Kısmi süreli sözleşmeyle tam gün çalıştırılan işçinin hakları, özellikle mağaza, kafe ve çağrı merkezi gibi vardiyalı işlerde çalışan pek çok kişinin başına geliyor. İşe girerken “günde 4 saat” ya da “haftada 20 saat” yazan bir sözleşme imzalatılıyor, ama fiilen diğer tam zamanlı çalışanlarla aynı saatlerde, aynı yoğunlukta çalışılıyor. Bu durumda işveren, hem SGK primini düşük göstererek maliyetten kaçmış oluyor hem de işçiye asıl hak ettiği ücretin bir kısmını hiç ödemiyor. Bu yazıda kısmi süreli görünen ama aslında tam süreli olan çalışma ilişkisinde nelerin talep edilebileceğini anlatıyoruz.
İçindekiler
- Kısmi Süreli ile Tam Süreli Çalışma Arasındaki Yasal Fark Nedir?
- Sözleşmenin Kağıt Üzerinde Kaldığı Nasıl Anlaşılır?
- Ödenmeyen Ücret Farkı Nasıl Hesaplanır?
- Eksik SGK Prim Bildiriminin Sonuçları Nelerdir?
- Fazla Mesai Talebi Bu Durumda Nasıl Şekillenir?
- İspat İçin Hangi Deliller Toplanmalı?
- Sıkça Sorulan Sorular
Kısmi Süreli ile Tam Süreli Çalışma Arasındaki Yasal Fark Nedir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. maddesine göre kısmi süreli iş sözleşmesi, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlendiği sözleşmedir. Uygulamada bu oran genellikle haftalık çalışma süresinin üçte ikisinden az olarak kabul edilir. Kısmi süreli sözleşmenin en önemli sonucu, işçinin SGK primlerinin de bu düşük saate göre yatırılmasıdır.
Ancak sözleşmede yazan süre ile fiilen çalışılan süre örtüşmüyorsa, hukuken belirleyici olan kağıt üzerindeki metin değil, işin gerçekte nasıl yürütüldüğüdür. Yani işveren “sözleşmede böyle yazıyor” dese de, işçi fiilen tam gün çalıştığını ispatlayabildiği ölçüde tam süreli bir işçi gibi haklara sahip olur.
Sözleşmenin Kağıt Üzerinde Kaldığı Nasıl Anlaşılır?
Bu durumun en tipik göstergesi, işçinin vardiya çizelgelerinde tam zamanlı çalışanlarla aynı saatlerde yer alması, işyerine giriş-çıkış kayıtlarının sözleşmedeki saatlerle uyuşmamasıdır. Özellikle PDKS (personel devam kontrol sistemi) kayıtları, parmak izi giriş-çıkış verileri ya da vardiya çizelgeleri, bu tür davalarda en güçlü delillerden birini oluşturur.
Ayrıca aylık ödenen maaşın, sözleşmede yazan saatlik ücretle çarpıldığında ortaya çıkan tutardan bariz şekilde yüksek olması da, tarafların aslında farklı bir çalışma düzenini fiilen benimsediğinin bir göstergesi olabilir.
Ödenmeyen Ücret Farkı Nasıl Hesaplanır?
İşçinin fiilen tam gün çalıştığı ispatlandığında, aynı işyerinde aynı pozisyonda tam süreli çalışan emsal bir işçinin ücreti esas alınarak, kısmi süreli sözleşme üzerinden ödenen tutar ile aradaki fark hesaplanır. Emsal işçi yoksa, işkolundaki ortalama ücretler ve asgari ücret esas alınarak bilirkişi marifetiyle bir hesaplama yapılır.
| Unsur | Neye Göre Belirlenir? |
|---|---|
| Ücret Farkı | Emsal tam süreli işçinin ücreti ile ödenen tutar arasındaki fark |
| SGK Prim Farkı | Fiilen çalışılan saat üzerinden hizmet tespiti |
| Zamanaşımı | 5 yıl (işçilik alacakları için) |
Eksik SGK Prim Bildiriminin Sonuçları Nelerdir?
İşçinin fiilen tam gün çalıştığı hâlde SGK’ya kısmi süreli olarak bildirilmesi, hem işçinin emeklilik için gereken prim gün sayısını hem de olası bir iş kazasında bağlanacak gelirin miktarını doğrudan etkiler. Bu nedenle, fiilen çalışılan sürenin SGK kayıtlarına da yansıtılması için hizmet tespit davası açılması, sadece geçmişe dönük ücret farkını değil, geleceğe yönelik sigortalılık haklarını da korumak açısından önemlidir.
Fazla Mesai Talebi Bu Durumda Nasıl Şekillenir?
Kısmi süreli işçi için fazla çalışma kavramı, tam süreli işçilerden biraz farklı işler. Kısmi süreli çalışanlarda kural olarak fazla çalışma yaptırılamaz; sözleşmede belirlenen sürenin üzerindeki çalışma “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır ve zamlı ücret ile karşılanması gerekir. İşçi tam gün çalıştığını ispatladığında, sözleşmede yazan sürenin üzerindeki tüm saatler için bu fazla sürelerle çalışma ücreti, hatta koşulları oluşuyorsa doğrudan fazla mesai ücreti talep edilebilir.
İspat İçin Hangi Deliller Toplanmalı?
Bu tür davalarda en değerli deliller; işyerinin PDKS/turnike kayıtları, vardiya çizelgeleri, iş arkadaşlarının tanıklığı, WhatsApp üzerinden yapılan vardiya paylaşımları ve maaş ödemelerine ait banka dekontlarıdır. Mahkemeden bu kayıtların işverenden celbi talep edilebilir; işveren bu kayıtları sunmazsa, işçinin beyanı ve tanık anlatımları daha ağırlıklı değerlendirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşveren “sözleşmede böyle yazıyor” diyerek itiraz ederse ne olur?
Sözleşme metni tek başına bağlayıcı değildir; mahkeme fiilen nasıl çalışıldığını somut delillerle araştırır. Yazılı sözleşme, aksi ispatlanamadığı sürece bir karine oluşturur, ama kesin delil sayılmaz.
PDKS kaydı yoksa davamı hiç açamaz mıyım?
Hayır, PDKS kaydının bulunmaması davayı imkânsız kılmaz; tanık beyanları, vardiya çizelgeleri, mesaj kayıtları gibi diğer delillerle de fiilen tam gün çalışıldığı ispatlanabilir.
Diğer işçilik alacakları için stajyer gösterilip işçi gibi çalıştırılanların hakları yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki değerlendirme yerine geçmez. Dosyanıza özgü değerlendirme için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Bu konuda bir dosyanız mı var?
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut olayın koşullarına göre değişebilir. Kendi durumunuz hakkında değerlendirme yapılmasını istiyorsanız iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan · Turhan Hukuk & Danışmanlık · Ankara

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir Cevap Yazın