TL brüt maaş rakamını şirketler uyguluyor. Muhasebeciler bu rakam üzerinden kanuni çeşitli yasal kesintiler yapıyor. SGK işçi ve işveren primlerini hesaplayıp doğrudan devlete gönderiyor. Ayrıca işsizlik sigortası fonuna zorunlu yasal kesinti yapıyorlar. Böylece işverene toplam maliyet tam 40.874,63 TL rakamına hızla ulaşıyor. Özellikle devlet artık bu ücretten gelir ve damga vergisi almıyor. Hükümet bu vergileri iptal ederek işçiye çok büyük destek sağladı. Maliyet tablosu firmaların aylık nakit akışını derinden ve doğrudan etkiliyor.
Asgari Ücrete Ara Zam Olmadan Maliyet Kalemlerinin İncelenmesi
Maliyet kalemlerini daha basit bir dille tek tek anlatmak istiyorum. Öncelikle brüt maaş 33.030,00 TL olarak bordro sistemine giriyor. SGK primi yüzde 14 oranıyla tüm hesaplara doğrudan yansıyor. İşsizlik sigortası payı ise yüzde 1 oranında maaştan kesiliyor. Sonuçta toplam işveren maliyeti 40.874,63 TL net miktarını buluyor. Gördüğünüz gibi net maaş ile işveren maliyeti arasında büyük fark var. İşverenler bu ağır finansal yük nedeniyle devletten acil teşvik istiyor. Devlet belirli şartlarda şirketlere cazip personel prim desteği sunuyor. Primlerini düzenli ödeyen firmalar özel yasal indirimler kazanıyor. Böylece hükümet kayıt dışı kaçak işçiliği bitirmeyi hedefliyor. Kanunlara uyan dürüst işverenler mutlaka devletten avantajlı destek görüyor. Bu durum istikrarlı sürdürülebilir büyüme için gerçekten büyük önem taşıyor.
Bu Yıl Asgari Ücrete Ara Zam Olmazsa Ne Yaşanır?
Görünen o ki asgari ücrete ara zam bu yıl gerçekleşmeyecek. Peki bu gelişme ulusal piyasaları ve şirketleri nasıl etkileyecek? İşçiler mevcut bütçeleriyle mecburen ayı sonunu getirmeye çalışacak. Belki bazı çalışanlar hafta sonları kendilerine ek iş arayacak. Kimi personeller şirketlerinden ekstra çeşitli yan haklar talep edecek. İşverenler yetenekli personellerini rakiplere kaybetmek kesinlikle istemiyor. Bu sebeple şirketler kendi inisiyatifleriyle personele özel zamlar yapabilir. Kanunlar işverenin fazladan yüksek zam yapmasına asla engel olmuyor. Tam tersine İş Kanunu sadece koruyucu alt sınırı belirliyor. İyi vizyonlu şirketler personeline mutlaka her ay enflasyon farkı ödüyor. Böylece şirket içindeki huzurlu çalışma barışı zarar görmüyor. Kısacası kurum kültürü güçlü şirketler süreci çok iyi yönetiyor.
Yan Hakların ve Çalışma Barışının Kritik Önemi
Çalışanları motive eden yegane tek unsur kuru maaş değildir. Şirketlerin sunduğu kaliteli yan haklar da personeli mutlu ediyor. Özellikle yol ve yüksek yemek ücretleri büyük ekonomik fayda sağlıyor. Özel sağlık sigortası çalışana ailesi için büyük güven aşılıyor. Kreş desteği kadın istihdamını doğrudan ve çok güçlü şekilde artırıyor. İşverenler bu haklarla personelin aidiyet duygusunu en tepeye yükseltiyor. Üstelik devlet belirli oranlardaki bazı yan haklardan hiç vergi almıyor. Böylece işverenler maliyetlerini çok daha verimli biçimde kullanıyor. Sonuç olarak mutlu ve huzurlu çalışan şirkete daha çok kazandırıyor. Hukuken şirketler bu yan hakları iş sözleşmesine yazılı eklemelidir. Çünkü şirket bu hakları sonradan tek taraflı kararla kaldıramaz. Kanunlar işçinin bu kazanılmış haklarını mahkemelerde titizlikle korur.
İşçiye Eksik Maaş Ödemenin Ağır Hukuki Sonuçları
Bazı şirketler ne yazık ki yasalara tamamen aykırı davranıyor. Personel maaşının bir kısmını zarf içinde gizlice elden veriyorlar. Bu durum yasalara ve dürüstlük kuralına kesinlikle tamamen aykırıdır. İşçi bu kural ihlalini iş mahkemesinde son derece kolayca ispat ediyor. Banka dekontları veya çalışma arkadaşlarının güvenilir şahitliği genelde yetiyor. Eksik ödeme durumunda işçi notere gidip resmi ihtarname çekiyor. Ardından iş sözleşmesini haklı nedenle hemen tek taraflı feshediyor. İşçi tüm kıdem tazminatını şirket hesabından nakit peşin istiyor. Ayrıca SGK durumu öğrenirse şirkete inanılmaz büyük cezalar kesiyor. Kurum geçmişe dönük ödenmeyen tüm primleri faiziyle zorla tahsil ediyor. Kısacası şirketin güvenilir ticari itibarı telafi edilemez büyük hasar alıyor. Yasalara uymak her zaman en güvenilir ve risksiz yöntemdir.
Eksik Maaş ve Asgari Ücrete Ara Zam Arabuluculuk Süreci
Eksik maaş krizi yaşanırsa yasal süreç tam olarak nasıl ilerliyor? İşçi öncelikle adliyedeki zorunlu arabuluculuk ofisine dilekçe veriyor. Arabulucu işçi ve işvereni resmi bir masada hızla buluşturuyor. Taraflar anlaştığı takdirde sorun mahkemeye hiç gitmeden kolayca çözülüyor. Ancak anlaşma olmazsa işçi iş mahkemesinde doğrudan dava açıyor. İş mahkemeleri bu karmaşık dosyaları büyük bir titizlikle inceliyor. Hakim konunun uzmanı saygın bir bilirkişiden detaylı hesap raporu istiyor. Süreç çoğunlukla davasında haklı olan işçinin lehine sonuçlanıyor. İşveren yargılama giderlerini ve avukatlık yasal vekalet ücretini ödüyor. Dolayısıyla maliyet ilk baştaki borç tutarının çok üstüne çıkıyor. Baştan kurallara uygun dürüst davranmak şirketleri kesin iflastan kurtarıyor. Uzman hukuki desteği almak her zaman maddi riskleri sıfırlıyor.
Kamuoyunda Asgari Ücrete Ara Zam Tartışmaları
Televizyonlarda ve sosyal medyada asgari ücrete ara zam tartışmaları bitmiyor. Sendika başkanları sert basın açıklamalarıyla taleplerini devlete iletiyor. Siyasi partiler de konuyu sık sık meclis gündemine taşıyor. Ancak kanuni yasal prosedür son derece açık ve çok nettir. Bakanlık komisyonu resmi yazılı bir davetle toplantıya çağırmalıdır. Hükümet çağrı yapmadan komisyon kendiliğinden yasal olarak toplanamıyor. Ekonomi yönetimi enflasyonu düşürme politikasına şu an çok güveniyor. Bu sebeple erken bir toplantı çağrısını kesinlikle hiç yapmıyorlar. Çalışanlar ise pazar fiyatlarına bakarak büyük toplumsal tepki gösteriyor. Beklentiler ile acı ekonomik gerçekler arasında devasa bir uçurum var. Hukuk sistemi yasal mevzuatı aynen ve harfiyen uygulamakla mükelleftir. Gelecek yılın zammını ancak soğuk Aralık ayında tekrar konuşacağız.
2027 Yılı Pazarlıkları İçin Hukuki Tahminler
Gözler yavaş yavaş yıl sonuna, yani Aralık ayına çevriliyor. 2027 yılı için pazarlıklar çok daha çetin ve zor geçecek. Yıllık enflasyon oranları yeni zammın temelini doğrudan oluşturacak. İşçi temsilcileri geçmiş maddi kayıplarını da kesinlikle masaya getirecek. Hükümet ise hedeflediği yeni enflasyon oranını doğrudan sendikalara sunacak. Çok ciddi ve gergin hukuki müzakereler yaşanacağını şimdiden öngörüyorum. Sonuçta mevcut 28.075,50 TL net asgari ücret tamamen tarih olacak. Çıkacak yeni rakam ulusal ekonominin tüm genel dengelerini sarsacak. İşverenler de yıllık bütçelerini bu yeni rakama göre mecburen revize edecek. Şimdiden katı tasarruf tedbirleri almaya başlayan büyük firmalar görüyoruz. Yeni yıl her kesim için çok farklı ekonomik zorluklar barındırıyor.
İş Sözleşmelerinde Asgari Ücretin Bağlayıcı Rolü
Uzmanlar iş sözleşmelerini hazırlarken asgari ücrete göre metinleri düzenliyor. Bazen maaş rakamını sözleşmeye doğrudan ve net olarak yazmıyorlar. Onun yerine “asgari ücretin %20 fazlası” ibaresini sözleşmeye ekliyorlar. Bu taktik çok akıllıca ve her iki tarafı koruyucu bir yöntemdir. Böylece maaş zammı her yıl otomatik olarak güncelleniyor. Taraflar her yıl yeniden sözleşme imzalama zahmetinden temelli kurtuluyor. Hukuki ihtilafların ve yorucu kavgaların önüne baştan güvenle geçiliyor. İşçi her zaman hakkını eksiksiz ve tam zamanında alıyor. İşveren de gelecek yıllık hesaplamasını çok daha net biçimde yapıyor. Bu tür özel sözleşmeler şirketin gerçek profesyonelliğini herkese kanıtlıyor. Belirsizliği ortadan tamamen kaldırmak her iki tarafın hukuki menfaatini koruyor. Sözleşme özgürlüğünün yasal sınırlarına daima riayet etmek kesinlikle zorundayız.
Yabancı Personeller ve Asgari Ücrete Ara Zam Hakları
Ülkemizde çok sayıda yabancı uyruklu personel çeşitli sektörlerde hizmet veriyor. Onların da haklarını Türk kanunları sıkıca ve eşit güvence altına alıyor. Yabancı personele yasal sınırın altında düşük maaş veremezsiniz. Yabancılar için çalışma izni almanız yasal bir mecburiyettir. İzin almadan yabancı personel çalıştırmak çok büyük ve tehlikeli bir suçtur. Kaçak personel çalıştıran firmalara inanılmaz derecede ağır idari cezalar kesiyorlar. Ayrıca devlet tespit ettiği kaçak personeli derhal sınır dışı ediyor. İnsan hakları hukuku gereği her zaman eşit ücret ilkesi esastır. Hukuk sistemi milliyet ayrımı asla yapmadan herkesin kutsal emeğini koruyor. İşverenler bu hassas hukuki konuda asla büyük risk almamalıdır. Yasal yollardan resmi istihdam etmek her zaman dürüst şirkete kazandırıyor.
Tazminat Hesaplamalarında Asgari Ücretin Etkisi
İnsan kaynakları kıdem tazminatını doğrudan mevcut brüt maaş üzerinden hesaplıyor. Dolayısıyla maaşın artması şirketin tazminat yükünü de otomatikman artırıyor. Şirketler işçi çıkarırken çok dikkatli ve detaylı mali hesaplamalar yapıyor. Şirketler her çalışma yılı için personele brüt tutardan tazminat ödüyor. Uzmanlar ihbar tazminatını da yine aynı güncel brüt rakamdan hesaplıyor. Yüksek maaşlı personellerin tazminatı küçük şirketleri mali açıdan sarsıyor. İşverenler özel tazminat fonu ayırarak bu riski profesyonelce yönetmeye çalışıyor. Aksi halde ani yüksek nakit çıkışları şirketi doğrudan iflasa sürüklüyor. İşçi haklı fesih yaparsa tüm birikmiş tazminatını anında tahsil ediyor. Hukuk sistemi işçinin dürüst alın terini bu güçlü yolla koruyor. Uzman destek almak tüm bu hesaplama hatalarını tamamen sıfıra indiriyor.
Asgari Ücrete Ara Zam Olmadan Fazla Mesai Hesaplaması
Kanun haftalık kırk beş saati aşan uzun çalışmaları fazla mesai sayıyor. İşverenler saatlik ücretin yüzde elli fazlasını çalışana mecburen ödüyor. Yasal sınırda maaş alan bir personelin mesai ücreti de artıyor. İşverenler tüm mesai saatlerini mutlaka yazılı kayıt altında tutmak zorundadır. Aksi halde işçi güçlü şahitlerle fazla mesai yaptığını kolayca kanıtlıyor. Mahkemeler bu itilaflı dosyaları genelde dürüst işçi lehine karara bağlıyor. Geriye dönük beş yıllık tüm mesai ücretleri yüksek faiziyle isteniyor. Bu durum kurumsal şirketleri büyük ve derin bir maddi çıkmaza sokuyor. Doğru puantaj kayıtları tutmak şirket için hayat kurtaran bir hamledir. Kanuni kurallara harfiyen uymak sizi her zaman gereksiz iş davalarından korur.
Sonuç Olarak Asgari Ücrete Ara Zam Gerçeği
Makalemizi genel hatlarıyla toparlamak ve özetlemek gerekirse ortaya çıkan tablo nettir. 2026 yılı Temmuz ayında maalesef asgari ücrete ara zam gelmeyecektir. Hükümetin aldığı bu sert ekonomik karar son derece kesin görünmektedir. Mevcut 28.075,50 TL net asgari ücret yıl sonuna kadar tam gaz sürecektir. İşverenlerin cebinden düzenli çıkan maliyet 40.874,63 TL olarak sabit kalacaktır. Bu durum hukuki olarak tamamen ve eksiksiz biçimde geçerliliğini korumaktadır. Hem çalışanlar hem işverenler tüm ekonomik planlarını mecburen buna göre yapmalıdır. Haksızlıkla sorun yaşayan tüm vatandaşlar yasal haklarını her zaman mahkemelerde arayabilir. Hukuk sistemi yaşanacak haksız mağduriyetleri derhal gidermek için sürekli çalışmaktadır. Doğru ve yasal hukuki adımlar atmak ekonomik geleceğinizi her zaman güvence altına alır. Kanunların parlak ışığından ayrılmadan tüm ticari faaliyetlerinizi güvenle sürdürebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 2026 Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılacak mı?Hayır, bakanlık yetkilileri şu an için herhangi bir ara zam kesinlikle planlamıyor.
- Güncel net ve brüt asgari ücret tutarı ne kadardır?Güncel net maaş 28.075,50 TL, brüt maaş ise 33.030,00 TL’dir.
- İşverenin devlete ödediği toplam asgari ücret maliyeti ne kadardır?İşverene yansıyan toplam maliyet güncel olarak tam 40.874,63 TL tutarındadır.
- Asgari ücretin altında maaş ödenirse işçi hukuken ne yapabilir?İşçi sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshederek tüm kıdem tazminatını talep edebilir.
- Asgari ücret tespit komisyonu kararlarına mahkemede itiraz edilebilir mi?Hayır, komisyon kararları kesin olup yargı yolu kanunla tamamen kapalıdır.
asgari ücret, asgari ücrete ara zam, temmuz zammı, 2026 asgari ücret, net maaş, brüt maaş, işçi hakları, işveren maliyeti, sgk primi, işsizlik sigortası, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş hukuku, iş sözleşmesi, fazla mesai, arabuluculuk, iş mahkemesi, yan haklar, asgari ücret komisyonu, gelir vergisi, damga vergisi, asgari geçim indirimi, kısmi süreli çalışma, evden çalışma, personel maliyeti
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–


Bir Cevap Yazın