Taşınmaz Devrinde İnançlı İşlem: İnanılanın Tam Mülkiyet Hakkı ve İade Borcu

İnançlı İşlem (İnanç Sözleşmesi), inananın (asıl malik), bir hakkı veya malı, belirlenen bir amaca (yönetim, teminat vb.) uygun kullanmak ve bu amaç gerçekleşince kendisine iade etmek koşuluyla inanılana (vekile) devrettiği karma bir işlemdir. Bu işlem, Borçlar Hukuku’ndan doğan bir yükümlülük ile Eşya Hukuku’ndan doğan bir devri birleştirir.


I. İnançlı İşlemin Hukuki Niteliği ve Geçerliliği

A. Yargıtay ve Hâkim Görüş

Yargıtay, başlangıçta bu işlemleri muvazaalı (danışıklı) sayarken, güncel uygulamada ve hâkim doktrin görüşünde inançlı işlemin, tıpkı satış veya bağış gibi, taşınmaz mülkiyetini devir borcu doğuran geçerli bir hukuki sebep olduğu kabul edilmektedir.

  • Tapu Sicili Tüzüğü (TST) Eleştirisi: TST m. 16/2’de “tescili bozucu veya hükümsüz kılıcı kayıt ve şarta bağlanamaz” hükmü yer alsa da, inançlı işlem kendiliğinden mülkiyeti geri geçiren bozucu bir şarta değil, inanılanın devretme borcu altına girmesine dayanır. Bu nedenle, hukuki sebep geçerlidir.

B. Tam Hak Kazanma Teorisi

İnançlı işlem ile mülkiyet, inanç sözleşmesine dayanarak inanandan inanılana geçer. Bu, geçerli bir tescil ile sonuçlanır ve inanılan, tapuda tam mülkiyet hakkını kazanır. İnanılanın mülkiyeti kazanması yolsuz tescil değildir.

  • İnanılanın Yükümlülüğü: İnanılan, bu mülkiyet hakkına sahip olsa da, inanç sözleşmesinden doğan sınırlamalara ve amaç gerçekleşince taşınmazı inanana geri devretme borcuna tabidir.

II. İnanç Sözleşmesinin Unsurları ve Şekli

1. İnanç Anlaşması

Tarafları inanan ve inanılan olan, hakkın devir amacını, ne zaman sona ereceğini ve iade yükümlülüklerini belirleyen temel sözleşmedir.

  • Şekil Şartı: İnanç anlaşması, taşınmaz mülkiyetinin devrini öngördüğü için, bütün taşınmaz devri borcu doğuran sözleşmeler gibi resmî şekil şartına tabidir. Bu şekil, Noterlik Kanunu’nda sayılmadığından, Tapu Sicil Müdürlüğü önünde resmî senetle yapılmalıdır.

2. Devir İşlemi

İnanç anlaşmasına uygun olarak, taşınmazda mülkiyetin inanılana geçmesini sağlayan tescil işlemidir.


III. İnanılanın İade Borcunu Yerine Getirmemesi

İnanç anlaşmasındaki amaç gerçekleştiği halde inanılan taşınmazı inanana geri devretmezse:

  • İnananın Hakkı: İnanan (A), inanılan (B) aleyhine inanç sözleşmesine dayanarak tescile zorlama davası açar.
  • Yolsuz Tescil İddiasının Reddi: B adına yapılan tescil geçerli bir hukuki sebebe (inanç sözleşmesi) dayandığından, bu bir yolsuz tescil değildir ve inanılanın mülkiyet hakkı mevcuttur. Dolayısıyla tapu iptal ve tescil veya istihkak davası açılamaz.

IV. Üçüncü Kişiye Devir Durumu

İnanılan (B), inanç sözleşmesine aykırı davranarak taşınmazı bir üçüncü kişiye (Ü) devrederse:

DurumHukuki Sonuçİncelenecek Hüküm
Mülkiyetin Kazanılmasıİnanılan (B) zaten malik olduğu için, üçüncü kişi (Ü) kural olarak mülkiyeti kazanır.İnanılanın Malikliğinden Dolayı: İyi niyetli olup olmamasına bakılmaksızın Ü mülkiyeti kazanır. Ancak Yargıtay: Uygulamada TMK m. 1023 (tapu siciline güven) hükmüne atıf yaparak iyiniyetli ise kazanır der (Eleştirilen bir yaklaşım).
Sınırlı Ayni HaklarÜçüncü kişi (Ü), taşınmaz üzerinde geçit, kaynak gibi bir irtifak hakkı edinirse, B malik olduğundan Ü’nün iyi niyetli olup olmamasına bakılmaksızın hakkı edinir.Şerh Edilememe: İnanç anlaşması, kanunda şerh edileceği belirtilen haklardan olmadığından tapu kütüğüne şerh edilemez ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
İnananın (A) TalepleriA, inanç sözleşmesine aykırı davrandığı için B’ye karşı Borçlar Kanunu m. 112 (Sözleşmeye aykırılıktan) uyarınca tazminat davası açabilir.
Ahlaka Aykırı İşlemEğer Ü, sadece A’ya zarar verme amacı güderek ve inançlı işlemi bilerek devralmışsa, A, B ve Ü’ye karşı TBK m. 49/2 (Ahlaka aykırı haksız fiil) gereği tazminat talep edebilir.Bu, sadece inançlı işlemi bilmenin ötesinde, zarar verme kastı bulunmasını gerektirir.

Anahtar Kelimeler

İnançlı işlem, inanç sözleşmesi, inanan, inanılan, tam hak kazanma teorisi, tescile zorlama davası, geçerli hukuki sebep, resmî şekil, üçüncü kişinin korunması, sınırlı ayni hak, ahlaka aykırı haksız fiil, TBK m. 112, TMK m. 1023.


Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin