Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olabilmesi için resmî şekilde (tapu sicil müdürü önünde) düzenlenmesi zorunludur (TMK m. 706/1). Bu, ispat değil, sözleşmenin varlığı için aranan bir geçerlilik şartıdır. Kanunda öngörülen şekle uyulmadan (haricî satış) kurulan sözleşmeler, hüküm doğurmaz (TBK m. 12/2).
I. Şekle Aykırılığın Yaptırımı: Kesin Hükümsüzlük
Doktrinde baskın görüş ve Yargıtay uygulaması, şekil şartına uyulmamasının yaptırımını kesin hükümsüzlük olarak kabul eder.
- Sonuç: Sözleşme baştan itibaren geçersizdir, hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve hâkim tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınır.
- Hukuki Akıbet:
- Mülkiyet: Şekle aykırı sözleşmeye dayanarak tescil yapılsa bile mülkiyet geçmez. Geçerli bir hukuki sebep olmadığından tescil yolsuz sayılır.
- İade: Taraflar, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerine verdiklerini iade etmek zorundadır.
II. Geçersizliğe Rağmen Mülkiyetin Alıcıya Geçtiği İstisnalar
Kesin hükümsüzlük kuralı olsa da, bazı istisnai durumlarda hukuki güvenlik ve iyi niyetin korunması amacıyla mülkiyet, geçersiz sözleşmeyle bile alıcıya geçebilir:
- Kazandırıcı Zamanaşımı: Şekle aykırı sözleşmeyle taşınmaza zilyet olan alıcının, kanuni şartlar oluştuğunda (iyi niyet, davasız, aralıksız zilyetlik vb.) zamanaşımı yoluyla mülkiyeti aslen kazanması.
- Tapu Siciline Güven İlkesi (TMK m. 1023): Tapudaki yolsuz tescile güvenerek, taşınmazı iyiniyetle ve bedel karşılığında edinen üçüncü kişinin mülkiyeti kazanması.
- Dürüstlük Kuralına Aykırılık (TMK m. 2): Şekle aykırılığı ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olması durumunda, şekil eksikliği dinlenmez ve sözleşme geçerli kabul edilir.
III. Şekle Aykırılığı İleri Sürmenin Dürüstlük Kuralına Aykırı Olduğu Haller
Yargıtay, özellikle aşağıdaki durumlarda şekle aykırılığın ileri sürülmesini dürüstlük kuralına aykırı bularak, geçersiz sözleşmenin sonuçlarını doğurmasına izin verir:
- Edimlerin Tamamen Yerine Getirilmesi: Her iki tarafın da borçlarını (taşınmazın teslimi ve bedelin ödenmesi) eksiksiz yerine getirmesi ve sonradan şekle aykırılığı ileri sürmesi.
- Karşı Edimin Kabulü: Karşı edimi (bedeli) alıp, sıra kendi edimine (mülkiyeti devir) geldiğinde şekil eksikliğini bahane etmek.
IV. Çeşitli İhtimaller ve Hukuki Sonuçları
Haricî satış (şekle aykırı sözleşme) yapılması durumunda, sözleşmenin ifa edilme derecesine göre hukuki sonuçlar değişir:
| Durum | Hukuki Akıbet | Hukuki Yol |
| Tescil yapılmamış, alıcı zilyet kılınmamış. | Sözleşme geçersizdir. Taraflar birbirlerinden edimin ifasını isteyemez. | Ödenen bedel için sebepsiz zenginleşme davası. |
| Tescil yapılmamış, ancak alıcı zilyet kılınmış. | Malikin (satıcının) mülkiyet hakkı devam eder, alıcının zilyetliği haksızdır. | Satıcı, el atmanın önlenmesi davası açarak iadeyi ister. |
| Tescil yapılmamış, alıcı zilyet kılınmış, satıcı ecrimisil istiyor. | Satıcının bedeli iade etmeye hazır olup olmamasına bakılır. | Yargıtay: Satıcı bedeli iade etmeye hazır olduğunu belirtmiyorsa, zımni rızası kabul edilir ve ecrimisil (haksız işgal tazminatı) istenemez. Bedeli ödemeye hazırsa ecrimisil talep edebilir. |
| Taşınmaz alıcı adına tescil edilmiş. | Tescil geçerli bir sebebe dayanmadığından yolsuzdur, mülkiyet geçmemiştir. | Satıcı, yolsuz tescilin düzeltilmesi davası açar. |
Anahtar Kelimeler
Şekle aykırılığın sonuçları, kesin hükümsüzlük, harici satış, TMK m. 706, geçerlilik şartı, yolsuz tescil, sebepsiz zenginleşme, dürüstlük kuralı, hakkın kötüye kullanılması, kazandırıcı zamanaşımı, tapu siciline güven, el atmanın önlenmesi, ecrimisil.
Bu makale yapay zekadan destek alınarak üretilmiştir. Hukuki destek amacı gütmemektedir. Detaylı ve güvenilir bilgi için avukatınızdan destek almayı unutmayınız.


Bir Cevap Yazın