Fesih bildirimi usulüne uygun tebliğ edilmezse ne olur sorusu, işten çıkarıldığını telefonla ya da sözlü olarak öğrenen, elinde hiçbir yazılı belge bulunmayan pek çok çalışanın sorduğu bir soru. “Beni aradılar, artık gelme dediler, hiçbir kağıt vermediler” diyen kişilerle sıkça karşılaşıyoruz. Oysa kanun, fesih bildiriminin şekli konusunda net kurallar koyuyor ve bu kurallara uyulmaması işçi lehine önemli sonuçlar doğurabiliyor. Bu yazıda usulsüz tebliğ edilen fesih bildirimlerinin hukuki sonuçlarını anlatıyoruz.
İçindekiler
- Fesih Bildirimi Neden Yazılı Olmak Zorundadır?
- Sözlü Fesih Bildirimi Hiç Geçerli Değil midir?
- Yazılı Bildirim Hangi Yollarla Yapılabilir?
- Fesih Tarihi Nasıl Tespit Edilir?
- Bu Durum İşe İade Dava Süresini Nasıl Etkiler?
- İspat Yükü Kimdedir?
- Sıkça Sorulan Sorular
Fesih Bildirimi Neden Yazılı Olmak Zorundadır?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi, işveren tarafından yapılan fesih bildiriminin yazılı olmasını ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesini zorunlu kılar. Bu şekil şartının amacı, işçinin neden işten çıkarıldığını net olarak bilmesini, gerekirse bu gerekçeye karşı savunma yapabilmesini ve fesih tarihinin tartışmasız biçimde belli olmasını sağlamaktır.
Sözlü Fesih Bildirimi Hiç Geçerli Değil midir?
Yazılı şekil şartına uyulmadan yapılan bir fesih, kanunda öngörülen usule aykırıdır ve bu usulsüzlük tek başına feshin geçersizliğine yol açabilecek güçlü bir dayanak oluşturur. İşyerinde 30 ve üzerinde işçi çalışıyor, işçi de aranan kıdem koşulunu taşıyorsa, sırf bu şekil eksikliği nedeniyle dahi işe iade davası açılabilir; mahkemenin esas fesih nedenine hiç girmeden, salt usul ihlali nedeniyle feshi geçersiz sayması mümkündür.
| Bildirim Şekli | Hukuki Durum |
|---|---|
| Yazılı, gerekçeli, imza karşılığı tebliğ | Usule uygun |
| Sadece telefonla veya sözlü bildirim | Usulsüz, geçersizlik riski yüksek |
| Yazılı ama gerekçesiz/belirsiz bildirim | Usulsüz sayılabilir |
Yazılı Bildirim Hangi Yollarla Yapılabilir?
Fesih bildirimi, işçiye elden imza karşılığı teslim edilebileceği gibi, noter aracılığıyla ya da iadeli taahhütlü posta yoluyla da gönderilebilir. Önemli olan, bildirimin işçiye ulaştığının ve tarihinin tereddütsüz şekilde ispat edilebilmesidir. Sadece SMS veya WhatsApp mesajıyla yapılan bildirimler, tarafların bu iletişim yöntemini önceden kabul ettiğini gösteren istisnai durumlar dışında, tek başına yeterli görülmeyebilir.
Fesih Tarihi Nasıl Tespit Edilir?
Yazılı bir bildirim bulunmadığında, fesih tarihinin tespiti işçinin lehine yorumlanan somut delillere dayanır; işyerine son giriş tarihi, SGK işten ayrılış bildirgesindeki tarih, tanık beyanları ve varsa yazışmalar bu noktada önem kazanır. Fesih tarihinin belirsizliği, hem kıdem ve ihbar tazminatı hesabını hem de dava açma sürelerinin başlangıcını doğrudan etkilediğinden, bu tarihin doğru tespiti büyük önem taşır.
Bu Durum İşe İade Dava Süresini Nasıl Etkiler?
İşe iade davası açma süresi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 aydır. Yazılı bir tebliğ bulunmadığında bu sürenin başlangıcı tartışmalı hâle gelebilir; bu durumda mahkeme, işçinin fiilen işten çıkarıldığı tarihi somut delillerle tespit etmeye çalışır. Bu belirsizlik, işçinin aleyhine yorumlanmaması gereken bir durumdur, ancak yine de vakit kaybetmeden hukuki sürece başlanması önerilir.
İspat Yükü Kimdedir?
Feshin yazılı ve usulüne uygun yapıldığını ispat yükü işverendedir. İşveren bu şekil şartına uyduğunu ispatlayamazsa, mahkeme genellikle fesih usulünün ihlal edildiği sonucuna varır. Bu nedenle, elinizde herhangi bir yazılı fesih bildirimi bulunmuyorsa, bu durumun kendisinin dahi işçi lehine değerlendirilecek bir unsur olduğunu bilmeniz önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Beni telefonla aradılar ve “artık gelme” dediler, elimde hiçbir belge yok, dava açabilir miyim?
Evet, yazılı bir belge olmaması dava açmanıza engel değildir; fiilen işten çıkarıldığınızı tanık beyanları ve diğer dolaylı delillerle ispatlayarak sürecinizi başlatabilirsiniz.
İşveren bana sonradan, aylar sonra yazılı bir fesih belgesi gönderdi, bu geçerli mi?
Fesih bildiriminin gerçek fesih anıyla makul bir süre içinde örtüşmesi beklenir; aylar sonra düzenlenen belgeler, gerçek fesih tarihini yansıtmadığı gerekçesiyle mahkemece sorgulanabilir.
Diğer işçilik alacakları için unvanı veya görevi düşürülen işçinin hakları yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki değerlendirme yerine geçmez. Dosyanıza özgü değerlendirme için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Bu konuda bir dosyanız mı var?
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut olayın koşullarına göre değişebilir. Kendi durumunuz hakkında değerlendirme yapılmasını istiyorsanız iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan · Turhan Hukuk & Danışmanlık · Ankara

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir yanıt yazın