Bir müşteriniz size borçlu ama siz yıllardır “bir gün öder” diyerek beklediniz. Şimdi icraya koymaya karar verdiniz, ama avukatınız size “bu alacak zamanaşımına uğramış olabilir” dediğinde şaşırıyorsunuz. Ticari hayatta en sık karşılaşılan ama en az konuşulan risklerden biri budur: alacağınız hukuken var olmaya devam etse de, süresi içinde talep etmezseniz borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerek ödemeden kurtulabilir. Bu yazıda, ticari alacaklarda uygulanan zamanaşımı sürelerini, bu sürelerin nasıl kesildiğini veya durduğunu ve alacağınızı korumak için nelere dikkat etmeniz gerektiğini Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Kısa cevap: Kanunda aksi öngörülmedikçe alacaklar 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146); çoğu ticari satış ve hizmet alacağı ise TBK m.147 kapsamında 5 yıllık kısa zamanaşımına girebilir. Kambiyo senetleri için TTK daha kısa özel süreler öngörür. Kısmi ödeme gibi borç kabulü zamanaşımını keser; zamanaşımı borçlu ileri sürmedikçe kendiliğinden dikkate alınmaz.
Son güncelleme: 7 Ekim 2026 · Yazan: Av. Osman Turhan

Ticari Alacaklarda Zamanaşımı: Kaçırmamanız Gereken Süreler
İçindekiler
- Zamanaşımı Nedir, Neden Önemlidir?
- Genel Alacaklarda Zamanaşımı Süreleri
- Ticari İşlerde Zamanaşımı Farklılıkları
- Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı
- Zamanaşımını Kesen ve Durduran Haller
- Zamanaşımı Def’i Nasıl İleri Sürülür?
- Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
- İlgili Yazılar
Zamanaşımı Nedir, Neden Önemlidir?
Zamanaşımı, bir alacağın belirli bir süre içinde talep edilmemesi halinde, borçluya bu süre geçtiğini ileri sürerek ödemeden kaçınma imkânı tanıyan bir savunma aracıdır. Alacak hukuken ortadan kalkmaz, ancak devletin zor kullanma gücüyle (icra yoluyla) talep edilemez hale gelir. İşletmeler için bu, yıllardır bilanço üzerinde “alacak” olarak görünen bir kalemin, bir gün aniden tahsil edilemez hale gelebileceği anlamına gelir.
Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süre Farkı
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre sıklıkla karıştırılır ama sonuçları farklıdır. Hak düşürücü sürede, süre geçtiğinde hakkın kendisi sona erer ve mahkeme bunu kendiliğinden (re’sen) dikkate alır. Zamanaşımında ise alacak varlığını korur; borçlu bu def’i açıkça ileri sürmezse, mahkeme veya icra dairesi zamanaşımını kendiliğinden gözetmez. Bu fark, alacaklı olarak stratejinizi doğrudan etkiler.
Zamanaşımının Sonucu: Doğal Borç
Süre dolduktan sonra borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerse, alacağınız “doğal borç” (eksik borç) haline gelir: borçlu isterse ödeyebilir ve bu ödeme geçerlidir, ancak siz devlet gücüyle ödemeye zorlayamazsınız. Bu nedenle süresi dolmuş bir alacak için icra takibi başlatmak, borçlu itiraz etmezse yine de sonuç verebilir — ama bu tamamen borçlunun tercihine kalmış bir durumdur.
Genel Alacaklarda Zamanaşımı Süreleri
On Yıllık Genel Zamanaşımı (TBK m. 146)
Kanunda aksi öngörülmedikçe, her alacak 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, alacağın muaccel olduğu (talep edilebilir hale geldiği) tarihten itibaren işlemeye başlar.
Beş Yıllık Kısa Zamanaşımı Halleri (TBK m. 147)
TBK m. 147, kira bedelleri, sözleşme ilişkisinden doğan cari hesap ve karşılıklı hesap alacakları, bir işletme veya ticari faaliyet gereği yapılan iş görme, satış ve benzeri edimlerden doğan alacaklar gibi bazı alacak türleri için 5 yıllık daha kısa bir zamanaşımı süresi öngörür. İşletmenizin fatura ve mal/hizmet satışından doğan alacaklarının önemli bir kısmı bu kısa süreye tabi olabilir — bu nedenle “10 yılım var” varsayımıyla hareket etmek risklidir.
Ticari İşlerde Zamanaşımı Farklılıkları
Ticari Satış ve Hizmet Sözleşmelerinde
Bir ticari işletmenin faaliyeti kapsamında yaptığı mal teslimi veya hizmet ifasından doğan alacaklar genellikle TBK m. 147 kapsamındaki 5 yıllık süreye girer. Ancak alacağın niteliği (örneğin bir sözleşmeye dayalı özel bir tazminat talebi mi, yoksa doğrudan satış bedeli mi olduğu) süre hesabını değiştirebilir; bu nedenle her alacak türü kendi içinde değerlendirilmelidir.
Cari Hesap İlişkilerinde
Sürekli iş ilişkisi içinde olduğunuz müşterilerinizle cari hesap ilişkiniz varsa, zamanaşımı hesaplamasında hesabın kapandığı veya kesinleştiği an önem kazanır. Düzenli mutabakat yapılan cari hesaplarda, her mutabakat zamanaşımını kesen bir işlem olarak değerlendirilebilir — bu da düzenli mutabakat almanın pratik faydasını gösterir.
Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı
Çekte Süreler
Çeklerde, TTK’da düzenlenen özel ibraz süreleri ve bu ibraz süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlayan kısa bir zamanaşımı süresi uygulanır. Bu süre, genel alacaklara göre çok daha kısadır; bu nedenle elinizde bir çek varsa, süreyi kaçırmadan hareket etmeniz kritik önem taşır.
Bono ve Poliçede Süreler
Bono ve poliçelerde de TTK kapsamında kendine özgü, genel alacaklara göre daha kısa zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Süre, senedin vade tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu süre geçtikten sonra, kambiyo senedine özgü haklarınız (kambiyo senetlerine mahsus hızlı icra yolu gibi) zayıflayabilir; bu durumda alacağınızı, dayanak ilişkiye göre adi alacak hükümlerine göre takip etmeniz gerekebilir.
Zamanaşımını Kesen ve Durduran Haller
Zamanaşımını Kesen İşlemler
TBK’ya göre, borçlunun borcu kabul etmesi (örneğin kısmi ödeme yapması, faiz ödemesi, rehin veya kefil vermesi), alacaklının dava açması, icra takibi başlatması veya alacağı icra/iflas masasına bildirmesi gibi işlemler zamanaşımını keser. Kesilme halinde süre, kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar — bu da alacaklıya süreyi “yenileme” imkânı tanır.
Zamanaşımını Durduran Haller
Bazı durumlarda (örneğin alacaklının alacağını ileri sürmesini engelleyen mücbir bir sebep varsa) zamanaşımı süresi durur; durma sebebi ortadan kalktığında süre kaldığı yerden devam eder. Kesilme ile durma arasındaki fark önemlidir: kesilmede süre sıfırdan başlar, durmada ise sadece duraklar ve kalan süre işlemeye devam eder.
Zamanaşımı Def’i Nasıl İleri Sürülür?
Borçlunun Bu Def’i İleri Sürmesi Gerekir
Zamanaşımı, mahkeme veya icra dairesi tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun bunu açıkça ileri sürmesi gerekir. Bu, alacaklı olarak süresi dolmuş görünen bir alacak için dahi icra takibi başlatmanın bazen anlamlı olabileceği anlamına gelir — borçlu def’i ileri sürmezse takip normal şekilde ilerleyebilir.
Zamanaşımına Uğramış Alacakla İlgili Yapabilecekleriniz
Süresi dolmuş bir alacağınız varsa dahi, borçluyla yeni bir borç tanıma anlaşması yapılması, kısmi ödeme alınması gibi yollarla durumun yeniden değerlendirilmesi mümkün olabilir. Her somut alacak için, sürenin gerçekten dolup dolmadığının (kesilme/durma halleri dahil) doğru hesaplanması, gereksiz yere haktan vazgeçmemeniz açısından önemlidir.
Sık Yapılan Hatalar
- Tüm alacaklar için 10 yıl süre olduğunu varsaymak
- Cari hesap mutabakatlarını düzenli almamak
- Kambiyo senetlerinin çok daha kısa sürelere tabi olduğunu göz ardı etmek
- Zamanaşımını kesen işlemleri (kısmi ödeme, yazılı kabul) belgelememek
- Süresi dolmuş görünen alacağı hiç takip etmeden silik bilgi olarak bırakmak
Sık Sorulan Sorular
Ticari alacaklarımın çoğu kaç yıl içinde zamanaşımına uğrar? Çoğu ticari satış ve hizmet alacağı TBK m. 147 kapsamında 5 yıllık kısa zamanaşımına tabidir, ancak alacağın niteliğine göre bu değişebilir.
Zamanaşımı dolan bir alacak için icra takibi başlatabilir miyim? Evet, başlatabilirsiniz; borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürmezse takip normal şekilde ilerleyebilir.
Kısmi ödeme alırsam süre sıfırlanır mı? Evet, borcun kabulü niteliğindeki kısmi ödeme zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar.
Çek ve senetlerde süre neden daha kısa? Kambiyo senetleri, ticari hayatta hızlı dolaşım ve güven ihtiyacına hizmet ettiğinden, TTK bu senetler için genel alacaklardan farklı ve daha kısa özel süreler öngörmüştür.
İlgili Yazılar
- Alacağınızı Tahsil Edemiyor musunuz? İcra Takibini Şimdi Başlatmanız Gerekebilir
- Çek veya Senediniz Karşılıksız Çıktıysa İzlemeniz Gereken Yol
- Müşteriniz Konkordato İlan Etti mi? Alacağınızı Kaybetmemek İçin Yapmanız Gerekenler
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 146, 147; zamanaşımı)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (kambiyo senetlerinde zamanaşımı)
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki değerlendirme yerine geçmez. Dosyanıza özgü değerlendirme için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Bu konuda bir dosyanız mı var?
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut olayın koşullarına göre değişebilir. Kendi durumunuz hakkında değerlendirme yapılmasını istiyorsanız iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan · Turhan Hukuk & Danışmanlık · Ankara

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir yanıt yazın