Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK 109): Cezası, Nitelikli Hâller ve Ankara’da Savunma Süreci

Bir kişinin kapının kilitlenmesi, aracından indirilmemesi, bir odada ya da işyerinde aldığı borç gerekçesiyle alıkoyulması; günlük hayatta “kimseyi zorla tutamazsınız” denen durumların hukuki karşılığı çoğu zaman TCK 109’dur. Koşulları doğru değerlendirilmezse hem mağdur hem de hakkında isnat yöneltilen kişi haklarını kaybedebilir. Ankara’da kişi özgürlüğüne karşı suçları içeren dosyalarda şüpheli, sanık ve mağdur taraflı hizmet veriyoruz. Bu yazıda suçun unsurlarını, cezayı, nitelikli hâlleri, zamanaşımını ve izlenecek yolu anlatıyoruz. Ceza hukukuna ilişkin diğer konuları Ankara ceza avukatı sayfamızda bulabilirsiniz.

Kısa cevap: Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitme ya da bir yerde kalma serbestisinden yoksun bırakan kişi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.109/1). Fiil cebir, tehdit veya hileyle işlenirse ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir. Silahla, birden fazla kişiyle, çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak gibi hâllerde ceza bir kat artırılır. Suç şikâyete bağlı değildir, temel hâlde dava zamanaşımı 8 yıldır. Mağdursanız kolluk veya savcılığa derhal başvurun; hakkınızda isnat varsa ifadeden önce bir müdafi ile görüşün.

Son güncelleme: 18 Ekim 2026 · Yazan: Av. Osman Turhan

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedir?

TCK m.109/1’e göre bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bir yerde kalma serbestisinden yoksun bırakan kimse cezalandırılır. Suçla korunan değer, kişinin hareket özgürlüğüdür. Fiilin illa kilitli bir yerde gerçekleşmesi gerekmez; araçta zorla götürmek, kapıyı kapatıp çıkışı engellemek, kişinin telefonunu ve kimliğini alıp yerinden kalkmasını engellemek gibi hareketler de bu kapsama girebilir. Önemli olan, kişinin gitmek istediği hâlde gidememesi veya kalmak istemediği bir yerde zorla tutulmasıdır.

Uygulamada sık karşılaşılan örnekler şunlardır: borç veya alacak nedeniyle kişinin bir işyerinde ya da evde tutulması, eşin veya ailenin bir ferdin dışarı çıkmasını engellemesi, tartışma sırasında kişinin aracından indirilmemesi ve bakım veya yurt gibi kurumlarda kişinin zorla alıkoyulması. Bu fiillere çoğu zaman tehdit, yaralama veya yağma suçları da eşlik eder; bu nedenle dosyanın bütünü değerlendirilmelidir. Aynı olayda tehdit, kasten yaralama veya yağma gibi suçlar da söz konusu olabilir.

Cezası ve nitelikli hâller

DurumMaddeYaptırım
Temel hâlTCK m.109/11 yıldan 5 yıla kadar hapis
Cebir, tehdit veya hileyle işlenmesiTCK m.109/22 yıldan 7 yıla kadar hapis
Nitelikli hâller (silah, birden fazla kişi, çocuk vb.)TCK m.109/3Cezanın bir kat artırılması
Mağdurun önemli ekonomik zarara uğramasıTCK m.109/4Ayrıca bin güne kadar adli para cezası
Cinsel amaçla işlenmesiTCK m.109/5Cezanın yarı oranında artırılması

TCK m.109/3 uyarınca fiilin silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, mağdurun yaptığı kamu görevi nedeniyle, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak, üstsoy, altsoy veya eşe karşı ya da çocuğa veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi cezayı artırır. Cezanın somut miktarı, hangi fıkranın uygulandığına ve mahkemenin takdirine göre belirlenir. Hürriyetten yoksun kılma sırasında yaralama gibi ağırlaşmış sonuçlar doğmuşsa kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır (TCK m.109/6).

Hangi hâllerde suç oluşmaz?

Her alıkoyma suç değildir. Suçüstü hâlinde herkes tarafından yapılabilen yakalama ve kişinin kolluk görevlilerine teslim edilmesi hukuka uygundur (CMK m.90). Ancak yakalayan kişi çok gecikmeden kolluk veya savcılığı haberdar etmeli, orantısız güç kullanmamalıdır. Kolluk veya yargı organlarının kanuna uygun yakalama ve gözaltı işlemleri de ayrıca suç oluşturmaz; ancak yetkisiz veya süresini aşan bir gözaltı hukuka aykırı olur. Kişinin kendi rızasıyla belirli bir yerde bulunması, daha sonra bu rızanın geri çekilip çekilmediğine bağlı olarak fiil üzerinde etkili olabilir. Bir hakkın kullanılması veya meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk nedenleri de somut olayda tartışılabilir; ayrıntı için meşru müdafaa sınırları yazımıza bakınız. Gözaltının koşulları için gözaltına alma ve hukuki çerçeve yazımız faydalıdır.

Şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şikâyete bağlı bir suç değildir; savcılık suçu öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır. Uzlaştırma kapsamında olup olmadığı fikraya ve olayın niteliğine göre değişebileceğinden CMK m.253’teki kapsama bakılarak savcılık veya mahkemece belirlenir. Dava zamanaşımı temel hâlde 8 yıldır; ceza üst sınırının beş yılı aştığı cebir, tehdit, hile veya nitelikli hâllerde 15 yıldır (TCK m.66). Sürelerin nasıl hesaplandığı ve kesildiği için ceza davasında zamanaşımı yazımıza göz atın. Hapis cezası iki yıl veya daha az belirlenirse hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir.

Ankara’da soruşturma ve yargılama nasıl ilerler?

Mağdur ya da çevresindeki biri 155 veya 112’yi aradığında kolluk olay yerine gelir; ifadeler alınır, varsa kamera kayıtları ve telefon verileri toplanır. Suçlama çocuk veya yakın akraba hakkında ise ayrıca uzaklaştırma kararı gibi koruyucu tedbirler de gündeme gelebilir. Şüpheli sayılan kişi gözaltına alınabilir; bu durumda ilk 24 saatte yapılacaklar belirleyicidir. İfade öncesi müdafi yardımı ve susma hakkı için şüpheli ifadesi yazımıza bakınız. Tutuklama veya adli kontrol talebi hâlinde tutuklama nedenleri ve adli kontrol yazılarımız yol gösterir. İddianame kabul edilirse yargılama, cezanın üst sınırına göre görevli ceza mahkemesinde yapılır; adliyeler için Ankara adliyeleri rehberimizi kullanabilirsiniz.

Savunmada öne çıkan noktalar

  • Kişinin hareket serbestisinin gerçekten kısıtlanıp kısıtlanmadığı; kapının kilitli olup olmadığı, çıkışın engellenip engellenmediği,
  • Kişinin ayrılmak istemeyip rızasıyla bulunması ve rızanın ne zaman geri çekildiği,
  • Fiilin süresi ve yoğunluğu; kısa bir engellemenin çok daha ağır bir suçla karıştırılıp karıştırılmadığı,
  • Suçüstü yakalama gibi hukuka uygunluk nedenlerinin bulunup bulunmadığı,
  • Mağdur beyanının kamera, mesaj, HTS ve tanık anlatımlarıyla uyumluluğu ve beyanın tek başına yeterli olup olmadığı.

Mağdursanız ne yapmalısınız?

Hemen 112 veya 155’e ulaşın; konumunuzu paylaşın. Serbest kaldıktan sonra bir sağlık kuruluşuna başvurup adli rapor almak, bilek, boyun ve kollardaki izlerin belgelenmesi bakımından önemlidir. Telefon mesajlarını silmeyin, eşe veya başka birine açıkladığınız mesajları saklayın, olay yerindeki kamera kayıtlarının korunmasını talep edin. Savcılığa yapılacak başvuruda olayın sırasını, kimlerin bulunduğunu ve engellemenin ne kadar sürdüğünü yazılı anlatmak gerekir; örnekler için savcılığa suç duyurusu dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz. Soruşturma takipsizlikle sonuçlanırsa takipsizlik kararına itiraz süresini kaçırmayın.

Hakkınızda isnat varsa ilk adımlar

Amaç alacağın tahsili ya da çocuğun veya yakının güvenliği gibi meşru görünen bir gerekçe olsa bile kişinin gitmesine engel olmak ceza sorumluluğu doğurabilir. İfade vermeden önce olayın süresini, kişinin rızasını gösteren mesajları ve tanıkları toplayın; mağdurla doğrudan iletişime geçip baskı kurmayın. Barışma girişimleri de avukat aracılığıyla yapılmalıdır. Tehdit dosyalarında sık karşılaşılan sorulara borç tahsilinde tehdit ve şantaj yazımız da cevap veriyor. Hükümle sonuçlanırsa istinaf ve temyiz yolları açıktır.

Sıkça sorulan sorular

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası kaç yıldır?

Temel hâlde 1 yıldan 5 yıla kadar hapis (TCK m.109/1). Fiil cebir, tehdit veya hileyle işlenirse 2 yıldan 7 yıla kadar hapis verilir; silah, birden fazla kişi veya çocuğa karşı işlenme gibi nitelikli hâllerde ceza bir kat artırılır.

Birini birkaç saat odada tutmak suç sayılır mı?

Evet, hukuka aykırı olarak ve kişinin rızası olmaksızın yapılıyorsa sürenin kısalığı suçun oluşmasına engel değildir. Süre ve yoğunluk cezanın belirlenmesinde ve fiilin başka suçlarla ilişkisinin değerlendirilmesinde dikkate alınır.

Suçüstü yakaladığım kişiyi bekletmem suç olur mu?

Suçüstü hâlinde herkes kişiyi yakalayabilir; ancak yakalanan kişi gecikmeden kolluk görevlilerine teslim edilmelidir (CMK m.90). Gereksiz yere bekletmek veya orantısız güç kullanmak yeni bir suç doğurabilir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda şikâyetten vazgeçme ile dava düşer mi?

Suç şikâyete bağlı olmadığından, mağdur şikâyetinden vazgeçse bile kovuşturma devam eder. Uzlaştırma uygulanabilirliği ise fikraya göre değiştiğinden dosyanın somut koşullarına göre savcılık veya mahkemece belirlenir.

Suç için zamanaşımı süresi ne kadardır?

Temel hâlde dava zamanaşımı 8 yıldır. Cebir, tehdit, hile veya nitelikli hâllerde cezanın üst sınırı 5 yılı aştığından süre 15 yıla çıkar (TCK m.66).

Dayanak ve kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın koşullarına göre sonuç değişebilir.

Ankara’da kişi özgürlüğüne karşı suç dosyanız için yanınızdayız

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve mağdurlara hukuki destek veriyoruz. Dosyanızı birlikte değerlendirelim; ilk görüşmede süreler ve izlenecek yol netleşir.

📞 0507 214 19 62 · Turhan Hukuk & Danışmanlık · Ankara

Diğer ceza hukuku konuları için: Ankara Ceza Avukatı. İlgili yazılar: yağma suçu, konut dokunulmazlığının ihlali, görevi yaptırmamak için direnme.

Av. Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık, Ankara

Av. Osman Turhan
Turhan Hukuk & Danışmanlık; ceza hukuku başta olmak üzere trafik kazası, sağlık, idare, icra, boşanma ve aile, iş, vergi ve şirketler, gayrimenkul ve kira, miras, tüketici ve yabancılar hukuku alanlarında Ankara’da hizmet veriyoruz.


Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

Turhan Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin