Aşağıda, süre tutum dilekçesinin hukuk sistemimizdeki yeri ve uygulama biçimine ilişkin üç farklı örnek dilekçe sunulmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, 24.10.2023 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ve 12.03.2024 itibarıyla yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile ceza yargılamasında süre tutum dilekçesi kurumu tamamen kaldırılmıştır. Hukuk yargılamasında ise süre tutum dilekçesi uygulaması zaten bulunmamaktadır; HMK m. 345 uyarınca istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Aşağıdaki örnekler, 12.03.2024 öncesi dönemde verilmiş ve bu tarihten önce tefhim edilmiş kararlar için kullanılabilecek niteliktedir. Güncel dosyalarda bu dilekçeler kullanılmamalıdır; doğrudan gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmalıdır.

Süre Tutum Dilekçesi Örnekleri – 2026 Güncel Durum
Örnek 1: Ceza Davasında İstinaf Süre Tutum Dilekçesi
T.C.
…… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
(Gönderilmek Üzere)
…… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO : 2023/… E.
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN (SANIK) : … (T.C. Kimlik No: …)
VEKİLİ : Av. Osman TURHAN
KARŞI TARAF : … (T.C. Kimlik No: …)
KONU : …… Asliye Ceza Mahkemesi’nin …… tarih ve …… E. …… K. sayılı kararına karşı süre tutum talebi ve istinaf başvurusundan ibarettir.
AÇIKLAMALAR
A. Kararın Tefhim Edildiği Tarih ve İstinaf Süresi
1- …… Asliye Ceza Mahkemesi tarafından …… tarihinde duruşmada karar tefhim edilmiştir. Kararın tefhimi sırasında gerekçenin tamamı açıklanmamıştır. CMK m. 273/1 uyarınca istinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde yapılır. Ancak somut olayda kararın gerekçesi tefhim sırasında tam olarak anlaşılamamıştır.
2- Müvekkil, kararın hukuka aykırı yönlerini tespit edebilmek için gerekçeli kararı beklemek durumundadır. Bu nedenle yasal süre içinde süre tutum dilekçesi verilerek istinaf başvurusunda bulunulmaktadır. Gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ek gerekçeli istinaf dilekçesi sunulacaktır.
B. Kararın Hukuka Aykırılığı
1- Yerel mahkemece verilen karar, usul ve yasaya aykırıdır. Mahkeme, delilleri takdir ederken CMK m. 217 uyarınca serbest delil takdiri ilkesini ihlal etmiştir. Savunmaya yeterli olanak tanınmamıştır.
2- Kararda, lehe ve aleyhe tüm deliller tartışılmamıştır. Mahkeme, sanığın savunmasını yeterince değerlendirmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmektedir.
C. Delillerin Eksik Toplanması
1- Mahkeme, dosyada bulunan ve sanık lehine olan delilleri göz ardı etmiştir. Tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiştir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen ek rapor alınmamıştır.
2- Bu eksiklikler, CMK m. 289 uyarınca bozma sebebidir. İstinaf mahkemesinin bu hususları resen incelemesi gerekmektedir.
D. Ceza Miktarının Hatalı Belirlenmesi
1- Mahkeme, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmiştir. TCK m. 61 uyarınca temel ceza belirlenirken işlenen suçun ağırlığı, failin kastı ve sair hususlar dikkate alınmalıdır. Somut olayda bu kriterler ihlal edilmiştir.
2- Müvekkil hakkında verilen ceza, emsal Yargıtay kararlarına aykırıdır. Ceza adaletinin sağlanması için istinaf incelemesi şarttır.
E. Savunma Hakkının Kısıtlanması
1- Müvekkilin son söz hakkı kısıtlanmıştır. CMK m. 216 uyarınca sanığa son söz hakkı tanınmadan hüküm kurulamaz. Bu usul hatası başlı başına bozma nedenidir.
2- Ayrıca, müdafiin duruşmadaki talepleri reddedilmiştir. Savunma hakkının ihlali, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6’ya da aykırıdır.
Özetle, yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesini gerektirmektedir. Müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi için kararın kaldırılması zorunludur.
HUKUKİ SEBEPLER : CMK m. 271, 273, 275, 289, 290, TCK m. 61, AİHS m. 6 ve sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Duruşma tutanakları, dosya kapsamındaki tüm deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1-) …… Asliye Ceza Mahkemesi’nin …… tarih ve …… E. …… K. sayılı kararının kaldırılmasına,
2-) Yeniden yargılama yapılması için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine,
3-) Yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. ……/……/2024
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN SANIK VEKİLİ
Av. Osman TURHAN
Örnek 2: İcra Ceza Mahkemesi Kararına Karşı Süre Tutum Dilekçesi
T.C.
…… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
(Gönderilmek Üzere)
…… İCRA CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO : 2023/… E.
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN (ŞİKÂYETÇİ/BORÇLU) : … (T.C. Kimlik No: …)
VEKİLİ : Av. Osman TURHAN
KARŞI TARAF : … (T.C. Kimlik No: …)
KONU : …… İcra Ceza Mahkemesi’nin …… tarih ve …… E. …… K. sayılı kararına karşı süre tutum talebi ve istinaf başvurusundan ibarettir.
AÇIKLAMALAR
A. Kararın Tefhim Edildiği Tarih ve Yasal Süre
1- …… İcra Ceza Mahkemesi tarafından …… tarihinde karar tefhim edilmiştir. Karar, şikâyetçi vekiline duruşmada tefhim edilmiştir. İİK m. 363/1 uyarınca icra hukuk mahkemelerince verilecek kararların temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 10 gündür.
2- Gerekçeli karar henüz tebliğ edilmemiştir. Müvekkilin kararın gerekçesini öğrenmeden istinaf nedenlerini ayrıntılı olarak sunması mümkün değildir. Bu nedenle süre tutum dilekçesi verilmektedir.
B. Kararın Hukuka Aykırılığı
1- İcra Ceza Mahkemesi, şikâyete konu işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ancak icra takibinde usule aykırı işlemler yapılmıştır. Borçluya ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmemiştir.
2- İİK m. 58 uyarınca ödeme emrinin tebliği şekle bağlıdır. Tebligat Kanunu m. 21’e aykırı tebligat yapılmıştır. Bu nedenle şikâyetin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalıdır.
C. Kesinleşen Takip Miktarının Hatalı Hesaplanması
1- Takip dayanağı belge incelendiğinde, asıl alacak miktarı yanlış hesaplanmıştır. Faiz oranı ve başlangıç tarihi hatalı belirlenmiştir. Bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmiştir.
2- Bu eksiklikler, kararın bozulmasını gerektirir. İstinaf mahkemesinin bu hususu resen gözetmesi zorunludur.
D. Delillerin Değerlendirilmemesi
1- Şikâyetçi tarafından sunulan belge ve deliller mahkemece değerlendirilmemiştir. İcra dosyasındaki tüm kayıtlar incelenmemiştir. Mahkeme, şikâyetçinin itirazlarını yanıtsız bırakmıştır.
2- HMK m. 297 uyarınca kararın gerekçeli olması zorunludur. Oysa somut olayda gerekçe yetersizdir. Bu durum, kararın denetlenmesini imkânsız kılmaktadır.
E. Müvekkilin Mağduriyeti
1- İcra Ceza Mahkemesi kararı nedeniyle müvekkil ağır bir mali yük altına girmiştir. Haksız takip nedeniyle müvekkilin malvarlığı tehlike altındadır. İstinaf incelemesi yapılmazsa telafisi imkânsız zararlar doğacaktır.
2- Bu nedenle kararın istinaf incelemesiyle kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması talep edilmektedir.
Özetle, İcra Ceza Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi zorunludur. Müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi için kararın kaldırılması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER : İİK m. 363, HMK m. 297, Tebligat Kanunu m. 21 ve sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : İcra dosyası, ödeme emri, tebligat evrakı, tüm deliller.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1-) …… İcra Ceza Mahkemesi’nin …… tarih ve …… E. …… K. sayılı kararının kaldırılmasına,
2-) Şikâyetin kabulü ile icra takibinin iptaline veya yeniden yargılama yapılmasına,
3-) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. ……/……/2024
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN VEKİLİ
Av. Osman TURHAN
Örnek 3: Hukuk Davasında (Geçiş Dönemi İçin) Temyiz Süre Tutum Dilekçesi
T.C.
…… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
(Gönderilmek Üzere)
…… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO : 2023/… E.
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN (DAVACI) : … (T.C. Kimlik No: …)
VEKİLİ : Av. Osman TURHAN
KARŞI TARAF (DAVALI) : … (T.C. Kimlik No: …)
KONU : …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …… tarih ve …… E. …… K. sayılı kararına karşı istinaf başvurusu ve süre tutum talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
A. Kararın Tebliği ve İstinaf Süresi
1- …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı, müvekkile …… tarihinde tebliğ edilmiştir. HMK m. 345 uyarınca istinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Müvekkil, bu süre içinde istinaf başvurusunda bulunmaktadır.
2- Ancak gerekçeli kararın incelenmesi ve istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak hazırlanabilmesi için ek süreye ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nedenle işbu dilekçe ile istinaf başvurusu yapılmakta, gerekçeli istinaf dilekçesi daha sonra sunulacaktır.
B. Kararın Usul ve Yasaya Aykırılığı
1- Mahkeme, HMK m. 31 uyarınca davayı aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Taraflara delillerini sunmaları için yeterli süre verilmemiştir. Islah imkânı tanınmamıştır.
2- Tanık dinlenmesi talebi reddedilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen, mahkeme ek rapor almadan karar vermiştir. Bu eksiklikler, kararın bozulmasını gerektirir.
C. Maddi Vakıaların Hatalı Tespiti
1- Mahkeme, uyuşmazlık konusu vakıaları hatalı tespit etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri yanlış yorumlanmıştır. HMK m. 198 uyarınca senet metninin tartışılması usulüne uygun yapılmamıştır.
2- Mahkeme, dosyadaki yazılı delilleri değerlendirirken mantık kurallarına aykırı davranmıştır. Bu nedenle kararın istinaf incelemesiyle kaldırılması talep edilmektedir.
D. Hukuki Değerlendirme Hatası
1- Mahkeme, olaya uygulanacak hukuk normunu yanlış belirlemiştir. TBK hükümleri yerine eski Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmıştır. Zamanaşımı süreleri hatalı hesaplanmıştır.
2- Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı karar verilmiştir. İstinaf mahkemesinin bu hatayı düzeltmesi gerekmektedir.
E. Müvekkilin Hak Kaybı
1- Mahkeme kararı nedeniyle müvekkilin önemli bir miktarda alacak hakkı zayi olmuştur. Kararın kesinleşmesi durumunda müvekkil ciddi mağduriyet yaşayacaktır. İstinaf incelemesi acilen yapılmalıdır.
2- Ayrıca, kararın infazı halinde müvekkilin itibarı ve ticari faaliyetleri olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle istinaf başvurusu haklı ve zorunludur.
Özetle, yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi zorunludur. Müvekkilin haklarının korunması için kararın kaldırılması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER : HMK m. 31, 198, 297, 342, 345, TBK ve sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Dava dosyası, sözleşme, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1-) …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …… tarih ve …… E. …… K. sayılı kararının kaldırılmasına,
2-) Dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine,
3-) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. ……/……/2024
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN VEKİLİ
Av. Osman TURHAN
Hukuki Değerlendirme ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Süre tutum dilekçesi, Türk hukuk sisteminde 12.03.2024 tarihine kadar ceza yargılamasında, kararın duruşmada tefhim edilmesine karşılık gerekçeli kararın henüz yazılmamış olması nedeniyle başvurulan bir kurumdur. Anayasa Mahkemesi, 26.07.2023 tarihli ve E: 2022/144, K:2023/137 sayılı kararıyla CMK m. 273/1’deki “hükmün açıklanmasından itibaren” ibaresini iptal etmiş; bu karar 24.10.2023’te Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 24.07.2024 itibarıyla yürürlüğe girmiştir.
Bununla birlikte, 8. Yargı Paketi (7499 sayılı Kanun) ile ceza yargılamasında istinaf süresi “gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta” olarak düzenlenmiş ve süre tutum dilekçesi kurumu tamamen kaldırılmıştır. Artık tek bir dilekçe ile doğrudan gerekçeli istinaf başvurusu yapılmaktadır.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken temel noktalar:
- Tarih Kontrolü Esastır: 12.03.2024 tarihinden önce tefhim edilen kararlar için eski usul (süre tutum dilekçesi) uygulanabilir; bu tarih sonrası tefhim/tebliğ edilen kararlar için süre tutum dilekçesine gerek yoktur.
- Hukuk Yargılamasında Farklılık: Hukuk yargılamasında süre tutum dilekçesi uygulaması zaten bulunmamaktadır. HMK m. 345 uyarınca istinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
- Süre Tutum Dilekçesi İstinaf Başvurusu Niteliğindedir: Süre tutum dilekçesi verilmesi, istinaf başvurusu yapılmış olması anlamına gelir. Gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ek gerekçeli dilekçe sunulmalıdır.
- İstinaf Dilekçesinin İçeriği: HMK m. 342 uyarınca istinaf dilekçesi, başvuran ve karşı tarafın kimlik bilgileri, kararın mahkemesi ve tarihi, tebliğ tarihi, kararın özeti, başvuru sebepleri ve gerekçesi, talep sonucu ve imzayı içermelidir. Eksik olsa dahi, kimlik ve kararı belli edecek kayıtlar varsa başvuru reddedilmez.
- Hak Kaybı Riskine Karşı Mutlaka Danışılmalıdır: Süre ve usul konularındaki yanlışlıklar telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Kararın niteliğine ve tarihine göre bir avukata danışılması önem arz eder.
KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
Süre Tutum Dilekçesi Nedir? Güncel Hukuki Durum ve Uygulama
Süre tutum dilekçesi, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı üst mahkemeye başvuru hakkının zamanaşımına uğramamasını sağlamak amacıyla yazılan bir dilekçe türüdür. Mahkeme kararının duruşmada sadece özet olarak açıklanması halinde, kararı aleyhine olan taraf, gerekçeli karar yazılmadan istinaf gerekçelerini tam olarak bilmeden başvuru yapma zorunluluğu ile karşı karşıya kalmaktadır.
Tarihsel süreçte süre tutum dilekçesi, özellikle ceza yargılamasında, CMK m. 273/1’de “hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün” olarak düzenlenen istinaf süresi nedeniyle ortaya çıkmıştır. Mahkeme kararı tefhim edildiğinde süre başlamakta, ancak gerekçeli karar henüz hazır olmadığından başvuru sahibi istinaf sebeplerini ayrıntılı olarak sunamamaktadır. Bu durumda süre tutum dilekçesi ile süre korunmakta, gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulmaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin 26.07.2023 tarihli iptal kararı, bu uygulamayı kökünden değiştirmiştir. Mahkeme, CMK m. 273/1’deki “hükmün açıklanmasından itibaren” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vermiş ve bu ibareyi iptal etmiştir. Kararın gerekçesinde, hükmün açıklanmasından itibaren sürenin işlemeye başlamasının, gerekçeli karar olmadan başvuru yapılmasına zorladığı ve hak arama hürriyetini sınırladığı belirtilmiştir.
8. Yargı Paketi (7499 sayılı Kanun) ile bu değişiklik pekiştirilmiştir. 12.03.2024 itibarıyla ceza yargılamasında istinaf süresi artık tefhimle değil, “gerekçeli kararın tebliğinden itibaren” başlamaktadır. Süre de iki hafta olarak yeknesaklaştırılmıştır. Süre tutum dilekçesine artık ihtiyaç duyulmamakta, tek dilekçe ile doğrudan gerekçeli istinaf başvurusu yapılmaktadır. Hukuk yargılamasında ise HMK m. 345 uyarınca istinaf süresi zaten kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak düzenlendiğinden, süre tutum dilekçesi uygulaması mevcut değildir.
Ceza yargılamasında eski ve yeni sistem arasındaki temel farklar:
| Özellik | Eski Sistem (12.03.2024 Öncesi) | Yeni Sistem (12.03.2024 Sonrası) |
|---|---|---|
| Sürenin başlangıcı | Tefhim (duruşmada açıklama) | Gerekçeli kararın tebliği |
| Süre uzunluğu | 7 gün | 2 hafta |
| Başvuru aşaması | İki aşama (süre tutum + gerekçeli) | Tek aşama (doğrudan gerekçeli istinaf) |
| Hak kaybı riski | Yüksek | Düşük |
Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, geçiş hükümleridir. 12.03.2024 tarihinden önce tefhim edilen kararlar için eski süreler ve süre tutum dilekçesi uygulaması geçerliliğini korumaktadır. Bu nedenle karar tarihinin doğru tespiti, yapılacak başvurunun usulüne uygunluğu açısından kritik önem taşımaktadır.
Ayrıca, istinaf dilekçesinde aranan şekil şartları da göz ardı edilmemelidir. HMK m. 342 uyarınca istinaf dilekçesinde başvuran ve karşı tarafın kimlik bilgileri, kararın hangi mahkemeden verildiği ve tarihi, tebliğ tarihi, kararın özeti, başvuru sebepleri ve gerekçesi, talep sonucu ve imza bulunmalıdır. Ancak bu unsurların tümü bulunmasa dahi, dilekçe başvuranın kimliği ile kararın hangi karar olduğunu belirleyebilecek kayıtları içeriyorsa, başvuru reddedilmeyip HMK m. 355 çerçevesinde inceleme yapılır.
Sonuç olarak, süre tutum dilekçesi, 12.03.2024 itibarıyla ceza yargılamasında tarihe karışmış olmakla birlikte, bu tarih öncesi kararlar açısından hâlâ güncelliğini koruyan ve hak kaybını önlemek için başvurulması gereken önemli bir usul aracıdır. Güncel dosyalarda ise doğrudan gerekçeli istinaf dilekçesi ile başvuru yapılması esastır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Süre tutum dilekçesi 2026’da hâlâ geçerli midir?
Hayır, geçerli değildir. 12.03.2024 itibarıyla ceza yargılamasında süre tutum dilekçesi kurumu tamamen kaldırılmıştır. Ancak bu tarihten önce tefhim edilen kararlar için eski usul uygulanabilir.
2. Hukuk davalarında süre tutum dilekçesi verilir mi?
Hayır, verilmez. Hukuk yargılamasında istinaf süresi, HMK m. 345 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Süre tutum dilekçesi uygulaması hukuk yargılamasında bulunmamaktadır.
3. Süre tutum dilekçesi yerine ne yapılmalıdır?
Doğrudan gerekçeli istinaf dilekçesi ile başvuru yapılmalıdır. İstinaf dilekçesinde kararın özeti, başvuru sebepleri ve gerekçesi, talep sonucu eksiksiz olarak belirtilmelidir.
4. Süre tutum dilekçesi verilmezse ne olur?
Güncel sistemde süre tutum dilekçesine gerek olmadığı için doğrudan istinaf başvurusu yapılmaması halinde süre geçer ve karar kesinleşir. Eski sistemde ise süre tutum dilekçesi verilmemesi istinaf hakkının kaybına neden olurdu.
5. Süre tutum dilekçesi ile istinaf dilekçesi arasındaki fark nedir?
Süre tutum dilekçesi, sadece süreyi korumak için verilen, gerekçe içermeyen bir başvurudur. İstinaf dilekçesi ise kararın hukuka aykırılık nedenlerini ayrıntılı olarak gösteren, gerekçeli bir başvurudur. Yeni sistemde tek dilekçe ile gerekçeli istinaf başvurusu yapılmaktadır.
Etiketler: süre tutum dilekçesi, istinaf dilekçesi, istinaf süresi, CMK 273, HMK 345, Anayasa Mahkemesi iptal kararı, 8. Yargı Paketi, 7499 sayılı Kanun, ceza yargılaması istinaf, hukuk yargılaması istinaf, gerekçeli karar tebliği, tefhim, istinaf başvuru süresi, temyiz süresi, icra ceza istinaf, istinaf dilekçesi örneği, süre tutum örneği, istinaf hakkı, hak arama özgürlüğü, HMK 342, istinaf usulü, bölge adliye mahkemesi, istinaf nedenleri, kanun yolu başvurusu, 2026 istinaf değişiklikleri
Turhan Hukuk Danışmanlık

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir yanıt yazın