Aylardır maaşını alamayan ya da kıdem tazminatını alamadan işten çıkarılan bir taşeron işçisi çoğu zaman aynı cevapla karşılaşır: “İşvereniniz taşeron firma, kurumla bir ilgimiz yok.” Kanun ise işin gerçek sahibini bu kadar rahat bırakmaz. Asıl işverenin sorumluluğu, alt işveren işçilerinin alacakları bakımından İş Kanunu’nun 2. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Aşağıda hangi alacaklar için kimden talepte bulunabileceğinizi, sorumluluğun sınırlarını, muvazaa halinde neyin değiştiğini ve davanın nasıl açılacağını bulacaksınız. İlişkinin genel çerçevesi için işyeri bildirim yükümlülüğü ve alt işveren ilişkisi yazımıza da göz atabilirsiniz.
İçindekiler
Asıl İşveren ve Alt İşveren İlişkisi Nasıl Kurulur?
Bir işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ait yardımcı işleri başka bir işverene verebilir. İşi veren asıl işveren, alan ise alt işverendir. Alt işverenin işçileri fiilen asıl işverenin işyerinde çalışır ama iş sözleşmesi ve maaş ilişkisi alt işverenle kurulur. İş Kanunu m. 2/2, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bir bölümünde alt işverene iş verilemeyeceğini söyler. İlişkinin ayrıca yazılı bir sözleşmeye dayanması da gerekir.
| İşin niteliği | Alt işverene verilebilir mi? |
|---|---|
| Temizlik, yemek, güvenlik gibi yardımcı işler | Genel olarak evet |
| Asıl işin bir bölümü, uzmanlık gerektirmiyorsa | Hayır, muvazaa riski doğar |
| Asıl işin bir bölümü, işletmenin gereği ve teknolojik uzmanlık nedeniyle | Şartlı olarak evet |
Asıl İşverenin Sorumluluğu Neleri Kapsar?
İş Kanunu m. 2/6’ya göre asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Yani kanun, ücreti ödemeyen taşeronun arkasına saklanmaya izin vermez. Sigorta primleri bakımından da 5510 sayılı Kanun’un 12. maddesi asıl işvereni alt işverenle birlikte sorumlu tutar.
| Alacak | Asıl işveren sorumlu mu? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Ödenmeyen ücret | Evet | O işyerinde çalışılan dönem için |
| Fazla mesai ve hafta tatili | Evet | Puantaj ve tanık delili önemli |
| Yıllık izin ücreti | Evet | Kullanılmayan izin günleri |
| Kıdem ve ihbar tazminatı | Evet, genel kabule göre | Asıl işverenin işyerinde geçen süre esas alınır |
| SGK prim borcu | Evet | 5510 sayılı Kanun m. 12 |
Birlikte Sorumluluk Ne Anlama Gelir?
Birlikte sorumluluk, alacağınızın tamamı için iki firmadan birine ya da ikisine birden başvurabileceğiniz anlamına gelir. Alt işveren ödeme gücünü kaybetmişse asıl işveren üzerinden tahsil yoluna gitmek çoğu zaman daha gerçekçidir. Ödemeyi yapan firma sonradan diğerine kendi arasındaki hukuki ilişkiye göre başvurabilir; bu iç hesaplaşma sizin alacağınızı geciktirmemelidir.
Sorumluluğun Sınırı Nedir?
Kanun sorumluluğu “o işyeri ile ilgili” yükümlülüklerle sınırlar. İşçi aynı asıl işverenin işyerinde çalıştığı sürece, alt işveren firma değişse bile çalışma dönemleri birlikte değerlendirilebilir. İşçi başka bir kuruma kaydırılmışsa o dönem başka bir işyeri hesabına girer. Bu nedenle çalıştığınız yerleri ve tarihleri kronolojik olarak çıkarmak, hangi firmadan hangi dönem için talepte bulunacağınızı belirlemenin ilk adımıdır.
Muvazaalı Alt İşverenlikte Durum Nasıl Değişir?
Bazı işverenler alt işverenlik ilişkisini yalnızca kâğıt üzerinde kurar. Asıl iş bölünerek taşerona verilir, işçiler aynı ekiplerde ve aynı amirlerin talimatıyla çalışmaya devam eder, taşeron ise işçi bulup maaş bordrosu düzenleyen bir aracıdan ibarettir. İş Kanunu m. 2/7’ye göre asıl işveren alt işveren ilişkisi muvazaalı ise alt işverenin işçileri baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Bu durumda alt işverenin kimliği pek önemli olmaz, gerçek işveren asıl işverendir.
| Muvazaaya işaret eden durum | Neden önemli? |
|---|---|
| Asıl işin bölünerek taşerona verilmesi | Kanun, uzmanlık gerektirmeyen asıl işin bölümlerinin devrini yasaklar |
| Talimatların asıl işverenden gelmesi | Bağımsız işveren olmadığını gösterir |
| Taşeronun ekipman ve yönetici organizasyonunun bulunmaması | Yalnızca işçi temin eden bir aracı olduğunu düşündürür |
| Yazılı alt işverenlik sözleşmesinin olmaması | Kanunun aradığı şekil şartı eksiktir |
Muvazaa tespit edilirse işçi, işe girdiği tarihten itibaren kesintisiz olarak asıl işverenin işçisi sayılır. Kıdem hesabı bu şekilde kesintisiz yapılır. Asıl işverenin kendi kadrolu işçilerine sağladığı ücret ve sosyal haklardaki farklar da ayrıca talep konusu olabilir. Dosyanın bu yönü, tutar bakımından ciddi fark yaratabildiği için ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Dava Kime, Nasıl Açılır?
İşçi alacağına ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). Arabulucuya yapılacak başvuruda hem alt işveren hem asıl işveren karşı taraf olarak gösterilmelidir; aksi halde daha sonra açılacak davada eksik taraf sorunu doğabilir. Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde her iki firmaya birlikte dava açılır. İşçilik alacaklarında genel zamanaşımı süresi beş yıldır. Sürecin adımları için iş hukukunda arabuluculuk ve ücret alacağı davası yazılarımıza bakabilirsiniz.
Çalıştığınız asıl işveren bir kamu kurumuysa, ihale sözleşmesi ve şartnameler nedeniyle idarenin ödemeleri ve hakedişleri denetleme yükümlülüğü ayrıca gündeme gelebilir. Bunun kapsamı ihale dosyasına göre değiştiğinden somut sözleşme incelenmeden kesin bir şey söylemek doğru olmaz.
Alt İşveren Kapanır veya Batarsa
Taşeron firma kapanmış, adresi terk etmiş ya da iflas etmiş olabilir. Asıl işverenin sorumluluğu bu durumda da ortadan kalkmaz; tam tersine tahsil için asıl işveren çoğu zaman en somut muhataptır. İflas halinde ücret alacaklarının bir kısmı için ayrıca devreye giren koruma mekanizması Ücret Garanti Fonu yazımızda anlatılmıştır.
Hangi Belgeler Toplanmalı?
| Belge | Ne kanıtlar? |
|---|---|
| SGK hizmet dökümü | Hangi firma adına, hangi işyerinde, hangi tarihlerde çalışıldığını |
| Alt işverenlik sözleşmesi | Asıl işveren ile taşeron arasındaki ilişkinin niteliğini |
| Bordro ve banka dekontları | Ücretin miktarını ve ödenmeyen dönemleri |
| Giriş kartı, iş talimatları, yazışmalar | Fiilen kimin yönetiminde çalışıldığını |
| Tanık listesi | Çalışma düzenini ve amirlerin kim olduğunu |
Sıkça Sorulan Sorular
Taşeron firma değişince kıdemim sıfırlanır mı?
Aynı asıl işverenin işyerinde çalışmaya devam ediyorsanız alt işveren değişikliği, kural olarak kıdem sürelerinizin birlikte değerlendirilmesini engellemez. Yeni firmayla imzalatılan sözleşmede kıdemin sıfır yazılması bunu tek başına değiştirmez, ancak imzalattırılan belgelerin içeriği ayrıca incelenmelidir.
Asıl işverene önce ihtar çekmem gerekir mi?
Kanun ihtar çekmeyi şart koşmaz. Buna rağmen noter ihtarı, alacağın talep edildiğini ve tarafın bilgilendirildiğini belgeler; özellikle ücret alacaklarında temerrüt tarihini netleştirmesi bakımından faydalıdır.
Belediye iştiraki bir şirkette taşeron olarak çalıştım, durum farklı mı?
Temel ilke aynıdır, ancak kamu ihale sözleşmeleri ve şartnameleri ek yükümlülükler getirebilir. Bu nedenle ihale dosyasının ve alt işverenlik sözleşmesinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Sonuç
Alt işveren ücretini veya tazminatını ödemediğinde muhatap yalnızca taşeron firma değildir. İş Kanunu m. 2/6 uyarınca asıl işveren, o işyeri ile ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. İlişki muvazaalıysa işçi baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Dava yoluna gitmeden önce arabulucuya iki firmayı birlikte muhatap göstermek, çalışma dönemlerini SGK dökümüyle doğrulamak ve zamanaşımını takip etmek hak kaybını önler. Somut dosyanızda hangi firmaya hangi kalemler için başvuracağınızı bir avukatla birlikte belirlemeniz yerinde olur.
İlgili Yazılar
Bu konuda bir dosyanız mı var?
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut olayın koşullarına göre değişebilir. Kendi durumunuz hakkında değerlendirme yapılmasını istiyorsanız iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan · Turhan Hukuk & Danışmanlık · Ankara

Turhan Hukuk Danışmanlık bünyesinde hukuk uyuşmazlıklarında profesyonel destek sağlıyoruz. “Avukat Osman Turhan – Turhan Hukuk & Danışmanlık” olarak haklarınızı korumak için yargı süreçlerini titizlikle takip ediyoruz. Hukuki süreçleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Osman Turhan Kimdir?
Avukat Osman Turhan, Niğde Fen Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak 8 yüksek onur belgesiyle mezun olmuş bir hukukçudur. Almanya’nın Saarbrücken/Saarland kentinde bir hukuk bürosunda, avukatlık stajı yapmıştır. Yerli ve uluslararası pek çok sempozyumda delege olarak yer almıştır. Halen Ankara 2 Nolu Barosunda Parlamento Komisyonu üyesi olup aynı zamanda Avukat Hakları Merkezi üyeliği görevini yapmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalarını sürdüren Turhan, Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Turhan Hukuk & Danışmanlık bünyesinde faaliyet gösteren Turhan; şirket danışmanlıkları, dava süreçleri, icra takipleri, sözleşme hazırlama, ceza davaları, vergi davaları ve hukuki savunma alanlarında aktif olarak çalışmaktadır. Uluslararası hukuk deneyimi kapsamında Almanya’da pratik tecrübe kazanmıştır.
FAYDALI LİNKLER:
–

Bir yanıt yazın